{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/243 - 2024/451<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/243 <br>KARAR NO\t: 2024/451<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/304 E.  -  2021/217 K.<br><br>DAVACI\t<br>MİRASÇILARI\t:<br>VEKİLİ\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/06/2021 tarih ve 2020/304 Esas - 2021/217 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri ve feri müdahiller vekilleri tarafından istenmiş, istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin 2019/46216 sayılı ve \"...\" ibareli başvurusunun, davalı Şirketin \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Marka Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, müvekkilinin 1940 yılından beri süt ve süt ürünleri ile peynircilik sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin \"...\" ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, bu markaları nedeniyle müktesep hakkının olduğunu, yine müvekkilinin kurucusu olduğu  ... A.Ş. ve...A.Ş.'nin de \"...\" ibareli markalarının bulunduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu, ayrıca redde mesnet gösterilen 99/021807, 2001/09932, 2004/06273, 2015/46518 sayılı markaların hükümsüzlüğü talebiyle İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/312 esasında kayıtlı davanın açıldığını, o davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, redde mesnet 2002/23677 sayılı markanın da müddet durumda olduğundan, iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmayacağını ileri sürerek,<br> 2020/M-4572 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu başvıurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket vekili , tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu, davacı yararına müktesep hak koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Feri müdahiller vekili, davacının feri müdahil şirketlerin kurucusu ve yöneticisi olduğunu, müvekkillerinin \"...\" ibareli markalarının bulunduğunu, anılan markaların davacı ile birlikte tanınmış hale getirildiğini, müvekkillerinin ortağı ve kurucusu olan davacıya ait dava konusu başvurunun müvekkilleri adına tescilli markaların serisi mahiyetinde bulunduğunu ileri sürerek, davacı yanında feri müdahale taleplerinin ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile  2004/06273, 2015/46518, 99/021807, 2001/09932 sayılı ve \"...\" asıl unsurlu redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğu, ancak davacının 105263 sayılı markasını kullandığını ispatladığı 29. sınıf \" Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).” malları yönünden müktesep hakkının bulunduğu, sayılan mallar dışında başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden dava konusu başvurunun redde mesnet markaların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile <br> ... YİDK'nın 07.08.2020 tarih ve 2020/M-4572 sayılı kararının 29. sınıf \"hayvansal kaynaklı sütler, bitkisel kaynaklı sütler, süt ürünleri (tereyağı dahil)\" malları bakımından iptaline karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ve feri müdahiller  vekili, dava konusu başvurunun reddedildiği tüm mal ve hizmetler bakımından müvekkillerinin önceki markaları nedeniyle müktesep hak sahibi olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri ciddi itirazlarının karşılanmadığını, redde mesnet markaları hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın  sonucunun beklenilmesi gerektiğini, müvekkillerinin \"...\" ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu, feri müdahil şirketlerin dava konusu başvuru yönünden müktesep hak teşkil eden markalarının değerlendirilmediğini, müvekkili davacının ve feri müdahil şirketlerin adlarına tescilli bulunan \"...\" ibareli markaları uzun süredir nizasız ve fasılasız olarak fillen kullandıklarını, mahkemece müktesep hak teşkil ettiği kabul edilen davacı markasının dava konusu başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğunu, ayrıca dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin feri müdahil müvekkilleri adına tescilli markaların kapsamında da yer aldığını, ayrıca dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında  benzerlik de bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>                      Davalı Şirket vekili, dava konusu başvuru yönünden müktesep hak oluşturduğu kabul edilen 105263 sayılı markanın ciddi şekilde kullanıldığının ispatlanamadığını, ayrıca dava konusu başvuruda davacının 102563 sayılı markasındaki genel izlenimin muhafaza edilmediğini, davacının anılan markası için İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/312 e. sayılı dosyası ile ikame edilmiş iptal davası bulunduğunu, 105263 sayılı marka hakkında uyuşmazlığın mevcut olduğu hususu dikkate alındığında, ilgili markanın müktesep hakka dayanak teşkil edemeyeceğini, dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibas bulunduğunu, davacının müvekkilinin marklarının tanınmışlığından faydalanmak niyetinde olduğunu, diğer taraftan mahkemece davanın kabul oranının % 50 olarak belirlenmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddini istemiştir.<br>                    Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında SMK'nın 6/1 ve 6/5 maddesindeki koşulların oluştuğunu, davacı yararına müktesep hak koşullarının bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t:1- Dava, marka  başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili işlemlerine devam edilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>                        Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibareli dava konusu başvuru ile  redde mesnet  2004/06273, 2015/46518, 99/021807, 2001/09932 sayılı ve \"...\" ibareli markalar arasında, başvurunun tescil edilmek istendiği tüm mal ve hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu, zira taraf markalarının asli unsurunu oluşturan ibareler arasındaki tek harften kaynaklanan farklılığın yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gibi  markalar arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, diğer yandan davanın, marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu gözetildiğinde, davacının marka başvurusunun öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğu iddiasının bu davada değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, iş bu davanın YİDK karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet markalar hakkında verilmiş bir hükümsüzlük kararı da bulunmadığı, ayrıca davacının YİDK aşamasında müktesep hak iddiasına dayanak olarak, 105263, 2017/67051, 2019/40380, 2019/46216 sayılı markalarına dayandığı, bu markalardan 2017/67051 ve  2019/46216 sayılı marka başvurularının geçersiz olması, 2019/40380 sayılı markanın dava konusu başvuru tarihinden sonra tescil edilmesi, 105263 sayılı markanın da aşağıdaki bent ayrıntılı açıklanacağı üzere uzun süreli kullanım şartını sağlamaması nedeniyle davacı lehine müktesep hak oluşturmayacağı, iş bu davada davacının bahsi geçen markalar dışında müktesep hak iddiası bakımından başka markalara dayanmasının mümkün olmadığı, feri müdahiller adına tescilli \"...\" ibareli markaların davacı yararına müktesep hak oluşturmayacağı, davacının feri müdahillerin kurucusu ve yöneticisi olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmakla, davacı ve feri müdahiller vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>2- Davalıların isitinaf itirazlarının incelenmesine gelince, yukarda 1 nolu bentte açıklandığı üzere, mahkemece dava konusu başvuru ile redde mesnet  2004/06273, 2015/46518, 99/021807, 2001/09932 sayılı markalar arasında başvuru kapsmaında yer alan tüm ve mal hizmetler yönünden iltibas bulunduğu isabetli bir şekilde tespit edilmekle birlikte davacının dava konusu bavuru kapsamında 29. sınıfta yer alan \"hayvansal kaynaklı sütler, bitkisel kaynaklı sütler, süt ürünleri (tereyağı dahil)\" malları yönünden 105263 (88/105263) sayılı markası yönünden müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle sayılan mallar yönünden dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E- 2008/10251K  sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. <br>Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, davacının 105263 sayılı markası \"...\" ibareli olup, 31.12.1998 tarihinde \"Hazır yemek, hazır çorba, donmuş yemek, konserve, sandoviç,tost, reçel, marmelat, sucuk, salam, kavurma, bal, peynir, kaşar peyniri, beyaz peynir, tulum peyniri, eritme peyniri, füme peynir, mağlıç peyniri, dil peyniri, süt, yoğun süt, yoğurt, ayran, meşrubat, tereyağı, zeytin, zeytinyağı, sabun, şeker, çikolata, jiklet, pirinç, pirinç unu, fasulye, margarin, un, krema, irmik, nişasta, mercimek, nohut, makarna, kuruyemiş, şam fıstık, fıstık, çekirdek, leblebi, deterjan.\" malları yönünden tescil edilmiştir. <br>Dava konusu başvuruda, davacının 105263 sayılı markasının asli unsuru olan \"...\"  ibaresinin muhfaza edildiği söylenebilirse de, davacının 105263 sayılı markasını ilk derece mahkemesince müktsep hakkı bulunduğu kabul edilen  29. sınıf  \"hayvansal kaynaklı sütler, bitkisel kaynaklı sütler, süt ürünleri (tereyağı dahil)\" malları yönünden dava konusu başvuru tarihinden daha evvelki süreçte  aktif ve ticari etki doğurur bir şekilde, bilfiil kullandığını ispatlayamamıştır. Zira davacı tarafça bu kapsamda  delil olarak sunulan 1992-1998 yıllarına ait 13 adet faturanın dava dışı ... A.Ş tarafından düzenlendiği, bu faturalarda \"...\" ibareli marka yer alsa da  anılan şirketin davacı ile bağlantısı dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi bir an için anılan Şirketin davacının izni ile \"...\" markasını kullandığı kabul edilse dahi, dava konusu başvurunun 08.05.2019 tarihi olduğu gözetiliğinde 1992-1998 yıllarına ait 13 adet fturanın davacının 105263 sayılı markasını ciddi biçimde kullandığını ispata elverişli olmadığı, 1998 tarihinden sonraki tarihlere ilişkin \"...\" ibaresinin yer aldığı  fatıraların ise feri müdahiller Şirketler tarafından düzenlenen faturalar olduğu, burada da bir an için  davacının  kurucu ve yöneticisi olduğu feri müdahiller Şirketlerin, davacının 105263 sayılı \"...\" ibareli markasını kullandığı düşünülebilirse de,  feri müdahiller Şirketler adına, en eskisi 1999 yılında başvurusu yapılan \"... \"ibareli tescilli markaların bulunması, faturalarda yer alan \"...\" markasının da bu tescilli markalarla uyumlu olması karşısında feri müdahil Şirketler tarafından düzenlenen faturalardaki kullanımın da davacının 105263 sayılı markasının kullanımı olduğunun kabul edilemeyeceği, yine delil olarak sunulan gümrük beyannamelerinin, ürün kataloglarının vs tanıtım evraklarının da feri müdahiller adına tescilli bulunan \"...\" ibareli markalara ilişkin olduğu anlaşıldığından, davacının 105263 sayılı markasının, uzun süreli filli kullanım şartını sağlamadığı kanaatine varılmış, anılan markanın davacı lehine müktesep hak oluşturmayacağı kabul edilmiştir. Her ne kadar ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda 105263 sayılı markanın  29. sınıfta \"hayvansal kaynaklı sütler, bitkisel kaynaklı sütler, süt ürünleri (tereyağı dahil)\" malları yönünden kullanıldığı sonucuna ulaşılmışsa da yukarıda deyatlı şekilde açıklandığı üzere davacı tarafça bu hususta sunulan deliller markanın ciddi kullanımı ispatlar nitelikte görülmediğinden, bilirkişi raporundaki aksi yöndeki tespitler yerinde görülmemiştir.<br>Sonuç olarak, yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile  105263, 2017/67051, 2019/40380, 2019/46216 sayılı ve ...\" ibareli redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden iltibas bulunduğu, davacı yararına müktesep hak koşullarının oluşmadığı, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şkeilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK 'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalılar vekillerinin  istinaf başvurularının kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ve feri müdahiller vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ile ... ...San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/06/2021 gün ve 2020/304 Esas - 2021/217 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın REDDİNE,<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40-TL’nin düşümü ile kalan 373,2‬0 TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, <br>\t5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT  uyarınca belirlenen 25.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,  <br>\t7-Davalı Kurum tarafından istinaf aşamasında yapılan 120,00-TL posta ve tebligat gideri, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan 282,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine, <br>\t8-Davalı Şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 80,00-TL posta ve tebligat gideri, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan 242,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Şirkete verilmesine, <br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),<br>\t10-Davacıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30-TL’nin düşümü ile kalan 368,30-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t11-Feri müdahillerden ayrı ayrı alınması gereken maktu istinaf karar ve ilam harcı,  peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t12-Davalı Kurum ve davalı Şirket tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı  yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı kuruma ve davalı şirkete iadesine, \t<br>\t13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2024           <br><br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d6c3ab5bb5ab1a9","SID":"08558e1572875b7b"}}