{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/624 <br>KARAR NO\t: 2024/680<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/498 E.  -  2023/102 K.<br><br>DAVACI\t: ... \t  <br>VEKİLİ<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/09/2023 tarih ve 2022/498 E. - 2023/102 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDIA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin 2017/99821 başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin 2007/15707 nolu “...” ve 2008/70837 nolu “...+şekil” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın, davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davalıya ait marka ile müvekkiline ait markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların aynı hizmetleri de kapsadığını, orta seviyedeki tüketiciler tarafından taraf markalarının karıştırılması ve başvurunun müvekkilinin seri markası olduğu imajının oluşması ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 14/09/2018 tarih ve 2018-M-7701 sayılı kararının iptaline, davalının marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece dava konusu YİDK kararının davacı tarafa, 19/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, 5000 sayılı Kanun'un 15/C maddesi uyarınca YİDK kararlarına karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde dava açılabileceği, somut uyuşmazlıkta HMK'nın 92/2. maddesi uyarınca bu sürenin 19/11/2018 Pazartesi günü dolduğu, ancak işbu davanın 20/11/2018 Salı günü açıldığı, sürenin hak düşürücü nitelik taşıdığı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/03/2014 gün ve 2014/3072 E - 4547 K sayılı, 01/06/2015 gün ve 2015/2531 E - 7355 K sayılı emsal kararlarından anlaşılacağı üzere, bu hususun dava şartı olduğu gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu “...” ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkili adına tescilli “...” markasıyla aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, davaya konu “...” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesinin 6769 sayılı Kanun’un 7. ve 8. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava,  marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu YİDK kararının davacı şirketin marka vekili ...'a (... Hizm. Ltd. Şti.) 19.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın ise muteriz davacı vekilince 2 aylık hak düşürücü süresi geçirildikten sonra, 20.11.2018 tarihinde açıldığı, davacı vekilinin işin esası ile ilgili olarak ileri sürdüğü istinaf itirazlarının, hak düşürücü süre ile bir ilgisinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 04/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ea65a8f2d57f5f0","SID":"fa75757f51861df8"}}