{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/403 <br>KARAR NO\t: 2024/655<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/382 E.  -  2021/29 K.<br><br>DAVACI\t: ... \t  <br>VEKİLLERİ<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/02/2021 tarih ve 2018/382 Esas - 2021/29 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin otomotiv ve sanayi teknolojileri, dayanıklı tüketim ürünleri ve bina teknolojilerinde dünyanın önde gelen üreticilerinden biri olduğunu, 115 yılı aşkın bir süredir aralıksız kullanım sonucunda bugün ülkelerde tescilli ve tanınmış durumda olduğunu, Türk Patent nezdinde de çok sayıda tescilli markasının bulunduğunu, tescili talep edilen \"...\" ibareli markanın kapsamındaki 09 ve 11.sınıf emtia yönünden \"...\" unsurlarının ayırt edici olmadığını ve tanımlayıcı olduğunu, başvurudaki \"...\" ibaresi ile müvekkilinin \"...\" markalarının benzer olduğunu, www...com, www...com.tr, www...com.tr internet sitelerinde fiili olarak kırmızı renkli ... ibaresinin kullanıldığını, özellikle müvekkilinin \"... ...\" şeklindeki kullanımının \"... ...\" ibaresi ile olan benzerliğinin tüketici gözünde iltibas ihtimalini arttıracağını,  markalarının tanınmışlık düzeyi dikkate alındığında, davalının \"...\" markalarından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davaya konu 2018-M-7269 Sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu 2017/100064 sayılı \"...\" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, davalı şirketin başvurusu ile davacı şirkete ait markanın kavramsal, görsel bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden birbirinden farklı markalar olduğunu, taraf markaları arasında ortak bir kelime dahi bulunmadığını, başvuru konusu markaya kırmızı olması nedeniyle benzer olduğu iddia edilen 2015/89899 sayılı markanın 35 ve 37. Sınıflarda, 2000/4394 sayılı markanın da 41 ve 37.sınıflarda tescilli olduğunu, işaret olarak benzememekle beraber mal/hizmet sınıflarının da farklı olduğunu,  kötü niyetin de ispatlanamadığını, davacının tanımışlık iddiasının mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket vekili, davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, \"...\" markasının ülkemizde ağırlıklı olarak beyaz eşya ve otomotiv yedek parçaları sektöründe faaliyet gösterdiğini, otomotiv sektöründeki markaların \"... ...\" ve \"...-automotive\" markaları olduğunu, ... markasının kullanılırken ibarelerin ayrı ayrı birleştirilmeden kullanıldığını, müvekkil markasındaki tüm ibarelerin ise birleşik olduğunu, yazı, karakter ve renk özelliklerinden dolayı iki markanın benzer olduğu iddiasını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir..<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı marka başvurusunun kapsadığı 09 ve 11. sınıflardaki malların tamamı bakımından taraf markalarının emtia listelerinin aynı/aynı tür ve benzer/ilişkili mallardan oluştuğu, davacı adına tescilli \"...\" esas ibareli marka ile davalının \"...\" esas ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, dosya kapsamına davacı yan tarafından sunulan delillerden davacının ... ibareli markasının ülkemizin yanı sıra pek çok ülkede maruf hale geldiği, yani Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında tanınmış marka olduğu, 6769 sayılı SMK’nun 6/4 Maddesi uyarınca davalı markasının aynı ve benzer mallarda tescile engel teşkil ettiği, davacının ... ibareli markalarının “beyaz eşya” ve “araç servis (bakım, onarım) hizmetleri” üzerinde dava konusu başvuru tarihi itibariyle tanınmış marka olduğu, 09 ve 11. sınıflardaki benzer olmayan mallar bakımından da SMK m. 6/5 anlamında haksız yarar sağlanmasına, imaj zedelenmesine, itibar kaybına ve markanın ayırt ediciliğinin zayıflamasına yol açabileceği, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPMK YİDK'in 2018-M-7269 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2017/100064 sayılı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanunun 6/1 maddesi anlamında <br>benzerlik bulunmadığını, ortak bir kelime dahi bulunmadığını, markaların unsurları <br>bölünerek değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla taraf markaları arasında benzerlik olduğu düşünülse <br>dahi 6769 sayılı SMK Kanununun 6/5. Maddenin uygulanabilmesi için haksız bir yararın <br>sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi, markanın ayırt edici karakterinin <br>zedelenmesi koşullarının oluşmasının gerektiğini, somut olay bakımından davacı iddiasını ispatlayacak deliller sunamamış iken mahkemece olasılık dahilinde <br>anılan madde şartlarının somut olayda gerçekleştiği kararına varılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve davalı gerçek kişiye ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davalı ...'ın 07/11/2017 tarihinde 2017/100064 sayılı \"...\" ibareli markanın 9 ve 11.sınıfta tescili için başvuruda bulunduğu,  davacı şirketin \"...\" asli unsurlu markalarını mesnet göstererek 6769 saylıı SMK m.6/1, 6/4, 6/5 ve 6/9 hükümleri kapsamında başvurunun yayınına itiraz ettiği,  Markalar Dairesi Başkanlığı'nca itirazın reddine karar verildiği, davacı Şirketin bu karara itirazını değerlendiren ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 05/09/2018 tarih, 2018-M-7269 sayılı  kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı tarafa 07/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde 05/11/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince taraf markaları arasında SMK'nın 6/1.maddesi kapsamında benzerlik bulunduğu, iltibas koşullarının oluştuğu, davacı markasının \"beyaz eşya\" ve \"araç servis hizmetleri\" açısından SMK'nın 6/4 ve 6/5.maddesi anlamında  tanınmış marka olduğu, bu nedenle benzer olmayan mallar bakımından da koruma  sağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalı kurumun istinaf itirazları gözetildiğinde, uyuşmazlık taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı ve SMK'nın 6/4 ve 6/5.maddesinde düzenlenen tanınmışlık koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. <br> Yapılan açıklamalar çerçevesinde tarafların marka işaretleri karşılaştırıldığında; dava konusu başvuru \"...\" ibaresinden, itiraza mesnet markalar ise \"...\" esas unsurundan oluşmaktadır. Her ne kadar  ilk derece mahkemesince tarafların marka işaretleri benzer bulunmuş ise de, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre  \"...\" ibareli başvuru ve \"...\" asli unsurlu davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira  davalı markalarının asli unsurunu oluşturan İngilizce \"...\" ibaresinin, Türkçe'de \"patron\" anlamına geldiği, davacı markalarının bilinen bir anlamının olmadığı, markalar arasında anlamsal açıdan farklılık bulunduğu gibi dava konusu başvurunun görsel ve işitsel olarak da davacı markalarından yeterince farklılaştığı, \"bos\" şeklinde okunan dava konusu başvuru ile \"boş\" olarak okunan itiraza mesnet markalar arasında son harften kaynaklanan baskın işitsel farklılık bulunduğu,  dava konusu başvurunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunun derhal ve ilk bakışta anlaşılabildiği ve bu hali ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, emtia benzerliği bakımından ayrıca incelemesi yapılmasına gerek görülmemiş ve davacı markalarının tanınmış olmasının da varılan sonuca etkili olmadığı kabul edilmiştir.<br>     Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve davalı ... YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece her iki talebin de kabulüne karar verildiği halde, yerel mahkeme kararı, davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmemiştir. Davalı kurumun istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı gerçek kişiyi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıması düşünülemeyeceğinden, Dairemizce davanın reddi yönünden ulaşılan sonucun, yerel mahkemece verilen hükümsüzlük kararına yansıtılması mümkün olmamıştır.<br>Bu itibarla, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibas şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 02/02/2021 gün ve 2018/382 Esas - 2021/29 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-YİDK kararının iptali istemli davanın REDDİNE, <br>\t\t\t\t\t\t\t\t3-Marka hükümsüzlüğü istemli davanın KABULÜ İLE, davalı gerçek kişi adına tescilli 2017/100064 sayılı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, <br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 391,70-TL'nin davalı ...'tan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve hükümsüzlük davası yönünden Dairemizce bir istinaf incelemesi yapılmadığından ilk derece mahkemesi kararında hükmedilen 5.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve YİDK kararının iptaline ilişkin dava reddedildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, <br>\t7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 197,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 22,00-TL tebligat giderinden oluşan toplam 2.019,50-TL yargılama giderinin, takdiren 1/2'sinin hükümsüzlük davası yönünden yapıldığının  kabulü ile,  bu orana isabet eden 1.009,75-TL'ye, 35,90-TL peşin harç ile 35,90-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.081,55-TL'nin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına\t<br>\t8-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 60,00-TL posta masrafı, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 222,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,<br>\t9-Davalı ... tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),<br>\t11-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t12-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,\t<br>\t13-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 60,00 TL posta ücreti, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 222,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak  davalı ... verilmesine,<br>\t14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"84b4bdb8c81c6445","SID":"1998eaedb552e428"}}