{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/354 <br>KARAR NO\t: 2024/625<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                 K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/373 E.  -  2021/459 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: FSEK'e dayalı Manevi Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/12/2021 tarih ve 2020/373 E. - 2021/459 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava tarafından müvekkilinin çalışma alanlarından birini ihtiva eden bir konuda, müvekkilinden akademik bir çalışma talep edildiğini, bu doğrultuda “Kültür Yönetimi ve Kültür Politikası Akademik Alan Araştırması” konulu raporun ücreti mukabilinde müvekkil tarafından hazırlandığını ve müvekkilinin imzasıyla davalıya gönderildiğini, raporda yerli ve yabancı birçok farklı üniversite nezdinde çalışmalar ve incelemeler yapıldığını, sayısal veriler de kullanılarak oldukça detaylı tasnif ve tespitlere yer verildiğini, davalının internet sitesinde, müvekkili tarafından hazırlanan ve manevi hakları müvekkiline ait eser niteliğini haiz raporun, müvekkilinin ismi ve unvanı belirtilmeksizin, sanki bizzat davalı tarafından hazırlanmış izlenimi verilerek yayımlandığını, müvekkilinin bunu öğrenir öğrenmez, sair mecralardan nazik bir şekilde uyarılarda bulunduğunu, ancak davalı tarafından dikkate alınmayarak bahse konu raporun, uzun süreler isimsiz şekilde ve davalı tarafından bizzat hazırlanmış gibi internet sitesinde kaldığını, müvekkili tarafından arabuluculuğa başvurulması üzerine davalının müvekkiline 11.09.2020 tarihli elektronik postayı göndererek, müvekkiline ait eserin isimsiz şekilde paylaşıldığını kabul ettiğini ve bu hatanın düzeltildiğini belirttiğini, eserin hâlihazırda internet sitesinde yer alan versiyonuna müvekkilinin isminin eklendiğini, davalının müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklanan manevi haklarını ihlal eden eylemleri neticesinde, müvekkilin yoğun çabasının, emeğinin ve çalışmalarının göz ardı edilmesi sebebiyle manevi zarara uğradığını ileri sürerek, FSEK'in 70/1. maddesi uyarınca 5.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili,  müvekkilinin eğitim, kültür, doğa bilimleri, sosyal ve beşeri bilimler, bilgi ve iletişim gibi birçok faaliyet alanında ISBN ve ISSN kurallarına uygun olarak süreli ve süresiz yayınlar yaptığını, yazarlara mevzuatı çerçevesinde telif ödediğini, müvekkilinin seçili konularda hazırlanan makaleler, raporlar ve yazıları kendisine ait internet sitesinin ana sayfası (https://www...org.tr/) üzerinden “Yayınlarımız” sekmesinde paylaştığını, davacının davaya konu raporunun eser niteliği taşıyan söz konusu yayınları arasında yer almadığını, nitekim müvekkilinin davacıyla yukarıda bahsedilen türden bir yayın için değil, İhtisas Komitelerinden biri olan “Kültürel İfadelerin Çeşitliliği (“KİFAÇ”) İhtisas Komitesi” faaliyetleri kapsamında bir komite raporu oluşturması konusunda anlaştığını, uyuşmazlık konusu raporun, esasen içeriği itibarıyla sahibinin hususiyetini taşımaktan ziyade, Kültür Yönetimi ve Kültür Politikası Akademik Alan Araştırması hususunda bir takım anonim bilgiler içerdiğini, bu yönüyle de ilgili raporun eser niteliği taşımadığını, ... faaliyeti olarak ... ...Komisyonu Sekretaryasına ilgili İhtisas Komitesi Başkanı ... tarafından 26.07.2016 tarihinde ....edu.tr adresinden iletilen e-postayla teslim edilen ilgili raporun altında davacının imzasının yer almadığını, davacıya banka aracılığıyla taraflarca mutabık kalınan ücretin ödendiğini, komite tarafından kolektif biçimde hazırlanan bu türden komite raporlarının, teamül gereği komite faaliyetleri kapsamında olması nedeniyle müvekkilinin internet sitesinde anonim biçimde yayımlandığı, davacı tarafından gerçeğe aykırı olarak iddia edilenin aksine imzalı olmadığı için teknik personelin kendisine e-posta ile yönlendirilen içeriği olduğu gibi isimsiz haliyle internet sitesine yüklediğini, raporun isimsiz biçimde ihtisas komitesi faaliyetleri sekmesinde erişime açıldığını gören davacının, müvekkiliyle doğrudan iletişime geçmeden sosyal medya platformları üzerinden müvekkilini itibarsızlaştırma faaliyetlerine giriştiğini, müvekkilinin davacı paylaşımlarını tesadüfi biçimde görür görmez konuyu hızlı biçimde ve iyi niyet çerçevesinde derhal çözümlemek adına, 11.09.2020 tarihinde davacıya özür e-potası ilettiğini ve derhal davacının adını ilgili raporda belirterek internet sitesinde gerekli düzenlemeyi gerçekleştirdiğini, davanın hukuki menfaat içermediğini, davacının davayı ikame etmesinin temelinde burs başvurusunun reddi üzerine danışman hocasının da kurumdaki görev süresinin sona ermesini bekleyerek intikam duygularıyla hareket etmesinden kaynaklandığını, bu nedenle kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, FSEK'in 52. maddesi kapsamında eser sahibi açısından mali hakkın devri mümkün görülmekle beraber manevi hakkın devrinin mümkün olmadığı, davacının hazırladığı raporun FSEK kapsamında \"ilim edebiyat eseri\" kategorisinde olduğunun bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, eser üzerinde davacı ...'in eser sahibi olarak manevi ve mali haklarının bulunduğu, davacının adının belirtilmemesinden kaynaklı manevi hakkının ihlal edildiğinin kabul edilebileceği, ilim edebiyat eseri niteliğinde olan \"Kültür Yönetimi ve Kültür Politikası Akademik Alan Araştırması \"isimli eserin mali hakkının bedeli de alınıp davalıya devrinin yapıldığı, davalı internet sitesinde de bir süre yayınlandığı ancak bu eserde davalı ismine yer verilmediği yani manevi hakkının ihlal edildiği sonucuna varıldığı, davalı taraf teknik personelin kendisine e-posta ile yönlendirilen içeriği olduğu gibi isimsiz haliyle internet sitesine yüklediğini ileri sürmüşse de, FSEK'in 66/2-3 maddesine göre tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabileceği, tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusurunun gerekmediği, gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacıya ait ''Kültür Yönetimi ve Kültür Politikası Akademik Alan Araştırması'' adlı eserden dolayı manevi hak davalı tarafça ihlal edildiğinden 5.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, dava açılmadan önce davacının adının belirtildiğini, davacının talep hakkının bulunduğu farz edilse dahi talebinin zamanaşımına uğradığını, fikri hak ihlallerine ilişkin taleplerin ihlalin öğrenilmesinden itibaren iki yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını, davacının raporun kendi doktora tez danışması Doç. Dr. ... kanalıyla internet sitesine yüklendiğini bilebilecek durumda olduğunu, davacının Eylül 2020'de arabulucuya başvurduğunu, 03.12.2020 tarihinde de dava açtığını, davacının raporunun müvekkilinin eser niteliği taşıyan yayınları arasında yer almadığını, davacıyla kültürel ifadelerin çeşitliliği ihtisas komitesi faaliyetleri kapsamında bir komite raporu oluşturulması konusunda anlaşıldığını, raporun anonim bilgiler içerdiğini, sahibinin hususiyetini taşımadığını, eser vasfında olmadığını, komisyon başkanı ... tarafından teslim edilen raporun altında davacının imzasının bulunmadığını, davacıya ödeme yapıldığını, ... tarafından rapor nasıl iletildiyse siteye yüklenmek üzere o şekilde teslim edildiğini, bu türden komite raporlarının internet sitesinde anonim olarak yayımlandığını, müvekkilinin davacının sosyal medya paylaşımları üzerine davacının adını belirttiğini, müvekkilinin 11.09.20202 tarihinde davacıya gönderilen e-posta ile özür dilediğini ve isminin eklendiğinin bildirdiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, özür mektubu konusunda yaylaşım yapmadığını, burs başvurusunun reddi üzerine danışman hocasının kurumdaki görevini bitmesini bekleyerek intikam duygularıyla davayı açtığını, müvekkilini itibarsızlaştırmayı amaçladığını, hakkın kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, FSEK'e dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından hazırlanıp, davalının internet sitesinde yayımlanan raporun belirli bir sistematik kapsamında hazırlandığı, kendine özgü ifade ediş biçimiyle vücuda getirildiği,  ilim ve edebiyat eseri vasfında olduğu, bu raporun dört yıla yakın bir süre adı belirtilmeksizin yayımlanmış olduğu, her ne kadar davacı tarafça talebin zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de, ihlal devam ettiği müddetçe zamanaşımı süresinin işlemeyeceği, davanın kötüniyetle açıldığının da ispatlanmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 341,55-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL maktu ve 10,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 90,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 250,85-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 29/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/04/2024\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3014986018d11255","SID":"74b2f2888b31aa2f"}}