{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/1763 \t\t                                         ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/261<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                      (...)<br>ÜYE\t\t: Dr....   (...)<br>ÜYE\t\t: ...              (...)<br>KATİP\t\t: ...   (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/06/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2020/508 E 2021/355 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali  <br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 08/04/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın 20/12/2017 tarihli hisse satış ve devir protokolü ile davalı şirketteki hisselerini dava dışı ...'a sattığını, davalı şirketin nakit ihtiyacı dolayısı ile davalı şirketin tümünün sahibi olan ... ile davacı şirket arasında 18/03/2017 tarihli ticari tüketici ödüncü sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin kendi adına ve hesabına 250.000,00 TL kredi çekerek bankadan aldığı bu parayı kredi çekim giderlerini mahsup ederek 246.500,00 TL olarak davalı şirkete ödünç olarak verdiğini, 250.000,00 TL ana para, fon ve faiz dahil tüm fer'i ödeme kalemleri dahil toplamda 291.621,63 TL borcu davalının 23/04/2017 tarihinden 23/03/2019 (dahil) tarihine kadar aylık 12.150,90 TL taksitle ödemeyi kabul ettiğini, 23/03/2018 tarihine kadar ödemelerin yapıldığını ancak bu tarihten sonra ödemelerin yapılmadığını, 2018 yılı Nisan-Kasım aylarında ödenmeyen taksitlerin Ankara 1.İcra Müdürlüğü'nün 2018/13790 Esas sayılı dosyasından takibe konulduğunu, davalının itirazı üzerine açılan Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/907 Esas sayılı itirazın iptali davasında, itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğini, o davaya konu edilmeyen ve  ödenmeyen 2018 yılı Aralık-2019 yılı Mart aylarına ilişkin taksitlerin Ankara 24.İcra Müdürlüğünün 2020/5366 Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, ancak davalının takibe ve borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin hisselerinin tamamının ... tarafından 20/12/2017 tarihinde devir alındığını, ancak bazı olumsuzluklar nedeniyle ticaret sicil ilanlarının yapılmasının Ocak 2018'de mümkün olduğunu,  şirketin şu an ki müdüründen önceki imza yetkilisinin ... olduğunu, davacı şirketin  de hem sözleşme tarihinde hem de hisse devir tarihinde ortağı ve imzaya yetkilisinin ... olduğunu, bu bakımdan sözleşme tarihi itibariyle davacı şirket ile müvekkil şirket ortakları ve yetkilisinin aynı kişi olduğunu ve şirketlerin kardeş şirketler konumunda bulunduğunu, davacı şirket tarafından çekilen kredinin müvekkili şirket hesabına aktarıldığını, kağıt üzerinde imzaya yetkili görülen davacı şirket temsilcisinin 22/12/2017 tarihinde şirket adına 300.000,00 TL kredi çektiğini ve bu kredinin 173.000,00 TL'sini ise güveni kötüye kullanarak şirket kasasından nakit olarak çektiğini, davacı şirket yetkilisinin çektiği bu paranın davalı şirketçe çok sonra fark edildiğini ve davacı şirketin kullandığı krediden doğan borca mahsup edildiğini, davacı şirketin buna rağmen kötüniyetli olarak her iki şirketin imza yetkilisinin aynı olmasından faydalanarak geçmiş tarihli olarak dosyadaki sözleşmeyi hazırladığını, sözleşmenin davalıdan haksız kazanç sağlamak için geçmiş tarihli olarak hazırlandığını, müvekkili şirketin davacı şirkete bahsi geçen kredi nedeniyle bir borcu kalmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tMahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 18/03/2017 tarihinde imzalanmış olan Ticari Tüketim Ödünç Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından bankadan kullanılan 250.000,00 TL kredinin 246.500,00 TL'sinin 23/03/2017 tarihinde davalının banka hesabına aktarıldığı, bu işlem nedeniyle davalının davacıya borçlu olduğu, davalının hesabına aktarılan kredinin Mart 2018 ayına kadar olan aylık geri ödeme tutarlarını (anapara+faiz) davacıya ödendiği, bu tarihten sonraki 2018 yılı Nisan-Kasım aylarında ödenmeyen taksitlerin takibe konulduğu, davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiği, sonraki aylar olan 2018 yılı Aralık-2019 yılı Mart aylarına ilişkin taksitlerin davacı tarafından dava dışı bankaya ödenmesine karşın bu taksitlerin davalı tarafından davacıya ödenmemesi üzerine başlatılan davaya dayanak takipteki asıl alacak yönünden davacı talebinin yerinde olduğu, ancak işlemiş faiz bakımından Aralık ayı kredi ödemesi avans faizi yönünden taleple bağlı kalınarak  diğer aylara ilişkin kredi ödemelerinin avans faizleri bakımından ise bilirkişi ek raporunda hesap edildiği şekli ile talep edilebileceği  gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 48.603,60 TL asıl alacak ve 11.667,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 60.271,25 TL üzerinden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı şirketin ve davalı şirketin yetkilisi ve ortağının ... olduğunu, davacı ve davalı şirketin kardeş şirket konumunda bulunduklarını, Mart 2017 ayında davacı şirket tarafından o tarihte kardeş şirket olan müvekkili şirkete kredi çekilerek paranın müvekkili şirket hesabına aktarıldığını, çekilen kredinin her iki şirket tarafından kullanıldığını, daha sonra 20/12/2017 tarihinde ...'ın davalı şirketteki hisselerini ...'a devrettiğini, bazı olumsuzlar nedeniyle ticaret sicil ilanının Ocak 2018 tarihinde yapıldığını, o dönem her iki şirket imza yetkilisinin aynı olmasından faydalanarak geçmiş tarihli dosyadaki sözleşmenin hazırlanarak haksız kazanç sağlama yoluna gidildiğini, bu hususlar dikkate alınmadan karar verildiğini, mahkemece müvekkili şirket hesabından çekilen 173.000,00 TL'nin değerlendirilmediğini, şirket devir sözleşmesinden sonra kağıt üzerinde imzaya yetkili görünen davacı şirket temsilcisinin 22/12/2017 tarihinde şirket adına 300.000,00 TL kredi çektiğini, çekilen kredinin 173.000,00 TL'sinin şirket kasasından nakit olarak çekildiğini, davacının cevaba cevap dilekçesinde bu miktarı aldığını kabul ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin borcu olsa bile çekilen 173.000,00 TL'nin mahsup edilmesi gerektiğini, raporda hesaplanan faiz miktarının da hatalı olduğunu, davacının kredi ödemelerini yaptığı günden itibaren faiz talep ettiğini, ancak temerrüdün bulunmadığını, alacak likid olmadığından icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olmadığını savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, davacının ödünç sözleşmesi kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında 18/03/2017 tarihinde imzalanmış olan ticari tüketim ödünç sözleşmesi kapsamında davacı yanca ... Şubesinden kullanılan 250.000,00 TL kredinin 246.500,00 TL'sinin 23/03/2017 tarihinde davalının ... A.Ş. nezdinde bulunan hesabına aktarıldığı, bu işlem nedeniyle davalının davacıya borçlu olduğu, davalının hesabına aktarılan kredinin Mart 2018 ayında kadar olan aylık geri ödeme tutarlarını (anapara+faiz) davacı yana ödediği, bu tarihten sonraki taksitlerin ise davacı yanca ödendiği, davacının ödediği tutarların bir kısmını (Nisan 2018-Kasım 2018 aylarına ait) tahsil edebilmek amacıyla Ankara 1.İcra Müdürlüğünün 2018/13790 Esas sayılı takibine konu ettiği,  itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/06/2020 Tarih, 2018/907 Esas, 2020/250 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 21/09/2023 Tarih, 2023/1082 Esas, 2023/1138 Karar sayılı ilamı ile temerrüt faizi yönünden ihtarnamenin dikkate alınması ve davalı tarafın 173.000,00 TL bedelli mahsup iddiasının değerledirilmesi için kararın kaldırıldığı anlaşılmıştır. <br>\tDavacı tarafından ödenmeyen diğer taksitlerin (2018 Aralık-2019 Mart aylarına ait) tahsili amacıyla davaya konu Ankara 24.İcra Müdürlüğünün 2020/5366 Esas sayılı takibin başlatıldığı, itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, her iki davaya ve takibe konu sözleşmenin aynı olup davalının işbu dava da 173.000,00 TL'nin mahsup edildiğini savunmuş olup mahsup iddiası hakkında mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verildiği anlaşılmıştır.  <br>\t O halde aynı taraflar arasında aynı sözleşmeye dayalı olarak farklı taksitler için başlatılan icra takibine karşı Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan itirazın iptali davasında verilen kararın mahsup iddiasının değerlendirilmesi bakımından kaldırıldığı da dikkate alınarak işbu dava dosyasının Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi ile bağlantılı olması nedeniyle  mümkün ise birleştirilerek mümkün değilse sonucunun beklenerek karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından davalının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353-1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/508 Esas, 2021/355 Karar ve 07/06/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA, <br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, <br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 14/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>    e-imzalıdır<br>Üye ...<br>   e-imzalıdır <br>Üye ...<br>    e-imzalıdır<br> Katip ...<br>   e-imzalıdır <br><br>      <br><br><br>    <br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"792eb2c1e25575fe","SID":"0e6f3d501e64ca4e"}}