{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2023/2449 <br>KARAR NO\t: 2024/463<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 01/11/2022<br>NUMARASI\t: 2022/485 Esas - 2022/724 Karar<br>DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eyl. Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; 06.04.2018 tarihinde davalı ... adına kayıtlı ve kendisinin sevk ve idaresindeki  ... plakalı aracın, ...  sevk ve idaresindeki motorsiklete çapması neticesinde gerçekleşen kazada müvekkilinin oğlu  ...hayatını kaybettiğini, diğer davalının aracın ZMMS poliçesini düzenlediği, kazanın davalı sürücünün % 100 kusuru ile meydana geldiğini, olay ile ilgili olarak İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/741 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde  destekten yoksun kalma zararı 75.397,33 TL olarak hesaplandığını, bu davada  ...  adına 38.852,53 TL üzerinden bedel arttırım talep edildiği oysa yargılaması süresince alınan 14.10.2021 tarihli ek raporda  ...  için  75.397,33 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesap edildiği, tazminat farkı için  İstanbul .... İcra Dairesi ... E. sayılı ilamsız  takibi başlatıldığı, davalı borçlular tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine de  eldeki itirazın iptali davasının açıldığı ayrıca elde ki davada  2022 yılı asgari ücret değişmesi ve artması nedeniyle de davacı anne ...  adına tekrardan destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanarak farkınının davalılardan tahsili gerektiğini belirterek  itirazın iptali  ile ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı bakiyesi için ileride tespite edilecek miktar üzerinden arttırılmak üzere şimdilik 100 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevabında, müvekkilinin sorumluluğunun her halde sigortalısının kusuru oranında olacağını, dava konusu kazanın meydana gelmesindeki kusur durumlarının ve davacının nihai ve gerçek maddi destekten yoksun kalma zararının usul ve yasaya uygun olarak inceleme yaptırılmak sureti ile tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı  ... vekili cevap dilekçesi ile öncelikle dava konusu kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının tespiti bakımından yeniden inceleme yaptırılmasını, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesince yaptırılan inceleme neticesinde sunulan ve eksik ve hatalı değerlendirmelerde bulunan bilirkişi raporları esas alınarak ikame edilen davanın reddi ile takibin iptalinin gerektiğini, raporlar arasında çelişki giderilmeksizin dosyada mübrez ek bilirkişi raporu esas alınarak tazminat farkı talep edilerek başlatılan icra takibinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; itirazın iptali davası en temelde bir alacak davası olup somut olayda kendilerince talep edilebilecek tüm alacakların bu  dava kapsamında talep edilebileceğini, mahkemenin itirazın iptali davasının belirsiz alacak davası olarak açılmayacağı yönündeki görüşünün hukuka aykırı olduğunu, belirli alacak davası olarak açılması gereken bir dava belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağı kabul edilse bile yerel mahkemenin dava türünü belirlemek için kendilerini dinlememesinin hukuka aykırı olduğunu  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:Uyuşmazlık belirsiz alacak davası olarak açılan davada davacının hukuki yararı bulunup bulunmadığı noktasındadır. Emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/17-853 Esas 2020/907 Karar sayılı 17.11.2020 tarihli kararında  \" ...Alacak belirli olmasına rağmen belirsiz alacak davasına konu edilmesi durumunda ise; şartları bulunmamasına başka bir anlatımla talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açılan dava, hukuki yarar, yani dava şartı yokluğu nedeni ile usulden hemen reddedilmemelidir. Zira bir miktar belirtilmek sureti ile açılan belirsiz alacak davası da alacak ister belirli ister belirsiz olsun bir eda davasıdır ve eda davalarında hukuki yarar var kabul edilir. Öte yandan davacının dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşması mümkün olmayıp bir mahkeme kararına muhtaç ise dava açmakta hukuki yararının bulunduğu tartışmasızdır. Başka bir anlatımla alacağın belirli veya belirsiz olması başlangıçta var olan hukuki yararı ortadan kaldırmaz. Bu durumda dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek alacak tutarı konumunda olup kısmi davanın koşulları yoksa davacının tam eda davası açtığı kabul edilmelidir. Ancak dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek toplam alacak miktarı kadar değilse ve kısmî davanın koşulları da bulunmuyorsa, bu durumda mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre eksik harcı tamamlaması için davacıya HMK'nın 119. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bir haftalık kesin süre verilmeli ve verilen kesin süre içinde belirtilen eksikliğin tamamlanması hâlinde davaya tam eda davası olarak devam edilmeli, aksi durumda ise davanın usulden reddine karar verilmelidir. Buna karşılık, dava dilekçesinde asgari bir tutar gösterilmiş olup bunun, alacağın belirli bir kesimi olduğu anlaşılmakla birlikte, açılan davanın belirsiz alacak davası mı; yoksa kısmi dava mı olduğu hususunda açıklık bulunmuyorsa hâkim, taleple bağlı olduğu için (HMK m. 26) öncelikle, HMK'nın 119. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, davacı tarafa bir haftalık kesin bir süre vermeli ve onun beyanı doğrultusunda açılmış olan davanın belirsiz alacak davası mı, yoksa kısmi dava mı olduğunu belirlemelidir. Bu da esasen hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamındadır. Davacı verilen bir haftalık kesin süre içinde davanın belirsiz alacak davası olduğunu beyan etmiş ve belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli koşullar mevcut ise, dava belirsiz alacak davası olarak görülüp sonuçlandırılmalıdır. Belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli şartlar bulunmakla birlikte davacı açmış olduğu davanın kısmi dava olduğunu belirtmiş ise, bu hâlde mahkeme davayı, kısmi dava olarak kabul edip yargılamayı sürdürmelidir. Üçüncü bir ihtimal  olarak davacı davasının belirsiz alacak davası olduğunu mahkemeye bildirmiş olmakla birlikte belirsiz alacak davasının koşulları bulunmuyor ve fakat kısmi dava açılabilmesi mümkün ise bu durumda, mahkemece, açılmış olan dava, doğrudan bir ara kararıyla bir kısmi dava olarak nitelendirilmek suretiyle görülüp karara bağlanmalıdır.\" (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/2159 Esas ve 2022/5064 Karar sayılı kararı Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin 2022/7583   Esas  ve   2022/12780   Karar  sayılı kararı ). Somut  uyuşmazlıkta  sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile  müteveffa ...’ın idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması  ile meydana gelen trafik kazasında ... vefat ettiği,  ...  plakalı aracın ... A.Ş. tarafından  ZMSS  poliçesi  ile sigortalı olduğu,  davacının müteveffanın annesi olup kazaya nedeniyle maddi manevi tazminat talepli davasının  İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/741 E. ve 2021/1011 K. sayılı ilamı ile karara çıktığı, bu davada ...  adına 38.852,53 TL üzerinden bedel arttırım talep edildiği oysa yargılaması süresince alınan 14.10.2021 tarihli ek raporda  ... için  75.397,33 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesap edildiği, tazminat farkı için  İstanbul .... İcra Dairesi ... E. sayılı ilamsız  takibi başlatıldığı, davalı borçlular tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine de  eldeki itirazın iptali davasının açıldığı ayrıca elde ki davada  2022 yılı asgari ücret değişmesi ve artması nedeniyle de davacı anne ... adına tekrardan destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanarak farkınının davalılardan tahsili de talep edildiği anlaşılmaktadır. Anlaşılacağı üzere açılan dava ile hem itirazın iptali talep edilmekte hem de  asgari ücretin artması nedeniyle de ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmektedir. Başka bir ifadeyle iki ayrı talep/dava  için tek dava açılmıştır. Yukarıya aktarılan emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve  Yargıtay  ilamları doğrultusunda; davacının itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararı  bulunduğu ancak 100,00 TL tazminat talebi bakımından açıklık bulunmadığı  anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davacı vekiline   talebini açıklamak ve gerekirse ayrıştırmak konusunda mehil verilmeden  ve onun beyanı doğrultusunda açılmış olan davanın belirsiz alacak davası mı, yoksa kısmi dava mı olduğunu belirlenmeden  hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek şekilde her iki talep bakımından da  davanın hukuki yarar bulunmadığından usulden reddine  karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/03/2024<br><br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2277bd721d4bdd46","SID":"cedbdeb876748725"}}