{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/406 - 2024/657<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       \t: 2022/406 <br>KARAR NO\t: 2024/657<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                         K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                      MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/10/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/80 E.  -  2019/409 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ<br>DAVALI\t: <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Karar İptali ve Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/10/2019 tarih ve 2018/80 Esas - 2019/409 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili şirketin dünyaca tanınan ... markasının lisansörü olarak Türkiye’de faaliyet gösterdiğini,  müvekkili tarafından yoğun emek ve etkin tanıtım faaliyetleri sonucu tüketiciler nezdinde müvekkili ile özdeşleşmiş ve en önemli markaları arasında yer alan ‘’...’’ kök ibareli markalarının bulunduğunu, davalının “...” ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkili markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, müvekkili şirketin seri markalarının toplum seviyesinde ulaştığı tanınmışlık ve güven ortamından yararlanarak haksız kazanç sağlama amacı taşıdığını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı ...’in 21.12.2017 tarih ve 2017-M-11095 sayılı YİDK kararının iptaline,  2016/02301 sayılı  “...” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  “...” ibaresinin, sahip olduğu kavramsal karşılık itibariyle “...+sözcük” kombinasyonlardan ibaret bir markanın tüketicide bırakacağı temel algının bir ... telefonu uygulaması adına ilişkin olacağı, böyle bir ibarenin koşulsuz olarak bir kimsenin inhisarına bırakılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki dava konusu markanın, davacıya ait markaların ayırt ediciliğini sağlayan imaj devrini temin edecek biçimde değil, “...” şeklinde oluşturulduğu, davacının daha baştan zayıf karakterli bir sözcük olan “...” ibaresini kendisine marka olarak seçerken, sonradan üçüncü kişiler tarafından başka bazı sözcükle ya da ayırt edici figüratif unsurlar ile birlikte aynı kelimenin markaları içerisine konulabileceğini öngörmesi gerektiği, davacı markalarının “...” ibaresi üzerinde kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı iddiasının yerinde olmadığı, böyle bir iddianın da ticaret hayatında herkesin kullanımına açık olması gereken işaretler yönünden koşulsuz bir tekel hakkı sağlamayacağı, taraf markaları kapsamındaki emtiaların nispeten biraz daha bilinçli ve dikkat düzeyi yüksek tüketicilere hitap etmesi nedeniyle bu tüketicilerin davacıya ait markayı taşıyan mal veya hizmetlerden yararlanmak isterken, davalıya ait markayı taşıyan emtiaları satın alma olasılığının bulunmadığı, ... ibareli itiraza mesnet davacı markaları ile dava konusu “...” ibareli marka başvurusu arasında 09, 35, 36, 38 ve 42. sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının \"...\" markasının tanınmış marka olmadığı, bu ibarenin “haberleşme cihazları ve bunların satış hizmetleri” bakımından tanımlayıcı bir ibare olması sebebiyle tek başına marka olarak algılanmasının mümkün olmadığı, dosyaya ibraz edilen belgelerdeki \"... ... şeklindeki marka kullanımdaki ... ibaresinin ise “... telefonu emtiası ile haberleşme hizmetleri”ni belirten tanımlayıcı bir ibare olduğu, kötüniyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, davalı markada esas unsurun “...” ibaresi olduğunu,  “...” kelimesinin ... ibaresine vurgu yapan ve anlamını güçlendiren bir ibare olduğunu, dava konusu marka ile müvekkili markaları bakımından ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin gerçekleştiğini, müvekkiline ait seri marka niteliği taşıyan ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markaların uzun zaman süren tanıtım ve reklam faaliyetleri ile müvekkiliyle özdeşleştiğini, markanın ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu ileri sürmenin hukuki bir dayanağı bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:  Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" kelimesinin doğrudan ... telefonu ibaresi yerine kullanıldığı, \"...\" ibareli markaların da tüketicide ... telefonu aracılığıyla erişilebilen bir hizmete ilişkin olduğu algısını oluşturduğu, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olması nedeniyle yeterli ayırt ediciliğin sağlanması halinde herkesçe kullanılabileceği, somut uyuşmazlıkta da \"...\" ibaresinin başvuruyu davacının \"...\" ibareli markalarından yeterince farklılaştırdığı, dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30/11/2022 tarih ve 2021/4488 E.- 2022/8514 K. sayılı ilamında \"...\" ibaresinin, 19/12/2022 tarih ve 2021/5323 E.-2022/9208 K. Sayılı ilamında \"...\" ibaresinin davacının \"...\" esas unsurlu markalarıyla benzer bulunmadığı, yine  \"...\" ibareli başvuruyu davacının \"...\" ibareli markaları ile benzer gören Ankara 4. FSHHM'nin 2017/178 E.-2018/353 K. sayılı kararının, Dairemizin 2019/42 E.-2020/438 K. sayılı ilamında belirtilen, markaların SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzer olmadığı gerekçesiyle kaldırılarak davanın reddine karar verildiği ve Dairemizin anılan kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/7029 E. - 2022/1579 K. sayılı ilamı ile onandığı, taraf markaları benzer bulunmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. \t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"64ba07928eefc0b2","SID":"14579d293f0af10b"}}