{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/318 - 2024/555<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ          <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t        <br>ESAS NO\t: 2023/318 <br>KARAR NO\t: 2024/555<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  20.06.2022<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2021/530 E., 2022/506 K.<br><br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br>\t<br>Dosyanın Dairemize, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından dava konusu uyuşmazlığın \"kayıt kabul şeklinde verilen hükme ilişkin\" olduğu gerekçesiyle gönderildiği (aslında hükmün kaleme alınış biçimi ne uyuşmazlıkla ne de iş bölümü ile ilgilidir),<br>Dairemizin 14.12.2022 tarihli kararında yasal ve bilimsel gerekçeleri ayrıntıları ile gösterilerek uyuşmazlığın \"davadan sonra davalı hakkında verilen iflas kararının davayı iflas sıra cetveline itiraz davasına dönüştürmeyeceği\" düşüncesiyle dosyayı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu'na gönderildiği,<br>Başkanlar Kurulunun 2023/30 sayılı kararı ile <br>- Davacı ile davalı arasında süreklilik arz eden ticari ilişki olduğu [bu ilişki satım sözleşmesine dayalıdır] ve davacının davalı şirkete fatura kestiği ancak davalının fatura bedellerini tamamen ödemediği iddiasına dayalı olarak,<br>- Davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması  [istem itirazın kaldırılmasına değil iptaline ilişkindir] talebiyle açılan davada,<br>-  Uyumazlığın tacirler arası ticari alım-satım sözleşmesinden değil davacı şirket iflas ettiğinden ve iflas idaresi tarafından yönetildiğinden  [ilişki satım sözleşmesine dayalıdır; salt davalının iflası davayı dönüştürmez ve iflas idaresi yönetimi davanın nitelenmesinde esas alınamaz, öte yandan iflas idaresi uyuşmazlığı yöneten konumunda da değildir], <br>- \"Kayıt-kabul talebinden kaynaklandığı\"  [uyuşmazlık bir talepten kaynaklanmaz; İcra ve İflas Kanunu'nda böyle bir talep ya da dava adı yoktur],<br>- Dolayısıyla bu dosyanın istinaf incelemesinin 23. Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle dosyayı Dairemize gönderdiği anlaşılmıştır.<br>\tDairemiz bu karara rağmen uyuşmazlığın alacak isteminden kaynaklandığı, iflas sıra cetveline itiraz niteliğinde olmadığı kanısındadır. Açıklanan durumun göreve ilişkin kamu düzeni kuralları (HMK m.1) ile kanuni hakim, mahkemeye erişim ve adil yargılanma haklarına (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.36) aykırılık teşkil ettiği düşünülmektedir.<br>Zira uyuşmazlık satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, Dairemiz bu konuda uzman görevli daire değildir. Tarafların Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuru hakkının bulunduğu tartışmasızdır. <br>Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu kararları, bunlar aleyhine gidilecek bir yasa yolu bulunmadığından kesin nitelikte sayılmakta ve dosyanın gönderildiği Daireyi bağlamaktadır.<br>Bu çekince altında yapılan yargılama üzerine:<br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi  uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında süregelen satım ilişkisi bulunduğunu, satılıp teslim edilen malların bedelinin bir kısmının tahsil edilememesi üzerine icra takibine girişildiğini ileri sürerek itiraza uğrayan 64.558,46 TL asıl alacak ile takipten sonra ödenen 176.463,52 TL'nin icra vekalet ücreti, icra harç ve giderleri bakımından itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkili hakkında iflasın ertelenmesi tedbirlerinin uygulandığını ve takip yapılamayacağını, davacıya olan borçlarının 950,07 TL’den ibaret olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur. <br>Yargılama aşamasında davalının iflasına karar verilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince takipten sonra borcun ödendiği ve dava açmakta hukuki yarar kalmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir (11/06/2018 gün ve 2016/1130 E, 2018/529 K.). <br>İstinaf incelemesi üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 01/07/2021 gün ve 2018/2590 E., 2021/1220 K sayılı kararında İcra ve İflas Kanunu'nun 194’üncü maddesinden söz edilerek ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar davanın durdurulması, bundan sonra iflas idaresinin “davaya dahil ettirilmesi” suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararı kaldırmış ve mahkemesine göndermiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama üzerine “…taraflar arasında mal satımına dair ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalı şirketin iflas etmesi nedeniyle kayıt kabule dönüşen eldeki davada HMK'nun 222. madde kapsamı gereğince delil niteliğine haiz davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirketin vermiş olduğu mallara karşılık düzenlediği faturalar nedeniyle benimsenen ve hükme esas alınan bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 19/04/2022 tarihli ek rapora16/10/2020 iflas tarihi itibariyle 63.834,55-TL asıl alacak, 9.098,49-TL vekalet ücreti, 29,20-TL başvurma harcı, 13,30-TL masraf, 26.600,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 99.576,18-TL alacağının olduğu, ancak dava dilekçesinde dava değerinin ve talebin 64.558,46-TL ile sınırlı olduğu, taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine…” varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 64.558,46 TL alacağının iflas masasına “kayıt ve kabulüne” karar verilmiştir. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde:<br>- Bölge Adliye Mahkemesi incelemesinin esas hakkında yapılmadığını, <br>- Bu bakımdan önceki red kararının tam aksine olacak şekilde kabul kararı verilmesinin yasaya uygun olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE\t:<br>\tHukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>Belirtmek gerekir ki, iflas Türk hukukunda İcra ve İflas Kanunu ile düzenlenmiş özel nitelikli bir statüdür. İflas tasfiyesi de anılan Yasa'nın gösterdiği kurallara göre yapılır. Bu tasfiye biçimi Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen tasfiyeden farklı hüküm ve sonuçlara sahiptir.  İflas etmiş gerçek ya da tüzel kişilere \"müflis\" denir. Birçok yasal düzenlemede \"müflis\" için getirilen çeşitli kısıtlamalar bulunmaktadır. İlk derece Mahkemesi kararında yazıldığı şekilde \"İflas nedeniyle tasfiye halinde\" ibaresi yasaya uygun olmadığından bu hususun da vurgulanması gerekmiştir. Karar başlığı da bu şekilde değiştirilmiştir. <br><br>HÜKÜM \t\t\t:\t<br>\t1-HMK m.353/1-b.1 gereğince Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2021/530 E., 2022/506 K sayılı dava dosyasında verdiği 20.06.2022 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 80,70 TL'nin düşümü ile kalan 346,90 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına<br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına<br>\t4-Kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine<br>\t5-HMK m.359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m.302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına<br>\t03.04.2024 günü dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m.362/1-a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan  (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (GK Yazım Tarihi: 03.04.2024)          <br>       <br>          \tBaşkan                     Üye               Üye                 Katip <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8218fd160dbd838e","SID":"89f2a55bba5d6899"}}