{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/407 Esas<br>KARAR NO: 2024/464<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 13/10/2020<br>NUMARASI: 2016/938 E. - 2020/579 K.<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket aleyhine davalı banka tarafından ... TAŞ.- Demirciler Sitesi Şubesi'ne Ait Keşidecisi .... Tic. A.Ş. olan, ... Çek Numaralı, 25.02.2015 Keşide Tarihli 48.750,00-TL bedelli  çeke dayalı olarak, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını,  takibe ilişkin yasal süresi içerisinde çek üzerindeki imzanın müvekkil firma yetkilisi ...  ait olmamasından ötürü İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/333 Esas sayılı dosyasıyla İmza İtirazı davası açıldığını ve tedbir talep edildiğini, tedbir talebinin reddi üzerine haciz işlemlerine devam edildiğini ve müvekkilinin banka hesapları ile araçları üzerine haciz konulduğunu, bu sebeple müvekkilinin çek üzerinde imza firma yetkilisine ait  olmamasına rağmen banka hesapları üzerine konan hacizlerin kaldırılması için davalı bankaya 33.000,00-TL ödeme yaptığını, ödeme yapıldıktan sonra icra dosyasına tahsil harcı olarak toplam 2.124,13-TL yatırılarak müvekkilinin banka hesapları ve araçlarının üzerindeki hacizlerin kaldırıldığını ve tüm bu nedenlerle müvekkil tarafından cebri icra tehdidi sebebiyle davalıya ödenmiş olan toplam 35.124,13 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan geri alınarak müvekkile geri verilmesine, davalının haksız icra takibi sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davaya konusu çekin müvekkil bankaya müşteri kredi borçlusu  .... Tic Ltd Şti. tarafından ciro ile verilmiş olup kredi borcundan mahsup edilmek üzere alındığını, müvekkilinin çekin iyi niyetli hamili olduğunu, çek bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo takibi yapıldığını, çekin müşteri .... Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkil bankaya cirolanarak teslim edildiğini, müvekkil bankanın kendi müşterisi dışındaki diğer ciroların imza sıhhatini bilme ve araştırma olanağı bulunmadığı gibi böyle bir yükümlülüğü de söz konusu olmadığını, davacının çek üzerindeki imzanın sahteliğinin iddiası gerçeğin hilafı olup kötü niyetlidir ve işbu takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, davaya konu çeki bu şartlarde  elinde bulunduran ve tacir olan davacı şirketin imza inkarının ticari hayatın olağan akışına ters bir durum olup, kabulü mümkün olmadığını ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, terditli olarak takip konusu davacı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olmasından dolayı %20’dan aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkûm edilmesine, keşideci ...Tic. Ltd. Şti.’nin davaya müdahil olarak katılmasını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıdan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın REDDİNE, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince çek üzerindeki müvekkil şirket kaşesi üzerindeki imzanın müvekkile ait olup olmadığına ilişkin rapor talep edildiğini ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 09/07/2020 tarih ve 2020/28179 sayılı raporu ile çek üzerinde müvekkil şirket kaşesi üzerinde yer alan imzanın şirket yetkilisi ... ait olmadığının tespit olunduğunu, ancak ilk derece mahkemesi çek üzerindeki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığının tespit olunmasına rağmen 13.10.2020 tarihli duruşmada davanın reddine karar verildiğini, kararın gerekçesinde ise davalı bankanın TTK md. 792 uyarınca çeki iyiniyetli olarak iktisap etmiş olduğunun belirtildiğini, bu hale göre açıklamalar ve sunulan emsal kararlar doğrultusunda; mutlak def'i niteliğindeki imza inkarı sebebiyle yapılan imza incelemesi neticesinde müvekkil şirket kaşesi üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının Adli Tıp Raporu ile tespit edilmiş olmasından dolayı, ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerekirken usul, yasa ve yüksek mahkeme içtihatlarına aykırı olarak ve hatalı değerlendirme ile davanın reddi yönünde verdiği kararın istinafen incelenerek kaldırılması ve davanın kabulü ile müvekkil tarafından cebri icra tehdidi altında davalıya ödenen meblağın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu 1 adet çekin müvekkil Bankaya müşteri kredi borçlusu ... Tic. Ltd. Şti. Tarafından ciro ile verilmiş olduğunu ve kredi borcundan mahsup edilmek üzere iktisap edildiğini, müvekkil bankanın çekin iyi niyetli hamili olduğunu, müvekkil bankanın kendi müşterisi dışındaki diğer ciroların imza sıhhatini bilme ve araştırma olanağı bulunmadığı gibi böyle bir yükümlülüğünün de söz konusu olamayacağını, nitekim ilk derece mahkemesi tarafından müvekkil Bankanın dava konusu çeki ihbar olunan ... Limited Şirketi'nden kredi borcunun mahsubu için aldığını, çekte ciro silsilesinin düzgün olduğunu, davacı tarafından müvekkil bankanın dava konusu çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu olduğu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesinin uygun olduğunu, yerel mahkemenin müvekkil banka tarafından dava konusu çekin iyi niyetle iktisap edildiğini, davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava  İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra tehdidi altında haksız ödenen bedelin istirdadı  istemine ilişkindir. Davacı vekili. davalının , İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... dosyasında takibe dayanak yaptığı çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını, haciz konulması nedeniyle toplam 35.124,13 TL ödeme yapmak durumunda kalındığını beyanla eldeki davayı açmıştır.  Davalı vekili  ise, çekin davalı bankaya müşterisi olan  kredi borçlusu ... Tic Ltd Şti. tarafından ciro ile verilmiş olduğunu, müvekkilinin çekin iyi niyetli hamili olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgililerine karşı öne sürülebilen mutlak def'ilere dayanmaktadır. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı banka tarafından davacı aleyhine , ... TAŞ.- Demirciler Sitesi Şubesi'ne ait , keşideci ..Tic. A.Ş. Olan, lehtarı davacı ...k olan ... Çek Numaralı, 25.02.2015 Keşide Tarihli 48.750,00-TL bedelli  çeke dayalı olarak takip yapıldığı, çekteki 1. Cironun davacı şirket olduğu 2. Cironun ... Tic Ltd Şti olduğu  davalının çeki ciro yolu ile 2. Cirantadan aldığı bankaya ibrazında karşılıksız kaldığı, ciro silsilesinde şeklen kopukluk olmadığı görülmektedir. Adli Tıp Kurumunun 'dan alınan raporda ; ''İnceleme konusu çekte 1. ciro \"...\" kaşe izi üzerine atılı basit tersimli imza ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olmadığı'' kanaati bildirilmiştir. Mahkemece \"çekteki davacı tarafa atfen atılan imzanın davacı şirket yetkilisine ait çıkmadığı, davalı şirketin dava konusu çeki ihbar olunan ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden kredi borcundan mahsup edilmek üzere aldığı, çekte ciro silsilesinin düzgün olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 792'nci maddesi göz önünde bulundurulduğunda davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu ispat olunamadığı\"  gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.  Dosya kapsamına göre ; dava konusu çek nedeniyle takip yapıldığı,  çekin lehtarına ait ilk cirodaki imzanın  davacı şirketin tek yetkilisi olan  ...  eli ürün olmadığının tespit edildiği bu durumda  çekin lehtar tarafından ciro  edilmemiş olması nedeniyle ciro zincirinde kopukluk olduğu davacı yönünden sahte çek olduğu, davacı tarafından itirazi kayıtla dosya borcunun ödendiği eldeki istirdat davasının hak düşürücü süre içinde açıldığı, sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen defilerden olup çek hamillerinin iyiniyetli olup olmamaları hukuki sonucu değiştirmeyeceği, TTK 792. Maddesi çekin geçerli şekilde düzenlenip ciro edilmiş olması durumunda zayi olan çek hakkında meşru hamiller yönünden  dikkate alınması gereken bir hüküm olduğu sahtelik durumunda  uygulama yeri olmadığı  tüm bu nedenlerle, davacıdan  icra takibi nedeniyle haksız olarak tahsil edilen bedelin istirdadı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçeyle  reddi kararı yerinde değildir. Ancak davalı bankanın   çeki ciro yoluyla aldığı,  yüz yüzelik ilkesinin  söz konusu olmadığı, lehtar cirosunun sahte olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle çeki takibe koymakta kötü niyetli veya ağır kusurlu kabul edilemeyeceği, davalı aleyhine tazminata  hükmedilmeyeceği  anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında, davanın istirdat talebi yönünden kabulüne, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,3-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2020 tarih, 2016/938 E., 2020/579 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davanın istirdat talebi yönünden kabulüne, 35.124,13 TL nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,-Kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.399,33 TL karar harcından peşin alınan 599,84 TL'nin mahsubu ile 1.799,49‬ TL davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 29,20 TL başvurma harcı, 599,84 peşin harç, 8,9‬0 TL vekalet harcı, 310,00 TL adli tıp kurumu ücreti, 157,25 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.105,19 TL'nin, yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/a-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 109,5‬0 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 271,6‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/a-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5832bee7d9490fc5","SID":"5cbb04076f4183c6"}}