{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/151 - 2024/344<br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/151 \t\t                                                  (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2024/344<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/10/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2020/3 E 2021/630 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 28/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 16/04/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraf arasında hazır beton satışına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, 19.357,95 TL bakiye fatura alacağının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkide mal ve hizmetin nevi gereği tevkifatlı fatura düzenlenmesi zorunluluğu bulunduğunu, 2018 Haziran, Temmuz, Ağustos ve Ekim aylarında yapılan satışlar için davacı tarafından tevkifatsız faturalar düzenlendiğini, durumun fark edilmesi üzerine davacı tarafla iletişime geçilerek düzeltme beyannamesi verilmesi hususunda sözlü mutabakata varıldığını, bunun üzerine müvekkili tarafından anılan dönemlere ilişkin Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin düzenlendiğini ve tevkifat tutarları ödemelerinin yapıldığını, davacı tarafın bu düzeltmeleri yapmadığını, davacı cari hesap ekstresinde borç olarak gösterilen tutar ile müvekkil şirketin tevkifat yaptığı tutarın uyuştuğunu, ihtilafın davacı tarafın kanunen uygulaması zorunlu olan tevkifatı uygulamamasından kaynaklandığını, borca dayanak gösterilen mutabakat metninin tevkifatsız faturalara ilişkin verilen düzeltme beyannamelerinden önceye ilişkin olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tMahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre,  davacının takibe konu faturanın KDV tevkifatından dolayı 19.357,95 TL'lik ödenmeyen kısmı yönünden alacaklı olduğu, alacağın tahsilini talep edebileceği, davalı tarafından her nekadar takip tarihi itibariyle alacağın olmadığı, borcun ödendiği iddia edilmiş ise de, ödemeye ilişkin sunulan dekontların faturaya konu satımın davacıya fatura düzenlenmesinden önce bildirilmediği, her ne kadar tevkifat kesintisi nedeniyle faturanın ilgili kısmı ödenmemiş ve bu ödeme davacı nam ve hesabına ilgili vergi dairesine yapılmışsa da, bundan davalının sorumlu olacağı, bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle 19.357,95 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.  <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun lehe olduğunu, davacının tevkifatlı fatura düzenlemesi gerekirken 2018 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos ve Ekim aylarında tevkifatsız fatura düzenlediğini, anılan dönemlere ilişkin KDV beyannamaleri düzenlenerek 19.357,95 TL tevkifat tutarının davacı nam ve hesabına vergi dairesine yatırıldığını, davacının talep ettiği miktar ile müvekkilinin davacı nam ve hesabına vergi dairesine ödediği miktarın aynı olduğunu, davacının bu miktarı vergi dairesinden nakten iade almak veya vergi borçlarına mahsup etme hakkının bulunduğunu, davacının tevkifat tutarı kadar alacağının işbu dava sonucu tahsil edilmesi halinde mükerrer ve haksız tahsilat olacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, davacının takip konusu fatura nedeniyle bakiye alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava,  itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tDayanak Ankara 31.İcra Müdürlüğünün 2019/14993 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 12/11/2019 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 50.822,01 TL bedelli faturaya dayalı bakiye 19.357,95 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. \t<br>\tMahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olmasına, takipte 14/05/2019 tarihli 50.822,01 TL bedelli fatura nedeniyle bakiye 19.357,95 TL alacağın talep edilmesine, takibe konu faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmasına, davalının takip konusu olmayan faturalara ilişkin davacının tevkifatlı fatura düzenlenmemesinden kaynaklı vergi dairesine davacı nam ve hesabına ödediği miktarlar yönünden usulüne uygun takas mahsup iddiasının bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br><br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.322,34 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 331,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 991,34 TL harcın istinaf eden  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 28/03/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.      <br>\t\t\t\t<br>Başkan<br>   e-imzalıdır <br>Üye<br>    e-imzalıdır<br>Üye<br>    e-imzalıdır<br>Katip <br>   e-imzalıdır <br>  <br><br><br><br>  <br><br>  <br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce8e2ad40c9f393a","SID":"060e68222d59fdcb"}}