{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/286 <br>KARAR NO\t\t: 2024/384<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/01/2018 (Dava) - 25/10/2023 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/386 Esas - 2023/863 Karar<br>DAVA\t\t:Maddi ve Manevi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 29/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin   25/10/2023 tarihli 2019/386 Esas ve 2023/863 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 06/01/2016 günü ... Ortaokulu'nda öğrenci olan müvekkili ...'nin  saat  19:15 sıralarında  okula gidiş ve dönüşlerde kullandığı servisle evine dönüp , o gün servis rehber personelinin rahatsız olması sebebi ile gelmediği, yerine de öğrencilere rehberlik edecek birisinin görevlendirilmediği için rehber personel bulunmadan küçük ...'ye evine kadar eşlik eden biri olmadan servisten inip evine yöneldiği esnada yolun karşısına geçerken farları yanmayan bir aracın  çarpması sonucu  basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, ...'nin yaralanması sonucu  annesi ...'nın da olayı öğrendiğini,  müvekkili ... 'nin bu olay sebebi ile  tedavi gördüğünü,  olayda   davacının yaralanmasında   tüm davalıların müteselsilen sorumlu olduğunu,  müvekkilinin mevcut yaralanma sebebi ile uğramış olduğu maddi zararlar karşılığında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile  30.000,00 TL maddi zararının bulunduğunu, uğramış olunan manevi acılar da  göz önünde tutulduğunda müvekkili ... için  30.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, 20.000,00 TL manevi tazminatın  annesi ...'ya  kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte verilmesini, maddi tazminattan tüm davalılar, manevi tazminattan ise sigorta şirketi dışındaki davalılar sorumlu olmak kaydıyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı ...  vekili cevap dilekçesinde özetle;  söz konusu yaralamadan doğacak maddi zararların sigorta şirketi tarafından karşılanabileceğini,  müvekkilnin bu hususta bir sorumluluğunun olmadığını, sigortaya başvuru zorunluluğunun da yerine getirilmediğini,  müvekkili hakkında açılmış kamu davasının halen devam ettiğini, Okul Servis Araçları Yönetmeliği'ne göre çocuğun trafikteki güvenliğinden rehber personelin sorumlu olduğunu, küçük ...'nın servis aracının arkasından  aniden yola fırlamış olması sebebi ile  karşısında yokuş yukarı  çıkmaya çalışan müvekkiline kusur isnat edilmesinin doğru olmadığını, manevi tazminat şartlarının da doğmadığını, istenilen manevi tazminatın miktarının da  sebepsiz zenginleşme sağlayacak şekilde yüksek olduğunu iddia ederek haksız açılan davanın reddini istemiştir. <br>Davalı  ... cevap dilekçesinde özetle; maddi tazminat talepleri yönünden sigorta şirketine başvuru yapılması gerektiğini,  okul servis araçları yönetmeliği gereğince servis araçlarındaki çocukların güvenliğinden servis rehberinin sorumlu olduğunu , manevi tazminatın şartlarının da oluşmadığını, istenilen bedelin de yüksek olduğunu , olaya karışan aracının  bir kusurunun olmadığını iddia ederek haksız açılan davanın reddini istemiştir. <br>Davalı   ... Anonim Şirketi cevap dilekçesinde özetle;  olayın bir trafik kazası olmadığını,  davacının araçtan inmesi ile ve başka bir araca çarpması ile olayın meydana geldiğini, bu nedenle müvekkili şirketin sorumlu olamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca   atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur oranının da tespiti gerektiğini, zarar gören yolcunun müterafik kusurunun bulunması durumda tazminatta indirim de yapılması gerektiğini iddia ederek haksız açılan davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacını uyşmazlığın çözümlenmesi için gerekli belgelerle birlikte müvekkili şirkete başvurması gerektiğini,  bunun bir dava şartı olduğunu, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini,  trafik sigortacısı şirktin  3.kişinin uğradığı bedeni zararlardan sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminatla sorumlu tutulabileceğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş  bir maluliyeti olup olmadığının ve kusurunun bulunup bulunmadığının da araştırılmasını, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını iddia ederek öncelikle davanın dava şartı yokluğu sebebi ile reddini istemiştir. <br>Davalı ...  ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını , görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olması gerektiğini, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili ...'nın olay günü hasta olması sebebi ile serviste dahi değil iken kaza sebebi ile  kendisine kusur  yüklenmesinin  de husumet yöneltilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu , davanın husumet yönünden de reddi gerektiğini , davacı tarafça müvekkillerinin olaydaki kusurunun ispatlanması gerektiğini, olayda müvekkilerinin bir kusuru olmadığını  , manevi tazminat şartlarının da oluşmadığını  , özellikle anne ... açısından ağır bedensel zarar olmadığından manevi  tazminatın istenemeyeceğini iddia ederek haksız açılan davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...Davacının davasının HMK 320/4 gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA...'' karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar sulh olmasına rağmen feragat nedeniyle ret kararı yerine davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili ... A.Ş. ile davacı ... adına velayeten ... arasında ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında ibraname ve feragatname imzalandığını, anılan ibranamede mutabık kalınan tazminat ve ferilerinin davacı vekilinin banka hesabına ödendiğini, davacının yerel mahkeme dosyasına sunulan protokol gereğince ... A.Ş.’yi ibra ettiğini ve davadan feragat ettiğini, işbu protokol gereği davacıya yapılan ödemelere ilişkin dekontların da yerel mahkeme dosyasına sunulduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazasından kaynaklı  yaralanma nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, karar davalı ... A.Ş.vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Mahkemece ''...6100 Sayılı HMK'nin 320/4 maddesinde: Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılacağına dair hüküm bulunmaktadır. Davacı vekili son celse  saati itibariyle yapılan yoklamada hazır olmadığı gibi mazeret de sunmadığı, mahkememiz 7 nolu celsesinde dosyanın işlemden kaldırıldığı ve yine 23 nolu celsede de dosyanın işlemden kaldırıldığı, davanın niteliği itibariyle basit usulle görülen dava olduğu...'' gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği; davacı tarafından karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, dolayısı ile davacının davasını takip etmediği anlaşılmakla, davalının istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı ... A.Ş. vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin   25/10/2023 tarihli 2019/386 Esas ve 2023/863 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br> 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  29/02/2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23ac1a7c6408c41f","SID":"bf38fead717df726"}}