{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/395 - 2024/573<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/395 <br>KARAR NO  : 2024/573<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                        K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/445 Esas  <br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Tedbire İtiraz<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/01/2024 tarih ve 2023/445 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi karşı taraf vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı  vekili, 2023-M-8969 sayılı YİDK kararının iptali ve müvekkilinin 2021/166273 sayılı ve \"...\" ibareli markasının hükümsüzlüğü talebiyle açılan davada dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği, bu nedenle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunması, markanın mahkemenin bilgisi haricinde devredilmesi ihtimalinde doğacak olumsuz sonuçların önlenmesi gereği de gözetilerek mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu, ayrıca salt markanın 3. kişilere devrinin engellenmesine yönelik tedbir işlemi uygulandığı, davalı şirkete ait markanın kullanılması veya devir hariç başkaca hukuki işlemlere konu olmasının önünde yasal bir engel bulunmadığı, bu hale göre tarafların durumuna ve tesis edilen ihtiyati tedbir işleminin davalı şirketi telafisi güç zararlara maruz bırakmayacağı, teminat alınmaksızın tedbir işlemi tesisinde de hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, bu nedenle kimsenin tekeline bırakılamayacağını, \"...\" ibareli markaların hemen hemen tüm sınıflarda tescil edildiğini,  davacının markasını tüm sınıflarda etkin bir şekilde kullanmadığını, markaların tescilli olduğu sınıfların tüketici kesiminin bilinç seviyesinin de düşük olmadığını, davacı markasının tanınmış da olmadığını, teminatsız bir şekilde verilen ihtiyati tedbir kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin ara kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbire İtiraz istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, marka başvurusunun devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararının amacının, dava konusu marka başvurusunun dava sırasında devrinin yaratacağı olumsuz sonuçlarının giderilmesi olduğu, bu itibarla mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, uyuşmazlığın niteliğine göre teminat alınmamasında da bir yanlışlık bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı karşı taraf tarafından istinaf başvurusu sırasında yatırıldığı anlaşıldığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf aşamasında karşı taraf tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t5-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,   <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 07/04/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br>                     Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6cfa01d73bd4a03","SID":"410ca4c94380a2ff"}}