{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/280 \t\t                                          (KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/250<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                      (...)<br>ÜYE\t\t: Dr....   (...)<br>ÜYE\t\t: ...              (...)<br>KATİP\t\t: ...   (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/12/2021<br>ESAS NO\t\t: 2021/310 E 2021/844 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 08/04/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine Ankara 1.İcra Müdürlüğünün 2016/10503 Esas sayılı dosyası üzerinden 60.000,00 TL bedelli senede dayalı 26.000,00 TL alacak ve fer'ileri için takip başlattığını, takibin ve ödemenin haksız olduğu iddiası ile müvekkili tarafından Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/514 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan menfi tespit davasında kabul kararı verildiğini, kararın halen istinaf incelemesinde bulunduğunu, davalının aynı senede dayalı olarak Ankara 25.İcra Müdürlüğünün 2019/15995 Esas sayılı dosyası üzerinden 36.000,00 TL kalan alacak ve fer'ileri üzerinden takip başlattığını, her nekadar kalan alacak 36.000,00 TL olarak belirtilmiş ise de hesaplamada yanlışlık bulunduğunu, kalan alacağın 34.000,00 TL olduğunu, bu takip dosyası nedeniyle uygulanan maaş haczinin halen devam ettiğini, senette müvekkilinin lehtar ciranta, davalının ise lehtar cirosundan sonra alacaklı olduğunu, senedin vadesi 25/06/2013 olup protesto işlemi uygulanmadığından hakkın düştüğünü, 2 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığını, ilgili mahkeme kararında senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edildiğini, kararın işbu davaya konu 36.000,00 TL alacağı da kapsadığını belirterek müvekkilinin takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kambiyo takibi değil ilamsız takip başlatıldığını, tarafların tacir olmadığını, Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığını, davacının önceki takipte icra müdürlüğüne giderek borcu kabul ettiğini ve ödemelerde bulunduğunu, ilk takibin usul yönünden kambiyo takibi yapılamayacağı gerekçesi ile iptal olduğunu,  davalının iyiniyet kurallarına aykırı olarak işbu davayı açtığını savunarak davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tMahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklanması ve ticaret kanununda düzenlenmesi nedeniyle davalının görev itirazının reddi ile, senedin protesto edilmediği, ancak davalının temel ilişkiyi ispatlaması halinde alacaklı olduğunun kabul edilebileceği, davacının delillerini bildirmesi için verilen kesin süreye rağmen herhangi delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, protesto edilmeyen senede dayalı takip başlatılmasının salt bu nedenle kötüniyeti göstermeyeceği gerekçesiyle davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; takibin kambiyo takibi değil ilamsız icra takibi şeklinde yapıldığını, tarafların tacir olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davacının önceki takipte icra müdürlüğünde borcu kabul ettiğini ve rızaen ödemelerde bulunduğunu, ilk takibin şekil kurallarına uyulmaması nedeniyle iptal edildiğini, kararın istinaf aşamasında olduğunu, davanın sonucu beklenmeden karar verildiğini, davacının iyiniyet kurallarına aykırı olarak bu davayı açtığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, mahkememin görevli olup olmadığı, davacının takip nedeniyle borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, menfi tespit  istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tTakibe dayanak senedin 25/01/2013 keşide, 25/06/2013 vade tarihli, 60.000,00 TL bedelli olduğu, ...'un keşideci, davacı ...'ın lehtar, davalı ...'ın lehtar cirosundan sonraki ciranta olduğu ve senedin süresinde protesto edilmediği görülmüştür. <br>\tTakibe dayanak senede dayalı olarak 01/10/2014 tarihinde Ankara 1.İcra Müdürlüğünün 2016/10503 (eski numara 2014/19336 Esas) Esas sayılı dosyası üzerinden davalı alacaklı tarafından davacı borçlu ... ve dava dışı keşideci ... aleyhine 26.000,00 TL asıl alacak, 4.145,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.145,93 TL üzerinden kambiyo takibi başlatıldığı, işbu takibe karşı Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/09/2019 Tarih, 2018/514 Esas, 2019/758 Karar sayılı dosyası üzerinden davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda, süresinde keşideciye karşı protesto işlemi yapılmaması nedeniyle kambiyo takibi yapılamayacağı iddiası ile davanın açıldığını, taraflar arasındaki temel ilişki ya da davacı borçlunun icra takibinde borcu kabul etmesinin alacak olup olmadığının ayrı bir dava konusu olduğundan değerlendirilmediğini, senedin süresinde protesto edilmemesi nedeniyle kambiyo takibi yapılamayacağı gerekçesine dayalı olarak davanın kabul edildiği, kararın istinaf aşamasından geçmek suretiyle kesinleştiği görülmüştür.  <br><br>\tDavaya konu Ankara 25.İcra Müdürlüğünün  2019/15995 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre; 04/12/2019 tarihinde davalı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine senetten kalan bakiye alacağa dayalı olarak 36.000,00 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür. <br>\tÖncelikle mahkemenin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. <br>\tTTK'nun 730. maddesi gereğince, senet hamili tarafından, ciranta aleyhine takip yapılabilmesi için, TTK'nun 714. maddesi uyarınca vade tarihinden itibaren 2 iş günü içerisinde protesto çekilmesi gerekir. Protestonun çekilmemesi halinde müracaat hakkı düşer. Kanunda protesto çekilmesi için öngörülen süre hak düşürücü süredir. <br>\tDava konusu senette  keşideci dava dışı ..., lehtar davacı ...,  lehtar cirosundan sonraki ciranta davalı ... olup senedin süresinde protesto edilmediği  çekişmesizdir. Ödememe protestosu keşide etmeyen davalı, TTK 730.maddesine göre cirantalara kambiyo yolu ile müracaat  hakkını yitirse de, aralarındaki temel ilişkiye dayalı olarak cirantası davacıya  müracaat edebilir.  Bu durumda dava konusu protesto edilmemiş senet yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup davalı temel ilişkiden doğan alacağını  tanık dahil her türlü delil ile  kanıtlayabilir.<br>\tSomut olayda dava konusu senet süresinde protesto edilmediği için 6102 sayılı TTK hükümlerinin tartışılması ve değerlendirilmesi gerekmemektedir. Bu haliyle taraflar arasındaki temel ilişkiye göre değerlendirme yapılacağından uyuşmazlığın çözümünde kambiyo senetlerine ilişkin kurallar tartışılmayacak, süresinde protesto edilmediği için bono vasfını kaybetmiş belge taraflar arasındaki temel ilişkinin delili olarak değerlendirerek bir sonuca varacaktır. Bu durumda taraflar arasındaki temel ilişki değerlendirilerek sonucuna varılacağı dikkate alınarak tarafların tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olması nedeniyle mahkemece görev itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalının bu yöne değinen istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun zamanaşımına uğradığı için yazılı delil başlangıcı niteliğinde olan senet hakkında verdiği 09/11/2016 Tarih, 2014/1-1241 Esas, 2016/1033 Karar sayılı ilamı).<br>HÜKÜM\t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/310 Esas 2021/844 Karar sayılı 14/12/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.nın 353/1.a.3.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>5-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,  <br> HMK'nin 362/(1).c.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 14/03/2024 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>    e-imzalıdır<br>Üye ...<br>    e-imzalıdır<br>Üye ...<br>   e-imzalıdır <br>Katip ...<br>    e-imzalıdır<br>  <br> <br>      <br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"087bb83c7955ace4","SID":"f3968f8d3879eab6"}}