{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/580 <br>KARAR NO: 2024/586<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/03/2021<br>NUMARASI: 2019/322 E. - 2021/56 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin ... Tic. Ltd. Şti. olarak 02.02.1999 tarihinde kurulduğunu, faaliyet konusunun kara, deniz ve hava yolları ile yolcu ve sair her nevi taşımacılık işlerinin yürütülmesi olduğunu, ticaret unvanı içerisinde bulunan “...” ifadesini korumak suretiyle ... A.Ş. şeklindeki ticaret unvanı altında anonim şirkete dönüştüğünü, kuruluşundan bu yana esas unsuru “...” ifadesi olan ticaret unvanını işletme adı ve marka olarak da kullandığını, 03.04.2007 tarihinde “...” ibaresini marka olarak tescil ettirip kullanmaya devam ettiğini; hal böyle iken, davalı şirketin, müvekkilinin yaklaşık 20 yıllık çalışması sonucunda devleştirdiği bu ismi 29.06.2018 tarihinde kullanmaya başladığını ve 05.07.2018 tarihinde TTSG’de ilan ettirdiğini, davalı şirketin faaliyet konusunun davacı şirketin faaliyet konusuyla yakınlık göstermek suretiyle müvekkilinin kullandığı ibarenin ayırt edilebilme unsurunu zedelediğini, müvekkilinin unvanının 1999 yılında davalının ise 2018 yılında tescil ettirildiğini, davalının ... internet sitesinde “...” ibaresini unvan olarak kullandığını, müvekkilinin ticaret unvanı üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, davalının dava konusu ibareyi müvekkilinin haklarına tecavüz edecek şekilde marka olarak da kullandığını, iki marka arasında karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, bunun önlenmesi için davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen marka tecavüzünün devam ettiğini iddia ederek, davalı unvanından “...” ibaresinin terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkilisi olan ...’nın “...” ismini daha önceki firmalarında da kullandığını, 03.03.2015 tarihinde ... A.Ş. unvanlı firmayı kurduğunu, daha sonra bu firmayı devrettiğini, yine ...’nın 29.06.2018 tarihinde davalı konumunda bulunan ...  Tic. A.Ş.’yi kurduğunu, müvekkilinin asıl faaliyet alanının giyim sektörü olduğunu, ticaret unvanını faturalarda, işyeri tabelasında, internet sitesinde ve kanunen zorlu olan diğer alanlarda kullandığını, bunun haricinde “...” ismini tek başına marka olarak kullanmadığını, işletme adı olarak kullandığı ismin “...” olduğunu ve internet sitesinin de “...” şeklinde olduğunu, ticaret unvanında bulunan “...” ibaresinin yer aldığı ticari unvana sahip yüzlerce firmanın bulunduğunu, nitekim davacının kullanmakta olduğu “...” ismi ile internet ortamında yapılan sorgulama sonucu hiçbir arama sayfasında müvekkilinin ticari unvanında kullandığı “...” isminin çıkmadığını, dolayısıyla internet ortamında yapılan sorgulama sonucu tarafların karıştırılmasına neden olacak hiçbir verinin ortaya çıkmadığını, “...” ve “...” ibareleri arasında iltibas bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davacının davasının KABULÜNE, davalı ... Anonim Şirketi'nin ticaret unvanından \"...\" ibaresinin çıkarılarak terkinine,\" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ... unvanını ilk olarak 2015 yılında kullanmaya başladığını, müvekkili firma yetkilisi olan ... , 03/03/2015 tarihinde \"... TİC. A.Ş.\" unvanlı  firmayı  kurduğunu,  daha sonra yine \"...\" ibaresi ile  \"... TİC. A.Ş.\" unvanlı firmayı 29/06/2018 tarihinde kurduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin bu şekilde  dava konusu yapılan \"...\" ibaresini 2015 yılından itibaren kullanmaya başladığını, 2015 yılının üzerinden 5 yıla yakın bir süre geçtikten sonra işbu davanın ikame edilmiş olmasının,  kurumsallaşma noktasında önemli adımlar atan ve kendi alanında büyüyen müvekkil firmanın önüne keserek,  ticari itibarını zedelemek amacıyla tamamen kötüniyetli olduğunu, \"...\" ibaresi ile davacının kullanmakta olduğu \"...\" arasında ticari hayatta hiçbir irtibat olmadığı gibi karıştırılma ihtimali olmadığını, ... ibaresini kullanan çok sayıda firma olduğunu,  şirketlerin hitap ettiği kitlenin tacirler olması nedeniyle karıştırma ihtimali olmadığını,  belli bir unvanın kullanılması karşısında sessiz kalınması halinde sessiz kalma nedeniyle hak kaybı ilkesi uyarınca hak kaybına uğranacağını, nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-27 esas,  2020/225 karar ve 26.2.2020 tarihli ilamında bu hususa açıkça vurgu yapıldığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesi gereğince davacı tarafça açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı yanın istinaf dilekçesinde; şirketin bu unvan ile çok büyük rakamlarla ihracat yaptığını, müvekkilin unvana uzun süre sessiz kaldığını iddia ettiğini,  keza  davalı yanın cevap dilekçesinde müvekkil şirket ile davalı şirketin faaliyet alanlarının farklı olduğunu asıl faaliyet alanının giyim sektörü olduğunu iddia ettiğini ancak  davalıya ait internet sayfasında davalının faaliyet alanı ile müvekkilin faaliyet alanın aynı olduğu ve davalının müvekkile ait unvanı kullanarak haksız kazanç sağladığı, bu kullanım ile karışıklığa mahal vereceği hususlarının aşikar olduğunu, davalı internet sayfasında  \"...\" \"Karayolu Kargo ... Lojistik olarak Karayolu..\"  \"...\" \"...\"  \"...\" başlıklarıyla müvekkilin iştigal ettiği faaliyet alanında aktif olarak rol aldığının da sabit olduğunu, ayrıca internet sayfasının ana sayfasında  ünvan olarak \" ...\" olarak kullandıklarını  müvekkilin   ticaret ünvanın ... A.Ş. olduğunu, ... TİCARET şeklinde faaliyet gösteren davalının müvekkilin marka hakkından kötü niyetli olarak yararlandığını,  davacının unvanında ek unsur “....\" davalının unvanında ek unsur “...” ibarelerinin bulunduğunu, ... ibaresindeki ... işaretini aynen ve ayırt edici bir ek almaksızın ihtiva etmesi sebebiyle, davacı unvanı ile karıştırılmaya mahal vereceğini  beyanla   istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava,  marka hakkına tecavüz sebebiyle davalı   ticaret ünvanının terkini istemine ilişkindir.   ... sayılı \"...+ Şekil\" ibareli markanın, 37, 39 ve 42. Sınıflarda 03/04/2007 tarihinde davacı adına tescil edildiği görülmektedir.SMK m.7 maddesinde marka sahibinin  izinsiz olarak yapılması hâlinde, önlenmesini talep edebileceği fiiller belirtilmiş, aynı kanunun 29. Maddede ise, marka hakkına tecavüz sayılan  fiiller gösterilmiştir. Buna göre anılan yasanın  7/3 maddesinde, marka sahibinin izni olmaksızın, ticari etki yaratacak şekilde İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması  marka hakkına tecavüz olarak  gösterilmiştir.  31/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacı yanın ... sayılı \"....+ Şekil\" ibareli markasının davalı şirketin kuruluşundan önce tescil edildiği, yine davacı şirketin  davalıdan daha önce ticaret siciline tescil edildiği ve kurulduğu, davalı şirketin 29.06.2018 yılında tescil edildiğini,  tarafların iştigal konularında örtüşmenin söz konusu olduğu, ayrıca davalı yanın “...” ibaresini, davacı markasının ve unvanının tescilli olduğu alanda unvan kullanımı yanında, marka olarak da kullandığı, ticaret siciline tescilin aleni olması ve tescilin olumlu etkisi (iyi niyeti ortadan kaldırma fonksiyonu, bkz: TTK m.36/f.3) dikkate alındığında, davalının kendi unvanından önce tescil edilmiş, örtüşen faaliyet-iştigal alanını kapsayan davacı unvanını bilmesi gerektiği hususunun kabul edilebileceği, davacıya ait, davacının ana sözleşmesinin tescilli olduğu iştigal konularında 2007 yılından itibaren tescilli ve kullanılmakta olan “...” markasının bulunduğu da dikkate alındığında, esasen davalı tacirden, davacı markasından da haberdar olmasının beklenebileceği ve davacı ... A.Ş.’nin, kendisi adına aynı alanlarda marka olarak da tescilli \"...\" ibaresini vurgulayıcı unsur (unvanın eki) olarak ihtiva eden ticaret unvanına ve marka hakkına dayanarak, davalı ... A.Ş.’nin unvanından “...” ibaresinin terkinini (kısmen terkin) talep edebileceği ve bu talebi ileri sürmekte uzun (haklı görülemeyecek) bir süre sessiz kaldığından bahsetmenin olanaklı olmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacı ... Anonim Şirketi'nin ... sicil numarası ile sicile kayıtlı olduğu ve ana sözleşmesinin tescil tarihinin 02/02/1999 olduğu, davalı ... Anonim Şirketi'nin ... sicil numarası ile sicile kayıtlı olduğu ve ana sözleşmesinin tescil tarihinin 29/06/2018 olduğu ,  davacının ticaret ünvanının çekirdek unsuru olan   ... ibaresini aynı zamanda 2007 tarihinde 37,39,42 sınıflarda marka olarak tescil ettirdiği,  davacının tescilsiz ve tescile dayalı kullanımları nedeniyle işaret üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğu, ibarenin tescilli olduğu hizmetlerde ayırdediciliği  yüksek özgün bir ibare olduğu,  taraf şirketlerin faaliyet alanlarının aynı/benzer olduğu , davalının bu işareti davacının tescilli markasından habersiz şekilde tercih etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının çok önce davacı tarafından  tescil edilerek ticari ünvan ve marka olarak hak sahibi olduğu  ve davalı ile aynı piyasada uzun süredir kullandığı ... ibaresini,  ticaret ünvanı ve ticari etki yaratacak şekilde markasal olarak kullandığının tespit edildiği, dava tarihi itibariyle sessiz kalma yolu ile hak kaybının söz konusu olmadığı, yetkilisi davalı firma ile aynı kişi olan dava dışı şirketin 2015 yılından itibaren bu ibareyi kullanmaya başladığı ileri sürülmüş ise de, dava dışı şirketin kullanımlarının dikkate alınması mümkün olmamakla birlikte bu kabulde dahi  5 yıllık sessiz kalma süresinden söz edilemeyeceği, tescilde öncelik ve teklik ilkesi gereğince davalının ticaret ünvanı ve markasal kullanımlarının hukuka uygun olmadığı, iltibasa sebebiyet verdiği,  ve davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği SMK 7/2-3-e ve 29. Maddesi uyarınca davacının markasının esas unsurunu ihtiva eden davalı ünvanındaki \"...\" ibaresinin  terkini talebinde haklı olduğu, davanın kabulüne dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/03/2021 tarih ve 2019/322 E., 2021/56 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f7182dacc5d4c61","SID":"c8544ed605a39fa2"}}