{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1421 <br>KARAR NO\t\t: 2024/476<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/02/2020 (Dava) - 22/09/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2020/23 Esas - 2021/151 Karar <br>DAVA             \t\t: Eserin İzinsiz Kullanımı Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 20/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/23 Esas - 2021/151 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 2016 tarihli “...” isimli minyatür eserin, davalı belediyenin 07.06.2018-14.06.2018 tarihleri arasında gerçekleştirdiği “Geleneksel Türk Sanatları Karma Sergisi\" nde ... Belediyesi  Kültür ve Sanat Merkezi tarafından sergi görseli olarak izinsiz olarak kullanıldığını, eserin, serginin afiş, broşür ve internet sayfası duyuru ve ilanlarında görsel olarak kullanıldığını, eserin müvekkiline ait olduğu belirtilmeden hatta kimi kullanımlarda bütünlüğü bozularak ve değiştirilerek defalarca kullanıldığının tespit edildiğini, eserin 2016 tarihli olduğunu ve müvekkilinin ikametinde bulunduğunu, sergiye ve satışa hazır olarak beklemekte iken ... Belediyesi'nin sergisinde görsel olarak kullanıldığını, müvekkili davalı belediye ile iletişime geçmiş ise de müvekkili ile muhatap dahi olunmadığını, aksine serginin afiş, duyuru ve el ilanının yanısıra internet sitesinde de eser kullanılarak duyuru yapılmaya devam edildiğini, serginin bitmesine rağmen de eserin internet üzerinden etkinliğin görseli olarak halen kullanılmaya devam ettiğini, bu durumun müvekkilinin eserinin satışa çıkmasının önünde başlı başına bir engel olduğunu, müvekkilinin 20.07.2018 tarihli ihtarnamesini keşide ederek  davalı tarafından kullanımına son verilmesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de olumlu cevap alınamadığını, FSEK gereği eser sahibinin kanuna uygun yazılı izninin alınmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, davalının müvekkilinin mali haklarını ihlali sebebiyle, tespit edilecek rayiç bedelin üç kat fazlasını isteme zaruretinin doğduğunu, müvekkilinin manevi haklarının da ihlal edildiğinin açık ve net olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. maddesine göre; hesap bilirkişisinin raporuyla daha fazla çıkacak bakiyeyi sonradan talep etmek üzere, şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminatın ilgili dönemden itibaren temerrüt faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın ilgili dönemlerden itibaren temerrüt faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :<br> Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eser sahipliğini ispatlaması gerektiğini, müvekkili belediyenin 5393 Sayılı Belediye Kanunu gereğince kültür ve sanat etkinliklerini kolaylaştırıcı rol üstlendiğini, somut olayda da özellikle öğrencilerin eserlerinin sergilenmesi için yer sağlandığını, müvekkili belediyede sergilenen eserlerin içeriği veya kim tarafından yapıldığı, mahiyeti konusunda bilgi sahibi olmadığını, iyi niyetli bir şekilde davaya konu eserin sergilenmesi için yer sağlandığını ve bölge halkına etkinliği duyurduğunu, çağrıda da açıkça ...Fakültesi 'nin eserlerinin sergileneceğinin duyurulduğunu, serginin içerisindeki eserlerin mahiyetinden haberdar olan ve eserlerin kopyalarını ve asıllarını nezdinde barındıran ... Fakültesinin hukuken sorumlu olduğunu, dolayısıyla husumet itirazını yönelttiklerini, eserin teminini ...  Fakültesi sağladığı için müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, sergide yer alan  tüm eserlerin öğrencilere ait olduğunu, müvekkilinin eserleri sergilerken hiçbir maddi menfaat elde etmediğini, herhangi bir şekilde görselleri satışa sunmadığını, ayrıca davacı kendisine ait olduğunu iddia ettiği eserini öncelikli olarak ... Üniversitesi 'ne vermiş olup orada çoğalttığını ve umuma ilettiğini, davaya konu eserin ödev niteliğinde olup ...Üniversitesinde de örneğinin bulunduğunu, eserin dersler esnasında diğer öğrenciler ve üniversite akademik kadrosunca görüldüğünü ve umuma iletildiğini, dolayısıyla müvekkili belediyenin umuma iletme konusunda herhangi bir ihlalinin bulunmadığını, ... Fakültesi'ne davacıdan alınmış bir muvafakat olup olmadığının, akademik bir çalışma mı yoksa özgün bir çalışma mı olduğu hususlarının sorulmasını talep ettiklerini, eser üzerindeki hak sahipliğinin üniversitede olup olmadığının araştırılmasını, davanın ... Fakültesi ile ...'a ihbarını talep ettiklerini, müvekkili belediyenin rücu hakkını saklı tuttuğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Tezhip Anasanat Dalı Başkanlığı görevini halen sürdürdüğünü, Devlet Konservatuvarında öğretim üyesi olan Prof. ...'nun aynı zamanda ... Belediyesinde sanat danışmanı olarak o tarihte görev yaptığını, davalı kurumun sanat danışmanı Prof. ...'nun, müvekkilinden Geleneksel Türk Sanatları Tezhip Ana Sanat Dalı Bölümü ile ... Belediyesi Kültür Sanat Merkezinin karma bir sergi düzenleneceğini belirterek, burada sergilenmek üzere müvekkilinden birkaç dijital örnek istediğini, müvekkilinin de  eğitim amaçlı sergileneceğinin bildirilmesi üzerine 3-4 adet minyatürün dijital örneklerini gönderdiğini, davacının ödevi/minyatürünün müvekkilinden habersiz-izinsiz serginin kataloğuna bastırıldığını, kataloğa basılması konusunda müvekkiline bilgi verilmediğini, müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, tanınan bir minyatür sanatçısı da olan müvekkilinin öğrencilerine önerdiği değisik figürler ve üslupla minyatür sanatını öğrettiğini, davacının yüksek lisans eğitimine başladıktan sonra kendi isteğiyle yüksek lisans tez danışmanı olarak müvekkilini seçtiğini, dava konusu minyatürün konusunun, yaratıcı fikrinin müvekkili tarafından verildiğini ve üslubunun da müvekkili tarafından öğretildiğini, davacının müvekkilinin yaratıcı fikri ve öğrettiği üslubu doğrultusunda ödev olarak gerçekleştirdiği dava konusu minyatürün, müvekkili tarafından başarı değerlendirilmesinde kullanıldıktan sonra fakültenin arşivine alınıp fakülteye mal olduğunu, ancak bir süre sonra davacının, portfolyesinde bulunması için rica ettiğini, müvekkilinin de kırmayarak dijital kopyasını alıkoyarak eseri davacıya iade ettiğini, dava dilekçesinin 2. sayfasında da eserin fakülte ile ilişkisini ikrar ettiğini, fakültenin eğitim faaliyeti sonucu fakülteye mal olmuş minyatürün yine eğitim faaliyeti çerçevesinde eğitim amaçlı kullanılmasının, FSEK açısından davacının tazminat talebine hak kazandırır nitelikte olmadığını, dava konusu minyatür, FSEK açısından bir \"eser\" olarak kabul edildiğinde ise; eserde anlatılmak istenen konunun, ifade edilen fikir/tasarım ve üslubun müvekkiline ait olması nedeniyle davacının tek başına FSEK'e dayalı tazminat taleplerinin dinlenemeyeceğini, minyatürdeki fikir ve üslubun müvekkili tarafından yaratıldığını, davacının sadece cisim üzerinde hakkı olabileceğini, bunun da FSEK değil TBK hükümlerini ilgilendirdiğini, savunmaları saklı kalmak üzere, en azından eserin davacı ile birlikte müvekkili tarafından ortaklaşa yaratılmış olmasının kabulü halinde ise müvekkili ve davacının eser üzerindeki haklarda elbirliği mülkiyeti sahibi bulunmalarının kabulünün gerekli olduğunu, bu halde ise davacının tek başına bu davayı açamayacağını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İhbar olunan ... Rektörlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle işbu davada ihbar olunanın ... Fakültesi olduğu kabul edilerek fakülte adresine usulsüz tebligatların yapıldığının öğrenildiğini, rektörlüğün ise ilk kez 21/06/2021 tarihinde dosya \"bilirkişi raporuna itiraz\" aşamasındayken haberdar olduğunu, fakültelerin, üniversite rektörlüğünden ayrı ve bağımsız bir tüzel kişiliğinin bulunmadığını, bu durumun fakültelerin \"taraf ehliyeti\" olmadığı anlamına geldiğini, ayrıca davanın belirsiz alacak davası türünde açılmasının mümkün olmadığını, dava konusu yaratım, FSEK kapsamında \"eser\" niteliği haiz olmadığından davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu minyatürün ise; yükseklisans eğitiminin ders aşamasında \"ödev\" olarak yapılmış bir yaratım olduğunu, bu ödevin, davacının başarı değerlendirilmesinde kullandıktan sonra dersi veren öğretim üyesi tarafından saklanarak müvekkili üniversitenin arşivine alındığını, ancak bir süre sonra davacının, portfölyesinde bulunması için rica etmesi üzerine adı geçen öğretim üyesince, söz konusu minyatürün dijital kopyası alınmak suretiyle davacıya verildiğini, şayet aksi bir kanaate varılırsa da bu durumda eser sahibinin, davacı değil, ihbar olunan Doç. ... olduğunun dikkate alınması gerektiğini, davacının ödev kapsamında yaptığı bu minyatürde, dersin öğretim üyesinin katkısının olmadığı iddiasının akla, mantığa ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunun ortada olduğunu, somut olayda davacının ispat yükünü yerine getiremediğini, müvekkili idarenin herhangi bir kusurunun veya sorumluğunun bulunmadığını, Doç. ...'ın, dava konusu yaratımın veya gönderdiği diğer çalışmanın, herhangi bir yerde veya sergide yayınlanması konusunda herhangi bir bilgisinin ve izni olmadığını, izin verilmemişken, minyatürün ... Başkanlığı tarafından afişte kullanılmasının doğrudan davalı ... Başkanlığının sorumluluğunu doğurduğunu, bilirkişi heyetindeki üyelerin minyatür alanında uzman olmadığını, bu nedenle yaratımın eser olduğunun ve eserin davacıya ait olduğunun tespiti ile esere değer biçme konusundaki değerlendirmelerin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda eser sahibinin davacı olduğu yönündeki değerlendirme ve kanaat hatalı olduğundan maddi ve manevi zarara uğranıldığı yönündeki değerlendirmelerin de hatalı olduğunu beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"...Hükme esas alınan 21/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı çizimlerinin özgün, sahibinin hususiyetini taşıyan estetik niteliğe haiz FSEK 4. maddesi kapsamında güzel sanatlar eseri olduğunun anlaşıldığı, eser sahipliği hususunun FSEK'in 11 ve 12. maddelerinde düzenlendiği, bu maddelerdeki karineler dikkate alındığında davacının eser sahipliği konusunda tereddüt bulunmadığı, eser sahibinin mali haklarının FSEK'in 21,22,23,24 ve 25 maddelerinde düzenlendiği, davalının, davacıya ait '... ' isimli minyatürü izinsiz olarak  Geleneksel Türk Sanatları Karma Sergisinde ve internette kullandığı, davalının bu kullanımının davacının FSEK 22. maddesi kapsamında çoğaltma ve 25. maddesinde düzenlenen umuma yayma hakkını ihlal ettiğinin anlaşıldığı, manevi hakların ise FSEK'in 14,15,16 ve 17. maddelerinde düzenlendiği, davalının kullanımlarının davacının FSEK'in 15. maddesi kapsamında adının belirtilmesi hakkını ihlal ettiğinin anlaşıldığı, somut olayda davacı tarafın FSEK 11. madde kapsamında eser sahibi olduğu, davacı tarafın tazminat hakkı olduğu kanaatine varıldığı, FSEK 68. maddenin, eseri hak sahiplerinden bu kanuna uygun yazılı izin almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses, görüntü nakline yarayan araçlar ile umuma iletenlerden izni alınmamış hak sahiplerinin, sözleşme yapılmış olması haline isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok 3 katı fazlasını isteyebileceği hükmünü içermekte olup somut olayda davalı tarafın davacıya ait '...' isimli minyatürü izinsiz olarak çoğalttığı ve umuma yaydığı anlaşılmakla, tüm yapılan değerlendirme ve bilirkişi incelemesine göre eserin değerinin rayiç olarak 1.500 TL olduğu, bunun 3 katına kadar FSEK 68. madde gereği tazminat öngörüldüğü, davalının kullanım şekli ve kullanım yeri dikkate alındığında 3 katı 4.500 TL tazminatın yerinde olduğunun anlaşıldığı, davacı vekilinin son celsede fazla hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesindeki miktarı talep ettiği, bu nedenle taleple bağlı kalınarak tazminata hükmedildiği, davacı eserinin kullanımının, eser sahibinin adının belirtilmesi hakkının ihlali olduğu, kullanımın niteliği, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumu, hakkaniyet gereği 4.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmekle; DAVACININ DAVASININ KISMEN KABULÜYLE, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000 TL maddi tazminatın 07/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 4.500 TL manevi tazminatın  07/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine....\" şeklinde karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF İTİRAZLARI:<br>Davalı ... Başkanlığı vekili tarafından, \"...Eserin temininin ... Üniversitesi tarafından yapıldığını, müvekkili belediyenin yalnızca bu sergi için kolaylaştırıcı bir rol üstlendiğini, müvekkilinin herhangi bir maddi menfaat elde etmediği hususlarının gözetilmediğini, eserin daha önce ödev olarak yapıldığını ve akademik kadro tarafından görülerek umuma iletildiği hususları üzerinde hiç durulmadığını, eserin sahipliği konusunda açıkça itirazlarının bulunduğunu, bilirkişi raporunda ve hükümde bu hususta eserin davacıya ait olduğunun direkt kabul edildiğini, ancak ödev niteliğinde olması ve üniversiteye teslim edilmiş olması sebebi ile eserin hak sahibinin davacı mı yoksa üniversite mi olduğu hususunun hiç araştırılmadığını, müvekkili belediyenin kültür ve sanat etkinliklerinin etkin ve kolay bir şekilde yapılmasına yer sağladığını, sergide özellikle öğrencilerin eserlerinin sergilenmesi için yalnızca yer sağlandığını, yapılan çağrıda da özellikle ... Fakültesi öğrencilerinin eserlerinin sergileneceğinin duyurulduğunu, belediyenin herhangi bir maddi menfaat etmediğini, ancak ilamda bu hususlara hiç değinilmediğini, maddi tazminat sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte  miktarının da özel olarak hesaplanması gerektiği belirtilmiş ise de hangi kriterler ve hangi sanatçıların hangi eserleri karşılaştırarak bu tazminat miktarına ulaşıldığının açıklanmadığını, arızi bir maddi tazminat miktarı hesaplaması olduğunu, dosya kapsamına göre 3 katı bedel belirlemenin usul ve yasaya aykırı olduğunun anlaşılacağını, manevi tazminata ilişkin taleplerin kabulünün de mümkün olmadığını, tamamen fahiş belirlendiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.      <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, güzel sanatlar eserinin izinsiz kullanımına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davaya konu minyatürün güzel sanatlar eseri olduğu, davalı ve ihbar olunan tarafların cevap dilekçelerine göre davacı tarafından yaratıldığı ve halihazırda davacıda bulunduğu hususunun ihtilaf dışı olduğu, buna göre eser sahibi durumunda olan davacının bu eserinin davalı belediye tarafından, hak sahibine dair hiçbir araştırma yapılmadan ve kullanımında eser sahibinin adı da zikredilmeksizin kullanılmasının davacıya tazminat hakkı doğuracağı, sözkonusu eserin mali haklarının davalıya ya da ihbar olunanlara devredildiğine dair dosyaya bir delil de sunulamamış olmasına göre,  mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, hüküm altına alınan tazminat tutarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... Başkanlığı vekilinin İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/23 Esas - 2021/151 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli ‭512,33‬ TL istinaf karar harcından, peşin alınan toplam 129,00-TL harcın mahsubu ile kalan 383,33 TL'nin davalı ...Başkanlığı'ndan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>3-Davalı ... Başkanlığı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/03/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45a3ae7f01d8d14e","SID":"894345af86a5a340"}}