{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/18 Esas<br>KARAR NO: 2024/511<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/06/2019<br>NUMARASI: 2014/1306 E. - 2019/403 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile borçlular arasında 11.02.2014 tarihinde Faktoring sözleşmesi akdedilerek bu sözleşme gereğince muhtelif tarihlerde müşteri ... Tic. A.Ş. ile Faktoring işlemleri gerçekleştirilmiştir. Akdedilen sözleşmede ... Tic. A.Ş müşteri sıfatıyla ve diğer davalı şahıslar ise kefil sıfatıyla sorumludurlar. Gerçekleştirilen Faktoring işlemleri ile ... Tic. A,Ş' nin alacakları temlik alınmak suretiyle kendisine peşin finansman sağlanmış ve alacaklarının ödeme vasıtası niteliğindeki kambiyo senetleri bizzat davalı şirket tarafından ciro edilmek suretiyle müvekkil şirkete teslim edildiğini, ödeme vasıtası niteliğinde müvekkil şirkete ciro yoluyla devir ve teslim edilen kambiyo senetlerinin ibraz tarihinde muhatap bankasına ibraz edilmesine rağmen ödenmemesi nedeniyle karşılıksız işlemine tabi tutulduğunu, bu nedenle kambiyo senedi borçluları aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü’ nün  ... Sayılı dosyasıyla icra takibine girişilmiş olduğunu, huzurdaki davaya konu icra takibinin fazlaya dair her türlü talep hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Faktoring sözleşmesi hükümleri gereğince açıldığını, itirazın haksız olduğunu, borçlulara ait cari hesap ekstresi ve işlem evrakları incelendiğinde de görüleceği üzere müvekkil şirketin borçlulardan alacaklı olduğunun sabit olduğunu, sözleşmenin IV. Bölümünün 27.maddesi gereğince İstanbul İcra daireleri ile mahkemelerinin yetkili kılındığını yetki itirazının yerinde olmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına kötü niyetli davalıların %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; “Müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin takip dayanağı olarak gösterilen Faktoring Sözleşmesi’nde taraf olmadığını, sözleşmede imzası dahi bulunmadığını, bu nedenle borca ve tüm ferilerine yaptığı itiraz üzerine açılan iş bu davanın da reddi gerektiğini, icra takip dayanağı sözleşme aslı dosyaya sunulduğunda, imza ve sair itiraz hakları da saklı kalmak kaydıyla, müvekkilimin bu sözleşme için “kefil” sıfatının bulunmadığını, sözleşme içeriğinde kefil olarak adı geçmeyen, imzası bulunmayan müvekkilinin, “ne miktardaki, hangi şartlardaki, kime, kim tarafından verilen borca, ne kadar süre ile ne yolla kefil olduğu belli değilken, borca kefil olduğu iddia ediliyor ise, bunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, kaldı ki, müvekkilinin, davacı ile karşılıklı olarak imzalanan herhangi bir borç ve/veya kefalet taahhüdü de bulunmadığını, öncelikle yetki itirazının kabulü İle dosyanın yetkili Gaziantep Mahkemesi’ne gönderilmesine, aksi halde, yapılacak yargılama sonucunda haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \" Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde açılan dava, itirazın iptali davası olup taraflar arasında 11.02.2014 tarihli faktoring sözleşmesinin imzalanmış olduğu, her ne kadar davalılardan ... , imza inkarında bulunmuş ise de alınan ATK raporuyla sözleşmedeki imzanın kendi el ürünü olduğunun tespit edildiği,  davalı asillerin müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları takip tarihi itibariyle davacının faktoring sözleşmesi kapsamında davalılardan 214.000,00 TL alacağının bulunduğu, çeklerin vade tarihlerinden takip tarihine kadar 768,32 TL faiz talep edilebileceği,\"  gerekçeleriyle açılan davanın kısmen kabulüne İstanbul ... İcra Müd'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptıkları itirazların kısmen iptali ile takibin 214.000,00-TL asıl alacak, 768,32-TL işlemiş faiz olmak üzere 214.768,32-TL toplam alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,Kabul edilen asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalılardan tahsiline, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davalılar  vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ikamet adresinin Gaziantep ili  olduğunu yetkili yer Gaziantep İcra Daireleri ve Gaziantep Mahkemeleri olacağını, mahkemece  icra dosyası yada itirazın iptali yönünden yetkisizlik söz konusu olan dosyanın yetkili Gaziantep Mahkemeleri'ne gönderilmesi istenildiğini, fakat mahkemece  bu hususta herhangi bir karar tesisine gidilmediğini, hem esasa hem usule itiraz ettiklerini, müvekkili dava konusu factoring sözleşmesinin her sayfasını imzaladığını, kefaletinden kimin borcuna kefil olduğu dahi anlaşılamadığını kefaletin geçersiz olduğunu,  dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı gerçek bir mal satımından kaynaklanmayan gerçek bir fatura ile tevsik edilmeyen alacağın tahsilini üstlenmesi ile hem de sözkonusu faturaların teyidini almayarak bu faturaları faktoring işlemine esas almak suretiyle usulsüz davrandığını, bu haliyle müvekkilinin kefaletinin geçersiz olduğunu, davacının dosyaya sunduğu temlik sözleşmelerinin birbirinden farklı olduğunu, temlik edenlerin farklı olduğunu, temlik tarihlerinin farklı olduğunu,  bu sözleşmeye istinaden davacı  ...’in  dosyada davacı sıfatı kalmadığını, Davacı ... vekillerinin dosyada yaptığı tüm işlemler geçersiz olduğunu, davacının taraf sıfatı bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, temliknamelerin her ikisinde de bu dosyanın ve dayanağı icra takibinin hangi bedelle temlik edildiği yer almadığını,  temlik sözleşmesinın geçersiz olduğunu,  mahkemece eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın tümden reddini davacının % 20 tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 67.mad. göre açılan itirazın iptali davasıdır.İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacakl ... A.Ş tarafından borçlular ... TİC. AŞ.,  ... aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile  ...TİC. AŞ. ve kefiller ile akdedilen Faktoring Sözleşmesinden kaynaklanan bakiye 214.000,00-TL asıl alacak, 895,50-TL işlemiş faiz olmak üzere 214.895,50-TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Yurtiçi Faktoring Sözleşmesinin IV-1.mad.göre iş bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yalnız faktoring belge ve kayıtlarının mikrofilm, mikro fiş, bilgisayar ve elektronik ortam haberleşme kayıtlarının teyit edilmiş olsun olmasın, münhasır yegane, geçerli delil teşkil edeceği belirtilmiştir. Yurtiçi Faktoring Sözleşmesinin IV-  27.maddesinde iş bu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda HMK nun yetkiye ilişkin hükümleri mahfuz kalmak kaydı ile İstanbul (merkez) mahkemeleri ve İstanbul icra müdürlüklerinin yetkili olduğu belirtilmiştir.Taraflar arasında düzenlenen Yurtiçi Faktoring Sözleşmesi ile  İstanbul (merkez) mahkemeleri ve İstanbul icra müdürlükleri  yetkili  kılındığı anlaşılmakla yetki sözleşmesine istinaden  İstanbul mahkemeleri ve  icra müdürlüğü yetkili olduğundan davalılar vekilinin yetkiye ilişkin istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Mahkemece davalılardan  ... tarafından imza itirazında bulunulduğundan imza incelemesi yaptırıldığı,  Adli Tıp Kurumuna ait raporda, \" İnceleme konusu 11/02/2014 tarihli ... Faktoring Sözleşmesinin (2017-42092-1)  kefil bölümünde ...  atfen atılı imza ile  ... mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın  ... eli ürünü olduğu belirtilmiştir.  Dava dosyasına sunulu Adli Tıp Kurumu raporunda sözleşmenin kefil bölümünde ...’e atfen atılı imzanın  ...’in eli ürünü olduğu kanaatinin beyan edildiği, bu anlamda davalılardan ...’in kefil sıfatı ile borçtan sorumlu olduğu, kefaletin geçersizliğine yönelik itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır.  02/07/2018 tarihli Ek Rapora göre \" faktoring sözleşmesinde kefil olarak davalı ... haricinde diğer davalılar ... isimlerinin de yer aldığı, kök raporda yer verilen diğer hususların bu aşamada da aynen muhafaza edildiği \" görüşü bildirilmiştir. 08/03/2018 tarihli muhasebe bilirkişisine ait raporda, \" İncelenen davacı şirkete ait 2014 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu,Davacı yanın ticari defterleri ve cari hesap durumuna nazaran davalıdan takip tarihi 19.06.2014 tarihi itibarıyla 214.000,00 TL alacaklı olduğu,çeklerin vadelerinden takip tarihine kadar geçen sürede 768,32 TL işlemiş faiz talep edebileceğinin bilirkişi raporunda hesaplandığı, 09.04.2015 tarihinde çeklerin 2.240,00 TL lik kısmının banka yükümlülüğü çerçevesinde tahsil edildiği, tahsil tarihinin davadan sonra olduğu anlaşılmakla, ödeme infaz sırasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınacağından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır.Bilirkişi raporu ile çeklerin 2.240,00 Tl lik kısmının banka yükümlülüğü çerçevesinde davadan sonra  09/04/2014 tarihinde tahsil edildiği tespit edildiğinden bu miktarın infazda dikkate alınmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle, karar gerekçesi düzeltildiğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Davanın Kabulüne, davalı tarafın  itirazının  iptaline takibin  214.000 TL asıl alacak 768,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 214.768,32 Tl üzerinden devamına, ana alacağın takip tarihinden itibaren değişik oranlarda avans faizi yürütülmesine, bankadan 09/04/2015 tarihinde tahsil edilen 2.240,00 TL ödemenin infazda nazara alınmasına, davacı lehine kabul edilen asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/06/2019 tarih, 2014/1306 E., 2019/403 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- DAVANIN KABULÜNE,-İtirazın kısmen iptaline takibin  214.000,00 TL asıl alacak 768,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 214.768,32 TL üzerinden devamına, ana alacağın takip tarihinden itibaren değişik oranlarda avans faizi yürütülmesine,- 09/04/2015 tarihinde tahsil edilen 2.240,00 TL ödemenin İcra Müdürlüğünce infazda nazara alınmasına,-Davacı lehine kabul edilen asıl alacağın  %20 si oranında 42.800,00 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.670,82 TL karar harcından peşin alınan 3.669,90 TL'nin mahsubu ile 11.000,92 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 25,20 TL başvurma harcı,3.669,90 TL peşin harç,  3,80 TL  vekalet harcı, 800,00 TL bilirkişi ücreti, 601,20 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 5.100,10 TL'nin, davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine  göre 34.215,25  vekalet ücretinin davalılardan  müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 137,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 875,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f7988384da81179","SID":"545daad682a896f0"}}