{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/429 <br>KARAR NO: 2024/273<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2017/950 <br>KARAR NO: 2020/783<br>KARAR TARİHİ: 20/10/2020<br>DAVA: Tapu İptali ve Tescil <br>KARAR TARİHİ: 28/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 28/02/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ...1 sitesinde dava dışı bir kişiye ait evde kiracı olarak oturmaktayken sözleşme tarihi olan 19/10/2010 tarihinden 5-6 ay kadar önce davalılardan ...'a ait ... sitesi ... blok no:... Beylikdüzü/İstanbul adresindeki taşınmaza taşındığını, halen de bu evde oturmaya devam ettiğini, davalılardan ...'ın diğer davalı kooperatifte bir kaç tane hissesi bulunduğunu, bu hisselerden ... Sitesi ... Blok No:... Beylikdüzü/İst adresindeki bu taşınmaz hissesini davacıya satmayı ve davalı kooperatiften tapuyu alarak müvekkiline devir ve tescil etmeyi teklif ettiğini, davacı ile davalı ... ile davacı arasında 19.10.2010 tarihli ... Sitesi ... Blok No:... Beylikdüzü/İstanbul adresindeki kooperatif taşınmaz hissesinin satış ve mülkiyetinin devri konusunda sözleşme imzalandığını, bu sözleşmesinin imzalanmasına müteakip davacının satın aldığı taşınmaza taşındığını, davalının sözleşme dışında haksız olarak 296.000,00-TL ödeme yapılmasını talep ettiğini, davacının davalıya böyle bir borcu olmadığını, davalı kooperatifin diğer davalıya ait kooperatif taşınmaz hissesinin haricen müvekkiline satışı geçerli olduğundan ve davacının da bu satışı kooperatife bildirdiğinden davalı kooperatifinde dairenin tapusunu müvekkiline devir ve tescil etmesi gerekirken tescilden kaçınması ve taşınmaz tapusunu halen üzerinde tutmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davalı ...'ın halen hisse sahibi olduğu, ... Sitesi, Beylikdüzü İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde Bulunan ... Blok No:... adresindeki taşınmazına ve kooperatif hissesine ihtiyatı tedbir konulmasını ve taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı ... Konut Yapı Kooperatifi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu dairenin müvekkil kooperatif uhdesinde olduğunu, herhangi bir kişiye tahsisli olmadığını, bu kapsamda davacının üyelik hakkını devraldığını iddia ettiği kişinin ve doğal olarak davacının dairede herhangi bir hak sahipliği bulunmadığını, ...'ın dairenin kendisine tahsis edildiğine ilişkin olarak bir belge düzenlemiş olmasının da muhtemel olduğunu ancak ...'ın kooperatifte bir dönem yönetim kurulu yedek üyesi olup kooperatif adına tasarruf ehliyetine sahip olmadığını, davalılardan ...'a dava konusu dairenin tahsis edildiğine ilişkin olduğu iddia edilen belgelerin geçerliliğinin olmadığını dolayısıyla bu belgelerin kooperatifi bağlayacağı söz konusu olmadığını, işbu sebeplerle öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, yargılama neticesinde, davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında 19/10/2010 tarihinde harici taşınmaz satış sözleşmesinin adlı bir belge imzalandığının doğru olduğunu ancak bu belge geçerli ve hukuki sonuç doğuran bir belge olmadığını, davacı taraf sözleşme içerisine uyulmadığını, bahse konu sözleşmenin 3.maddesinde satış bedelinden bakiye kalan 85.000,00 TL iki eşit taksit halinde 42.500,00 TL si 20.10.2011 tarihinde kalan 42.500,00 TL'si de 20.11.2012 tarihinde davacı tarafından davalıya nakden ve defaten ödeneceği denilmekte olup, davacı 2016 yılına geldiği halde bakiye ödemeyi yapmayarak sözleşmedeki şartları ihlal ettiği ve sözleşmenin geçersiz hale geldiği, davacının sözleşmeye uymayarak davalıyı maddi açıdan çok ciddi sıkıntı içine soktuğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin şekil şartlarından yoksun olup geçerli bir taşınmaz satış sözleşmesi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Davacı ... ile davalı ... arasında 19.10.2010 tarihinde, Adnan Kahveci Mahallesi ... sitesi ... A blok No: ... Beylikdüzü/ İstanbul adresli( tapudaki 86 nolu bağımsız bölüm) taşınmazın 135.000,00 TL bedelle davalı ... tarafından davacı ...' ye satımı konusunda anlaştıkları; 50.000,00 TL'nin nakden ödendiği, geriye kalan 85.000,00 TL' nin iki eşit taksit halinde 42.500,00 TL'nin 20.10.2011 tarihinde, kalan 42.500,00 TL'sinin 20.11.2012 tarihinde ... tarafından ...' a ödeneceğinin belirtildiği harici taşınmaz satış sözleşmesi yapıldığı görülmüştür. Sözleşmenin varlığı davacı ve davalının kabulündedir. Sözleşme sırasında ve dava tarihi itibariyle taşınmaz davalı kooperatif adına kayıtlıdır. Sözleşme kapsamında, taşınmazın devrinin yapılabilmesi için öncelikle taşınmazın davalı ... tarafından, diğer davalı kooperatiften devralınması gerekmektedir. Yine davacıya devrin de gerçekleşebilmesi için, davacının sözleşme kapsamında satış bedellerini ödemesi gerekmektedir. Yargılamaya konu sözleşmenin her iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğu; bu kapsamda devir borcunun doğabilmesi için, öncelikle satış bedelinin tamamının ödenmesi gerektiği, ancak davacı tarafça satış sözleşmesinde belirtilen tarihlerde bakiye kalan 85.000,00 TL' nin ödenmediği, ödenmediğinin davacının kabulünde olduğu ve yine ödeme tarihlerinde davacının ödemeye hazır olduğunu gösterir, davalı ...' ı temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir yazılı delilinin ya da ihtarın da bulunmadığı görülmüştür. Bu haliyle davacı sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiğini ispat edememiştir. Dava tarihi itibariyle de taşınmazın mülkiyetinin davalı ... üzerinde olmadığı da görülerek, davalının devir borcunun da bu aşamada oluşmadığı anlaşılmıştır. Yine davalı kooperatifin de sözleşmenin tarafı olmaması sebebiyle devir borcu bulunmamaktadır. Davacı tarafça ispat edilemeyen davanın yukarıda açıklanan nedenlerle  reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan yargılama sonucunda harici satış sözleşmesi varlığının davacı ve davanın kabulünde olduğunun tespiti yapıldığı, sözleşmeye istinaden davacı tarafından 50.000,00 TL bedelin davalıya ödendiğini, şekil şartlarına aykırılığın bu aşamada ileri sürülmesinin hukuk düzenince korunmadığını, davalının davacının bakiye bedellerin ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin geçersiz hale geldiğini ileri sürdüğünü, satışın kooperatifin bilgisi dahilinde olduğunu, davacının satışa istinaden malik sıfatıyla ikamet ettiğini belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep edilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davalı kooperatif adına kayıtlı olduğu belirtilen bağımsız bölümün (... Sitesi ... Blok No:... Beylikdüzü/İstanbul) davacı adına tescili istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde ekli 19.10.2010 tarihli ''Harici Taşınmaz Satış Sözleşmesi'' başlıklı belgenin davacı (alıcı) ile davalılardan ... (satıcı) arasında düzenlendiği anlaşılmaktadır. İş bu sözleşmede, mülkiyeti ...'a ait olduğu belirtilen Adnan Kahveci Mahallesi... Sitesi ... Blok No:... Beylikdüzü/İstanbul adresindeki taşınmazın ... tarafından 135.000.00 TL bedelle alıcı'ya satıldığı, satış bedelinden 50.000,00 TL bedelini nakden ve defaten alıcı tarafından satıcıya ödendiği ve satış bedelinden bakiye kalan 85.000,00 TL bedelin 2 eşit taksit halinde 42.500,00 TL si 20.10.2011 tarihinde, kalan 42.500,00 TL bedenin 20.11.2012 tarihinde satıcıya alıcı tarafından ve defaten ödeneceği ve satış bedelleri ödendikten sonra satıcının bu taşınmazdan hiçbir hak talep etmeyeceği, taşınmazın tapusunun satıcı tarafından kooperatiften alınacak satış bedellerinin ödenmesinde mütakiben alıcıya devredileceği ve kooperatif tarafından taşınmazın tapusu alınması ve devri konusunda bir sorun oluşması halinde satıcının satış bedelinin bankalar tarafından uygulanan kredi faiz oranlarında alıcıya ödeyeceği belirtilmiştir. Yargılamanın Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yapıldığı ve 13.03.2017 tarih 2016/393 E. 2017/84 K. sayılı ilamı ile davanın kooperatif hisse satışı nedeniyle tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğu, bu nedenle davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesi ait olduğu belirtilerek mahkemenin görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair karar verilmiştir. Belirtilen görevsizlik kararının tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 02.06.2017 tarihinde kesinleşmiş olup, dosyanın Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/950 E. sırasına kaydı ile yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nin 355. maddesi uyarınca inceleme: Davalı kooperatif vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, dava konusu dairenin kooperatifin uhdesinde olduğu ve herhangi bir kişiye tahsisli olmadığı belirtilerek bu kapsamda davacının üyelik hakkını devraldığını iddia ettiği söz konusu dairede herhangi bir hak sahipliği bulunmadığı ileri sürülmüştür.  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; \"Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.\" hükmü yer almaktadır. HMK 114/1-c maddesi uyarınca \"Mahkemenin görevli olması\" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir...\" düzenlemesi yer almaktadır. Tarafların istinaf sebeplerinin incelenmesinden, taraflar arasındaki esasa ilişkin uyuşmazlığın çözümünden önce, davada HMK'nin 355. maddesi gereğince kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken usule ilişkin aykırılıkların mevcut olup olmadığının tespiti gereklidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda davanın kooperatif hissesinin satışı nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil talebine ilişkin olduğu yönünde tespit yapılmış ise de, bu tespitin dosya kapsamına göre yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Davaya konu uyuşmazlıkta, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalı kooperatif adına kayıtlı uyuşmazlık konusu olan bağımsız bölümün diğer davalı ile yapılan harici taşınmaz satış sözleşmesi ile devralındığı ve davalı ... 'ın taşınmaz hissesini davacıya satmayı ve kooperatiften tapuyu alarak davacıya devir ve tescil etmeyi teklif ettiği belirtilerek işbu bağımsız bölümün davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesi talep edilmiştir. Her ne kadar, davalı kooperatif vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, davacının üyelik hakkının devraldığı iddia edildiği belirtilmiş ise de , sunulan dava dilekçesinde ve dosya içerisinde yer alan beyan dilekçelerinde davacının, kooperatif üyeliğinin devrine ilişkin herhangi bir talebin ve iddiasının bulunmadığı, tapu iptal ve tescil talebinin davalı ... ile davacı arasında düzenlenen 19.10.2010 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesine dayandığı anlaşılmakla, konu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılan mahkemenin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK'nin 114/1.c ve 115 maddeleri uyarınca davanın usulden reddi yerine yazılı olduğu biçimde işin esası hakkında karar verilmiş olması yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf sebepleri şimdilik incelenmeksizin kararın 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.3 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun sair istinaf sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2017/950 Esas, 2020/783 Karar sayılı ve 20/10/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.a.3 362/1.c ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/02/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"201f01ca1d308a34","SID":"fcc1e7f9773f3e5c"}}