{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/224 <br>KARAR NO: 2024/269<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/822 <br>KARAR NO: 2020/570<br>KARAR TARİHİ: 30/09/2020<br>DAVA: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 28/02/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında internet sitesi danışmanlık anlaşması imzalandığını, anlaşma çerçevesince davacı tarafından tüm edimlerin yerine getirildiğini ancak hizmet bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının itirazı neticesinde durduğunu, iş ilişkisini sözleşme ile sabit olduğunu, düzenlenen faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğini, hizmetin tam ve eksiksiz olduğu sözleşme hükümleri ve taraflar arasındaki yazışmalarla sabit olduğunu, davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin ilk dönemlerinde davacı tarafından edimlerin tam olarak yerine getirildiğini, ödemelerin müvekkil tarafından yapıldığını ancak daha sonra davacının edimlerini eksik olarak yerine getirdiğini, sözleşmenin tam olarak yerine getirildiğinin ispatının davacının yükümlülüğünde olduğunu, kesilen faturada \"Yazılım Destek Bedeli\" ne ilişkin olduğunun görüldüğünü ancak sözleşme kapsamında böyle bir desteğin verilmediğini, davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... eldeki uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davalı tarafın cevap dilekçesinde davacının üzerine düşen edimleri sözleşmeye uygun olarak yerine getirilemediği belirtilmiş ancak hangi edimlerin eksik kaldığı somutlaştırılmamış olup ... nolu 2.124,00 TL bedelli faturanın Yazılım Destek Bedeline ilişkin olduğu sözleşme kapsamında yazılım desteğinin kararlaştırılmadığı için faturadan dolayı borçlu olmadıklarını ifade etmiştir.Bu aşamada hizmetin sözleşmedeki koşullara uygun verilmediğinin, mantık kuralları içerisinde ve belirtilen ilkeler çerçevesinde ispat şekli, davalıya ait olup, gördüğü eksiklikler hakkında, eksiklikleri ayıp ihbarı şeklinde davacıya bildirim yapması gerekmektedir. Davalı, hizmetin ayıplı yapıldığına dair, ayıp ihbarı, bir tutanak, şikayet dilekçesi ibraz edememiş, bu konuda davacıyı usulüne uygun bir şekilde (6102 sayılı TTK.'nin 18. madde) uyardığını ispat edememiş, fatura kendisine tebliğ edildikten sonra hizmetin tam ve eksiksiz yapılmadığını belirtmiştir. Bu durumda, davalının hizmetin tam ve eksiksiz verilmediğine yönelik savunmasının dinlenme olanağı yoktur.Dosyaya sunulan usul ve yasaya uygun denetime elverişli bilirkişi raporunda, tarafların uyuşmazlık konusu döneme ait ticari defter ve kayıtlarının eksiksiz ve usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiği, HMK m.222 uyarınca tarafların ticari defterlerinin kendi lehine delil niteliğini taşıdığının anlaşıldığı, davacının ticari defter kayıtlarında 19.824,00 TL alacağının, davalının ticari defter kayıtlarında 21.523,20 TL borcunun hesaplandığı, sonuç olarak davacının 19.824,00 TL alacağının ispatlandığı ortadadır. Diğer yandan davalı, takip dayanağı fatura bedelini ödediğini savunmadığına göre,davacının sunduğu hizmet sözleşmesi, mail kayıtları, ticari defter ve faturalar gözetildiğinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının fatura bedeli kadar alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalının hizmetin tam ve eksiksiz verilmediğini ispat edemediği gerekçesi ile 19.824,00 TL üzerinden davanın kabulüne\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; 5.900,00 TL bedelli ... senin numaranı faturanın takibe konu edilen faturalar arasında yer almadığı, davalının üzerine düşen tüm yükümlülüğü yerine getirdiği, esas sözleşmelerinde ispat hükmünün davacıda olduğu, farklı tarihlerde fatura düzenlenmesinin hizmetlerin verildiğini kanıtlamadığı ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;  Dava, danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili talepli davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 4 adet toplam 19.824,00 TL fatura alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. 16.08.2018 tarihli ödeme emrinde takibe konu faturalar olarak: -5.900,00 TL'lik A66305 numaralı fatura, -5.900 TL'lik ... numaralı fatura,-5.900,00 TL'lik ... numaralı fatura, -2.124,00 TL'lik ... numaralı fatura olarak belirtilmiştir. İcra dosyası sunulan faturalar ise;  -5.900,00 TL lik ... numaralı, 5.900,00 TL'lik ... numaralı, 2.124,00 TL'lik ... numaralı ve 5.900,00 TL'lik ... numaralı faturadır. Bu haliyle, ödeme emrinde 5.900 TL bedelli ... numaralı faturanın numarasının... olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtilmelidir ki, bu durum istinaf sebebi yapılmış olup, söze konu bu maddi hatanın takiple sıkı sıkıya bağlılık ilkesini ihlal etmediği, takibe konu faturalarının icra dosyasında ödeme emrine ekli olarak sunulduğu anlaşılmıştır.  Taraflar arasında davalı şirketin internet sitesi ile ilgili olarak danışmanlık hizmet sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşme konusunun davalıya ait ''ilgili web site adresi'' contentbigg.com adresi internet sitesinin davacı tarafından yapılacak arama motoru optimizasyonu ile arama motorlarında sıralarda ve doğru metinde yer almasının sağlanmasına yönelik danışmanlık hizmeti verilmesi, eğitim verilmesi, dijital strateji danışmanlığı konusunda tarafların hak ve yükümlülükleri belirlenmesinden oluştuğu anlaşılmaktadır. 05/07/2019 tarihli raporunda bilirkişi özetle; dava dosyası, ibraz edilen taraf ticari defterleri yardımcı kayıt belgelerin incelenmesi neticesinde; davacı tarafın ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfının bulunduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfının bulunduğu, taraflar arasında 01.12.2017 başlangıç tarihli sözleşme yapıldığı, dava dosyasına ibraz edilen belgeler ve ticari defterler belgelere göre davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... dosya numarası takibe geçtiği dava konusu faturalardan dolayı davalıdan 19.824,00-TL alacağı olduğu, davacı alacağına takip tarihi olan 17.08.2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2. maddesi hükmü uyarınca avans faizi oranı üzerinden faiz hesaplanması ve işletilmesi gerektiği; davacının ana para alacağının, takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili gerektiği belirtilmiştir. 20/01/2020 havale tarihli ek raporunda bilirkişi özetle; dava dosyasına ibraz edilen belgeler ve tarafların ticari defterleri belgelerine göre davacının İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün ... dosya numarası takibe geçtiği dava konusu faturalardan dolayı davalıdan 19.824,00 TL alacağı olduğu, davacı alacağına takip tarihi olan 17.08.2018 tarihinden itibaren (3095 sayılı yasanın 2. maddesi hükmü uyarınca) avans faizi oranı üzerinden faiz hesaplanması ve işletilmesi gerektiği; davacının ana para alacağının, takip tarihînden İtibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili gerektiği görüşünde bulunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; \"...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nin 222. (6762 sayılı TTK'nin 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..\" şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyette olup, uyuşmazlıkta dava konusu fatura davalı tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ve süresinde iade edilmediğinden hizmetin verilmediği iddiasını ispatla yükümlü olan tarafın davalı olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu olayda; taraflar arasında 01.12.2017 başlangıç tarihli hizmet sözleşmesinin düzenlendiği, yukarıda açıklandığı üzere takibe konu ve icra dosyasına sunulan faturanın numarasının ödeme emrinde maddi hata sonucu yanlış belirtilmesinin takiple sıkı sıkıya bağlılık ilkesini ihlal etmediği, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve davalının ticari defterlerinde takibe konu faturaların kayıtlı olduğu ve davacının takip tarihi itibariyle davacıya fatura bedellerinin ödemesi gerektiği yönündeki tespit edildiği nazara alındığında, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır. İş bu nedenle aksi yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. İş bu nedenle HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 339,4‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 88,2‬0 TL'nin istinaf eden davalıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5c6d62ceff78b16","SID":"388e3f2dbfa88f9c"}}