{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2023/2515 <br>KARAR NO\t: 2024/365<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 06/07/2023<br>NUMARASI\t: 2021/435 Esas - 2023/575 Karar\t\t  <br>DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 13/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  : Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı sigorta şirketine devrolan ... A.Ş.'ne  ZMMS Trafik poliçesiyle sigortalı olan .. plakalı aracın, 02.11.2011 tarihinde sürücü ...  sevk ve idaresindeyken kusurlu olarak,  ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması neticesinde çift taraflı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sebebiyle ... plakalı araç sürücüsü olan müvekkillerinin murisi  ... vefat ettiğini, müvekkilinin yaşadığı acı ve üzüntünün telafisi mümkün olmamakla birlikte hakkaniyet ilkesi gereği  eş ve çocukların destekten yoksun kalma tazminatı alma hakkı bulunduğunu  belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, müvekkili eş  ... için 2.000,00 TL, çocuk ...  ... için 1.000,00 TL ve çocuk ...  için 500,00 TL olmak üzere toplam 3.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketinin  azami poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 10/05/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile, davacı ... için 162.626,94 TL, davacı ...   için 9.974,56 TL ve  ...  için 7.572,03 TL'ye yükseltmiştir. Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden 162.626,94-TL destekten yoksun kalma tazminatın 23/02/2017 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan  tahsili ile davacı ... ödenmesine, davacı ... yönünden 4.940,91 TL destekten yoksun kalma tazminatın 23/02/2017 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan  tahsili ile davacı ... ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... yönünden 7.728,75 TL destekten yoksun kalma tazminatın 23/02/2017 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan  tahsili ile davacı  ...  ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, söz konusu kazanın oluşumunda müteveffa destek sürücü asli ve tam kusurlu olduğunu, dolayısıyla hak sahipleri kazaya karışan aracın poliçesinden tazminat talep edemeyeceğini, davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber müşterek müteselsil sorumluluk çerçevesinde hüküm kurulmasını kabul etmediklerini, dosyada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeni ile davanın reddi gerektiğini, aksi kanaat halinde dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, müterafik kusur durumu göz önünde bulundurulması gerektiğini, 2918 sayılı karayolları trafik kanunu uyarınca genel şartlar ile belirlenen TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,65 teknik faiz oranı esas alınması gerektiğini aksi kanaatte ise  Yargıtay uygulamaları gereği PMF uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.  Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı    istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 24/05/2021 tarih, 2019/1560 Esas ve 2021/964  Karar sayılı kararı ile \"...Davacılar murisinin sürücüsü olduğu araç ile 02.11.2011  tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kaza neticesinde vefat ettiği, davacıların, mirasçı olarak değil, zarar gören 3. kişi konumunda bulundukları, bu nedenle murisin kusurunun, davacılara yansıtılamayacağı,  destekten yoksunluk zararını, davalı taraftan talep edebilecekleri anlaşılmaktadır....Somut uyuşmazlıkta da trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren  ... plakalı aracın  işleteni ve  trafik sigortacısı ile kazaya karışan  ... plakalı araç sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Mahkeme tarafından yaptırılan kusur incelemesinde, davacı desteğinin %60 ve kazaya karışan karşı araç sürücüsünün %40 oranında kusurlu olduğu saptanmış; aktüer bilirkişi tarafından destek kusurunun dikkate alınarak destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, davacı vekili tarafından rapora göre ıslah talebinde bulunulmuş, mahkemece desteğin kusuru gözetilerek karar verilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin itirazları yerinde değildir. Ancak kaza tarihinde desteğin anne ve babasının sağ olduğu istinaf inceleme sırasında annesinin sağ olduğu halde destek paylarının hesaplanmasında dikkate alınmaması doğru olmamıştır. ....  davacı sigorta vekilinin faiz başlangıcına değinen istinaf  itirazı yerindedir. ,\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin mahkemenin ilk kararına karşı istinaf itirazlarında kusur ve müterafik kusur itirazı olmadığından davacı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğundan  sonraki karara da bu yönlerden itiraz edemeyecektir. kararımızda belirtilerek reddine karar verilmiş olduğundan yerinde görülmemiştir. Yine Dairemiz kararında müşterek müteselsil sorumluluğa ilişkin karar verilmiş olmakla bu konudaki itirazı yeniden değerlendirilmemiştir. Ayrıca  yargılama sırasında davalıya başvuru şartının yerine getirildiği ve davalı tarafça 24/03/2017 tarihli başvuru üzerine hasar dosyası açıldığının bildirildiği yazı cevabından anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararında davalının itirazlarından \"desteğin anne ve babasının sağ olduğu istinaf inceleme sırasında annesinin sağ olduğu halde destek paylarının hesaplanmasında dikkate alınmaması\" ile davacının istinaf itirazlarından ise faiz yönünden mahkemenin kararının kaldırılmış olmasına rağmen usulü kazanılmış haklar dikkate alınmadan, taraf vekillerinin hesaplama yöntemine ilk kararda istinaf itirazları bulunmadığı halde mahkemece yeniden  hesap rapor ve ek rapor alınarak  hesaplama yöntemleri de değiştirilerek TRH 2010 yaşam tablosuna göre ve güncel tarihe kadar hesaplamadaki tazminat miktarına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki, davacı taraf davasını kısmi dava olarak açtığına göre değer arttırım ya da 2.kez ıslah hakkı bulunmadığının da göz ardı edilmesi de hatalı olmuştur.Bu durumda mahkemece ilk kararındaki hükme esas alınan hesap raporundaki hesaplama yöntemi, veriler ve yaşam tablosu dikkate alınarak ve Dairemiz kaldırma kararında belirtilen desteğin anne- baba payının tazminat hesabında göz önüne alınarak ve usulü kazanılmış haklara göre hesaplama yapılması için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, <br>    5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c40f8dd691e8080d","SID":"2ba3148a1b514367"}}