{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/295 <br>KARAR NO\t: 2024/551<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/10/2020<br>NUMARASI\t: 2017/243 E. -2020/591 K.<br>DAVA  : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİH : 14/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından davalı ...  A.Ş tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla toplamda 38.528,01 USD (Talep tarihi 24/03/2009 tarihi itibariyle 64.418,83 TL alacak için icra takibi yapıldığını, takip talebinde borcun sebebi olarak 20/02/2008 vadeli 20.836,40 USD bedelli bono, 20/02/2009 vade tarihli 14.081,93 USD lik bono ve 13/03/2009 vade tarihli 15. 595.12 USD bedelli bono gösterildiğini, davacı müvekkili iş bu takibe konu bonolarda müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak gösterildiğini, ancak davacı müvekkilin iş bu bonolardaki imza kendisine ait olmadığını, bu nedenle iş bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, is şu davaya konu bonoların asıllarının icra dairesinde olduğunu, imza incelemesi yapıldığında imzaların davacı müvekkiline ait olmadığının ortaya çıkacağını, bu nedenle davacı müvekkili hakkında başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı (Yeni Numarası ... E.) icra takip dosyasından başlatılan takibin iptaline karar verilmesini,  mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davayı açarken yatırılması gereken harcı yatırmamış olduğunu, tensip zaptındaki hesaplanan 587,78 TL eksik haca da 17/04/2017 tarihinde tebliğ aldığı halde 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırmadığını,  HMK 114. Maddesinin g bendi gereği dava şartı eksikliğinin mevcut olduğunu, ve YHGK kararları gereğince de makul olarak belirlenen kesin sürede eksik harcın tamamlanmadığını, iş bu nedenlerle incelemeye geçilmeden açılan davanın dava şartı eksikliğinden reddini talep ettiklerini,  Müvekkili şirketin ... A.Ş'den davacı borçludan olan hak ve alacaklarını alacağın devri sözleşmesi ile temlik aldığını, ... A.Ş ile ...San. Ltd. Şti arasında leasing sözleşmesi imzalandığını sözleşme gereğince de davaya konu bonolar şirket ve kefillerden alındığını, borçlu şirket ve kefillerin temerrütü nedeniyle borç muaccel hale geldiğini, 2009 yılında İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı borçlu için de ilgili takip kesinleştiği ve hakkında hacizler yapıldığı halde 8 yıl boyunca imzaya itirazı ileri sürmediğini, herhangi bir dava açmadığını, takipten 8 yıl sonra hacizleri engellemek amacıyla imzaya itirazda bulunan davacının kötüniyetli olduğunu,  davacının kötüniyetli imzaya itirazın reddi gerekmekte olduğunu leasing sözleşmesi yapıldığında kendisi şirket ortağı ve imza yetkili olarak bulunduğunu, sözleşmeye ve bonolara da kefilliği bulunduğunu, itirazlarının tamamen yersiz olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiği, aksi takdirde esastan reddi ile davacının %20 den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana yüklenmesine karar  verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...İnceleme konusu  İstanbul .... İcra Dairesi' nin (eski esas: ...) ... E. Sayılı takip dosyasına konu 20/02/2009 ödeme tarihli 20.836,40 USD bedelli  senet üzerinde müşterek borçlu ve müteselsil kefiller bölümündeki ... adına atılmış imza ile davacının ıslak imza örnekleri ve imza tarihine yakın tarihli kıyasa elverişli  imzalar incelenmiş; imzaların başlangıç hareketleri, ara gramaları, bitiş hareketleri, genel kabul gören karakteristik tanı unsurları olan işlerlik derecesi- alışkanlıklar- tersim biçimi- istif- eğim- doğrultu- seyir- hız ve baskı derecesi bakımından grafolojik benzerlik bulunmadığı, farklılıklar bulunduğu bu nedenle davacının dava konusu yaptığı senette imzasının eli ürünü olmadığına kanaat getirilmiş bunun sonucu olarak iddiasını ispatladığı anlaşılmıştır. Dava konusu yapılan İstanbul .... İcra Dairesi' nin (eski esas: ...) ... E. Sayılı takip dosyasına konu bu bono ile ilgili sorumlu tutulamayacağı ve davacının menfi tespit iddiasını ispatladığı anlaşılmıştır. Davacı iş bu senet yönünden davasında haklı bulunmuştur.  Saptanan ve hukuksal durum karşısında; kanunen- taktiren ve vicdanen aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Hüküm duruşması esansında her ne kadar ''... 1-Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile;İstanbul .... İcra Dairesinin... Esas (... Eski esas) sayılı takip dosyasında davacının 20/02/2009 tarihli 14.081,93 Dolar bedelli senet nedeniyle menfi tespit davasının reddine,  dava konusu yapılan ve takibe esas alınan diğer 20/02/2008 tarihli 20.836,40 Dolar bedelli senet ve 13/03/2009 tarihli 15.595,12 Dolar bedelli senetlere dair davacının menfi tespit isteminin kabulüne, davacı tarafın bu senetler nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, ...'' şeklinde hüküm tefhim edilmişse de dava konusu takip dosyası kapsamında çekişme konusu senetler incelendiğinde 6100 Sayılı HMK m. 304 uyarınca maddi rakam açık hatası varlığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda 20/02/2009 tarihli 20.836,40 Dolar bedelli senet tarihinin sehven yıl bölümünün 2008 olarak yazılmış olduğu ancak tarihin yıl itibarı ile 2009 olduğu takip dosyası, senet ve davacı talebi ile davalı savunması incelendiğinde anlaşılmış, ayrıca taraflar arasında bu konuda çekişme bulunmadığı görülmüş, hüküm '' ...*takibe esas alınan diğer 20/02/2008 tarihli 20.836,40 Dolar bedelli senet ... '' yerine ''...* takibe esas alınan diğer 20/02/2009 tarihli 20.836,40 Dolar bedelli senet   ...''  olarak bu kısım yönünden tashihine\" karar verilmiştir.  Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -bilirkişi raporunun hiçbir ayrıntı içermeyen, imza incelemesinde kullanılan tekniklerin resmedilmediği haliyle denetimden uzak bir rapor olduğunu,  Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, kök bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğinden usul eksikliğinin giderilmesi gerektiğini, -dosyayı heyet şeklinde oluşturulacak kurula tevdi edilmesi gerektiğini, dosyanın yeniden heyet şeklinde oluşturulacak kurula gönderilmesi yönünde karar ihdas edilerek dosyanın mahkemesine  iadesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Dava şartı eksikliği nedeni ile davanın reddi gerekirken kabul yönünde hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu, Davacının davayı açarken yatırılması gereken harcı yatırmadığını, tensip zaptında hesaplan 587,78 TL eksik harcı da 17.04.2017 tarihinde tebliğ aldığı halde 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırmadığını,  HMK. 114. Maddesinin g bendi gereği dava şartı eksikliği mevcut olduğunu ve YHGK kararları gereğince de makul olarak belirlenen kesin sürede eksik harç tamamlanmadığını, -... A.Ş. ile .... Ltd. Şti. arasında leasing sözleşmesi imzalanmış olup sözleşme gereğince de davaya konu bonoların şirket ve kefillerden alındığını, icra takibi kesinleştiği ve hakkında hacizler yapıldığı halde 8 yıl boyunca imzaya itirazı ileri sürmediğini,  takipten 8 yıl sonra hacizleri engellemek amacıyla imzaya itirazında bulunan davacının kötü niyetli olduğunu, davacının leasing sözleşmesi yapıldığında  şirket ortağı ve imza yetkilisi olarak bulunduğunu, -temlik eden ... A.Ş.ne verilen senetler üzerinde imza incelemesi yapma gibi bir imkânı bulunmadığı gibi  imzaların keşideciye ait olup olmadığını bilebilecek durumda da olmadığını, Yargıtayın da müstekar hale gelmiş kararlarında da yer aldığı üzere müvekkilince durumun bilinmesinin mümkün olmamasından dolayı aleyhlerine tazminata, yargılama gideri ve ücret-i vekâlete hükmedilmesinin de mümkün olmadığını, ağır kusurlu ve kötü niyetli olmadığını kararının kaldırılarak öncelikle davanın  reddine karar verilmesini, aksi kanaatte ise de müvekkili şirketin hiç bir kusurunun bulunmadığı dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına kararı verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava,  ... A.Ş ile dava dışı .... Ltd. Sti. arasında yapılan leasing sözleşmesi ve sözleşme gereği verilen senetlerden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerinde alacaklı ... A.Ş. Tarafından İstanbul .... Icra Müdürlügü'nün ... E. sayılı dosyasından  şüpheli/borçlu ... aleyhine 20/02/2008 vadeli 20.836,40 USD bedelli bonoya,  20/02/2009 vade tarihli 14.081,93 USD bedelli ve   13/03/2009 vade tarihli 15.595,12 USD bedelli bonolara dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (eski ... E.) Sayılı icra dosyasına bonolarda davacının imza inkarı karşısında, Bilirkişi Adli Tıp Öğretim Üyesi Prof. Dr. ... 23/12/2019 tarihli kök bilirkişi raporu ve 19/06/2020 tarihli ek bilirkişi raporu  alındığı ve takip dosyasına konu 13/03/2009 ödeme tarihli 15.595,12 USD bedelli bir adet senet üzerinde müşterek borçlu ve müteselsil kefiller bölümündeki ... adına atılmış imza bulunmadığından karşılaştırma yapılmadığı,  20/02/2009 tarihli 14.081,93 USD bedelli senet üzerinde müşterek borçlu ve müteselsil kefiller bölümündeki ...adına atılmış imzanın eli ürünü olduğu,  20/02/2009 ödeme tarihli 20.836,40 USD bedelli  senet üzerinde müşterek borçlu ve müteselsil kefiller bölümündeki ... adına atılmış imzanın eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.Davacı istinaf istemi yönünden yapılan incelemede; Her ne kadar davacı taraf  incelemenin basit olarak yapıldığını iddiasında ise de, raporda bütün inceleme tekniklerinin ayrıntılı açıklandığı, yeterli inceleme tekniklerinin kullanıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay kararlarına göre, sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceği, burada ispat yükünün senetteki imzanın  davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa  ait olacağı, somut olayda  mahkemece alınan raporda incelemesi yapılan  mukayese belge ve imza örneklerinin senet keşide tarihine yakın tarihlere ait oldukları, bu sebeple bilirkişi raporlarının teknik yeterliliğe haiz ve dosya kapsamına uygun oldukları, senet asıllarının dosyada bulunduğu, incelemeye konu mukayese belgelerinden fotokopi belgeler ile birlikte asıl evrakların ve dekont asıllarının da incelemede olduğu anlaşılmıştır. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca Adli Tıp Kurumu imza incelemesi yönünden son merci olmadığından, mahkemece Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması zorunlu değildir. Adli Tıp Grafoloji Uzmanı tarafından verilen raporda şüpheye yer vermeyecek şekilde imzanın davacıya ait olup olmadığının açıkça belirtildiği gibi, bilirkişinin uzmanlık alanı imza incelemesi yapması için yeterli olduğundan, dosya kapsamı da raporu desteklediğinden davacı vekilinin istinaf sebebinin reddine karar verilmiştir. Alınan grafoloji bilirkişi raporunda,  incelemenin, lup, Optik Aletler (Büyüteç, Stereo Mikroskop) ile donanımlı laboratuvarında yapıldığının açıkça belirtildiği tespit edildiğinden incelemenin teknik olarak yeterli olduğu anlaşılmıştır.Davalı istinaf istemi yönünden yapılan incelemede;Senette sahtecilik iddiası mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceğinden son hamilin iyiniyetli olup olmaması aranmayacaktır. Bu bakımdan kısmen kabulüne karar verilen davada, davalıların yargılama giderlerine mahkum edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, davalının iyi niyetli olduğuna yönelik savunmasının bu nedenle yerinde olmadığı,  Davanın kabulüne karar verilmiş olmasına göre, davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının bu yöndeki istinaf isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince davalı ve davacı vekilinin istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\t<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2020 tarih ve 2017/243 E., 2020/591 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince  ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.368,72-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.342,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.026,72-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı ve davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/03/2024<br><br>\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"48602b259365245a","SID":"f063dd9b9ce37e5f"}}