{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/458 - 2024/678<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/458 <br>KARAR NO\t: 2024/678<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/196 E.  -  2024/3 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka YİDK Kararı İptali ile Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/01/2024 tarih ve 2023/196 E. - 2024/3 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli markaları ile kendisini çocuklar için oyuncaklar emtiasında piyasada tanıttığını, davalı yana ait 2020/105591 sayılı \"...\" markasının, müvekkilinin 2002/23527, 2011/106353, 2013/53895, 2015/75555, 2015/75562, 2017/05021, 2017/33135, 2017/33147, 2017/95905, 2018/07317 sayılı “... şekil”, “... şekil”, “... ...”, “...” ibareli markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, buna rağmen müvekkilinin başvuruya anılan markalarına dayalı itirazlarının ... YİDK'nın 2021-M-11619 sayılı kararı ile reddedildiğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının 35.sınıf içerisinde yer alan “Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil).Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları.” emtiaları açısından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı ... ..., dava konusu marka kapsamında ... kurumundaki haklarından vazgeçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, yargılama devam ederken davacı vekilinin 31.03.2022 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği sulh protokolü ve duruşmadaki beyanıyla davalı asıl ile sulh olduklarını, davalıdan herhangi bir şekilde yargılama giderinin ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, sulh protokolü doğrultusunda davalı asıl yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden ise açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, davalı ... ...'ın talimat yazılmak suretiyle alınan beyanı ile davacı ile aralarında düzenlenen sulh protokolündeki beş hükmü de anladığını, avukatlık ve mahkemeye ilişkin tüm yargılama giderlerini ödememek şartı ile sulh olmayı kabul ettiğini bildirdiği, taraf markalarının emtia listelerinin başvurusu kapsamında yer alan ve çekişme konusu olan “35. sınıf: 35/05 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 16/04 Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. 16/05 Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. 28/01 Oyunlar ve oyuncaklar. 28/02 Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). 28/03 Hayvanlar için oyuncaklar. 28/04 Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. 28/06 Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” bakımından aynı/aynı tür mallardan oluştuğu, ayrıca davacı markalarının kapsadığı 16 ve 28. sınıflardaki mallar ile davalı markasının kapsadığı çekişme konusu 35. sınıftaki hizmetlerin tamamı yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, davalı marka başvurusunun ayırt edici unsurunun \"... ...\" ibaresinden oluştuğu, davacı markalarının tamamında \"...\" kelimesinin ayırt edici esaslı unsur durumunda olduğu, söz konusu ibarenin çekişme konusu 16 ve 28. sınıflardaki malların satış hizmetleri bakımından telmih edici bir yanı bulunmadığından, ayırt ediciliğinin yüksek bir marka işareti olduğu, her ne kadar davalı markasında bu kelimeye ek olarak \"...\" ibaresi yer almaktaysa da bu kelimenin ülkemizde çok yaygın bir erkek adı olduğu ve \"... ...\" şeklindeki kullanımın \"...\" kelimesini tanımladığı dikkate alındığında, 16 ve 28. sınıftaki malların satışı bakımından bu ibarenin tüketici algısında özel olarak yer etmeyeceği, dolayısıyla her iki taraf markasında ayırt ediciliği yüksek \"...\" markasının aynen yer almasının, markaların benzer oldukları imajını yarattığı, sonuçta ilgili emtianın tüketicisi olan kişilerin (özellikle de çocuk yaştaki tüketicilerin), “...” sözcüğünü marka olarak öğrendikten ve belleğine kaydettikten sonra, “seçici tutmayla” davalının aynı ibareli markasına kolaylıkla yönelebileceği, huzurdaki davada çekişme konusu olan 16 ve 28. sınıflardaki malların satışına ilişkin 35. sınıftaki hizmetler bakımından taraf markalarının emtia listelerinin aynı/aynı tür ve benzer mal/hizmetlerden oluştuğu, sonuçta markalar arasında işbu hizmetler itibariyle SMK m. 6/1 anlamında iltibas ihtimalinin bulunduğu, hükümsüzlük davası yönünden ise davalı şahıs ile davacının sulh oldukları gerekçesiyle ... YİDK'nın 2021/M-11619 sayılı kararının iptali yönünden açılan davanın kabulüne, davaya konu markanın “35. sınıf: 35/05 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (16. sınıf) 16/04 Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. 16/05 Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. (28. sınıf) 28/01 Oyunlar ve oyuncaklar. 28/02 Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). 28/03 Hayvanlar için oyuncaklar. 28/04 Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. 28/06 Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri bakımından iptaline, hükümsüzlük yönünden açılan dava bakımından ise taraflar arasındaki sulh protokolü nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, somut olayda diğer davalı taraf ile müvekkili arasında zorunlu dava arkadaşlığının söz konusu olduğunu, zorunlu dava arkadaşlarından biri hakkında davadan feragat edilmesinin, diğer mecburi dava arkadaşlarına da sirayet edeceğini (Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Beşinci Baskı, 1991, cilt:3, s:2574) bu nedenle davacı tarafın diğer davalı ... ... yönünden davadan feragatinin, Kuruma da sirayet etmesinin gerektiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesinin 27/09/2018 tarih 2018/268 Esas, 2018/972 Karar sayılı istinaf kararını onayan Yargıtay 11.HD’nin 06/01/2020 tarih ve 2018/5562 E.-2020/36 K. sayılı kararıyla, <br>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesinin 05/03/2020 tarih 2018/2115 Esas, <br>2020/320 Karar sayılı istinaf kararını onayan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12/04/2021 tarih ve 2020/2328 Esas, 2021/3557 Karar sayılı kararlarının da bu yönde olduğunu, bu iki kararın da dikkate alınarak, davanın müvekkili Kurum açısından da “feragat nedeniyle reddine” karar verilmesinin gerektiğini, ayrıca tarafların markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1. maddesi anlamında <br>benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: 1- Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t6100 sayılı HMK.’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK.’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyetine ve kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa’nın 141. maddesine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. <br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun, mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın, kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.<br>Somut uyuşmazlıkta da mahkemece, gerekçeli kararın diğer kısımlarında tarafların markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunun kabul edildiği açıklandığı halde, gerekçenin son kısmında \"... YİDK'nın 2021/M-11619 sayılı kararının yerinde olduğu\" belirtilmiş, böylelikle gerekçenin kendi içinde çelişmesine neden olunduğu gibi, kısa kararda YİDK kararının iptaline karar verilmekle, kısa kararla gerekçeli karar arasında da çelişki oluşturulmuştur. Bu husus, az yukarıda açıklanan gerekçeli karar ve hüküm fıkrasının birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırıdır. O halde anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir. <br>Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, mahkeme kararının gerekçesi ve hüküm fıkrası çelişkili olduğundan, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile kararın gerekçesi ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde, HMK.'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, davanın yeniden görülüp yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>\t2- İstinaf kararının neden ve şekline göre, davalı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 11/01/2024 gün ve 2023/196 E. - 2024/3 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 1.169.40-TL maktu istinaf kanun yoluna başvurma harcının istek halinde anılan davalıya iadesine,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 04/04/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97e9d3db44d3c5e2","SID":"6bb602260a283b6a"}}