{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2123 Esas<br>KARAR NO: 2024/519 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2019/885 Esas - 2021/92 Karar<br>TARİHİ: 02/02/2021<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında 5 yıl süreli 19.12.2017 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını ve sözleşmenin davalı tarafından noter aracılığıyla 15.03.2019 tarihine feshedildiğini, davalıya noter aracılığıyla gönderilen cevabi ihtarnamede feshe ilişkin iddiaların kabul edilmediğini ancak zarar eden istasyonla ilgili mülk sahibi olan davalıya teslimi için hazır bulunulduğunun belirtildiğini, davalının sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini ancak bunun ispat edilemediğini, davalıya fazladan gönderilen havalenin iade edilmediğini, müvekkili zarara uğratılmak amacıyla borç olmadığı halde teminat amaçlı verilen keşidecisi ... olan 80.000 TL bedelli çekin de davalı tarafından tahsil edildiğini, bu şekilde müvekkilinden fazladan 88.000 TL para tahsil edildiğini, EPDK'ya müzekkere yazılarak müvekkili hakkında kesinleşmiş bir kararın olup olmadığı hususu ile müvekkiline verilen idari cezanın bulunup bulunmadığı hususunun sorulması gerektiğini beyanla bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğinin tespiti ile tahsil edilen 88.000 TL'nin iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı ile akdedilen sözleşmenin 21.maddesinde davacının 30 günden fazla süreyle TP'den Akaryakıt ve Türevlerini ikmal etmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği hususunun belirtildiğini ve sözleşmenin bu kapsamda feshedildiğini, davacının EPDK mevzuatına aykırı davrandığını, davacının asgari alım taahhüdünü nedeniyle 106.930 Usd, erken fesihten kaynaklı 150.000 Usd, ve muaccel 72.052,38 TL ve 08.04.2019 tarihi itibariyle vadesi geçmiş 88.387,58 TL borcu bulunduğunu, bu nedenle teminatın paraya çevrildiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 02/02/2021 tarih ve 2019/885 Esas - 2021/92 Karar sayılı kararında; \"Dava; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin haksız yere feshedildiğinin tespiti ile davacı şirketten haksız yere tahsil edildiği iddia edilen 88.000 TL'nin istirdadı talebine ilişkindir. ....Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesi ile belirlenen kira bedellerinin ödendiğinin ispat yükü davacı kiracıda olup davacı tarafça, kira bedellerinin ödenmediğine yönelik davalı savunmalarının aksini ispatlar nitelikte herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilemediği, bununla birlikte yapılan bilirkişi incelemesi ile protokolün 4.5 maddesi ile kararlaştırılan asgari alım taahhüdünün davacı tarafça yerine getirilmediği ve davacının 15.09.2018 tarihinden itibaren herhangi bir mal alımı gerçekleştirmediğinin tespit edildiği, Bayilik Sözleşmesinin 6. maddesi gereği davacının 30 günden fazla süre ile davalı şirketten akaryakıt ve türevlerini tedarik etmemesi nedeniyle davalının Bayilik Sözleşmesi ve sözleşmeye bağlı sair sözleşmeleri tek taraflı olarak fesih hakkının doğacağı, bu haliyle davalının 15.03.2019 gün 9329 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle bayilik sözleşmesinin 6 ve 21. maddeleri gereği sözleşmeyi tek taraflı fesih iradesini ortaya koymasının yerinde olduğu, kaldı ki davacının davalının fesih iradesini içeren iş bu ihtarnameye verdiği cevapta dahi istasyonun kâr etmediği, akaryakıt istasyonunu teslim etmeve hazır olduğunu bildirdiği, davalı taraf ticari defterlerinin incelenmesinde, ihtar tarihi itibariyle davacının 91.248,22 TL (davalının cezai şart vb diğer hakları dikkate alınmaksızın) davalıya borçlu olduğunun dolayısıyla davacının alacaklı olduğu yönündeki iddialarının yerinde olmadığının tespit edildiği, öte yandan davacı şirket tarafından düzenlenen muvafakatname ile de bayilik sözleşmesi ve eklerine aykırı davranılması halinde 80.000,00 TL tutarlı teminatın nakde dönüştürülmesinin kabul edildiği; buna göre davacının, davalı nezdindeki borç bakiyesine nazaran 80.000,00 TL tutarlı teminatın haksız yere nakde dönüştürüldüğünden bahisle iş bu bedelin istirdadı talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.\"gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; taraflar arasında  5 yıl süreli 19.12.2017 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin davalı tarafça 15.03.2019 tarihinde Üsküdar ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini, davalıya gönderilen Kartal ... Noterliği'nin 11.04.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile sözleşmenin feshine dair iddiaların kabul edilmediğinin ancak zarar eden istasyonla ilgili mülk sahibi olan davalıya teslim için hazır olunduğunun bildirildiğini, davalının dağıtım şirketi olduğundan bahisle sözleşmeye uygun davranılmadığını bahane gösterdiğini ancak iddalarını ispatlayamadığı gibi 8.000 TL bakiye veren cari hesapla ilgili akaryakıt vermediğini, fazladan gönderilen havaleden kaynaklı iade yapmadığı gibi, müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla haksız yere borç olmadığı halde teminat amaçlı verilen keşidecisi ... olan 80.000 TL bedelli çeki de tahsil ederek müvekkilinden fazladan 88.000 TL para tahsil ettiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, müvekkili şirkete akaryakıt tedariki yapılmayarak müvekkilinin zor durumda bırakıldığını, davalı tarafça haklı nedenle sözleşmenin feshedildiği yönündeki tespit usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerektiğini; Tüm cari kayıtların ve EPDK kayıtlarının müvekkilinin sözleşmeye aykırı davranmadığını, keza EPDK mevzuatına aykırı bir faaliyetinin olmadığını ortaya koyduğunu, sonuç olarak 5 yıl süreli sözleşmenin süresinden önce haksız yere ve tek taraflı olarak davalı tarafça feshedildiğini, EPDK kayıtlarının taraflar arasındaki yazışmalardaki iddiaları doğrular nitelikte olup, eksik inceleme ile verilen hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğini, EPDK kayıtları incelendiğinde; müvekkili hakkında verilen bir idari para cezası bulunup bulunmadığının, 14.02.2019 tarihli 7164 sayılı kanun ve bazı kanun ve KHK de değişikliğe dair kanun ile 14.03.2019 tarih 8487-34 sayılı EPDK Kurul Kararı kapsamında müvekkili hakkında kesinleşmiş bir karar olmadığının açıkça anlaşıldığını, davalının sözleşmeyi müvekkilin EPDK mevzuatına aykırı davranmasını bahane ederek sonlandırdığını, bu aykırılığa ilişkin somut delilleri istediklerinde ise elinde bulunan çeki tahsile vermek suretiyle fazladan 80.000 TL tahsil ettiğini, davalının sözleşmesel ilişki kapsamında müvekkilinden alacaklı olmadığı halde hem uhdesindeki 8.000 TL akaryakıt temini için gönderilen bedeli iade etmeyip hem de teminat amaçlı verilen çeki tahsil ettiğini, taraf kayıtları irdelendiğinde ileri sürdükleri hususların açıkça anlaşıldığını; Sözleşmenin feshini gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını, bilirkişinin tespitlerine de süresi içinde itiraz edilmiş olduğunun tüm dosya kapsamındaki yazışma ve kayıtlardan anlaşıldığını, müvekkilinin defterlerinin vergi müfettişliği incelemesinde olduğundan bahisle incelenmeden tek taraflı inceleme ile hüküm kurulduğunu, sözleşmeyi haksız yere fesheden, asılsız iddialarla müvekkilini zarara uğratan davalı taraftan teminat mektubu bedeli 80.000 TL ve 8000 TL cari hesaptan kaynaklanan alacağı bulunan müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının sorulması ve Mahkemeye gönderilmesi için Segmenler Vergi Müfettişliği'ne müzekkere yazılmasının talep edildiğini ancak bu talebin reddine karar verildiğini, ticari defterler üzerinde inceleme yapılmadan tek taraflı ticari kayıtlar ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, defterlerinin Vergi Müfettişliğinde olduğuna dair alındı belgesi Mahkemeye sunulmuş olmasına rağmen yasal zorunluluk nedeniyle sunamadıkları defterlerden ötürü sadece davalı kayıtları incelenerek hüküm kurulduğunu, Mahkemece verilecek karar ile Vergi Müfettişliğinden defterlerin alınması mümkünken talebin reddedildiğini, müvekkili her ne kadar Vergi Müfettişi ile görüşüp durumu izah etmeye ve defterleri geçici bir süre için almak istemişse de inceleme bitmeden verilemeyeceğinin söylendiğini, müvekkilinin defterleri Mahkemeye ibraz edememesinin kendi keyfiyeti ile değil yasal bir sorumluluk nedeni ile olduğundan bahisle bu durumun nazara alınarak eksik inceleme ve deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden verilen kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğini, davalının feshi haklı bir nedene dayandırma gayreti ile müvekkilini borçlandırdığını, kayıtlarına işlemiş olup, teminat mektubu bedelinin kayıtlarda müvekkilinin davalıya olan borçlu olduğu bir bedel olarak kaydedildiğini; Yalnızca davalının defterlerinin incelenmesi ve verilen rapora göre hüküm kurulmuş olmasının müvekkilinin uğradığı zararın davalı şirketin müvekkiline olan borcunu, akaryakıt tedariki yapıp yapmadığını, asgari alım taahhüdünü yerine getirip getirmediğini göstermeye yetmediğini, müvekkilinin cari kayıtları ve ticari belgeleri üzerinde inceleme yapıldığında bu iddiaları görülebilecekken vergi müfettişliğinden defterler celp edilmeden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında kira sözleşmesi olduğunu, kira bedellerini ödediğine dair belge ibraz edilmediği hususunda taraflar arasında var olan kira sözleşmesi ve kira sözleşmesine istinaden açılmış olan davalar derdest olup halen devam ettiğini, kira ilişkisi ve bu husustaki davalı iddia ve beyanlarının yargılamanın konusu dışında olduğundan ve müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla Yerel mahkemece verilen kararın bozulmasını, davanın kabulünü, haksız yere tahsil edilen 88.000.TL bedelin davalıdan avans faiz oranı ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğinin tespiti ile teminat olarak verilen ve nakde çevrilen çek bedeli ile mal alımı için verilmiş bedelin iadesi talebine ilişkindir. Davacı taraf, davalı ile aralarında akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davalının sözleşmeyi EPDK mevzuatına aykırı davrandığından bahisle haksız şekilde feshettiğini, ayrıca teminat olarak verilen çek bedelini haksız şekilde tahsil ettiğini, mal alımı için verilen bedeli de iade etmediğini beyan ederek sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğinin tespiti ile haksız şekilde tahsil edilerek iade edilmeyen bedellerin iadesine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davacının aralarında akdedilen bayilik sözleşmesi ve protokoller uyarınca maliki olduğu taşınmazda bayilik faaliyetinde bulunduğunu, davacının kira bedellerini ödemediği gibi akaryakıt alımını da durdurduğunu, bu sebeplerle sözleşmenin haklı şekilde feshedildiğini, davacının 08.04.2019 tarihinde 88.387,58 TL borcunun bulunduğunu, davacı tarafından teminat olarak verilen çekin alacağın bir kısmını karşılamak üzere tahsil edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Taraflar arasında 10.01.2018 tarihli Bayilik Sözleşmesi, aynı tarihli Cari Hesap Sözleşmesi ve Protokol'ün akdedildiği, yine taraflar arasında akdedilen 25.12.2017 tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile davacının, davalıya ait taşınmazı akaryakıt bayisi olarak işletmeye başladığı, sözleşmede aylık kira bedelinin 11.000 TL + KDV olarak belirlendiği, taraflar arasındaki 10.01.2018 tarihli Protokolün 2. maddesinde; tarafların, bayilik sözleşmesini imzalamasını müteakiben protokolün bayilik sözleşmesinin eki niteliğinde olacağının, 4.2. maddesinde; bayinin taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinde belirtildiği şekilde aylık 11.000 TL + KDV kira bedelini ödeyeceği, protokolün kira sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğunun, 4.12. maddesinde; bayinin 80.000 TL tutarında teminatı TP'ye vereceğinin, 6.4. maddesinde; tarafların iş bu protokol ve buna bağlı olarak akdedilecek bayilik sözleşmesi ve sair sözleşmelerin tatbikinden doğabilecek ihtilafların hallinde TP'nin kanuni defter ve kayıtlarının kesin delil teşkil edeceğini kabul ettiklerinin, 10.01.2018 tarihli Bayilik Sözleşmesi'nin 8. maddesinde; bayinin, TP'ye her türlü sebeple doğmuş ve doğacak borçlarına karşılık olarak TP tarafından uygun görülecek miktardaki teminatı TP'nin talebi üzerine vermekle yükümlü olduğunun, sözleşmenin feshi başlıklı 21.maddesinde; bayinin ... TP'ye olan borçlarını zamanında ödememesi, 30 günden fazla süreyle TP'den akaryakıt ve türevlerini tedarik etmemesi... halleri ile bayinin, bu bayilik sözleşmesi veya sözleşmeyle bağlantılı olarak yapılmış ve yapılacak sözleşmelerin herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal etmesi ya da taahhütlerini yerine getirmemesi durumunda TP'nin  iş bu sözleşmeyi ve buna bağlı olarak yapılacak sair sözleşmelerden dilediklerini mehil vermeye ve hüküm istihsaline gerek olmaksızın tek taraflı olarak feshedebileceğinin, 23. maddesinde; .. İş bu sözleşmenin TP tarafından haklı nedenle veya bayi tarafından haksız olarak feshi halinde bayinin iş bu sözleşme ve ilintili olarak yapılmış ve yapılacak  sair sözleşmelerden ve taahhütlerinden doğmuş ve doğacak her türlü borçlarının muaccel hale geleceğinin kabul edildiği anlaşılmıştır.  Buna göre taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi, cari hesap sözleşmesi, protokol ve kira sözleşmesinin bir bütün olarak uygulandığı ve davalı tarafından 15.03.2019 tarihli Noter ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesi ve bayilik sözleşmesine bağlı olarak yapılan sair sözleşme niteliğindeki protokollerin, davacının 15.09.2018 tarihinden itibaren davalıdan akaryakıt, akaryakıt türevleri ve ikameleri ürünlerinden herhangi birini almaması sebebiyle, bayilik sözleşmesinin 21. maddesine dayanılarak tek taraflı olarak feshedildiği, Mahkemece davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının 15.09.2018 tarihinden itibaren davalıdan akaryakıt ve türevlerini tedarik etmediğinin tespit edildiği, taraflar arasındaki protokolün 6.4. maddesi ile yapılan HMK'nın 193. maddesinde düzenlenmiş delil sözleşmesi uyarınca, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde davalının ticari defterlerindeki kayıtların esas alınacağı ve buradan hareketle davalının fesih ihtarnamesinde bildirdiği üzere, davacının 30 günden fazla süre ile davalıdan akaryakıt ve türevlerini tedarik etmemiş olmasına dayalı olarak yapılan feshin Bayilik Sözleşmesinin 21. maddesine uygun olduğu, davacı tarafından davalının ticari defterlerindeki kayıtların aksini, yani akaryakıt ve türevlerinin tedarik edildiğini ispat eder herhangi bir delil sunulmadığı, davalı tarafından yapılan feshin haksız olmadığı, davacının EPDK mevzuatına aykırı bir durumun olmaması sebebiyle feshin haksız olduğuna dair istinaf sebebinin isabetsiz olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmeler davalı tarafından haklı sebeple feshedildiğinden bayilik sözleşmesinin 23. maddesi uyarınca davacının, taraflar arasındaki sözleşmelerden doğan borçlarının muaccel hale geldiği, bu kapsamda davacı tarafından davalıya teminat olarak verildiği konusunda bir ihtilaf olmayan çek bedelinin davalı tarafından tahsil edilerek cari hesaptaki alacağından mahsup edildiği, gerek davalının ticari defterlerindeki kayıtlardan gerekse dosyaya sunulan faturalardan davacının, fesih tarihinde davalıya 88.387,12 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı, davacının iddia ettiği gibi 8.000 TL alacaklı olmadığı, davalının muaccel olan alacağının tahsili için teminat çekini paraya çevirdiği, davacı tarafından kira bedeli ve sair faturalardan doğan alacakların ödendiğine dair bir delil ibraz edilmediği, sonuç olarak Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,  4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"778ec881d01d7f16","SID":"b4c6e0df8ce00663"}}