{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t 2021/1874 <br>KARAR NO\t: 2024/327<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 01/06/2021<br>NUMARASI\t: 2016/125 Esas - 2021/365 Karar<br>DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 08/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesi ile;  30/11/2015 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın .... ili, ... ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde bulunan Ağaçören - Ortaköy il yolu Sarıoğul köyü yol ayrımında direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş yönüne göre yolun sağında bulunan ekili tarlaya yoldan çıkarak girmesi sonucu tek taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili davacının kaza esnasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğunu, kaza tespit tutanağında yazılı olduğu üzere ... plakalı araç sürücüsü olan ...' ın 2918 sayılı KTK' nın madde 52/a kuralını ihlal ettiği ve birinci derece asli kusurlu olduğunu, iş bu kazada müvekkilinin yaralanarak Ağaçören Devlet Hastanesine kaldırıldığını, müvekkilinde kaza nedeniyle sağ humerus kırığı ve köprücük kemiğinde kırığının meydana geldiğini ve koluna platin takıldığını, müvekkilinin meydana gelen iş bu sakatlanma nedeniyle hareket kısıtlılığına ve iş gücü kaybına uğradığını, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın davalı ... nezdinde ZMSS poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, müvekkilinin 01/11/1964 doğumlu olup, kaza tarihi itibariyle 51 yaşında olduğunu ve iş makinesi operatörü olarak çalıştığını, bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacıya ödenmesi gereken iş gücü kaybından doğan 1.000,00 TL daimi sakatlık tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkette ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçeye göre teminatın kişi başı sakatlanma 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne isnat edilen kusurun kabul edilemeyeceğini, dava konusu kazanın oluşumunda müvekkili tarafından sigortalı olan ... plaka sayılı aracın kusuru bulunmadığını, bu nedenle poliçe sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkili şirkete tüm belgelerle birlikte kaza ve hasar ihbarında bulunulmadığını, dolayısıyla temerrüde düşürülmemiş olup faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulü ile 137.387,38 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken PMF-1931 Hayat Tablosu’na göre hesaplama yaptığını,  TRH 2010 tablosuna göre ve iskonto oranı (teknik faiz) olarak %1,8 olarak dikkate alınması  gerektiğini, dava konusu kazanın oluşumunda, müvekkili tarafından sigortalı aracın kusurunun bulunmadığını, bilirkişi tarafından raporda kusur oranları belirtildiği halde %100 üzerinden hesaplama yapıldığını, kusur oranlarına göre paylaştırma yapılması gerektiğini, iş kazası hususu incelenmeden ve buna istinaden SGK ödemeleri mahsup edilmeden karar verildiğini, sigortalı araca verilen kusur oranının fahiş olduğunu, tazminat hesaplamasında davacıya geçici iş göremezlik süresinde SGK'dan tam olarak tüm zararını almış ise de sürekli sakatlık hesaplamasında geçici iş göremezlik dönemine isabet eden gelirden %19,2 oranında maluliyet hesaplanarak tazminata dahil edilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet raporu, kaza tarihinde mevcut yönetmeliğe uygun olarak alınmadığını, alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe aykırı olması ile hatalı karar verildiğini, mahkeme tarafından SGK tarafından açılan dava dosyaları sorulmalı, bu dosyalar ile o dosyalardan alınan raporların incelenmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 30.11.2015 günü saat 12.00 sıralarında dava dışı sürücü ...  sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici araçla Ağaçören yönünden gelip İl yolu üzerinde seyirle olay yeri kavşağın olduğu yere geldiğinde yol dışı kalması sonucu aracında yolcu olarak bulunan davacı ...' nın yaralandığı dava konusu olayın meydana geldiği anlaşılmıştır.Kaza tespit tutanağında dava dışı sürücü asli kusurlu bulunmuştur. Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda \"..., hem sürücünün hem de  aracında yolcu olarak bulunan davacının, şeritlerine bir aracın girdiğini beyan ettikleri, aksi bir ifade ya da tespit olmadığı, olayın temel sebebi dava dışı sürücü idaresindeki aracın hız durumu olduğundan olayda dava dışı sürücü ... asli kusurlu olduğu, ifadelerde bahsedilen plakası ve sürücüsü belirsiz araç sürücüsünün olayda tali derecede etkenliği olduğu kanaati...\" belirtilmiş ve sigortalı araç sürücüsü % 60 kusurlu bulunmuştur. Kusur belirlenmesi dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı ve sürücü ile davacı beyanları ile uyuştuğundan hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında  TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde  14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı).   Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda  Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı bulunmamaktadır. Hükme esas alınan raporda PMF yaşam tablosu esas alınmış olup davacının rapora bir itirazı bulunmadığından ve TRH 2010 yaşam tablosunda yaşam süreleri daha fazla belirlendiğinden TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılacak hesaplama davalı aleyhine sonuç doğuracağından bu hususa değinen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının sigortalısının kusuru oranında tazminat hesaplanması yapıldığından bu yöndeki istinaf yerinde değildir. SGK yazı cevabında geçici iş göremezlik bedelinin ödendiği belirtilmiştir. Kaldı ki  davada geçici iş göremezlik tazminat talebi bulunmamaktadır.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları).İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporu üzerinden hazırlanan 18/02/2021 tarihli ek raporun hükme esas alınmış olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bilirkişi kök raporunda ise ATK 2. İhtisas Kurulunun 25/12/2020 tarihli kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş %13 maluliyet üzerinden hesaplama yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.O halde Mahkemece yapılması gereken, davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş olan %13 maluliyet oranı üzerinden  22/02/2022 tarihli  ek rapor tarihi itibariyle  sürekli iş göremezlik tazminat tutarının belirlenmesi için aktüerya  bilirkişisinden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonuca göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek hüküm kurulması  olmalıdır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı ....vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"984ed0d0adbaaed2","SID":"aacd3811b903677e"}}