{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/478 \t\t                                                 (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2024/255<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                      (...)<br>ÜYE\t\t: Dr....   (...)<br>ÜYE\t\t: ...              (...)<br>KATİP\t\t: ...   (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/01/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2020/576 E 2022/30 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 08/04/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili tarafından düzenlenen  05/09/2007 keşide tarihli, 05/02/2016 vadeli , 60.000,00 TL bedelli senedin lehtar olarak davalı ...'a  verildiğini, senedin düzenleme tarihinden sonra taraflar arasında 03/05/2017 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmede ''2006-2007 tanzim tarihli senetlerde ..., ...'ın alacağı yoktur'' denilerek dava konusu senedin bedelsiz hale geldiğinin kararlaştırıldığını, buna rağmen davalının senedi  müvekkilin rızası ve bilgisi dışında dava dışı ...'ya ciro ettiğini, dava dışı ... tarafından  kötüniyetli olarak senedin  Ankara 25. İcra Dairesinin 2018/12895 sayılı dosyasıyla takibe konulduğunu, daha sonra noterden 05/02/2020 tarihli alacağın devri sözleşmesiyle icra dosyasındaki alacağın davalı ...'a devredildiğini, sözleşme gereğince senedin bedelsiz olduğunu, taraflar arasında düzenlenmiş başkaca herhangi bir senedin de bulunmadığını belirterek müvekkilinin takibe konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre olan 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, takibe konu senet borcunun ödenmediğini, takibin üzerinden uzun zaman geçtikten sonra işbu davanın açıldığını, senet alacaklısı ... ile olan ticari ilişki kapsamında icra dosyasındaki alacağın müvekkiline devredildiğini, sözleşmenin takip konusu senetle ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tMahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre,  davalı tarafından imzası inkar edilmeyen 03/05/2017 tarihli belgede \"2006-2007 tanzim tarihli senetlerde ... ...'ın alacağı yoktur\" ibaresine yer verildiği, davaya konu bononun 05/09/2007 tanzim tarihli olduğu, her nekadar davalı taraf ilgili belgenin dava dışı ...'a vekaleten imzalandığını ileri sürmüş ise de, belgede açıkça \"2006-2007 tanzim tarihli senetlerde ... ...'ın alacağı yoktur\" ibaresine yer verildiği, buna göre davalı ...'ın söz konusu belgeyi kendi adına asaleten dava dışı ...'a vekaleten imzaladığının kabulü gerektiği, belgeye sonradan ilave yapıldığı savunmasının yazılı belge ile ispatlanamadığı, ayrıca davalının takip ve dava konusu bononun 03/05/2017 tarihli belgeye konu bonolardan biri olmadığını savunmasına karşın taraflar arasında söz konusu bonodan başka bir bono düzenlendiği hususunun davalı tarafından ispat edilemediği, davacının 03/05/2017 tarihli belge ile davasını kanıtladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'ine yönelik gerekçe yazılmadığını, 03/05/2017 tarihli belgeye eklemeler yapıldığını, belgenin tapu taksi ve tapu devirlerine ilişkin olduğunu, senede ilişkin ibare olmadığını, mahkeme gerekçesinde belirtilen ibare ile not kısmının sonradan eklendiğini, tanıkların dinlenmediğini, kabul edilen kısım ile eklenen kısım arasında konu bütünlüğü bulunmadığını, belgede tek imza bulunduğunu, müvekkilinin belgede aseleten imzasının bulunmadığını, belgeyi ...'a vekaleten imzaladığını, belgenin takibe konu senede ilişkin açık ibra içermediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.  <br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, davacının takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, menfi tespit  istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br> Dava konusu senedin, 05/09/2007 keşide, 15/02/2016 vade tarihli ve 60.000,00 TL bedelli olduğu, keşidecinin davacı ... ..., lehtarın davalı ..., cirantanın dava dışı ... olduğu görülmüştür.  <br>03/05/2017 tarihli sözleşme başlıklı belgede, \"2006-2007 tanzim tarihli senetlerde ... ...'ın alacağı yoktur. ...'a olan taksi borcu 15 ve 16 Pursaklarda olan dükkanlarla taksiye karşılık verilmiştir Hiç bir alacak verecek kalmamıştır. Not; ... parseldeki 11 nolu daireyi ...a tapusu verildi. Alacağı yoktur.\" ibarelerinin yer aldığı, ... ... isim ve imzası ile vekaleten ... ..., ... isim ve imzasının bulunduğu görülmüştür. <br>17/01/2022 tarihli celse davalı ... isticvap edilmiş,  beyanında  \"03/05/2017 tarihli belgede sözü geçen senetler dava konusu senetler değillerdir. Benim sahibi olduğum ticari taksiye davacı ... talep oldu, bende davacının gösterdiği kişiye taksinin satışını verdim, davacı da bana senet verdi, fakat senet bedelini ödeyemedi, bunun üzerine abim olan dava dışı ... devreye girdi ve bana taksi bedelini  ödedi, davacı da abim ...'ya borçlu hale geldi.  Davacı borcuna karşılık abime  Pursaklar' da iki dükkan verdi ve böylece abim ...'ya olan borcu ödedi. Bende davaya konu  03/05/2017 tarihli belgeyi abim ... adına imzaladım, o tarihte abim ... yokken davacı gelerek benden böyle bir belge vermemi istedi, bende bu belgeyi imzalayarak verdim, söylediğim gibi davacı ile benim aramda nakit alış verişinden kaynaklanan başkaca hukuki ilişki vardır. İcra takibine konu senette bu nakit alışverişi nedeni ile verilmiştir, 03/05/2017 tarihli belgede Not ile başlayan kısımdaki yazılar belgeye sonradan ilave edilmiştir, sözü geçen  50 parseldeki  11 nolu daire tarafıma davacı tarafından satılmıştır, satış bedeli  150.000,00 TL'yi nakit olarak davacıya ödedim, bu satış nedeni ile davacı ile aramızda bir senet düzenlenmemiştir.\" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. \t<br>\tMahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle menfi tespit davasınında zamanaşımı süresinin öngörülmemesine, davanın ödemeye kadar açılabilecek olmasına, davalı tarafından imzalandığı ihtilafsız olan belgede açıkça dava konusu 2007 keşide tarihli senedi kapsar şekilde 2006-2007 tanzim tarihli senetlerden davalının alacağının bulunmadığının belirtilmesine, sözleşmenin başkaca senetlere ilişkin olduğunun davalı tarafından ispat edilememiş olmasına, dava değeri itibariyle ve davacının muvafakatının bulunmaması nedeniyle tanık dinlenmemesinin yerinde olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.098,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.073,95 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 14/03/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.      <br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>   e-imzalıdır <br>Üye ...<br>    e-imzalıdır<br>Üye ...<br>    e-imzalıdır<br>Katip ...<br>   e-imzalıdır <br>   <br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b7da8f290538063","SID":"af58ce81748c5901"}}