{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2024/469 <br>KARAR NO\t: 2024/406<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 16/11/2023<br>NUMARASI\t: 2023/817 Esas - 2023/932 Karar<br>DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar)<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı nezdinde kasko sigortalı bulunan dava dışı sigortalı ...  ait  ... plaka sayılı aracın 7.06.2022 tarihinde davalılardan ...  sürücüsü  olduğu diğer davalı ... Ltd. Şti.'nin maliki olduğu ...  plaka sayılı aracın çarpması neticesinde hasar gördüğünü, müvekkiline yapılan ihbar neticesinde  eksper raporu ve faturalara istinaden toplamda 68.802,63 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin rücu hakkının doğduğundan  davalılar aleyhine  İstanbul Anadolu  .... İcra Müdürlüğü  ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların  takibe itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptaline takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın, görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Davaya bakmakla görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalılar istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının hatalı olup görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:Dava, sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.  6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73. maddesinde  tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davalarında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944  tarihli  Resmi  Gazetede  yayınlanan)  Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında \"sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur\" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.Somut olaya bakıldığında; davacının sigortalısı olan dava dışı ...  gerçek kişi ve sigortalı araç hususi  olduğu anlaşılmaktadır.    Bu durum karşısında, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olacaktır. Öte yandan  taraflar arasında  ki dava haksız fiil hükümlerine dayanmakta olup  6502 sayılı  Kanun'un 73. maddesi kapsamında tüketici işlemi bulunmadığından davalının tüketici mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle  İlk Derece Mahkemesince verilen görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair kararda isabetsizlik bulunmadığından, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince  davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalıların yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.20/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f30727dc3b3b8120","SID":"ce7a86aa6529599a"}}