{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/549 <br>KARAR NO: 2024/421<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/12/2020<br>NUMARASI: 2018/35 Esas -  2020/701 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 26.11.2017 tarihinde müvekkilinin, kaldırımda beklerken, davalıların sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısı oldukları aracın, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde çarpması ile meydana gelen kazada yaralandığını, işgücü kaybının oluştuğunu, davalı sürücünün kaza yerini terkettiğini, bir kaç gün sonra müvekkilini hastanede ziyarete gelmesi ile sürücünün kim olduğunun anlaşıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00-TL maddi tazminatın 27.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan, 15.000,00-TL manevi tazminatın da davalı sürücü ve işletenden 27.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 01.10.2020 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat miktarını 99.104,74-TL'ye yükselttiğini bildirmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu aracın diğer davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olması nedeniyle sorumluluğun sigorta şirketine ait olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacının müterafik kusurunun tespiti ile tazminattan indirim yapılmasını, tazminat talepleri yönünden kaza tarihinden itibaren değil ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olması nedeniyle sorumluluğun sigorta şirketine ait olduğunu, davacının müterafik kusurunun tespiti ile tazminattan indirim yapılmasını, tazminat talepleri yönünden kaza tarihinden itibaren değil ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapora göre davacının %9,1 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, kazaya ilişkin ceza yargılamasının neticesinde, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği ve ilamın kesinleştiği, aktüer bilirkişi raporuna göre davacının zararının 99.104.74-TL olduğu, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olması, davacının maluliyet derecesi ve iyileşme süresi, tarafların sosyo ekonomik durumu göz önünde bulundurulduğunda manevi tazminat isteminin kısmen kabulü gerektiği kanaati ile; \"1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat istemli davanın artırım kapsamında KABULÜ ile 99.104,74-TL tazminatın davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak koşuluyla davalılardan alınarak davacıya verilmesine, iş bu alacağa davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 08/01/2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 27/11/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜNE, 10.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iş bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE\" karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedeni; takdir edilen manevi tazminat miktarının az olduğu hususuna ilişkindir. Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri; davacının maddi tazminat talebi yönünden sorumluluğun davalı ... Sigorta şirketine ait olduğu, müvekkillerinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğu, takdir edilen manevi tazminatın fahiş olduğu hususlarına ilişkin olup davalılar vekilince yasal istinaf süresi içerisinde sunulan ek dilekçeler ile, tazminat hesabının yanlış yapıldığı, davacının %9.1 oranında sürekli maluliyeti bulunmakta ise de, davacının asgari ücretle çalıştığı ve daha az bir ücret karşılığında çalıştırılamayacağı, bu nedenle sürekli maluliyetin davacının zararına neden olmadığı hususu da ileri sürülmüştür. Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri; tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması, tazminat hesabının aktüer bilirkişi tarafından yapılması, davacı yanın faize ilişkin taleplerinin reddedilmesi, davanın açılmasına sebebiyet vermediği için müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmaması gerektiği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde; usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle, davalıların kazaya karışan aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olması sebebiyle zarardan müteselsilen sorumlu olmalarına, tazminat hesabına ilişkin raporun aktüerya uzmanı tarafından hazırlanmış olmasına, davaya konu tazminatın dayanağı eylemin haksız fiil olmasına ve haksız fiil tarihi itibariyle kazaya karışan araç sürücüsü ve işleteni yönünden temerrüdün oluşmasına, davacının sürekli maluliyeti nedeniyle sarf edeceği daha fazla efora karşılık tazminat talep edilebilecek olmasına, TRH 2010 yaşam tablosunun PMF yaşam tablosuna nazaran daha uzun yaşam süresi öngörmesi nedeniyle istinaf edenin sıfatına göre usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak aleyhe karar verilemeyeceği için TRH 2010 yaşam tablosuna göre ek rapor alınmasının dosyaya katkı sağlamayacağı ve usul ekonomisi de göz önünde bulundurulduğunda PMF yaşam tablosuna göre hesaplama yapan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına, maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmasına göre maddi tazminata ilişkin kurulan hüküm yönünden isabetsizlik bulunmamakta ise de, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durum, kaza tarihi, paranın alım gücü hep birlikte değerlendirildiğinde davacı taraf lehine takdir edilen manevi tazminatın bir miktar az olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne isabet eden istinaf istemi yerinde olup davalılar ... ve ... vekilinin istinaf istemi yerinde değildir. Yukarıda açıklanan gerekçeler ile, davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine, manevi tazminata ilişkin kurulan hüküm yönünden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, davacının manevi tazminat isteminin tümden kabulüne hükmetmek suretiyle yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 21/12/2020 tarih ve 2018/35 Esas-2020/701 Karar sayılı kararına karşı  davalı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacının adli yardımdan yararlanması nedeniyle peşin alınan istinaf karar harcı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, b-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken 7.452,94-TL harçtan peşin yatırılan 3.551,76-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.901,18‬-TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden  3.218,08-TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerilerinde bırakılmasına, 2-)Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2020 tarih ve 2018/35 Esas-2020/701 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, a-)Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat istemli davanın artırım kapsamında KABULÜ ile 99.104,74-TL tazminatın davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak koşuluyla davalılardan alınarak davacıya verilmesine, iş bu alacağa davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 08/01/2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 27/11/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, b-)Davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat isteminin KABULÜ ile 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iş bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine,c-)Alınması gereken 7.794,49-TL ilam harcından peşin alınan 273,24-TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 7.521,25-TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden 6.496,60-TL'si ile sınırlı sorumlu olmak üzere) alınarak Hazine'ye irat kaydına,ç-)Suç Üstü Ödeneğinden karşılanan 687,00-TL Adli Tıp Faturası ve 562,00-TL Adli Tıp Faturası olmak üzere toplam 1.249,00-TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,d-)Davacı tarafından sarf edilen 600,00-TL bilirkişi ücreti, 397,20-TL posta masrafı, 35,90-TL başvuru harcı, 273,24-TL peşin harç, 7,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.314,14-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,e-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden 13.364,95-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, f-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10 ve 13/2 madde hükümleri uyarınca belirlenen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar  ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, g-)Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"270ed1db41b42c98","SID":"ea8023710189a40c"}}