{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br>ESAS NO\t: 2021/988 \t\t                                                  (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2024/292<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                     (...)<br>ÜYE\t\t: ...           (...)<br>ÜYE\t\t: ...             (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/07/2020<br>ESAS-KARAR NO\t: 2017/7 E 2020/304 K<br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İstirdat<br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 16/04/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 15/01/2011 tarihli bayilik sözleşmesi, buna bağlı aynı tarihli protokol, 15/01/2016 tarihli bayilik sözleşmesi, 15/07/2016 tarihli bayilik sözleşmesi ve buna bağlı aynı tarihli protokolün bulunduğunu, 15/01/2016 tarihli bayilik sözleşmesine bağlı aynı tarihli protokolün 5.2.3 maddesine göre \"..., Bayi'ye beyaz ürünü yıllık 4.000 m3 e kadar olan alımlarında rafineri fiyatı+%3 kar marjı ekleyerek, yıllık 4.000 m3 aşan alımlarında ise rafineri fiyatı+%2 kar marjı ekleyerek temin etmeyi kabul ve taahhüt eder. ... Bayi'ye 275 USD /ton LPG kar marjı vermeyi kabul ve taahhüt eder.\" hükmünün bulunduğunu, davalının protokole uymayarak mal alımlarında rafineri fiyatını baz almadığını, rafineri fiyatının benzinde 0,015 TL, motorinde ise 0,025 TL eklenmiş fiyata %3 kar marjı ilavesi ile fiyatlandırma yaptığını, yine yıllık satış miktarının 4.000 m3 geçtiği yıllarda da kar marjı olarak %2 eklemesi gerekirken %3 eklenmek suretiyle fiyatlandırma yoluna gittiğini, 20/02/2015 ve 24/03/2015 tarihli yazılar ile fiyat farkının iade edilmesinin talep edildiğini, davalının 24/04/2015 tarihli yazısı ile talebi red ettiğini, müvekkilinin yaptığı hesaplamalara göre 559.007,29 TL fark bulunduğunu belirterek şimdilik 50.000,00 TL alacağın avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 27/11/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam talebini 658.601,32 TL'ye yükseltmiştir.<br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, asıl olanın bayilik sözleşmesi olup protokolün bayilik sözleşmesinin imzalanmasına zemin sağlamak amacıyla imzalanan ön sözleşme olduğunu, işlem sırasına göre de önce protokolün daha sonra bayilik sözleşmesinin yapıldığını, bayilik sözleşmesinde hüküm bulunmayan konularda eki olan protokolün uygulanacağını, her ikisinde de hüküm bulunması halinde bayilik sözleşmesine itibar edilmesi gerektiğini, ürün fiyatlarına ilişkin protokolün 5.2.3 maddesinde ve bayilik sözleşmesinin 9.maddesinde düzenleme bulunduğunu, bayilik sözleşmesine göre fiyat belirleme yetkisinin münhasıran müvekkiline ait olduğunu, kaldı ki davacıya sözleşme müddetince protokolün 5.2.3 maddesine uygun surette ürün satışı yapıldığını, protokol hükmüne göre rafineri fiyatına ürünün temin ve depolama maliyeti eklendikten sonra müvekkilinin karı olarak %3 ekleneceğini, rafineri bedeline nakliye, depolama, personel, bayiye tanınan vade maliyeti vb giderlerin müvekkili açısından maliyet unsuru olduğunu, buna göre belirlenen ürün maliyetine %3 kar payı eklenerek bayiye satış fiyatının oluşturulduğunu, davacının bayilik adresine en yakın Tüpraş rafinerisinin İzmit rafinerisi olduğunu, sözleşmeye göre davacının akaryakıt ihtiyacını kendi araçları ile depo teslimi olarak aldığını, davacının akaryakıt İzmit'ten almış olması halinde rafineri yakınında olan ... deposundan ürünü rafineri fiyatına yakın bir fiyattan temin edeceğine, ancak adresi itibariyle bulunduğu yaka da ... deposu bulunmadığından müvekkili ile anlaşmalı başka dağıtım şirketlerinin depolarından ürün temin ettiğini, bu depoların müvekkiline akaryakıt satışının rafineri fiyatı üzerine belli bir gider ve kar payı koyarak belirledikleri fiyattan gerçekleştirdiklerini, bu fiyatların müvekkilinin ürün temin fiyatı olarak nazara alınması gerektiğini, tacir olan davacının petrol piyasasında uzun yıllardır faaliyet göstermekte olup piyasadaki yerleşik fiyatlandırma usullerini bilebilecek durumda olduğunu, buna rağmen 15/01/2011 tarihli sözleşmenin bitimine bir yıldan az süre kala fazla ödeme iddiasında bulunduğunu, müvekkilinin talebi gerekçeli olarak red ettiğini, davacının açıklamadan tatmin olduğunu, taraflar arasında bayilik sözleşmesinin sona erdikten sonra 15/01/2016 tarihli ve 15/07/2016 tarihli iki ayrı bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu durumun bile davacının mutat uygulamayı kabul ettiğini göstermekte olduğunu, davacının ürün alımı nedeniyle kendisine gönderilen faturalara süresinde itiraz etmediğini, ödeme yaparken ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, böylelikle fatura içeriklerini ve ürün bedellerini kabul ettiğini, sözleşme sona erdikten sonra talepte bulunmasının dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tMahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 15/01/2011 tarihli, 15/01/2016 tarihli ve 15/07/2016 tarihli bayilik sözleşmeleri ile ek protokolleri bulunduğu, taraflarca ibraz edilen ve bilirkişiler tarafından incelenen ticari defter ve kayıtlar kapsamına göre yasal defterlerin delil niteliği taşıdığı, davalı tarafça 04/02/2011 tarihi itibariyle tanzim edilen faturalar ile ilgili davacı tarafın herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin, 20/02/2015 tarihli ihtarnameye kadar kabul etmek sureti ile faturaları ticari defterlerine işlemiş olduğu, ihtirazi kayıt olmaksızın faturaların davacı defterlerine kaydedildiği, TTK hükümlerine göre yasal süreler içerisinde içeriğine itiraz edilmediği, bu husus dikkate alındığında davacının davasına konu ettiği fiyat farklarını davalı ... şirketinden talep edemeyeceği,  Yargıtay  19. Hukuk Dairesi'nin 06/02/2017 gün, 2016/6734 esas, 2017/818 karar sayılı ilamı ile 07/03/2016 gün, 2015/11124 esas, 2016/4120 karar sayılı ilamında işaret edildiği üzere sözleşme devam ettiği süre içerisinde davalı tarafından davacı adına düzenlenen tüm faturaların ihtirazi kayıt ileri sürülmeden ödenerek faturalara herhangi bir itiraz olmadığı hususları dikkate alındığında fazladan tahsil edildiği anlaşılan tutarların iadesinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi kök ve ek raporunda haklılığın tespit edildiğini, bilirkişi raporlarına aykırı karar verildiğini, taraflar arasında 15/01/2011 tarihli matbu bayilik sözlemesi ile anlaşmanın esaslı koşullarının tamamının düzenlendiği protokol akdedildiğini, hükümlerin çelişmesi halinde protokolde yer alan hükümlerin uygulanacağının raporda isabetli olarak tespit edildiğini, protokolün 5.2.3 maddesindeki fiyatlandırmanın esas alınması gerektiğini, müvekkilinin İzmit Tüpraş rafineri fiyatını bilmesi ve buna yönelik faturalara itiraz ederek ihtirazi kayıtla ödeme yapmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin rafineri fiyatını üçüncü kişilerden tesadüfen öğrendiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, davacının bayilik sözleşmesi ve protokol kapsamında fazla ödemesinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava,  fazla ödeme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tDosyanın yapılan incelemesine göre, taraflar arasında 15/01/2011 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi, aynı tarihli protokol, 15/01/2016 tarihli 6 ay süreli bayilik sözleşmesi, 15/07/2016 tarihli  3 ay süreli bayilik sözleşmesi ve  aynı tarihli protokolün imzalandığı,\t<br>\t15/01/2016 tarihli protokolün tanımlar başlıklı 2.maddesinde \"Sözleşme: protokülün bazı şartlarının yerine getirilmesini müteakip taraflar arasında imzalanacak ve EPDK'ya bildiri yapılacak bayilik sözleşmesini\" ifade ettiğinin açıklandığı, <br>\tAmaç ve konusu başlıklı 3.maddesinde \"3.1 Protokol; taraflar arasında sözleşme imza edilmesini temin etmek ve sözleşmeyle ilgili olarak tamamlayıcı nitelikteki bir kısım ek yükümlülük, hak ve taahhütler tesis etmek amacıyla imzalanmaktadır.\" hükmünün bulunduğu, <br>\t...'nin hak, yükümlülük ve taahhütleri başlıklı 5.2.maddesinde; \" 5.2.1. ..., marka ve işaretlerini İstasyon'a uygulaarak İstasyon'un işlemesi için gerekli olan Akaryakıtı, ... tarafından belirlenecek; vade ve/veya iskonto üzerinden, Toptan ve/veya Perakende Satış fiyatından Bayi'ye temin etmeyi kabul ve tahhüt eder. \" hükmü ile, <br>\t \"5.2.3  ..., Bayi'ye beyaz ürünü yıllık 4.000 m3 e kadar olan alımlarında rafineri fiyatı+%3 kar marjı ekleyerek, yıllık 4.000 m3 aşan alımlarında ise rafineri fiyatı+%2 kar marjı ekleyerek temin etmeyi kabul ve taahhüt eder. ... Bayi'ye 275 USD /ton LPG kar marjı vermeyi kabul ve taahhüt eder.\" hükmünün bulunduğu görülmüştür. <br>\t15/01/2016 tarihli bayilik sözleşmesinin Fiyat ve Ödeme Usulleri başlıklı 9.maddesinde; \"1.Bayiye satılacak Akaryakıt ve petrol ürünlerinin azami satış fiyatı, ... tarafından piyasa koşulları, Bayinin çalışma performansı dikkate alınarak vadeli veya vadesiz, peşin, iskontolu veya iskontosuz veya diğer şekillerde Perakende Satış fiyatı olarak belirlenir...\" hükmü ile;<br>\t \"7.Akaryakıt ve petrol ürünlerinin birim fiyatı, Bayinin talep formunda bildirmekle yükümlü olduğu yükleme tarihi ve Perakende Satış veya Toptan Satış tercihine göre ...'nin tayin edeceği fiyattır...\" hükmünün bulunduğu görülmüştür. <br>\tDavacının 20/02/2015 ve 24/03/2015 tarihli davalıya hitaben düzenlendiği yazılarda, protokolün 5.2.3 maddesi uyarınca fiyatlandırma hatalarının giderilerek oluşan farkların iadesinin talep edildiği, davalının 24/04/2015 tarihli cevabi yazısı ile, Tüpraş fiyatından kastın depodaki temin maliyeti olduğunu, hesaplamanın temin maliyeti üzerinden yapıldığını, sözleşmenin başından beri herhangi bir itirazın yapılmadığını belirterek talebin red edildiği görülmüştür. <br><br> 19/10/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davacı ve davalı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin (HMK md. 222) uyarınca davacı lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davalı tarafça 04/02/2011 tarihi itibari ile tanzim edilen faturalar ile ilgili davacı tarafın herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin kabul etmek sureti ile (20.02.2015 tarihli ihtarnameye kadar) kayıtlarına işlemiş olduğunu, ihtirazı kayıt olmaksızın davacı defterlerine kaydedildiğini ve TTK hükümlerine göre yasal süreler içerisinde içeriğine itiraz edilmediği dikkate alındığında davacının iş bu davaya konu ettiği fiyat farklarını talep edemeyeceğini ancak bu hususa ilişkin takdir ve hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu, sektörel olarak değerlendirildiğinde; ticari koşulların değerlendirilmesinde davacı ve davalı arasında münakit Protokol’lerde belirtilen hususların temel alınması gerektiğini, “Rafineri fiyatı” olarak belirtilen referans fiyatın dava konusu akaryakıt istasyonunun bulunduğu İstanbul İli’ne en yakın rafineri olan Tüpraş İzmit Rafinerisi’ne referans verildiğini, mahkeme tarafından da iş bu hususun kabulü halinde davalının fazladan tanzim ettiği faturalar ile ilgili davacı taraftan 658.601,32 TL’lik fiyat farkı asıl alacağının olacağını ancak davacının talebinin 50.000,00 TL’si olduğunun dikkate alınması gerektiğini, davalının protokolden ziyade bayilik sözleşmesinin dikkate alınması gerektiğine ilişkin beyanı ile zamanaşımı ve diğer itirazlarının değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğunu belirtmiş, tarafların itirazı üzerine aldırılan 21/08/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; kök rapordaki görüşler tekrarlanmıştır. \t<br>\tMahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacının sözleşme boyunca düzenlenen davalı faturalarına süresinde itiraz etmeksizin defterlerine işlemesine göre fatura içeriklerini kabul etmiş sayılmasına ve ödemelerde ihtirazi kayıt ileri sürmemesine, 2011 tarihli bayilik sözleşmesinin süresinin bitmesinden sonra yeni bayilik sözleşmeleri ile sözleşme ilişkisine devam etmesine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,  <br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 21/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t   <br><br>Başkan ...<br>    e-imzalıdır<br>Üye ...<br>    e-imzalıdır<br>Üye ...<br>   e-imzalıdır <br>    Katip ...<br>       e-imzalıdır <br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e0d5567f7d60672","SID":"c78b3529acb53226"}}