{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/617 <br>KARAR NO\t: 2024/679<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/30 E.  -  2023/134 K.<br><br>DAVACI\t: ... \t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/11/2023 tarih ve 2023/30 E. - 2023/134 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin “...” tanınmış markasına ve aynı zamanda dünyanın en çok patentine sahip şirketi olduğunu, davalının 2014/98359 sayılı \"...+Şekil\" ibareli başvurusunun da yalnızca “G” ve “E” harflerinden oluştuğunu, müvekkilinin \"...\" markalarından farklı olan hiçbir unsur içermediğini, dava konusu başvurunun kapsadığı mal ve hizmetlerin, müvekkilinin 98/018797 (204890) nolu \"...\" markasının mal ve hizmetleriyle ayniyet teşkil ettiğini, dava konusu markanın, müvekkiline ait 99/005943, 2014/23946, 2008/10276,  2007/10082 nolu \"...\" markaları gibi, müvekkiline ait \"...\" seri markalarının hemen hemen hepsiyle bağlantılı mal ve hizmetler için de tescil edilmek istendiğini, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b ve 8/4 maddesi koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı şirketin 20/09/2017 tarihi itibari ile iflasına karar verildiği, 2. alacaklılar toplantısının 13/03/2023 tarihinde yapıldığı ve tasfiye memurları aracılığıyla temsil olunduğu, davalıya ait marka başvurusunda yer alan 39 ve 40. sınıf mal ve hizmetlerin, davacının 98/018797 (204890), 98/018796 (206391), 2014/23946,  2014/64166, 2007/10082, 2007/08844, 2007/08816 sayılı markalarında aynen yer aldığı, taraf markalarının aynı harflerden oluşması, davalı markasında dizaynın farklı olmasına rağmen, özellikle kendi içindeki renk farkı nedeniyle G ve E harflerinin görsel bakımdan ayrılması ve belirgin şekilde ortaya çıkarılması, dava konusu marka her ne kadar şekilsel olarak dairesel konumda G ve ters E şeklinde oluşturulmuş ise de, tellaffuz olarak söylenişi Latince “G” ve “E” olacağı nazara alındığında, çekişmeli tüm hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin oluştuğu, davacının “...” markasının yüksek tanınmışlığa sahip bir marka olduğu, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin uygulanma koşullarının da oluştuğu, KHK’nın 8/3 maddesinin uygulanma koşullarının ise oluşmadığı, davalının kötüniyetle başvuruda bulunduğu hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 25/10/2016 tarih 2016-M-10406 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2014/98359 sayılı \"... + şekil\" ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama tüketici nezdinde karıştırmaya neden olacak derecede bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalıya ait marka başvurusunda yer alan 39 ve 40. sınıf hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markalarında aynen yer aldığı, ibareler yönünden de taraf markalarının aynı harflerden oluştuğu, davalı markasında dizaynın farklı olmasına rağmen, özellikle kendi içindeki renk farkı nedeniyle G ve E harflerinin görsel bakımdan ayrılması ve belirgin şekilde ortaya çıkarılması nedeniyle dava konusu başvurunun asıl unsurunun \"...\" harflerinden oluştuğunun kabul edilmesinin gerektiği, dava konusu marka her ne kadar şekilsel olarak dairesel konumda G ve ters E şeklinde oluşturulmuş ise de, tellaffuz olarak söylenişinin Latince “G” ve “E” olacağı nazara alındığında bu kabulün zorunlu bulunduğu, dolayısıyla mahkemece çekişmeli tüm hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin oluştuğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı, yine davacının “...” markasının yüksek tanınmışlığa sahip bir marka olduğu ve 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin uygulanma koşullarının da oluştuğu, bu tanınmışlığın iltibas ihtimalinin gerçekleşeceği olgusunu daha da güçlendireceği, davalının kötüniyetle başvuruda bulunduğu hususunun ise ispat edilemediği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 04/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a6102a30ebc7e3c","SID":"43bfc0370b39a778"}}