{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/649 <br>KARAR NO\t: 2024/425<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/11/2020<br>NUMARASI\t: 2018/757 Esas -  2020/574 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R AR Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken davalıya trafik sigortalı aracın çarpması ile 31.03.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 30/10/2018 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerinin geçici ve sürekli  iş göremezliğe yönelik olduğunu bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  İlk derece mahkemesince; davacının maluliyetinin tespitine yönelik olarak ATK'dan rapor alınması için delil avansını yatırmak üzere davacı tarafa 25.03.2019 tarihli ön inceleme celsesinde 1 aylık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde delil avansı yatırılmamış ise de tedavi evraklarının verilen kesin süreden sonra dosya arasına girmesi nedeniyle söz konusu kesin sürenin davacı aleyhine sonuç doğurmayacağı, davacı tarafça dosyanın fotokopisinin sunulacağı beyan edilerek kusur ve maluliyet raporunun aynı anda alınmasının talep edilmesi üzerine 20/12/2019 tarihli celsede maluliyet raporu için 900,00-TL, kusur bilirkişi raporu için 500,00-TL bilirkişi ücreti yatırılması ve yeterli gider avansı kalmadığından 100,00-TL gider avansı yatırmak üzere davacı vekiline tekrar 1 ay kesin süre verildiği ve delil avansının kesin sürede yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının, gider avansının kesin sürede yatırılmaması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, ihtara rağmen verilen kesin süre içerisinde delil ve gider avansının yatırılmadığı, davacı vekilince, 20.12.2019 tarihinde verilen kesin sürenin üzerinden 1ay 5 gün geçtikten sonra 1.400,00 TL gider avansı ismiyle bedel yatırılmışsa da, ara kararda 1.400,00 TL delil avansı ve 100,00 TL gider avansı yatırılmasının ihtar edilmiş olduğu, yatırılan tutarın 100,00-TL'sinin gider avansı olduğu ve bu suretle delil avansının 100,00-TL eksik yatırıldığı, bilirkişi ücretinden oluşan delil avansı iki kez verilen kesin süreye rağmen yatırılmadığı için, davacı tarafın HMK md 324 kapsamında maluliyet ve kusur konusunda bilirkişi incelemesi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, yargılamada delil avansının yatırılmamış olması sebebiyle iki yıl boyunca hiçbir tahkikat işlemi yapılamadığı ve davalı taraf açısından usuli kazanılmış hak oluştuğu, davacı tarafın bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasının doğal sonucu olarak tıbbi ve teknik özel bilgi gerektiren bu tespitlerin mahkemece yapılması mümkün olmadığı, kaza nedeniyle kalıcı işgücü kaybı olduğunun ve kazada davalıya sigortalı sürücünün kusuru bulunduğunun, mevcut delil durumuna göre ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; aynı konuya ilişkin olarak daha önce açtıkları ve davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadığı gerekçesi ile usulden reddedilen dava dikkate alınmadan, taleplerine ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadan davanın reddedildiği, davaya konu kazaya ilişkin olarak önce kusur raporu akabinde müvekkilinin maluliyetine ilişkin rapor alınmasının talep edilmesine rağmen mahkemece, aynı anda hem kusura hem de maluliyet yönünden rapor alınmasına karar verildiği ve gider avansının yetesiz olduğu gerekçesi ile eksik gider avansını tamamlamak üzere 1 aylık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde takdir olanan avansın yatırılmış olmasına rağmen mahkemece davanın reddine karar verildiği hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda öngörülen süreler, nitelikleri bakımından, taraflar için ve mahkemeler için konulmuş süreler olmak üzere ikiye, taraflar için konulmuş süreler ise kanunda belirtilen süreler ve hakim tarafından belirtilen süreler olmak üzere ikiye ayrılır. Kanunda belirtilen süreler; kanun tarafından öngörülmüş (cevap süresi, temyiz süresi gibi) süreler olup, bu süreler kesindir ve işlemin kanuni süresi içinde yapılıp yapılmadığı, mahkemece re’sen gözetilir. Hakimin tespit ettiği süreler ise kural olarak kesin değildir. Hakim, kendi tayin etmiş olduğu süreyi, 6100 sayılı Kanunun 90/2’nci maddesine göre iki tarafı dinledikten sonra haklı nedenlere dayanarak, azaltıp çoğaltabilir ve bu sürenin, kesin olduğuna da karar verebilir. (HMK m.94/2, HUMK m.159). Hakimin verdiği sürenin kesin olması için ya hakimin kesin olduğunu belirtmeksizin verdiği ilk sürede işlemin yapılmaması nedeniyle ilgili tarafın yeniden süre talep hakkının varlığı karşısında, bu talep üzerine hakimin verdiği ikinci sürenin kanundan kaynaklanan şekilde kesin olması (HUMK m.163, c.4, HMK 94/2); ya da hakimin tayin ettiği ilk sürenin kesin olduğuna karar vermiş olması gerekir. Hakimin tayin ettiği bu ilk sürenin kesin süre olarak hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararının kanuna ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının ilgili tarafa ihtar edilmesi gerekir. Kesin süreye ilişkin ara kararının verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Başka bir deyişle; ister kanun, ister hâkim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir.Öte yandan 6100 sayılı Kanunun 94. maddesi uyarınca kesin süreye ilişkin ara kararın hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. Bazı hallerde kesin sürenin kaçırılması, o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, davanın kaybedilmesine neden olmaktadır. Böyle bir durumda, geciken adaletin adaletsizlik olduğu düşünülerek, davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere getirilen kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu cümleden olarak, kesin sürenin amacına uygun olarak kullanılması ve yeterli uzunlukta olmasının yanı sıra, tarafların yargılamadaki tutumları ile süreye konu işlemin özelliğinin de göz önünde bulundurulması gerekir. (-Benzer ilkelere YHGK’nun 18.02.1983 gün 1980/1-1284, 1983/141; 22.11.1972 gün 8/832, 935; 13.10.2010 gün 2010/17-510-485; 28.04.2010 gün 2010/2-221-241  ve 28.03.2012 gün 2012/19-55-2012-249 sayılı kararlarında da değinilmiştir-)Bu yasal düzenlemeler göstermektedir ki, taraflar; dinlenmesini istedikleri tanık ve bilirkişinin veya yapılmasını istedikleri keşif ve sair işlemlerin masraflarını, mahkeme veznesine yatırmaya mecbur olup, hâkim tarafından verilen sürede gerekli masrafı vermeyen tarafın talebinden sarfınazar ettiği kabul edilir. Hâkimin, bu masrafların yatırılması konusunda verdiği sürenin kesin olduğunu usulünce karara bağladığı hallerde, kesin süreye uymayan tarafın bu delile dayanma olanağı kalmaz. Kesin süre tarafların yanında hâkimi de bağlayacağından uyulmaması halinde, gereğinin hâkim  tarafından hemen yerine getirilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesinde davacının, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde ise, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği hüküm altına alınmıştır.Yine 6100 sayılı HMK’nun  “Delil İkamesi İçin Avans” başlıklı 324. maddesinde; “ (1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.” hükmü yer almaktadır. Yasal düzenlemeler ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince 25.03.2019 tarihli ön inceleme duruşmasının 7 nolu ara kararı ile \"Tedavi evrakları geldikten sonra davacının kaza nedeniyle kalıcı işgücü kaybı oluşup oluşmadığının tespiti için 30/03/2013 tarihli resmi gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik doğrultusunda tespiti için ATK'ya sevki suretiyle bilirkişi raporu alınmasına, 700,00-TL delil avansının davacı tarafından 1 aylık kesin süre içinde yatırılmasına, yatırılmazsa bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına ( ihtarat yapıldı ), rapor geldiğinde taraflara tebliğine\" karar verildiği, 20.12.2019 tarihli celsede davacı vekilinin \"Biz öncelikle kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ediyoruz, hatta mümkünse dosyanın biz fotokopisini çektirelim, aynı anda maluliyet raporuyla birlikte kusur bilirkişi incelemesinin de yaptırılmasını talep ederiz\" beyanı üzerine, \"1-Davacı vekiline, önceki celse ara karar doğrultusunda maluliyet raporu için 900,00-TL delil avansını dosyaya yatırmak üzere 1 ay son kez kesin süre verilmesine, 2-Davacı vekilinin talebi doğrultusunda dosyanın tümünün fotokopisi çekilerek kaleme getirilirse kazadaki kusur oranları konusunda mahkemece re'sen seçilecek trafik kazaları konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına, kusur bilirkişisi için 500,00-TL takdiriyle, toplam 1.400,00-TL bilirkişi ücretini yatırmak üzere davacı vekiline 1 aylık kesin süre verilmesine, kesin sürede yatırılmazsa bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına (ihtarat yapıldı), rapor geldiğinde taraflara tebliğine, 3-Davacı vekiline, dosyada 47,00-TL gider avansı bulunduğu, bilirkişi incelemelerine gidiş/dönüş için ve tebligatlar için yetmeyeceği dikkate alınarak şimdilik 100,00-TL gider avansı mahkeme veznesine depo etmek üzere 1 ay kesin süre verilmesine, kesin sürede yatırılmazsa dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı)\" karar verildiği, duruşmanın 20.05.2020 tarihine bırakıldığı, 12.05.2020 tarihinde resen açılan duruşma ile yargılamanın Corona Virüs salgını nedeniyle 27.11.2020 tarihine ertelendiği, davacı vekilince ara karara binaen 25.02.2020 tarihinde gider avansı adı altında 1.400,00-TL yatırıldığı görülmüş ise de, 20.12.2019 tarihli celse ara kararı ile verilen kesin sürenin usulüne uygun olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır.Şöyle ki; 20.12.2019 tarihli celsenin (1) nolu ara kararı ile davacı vekiline, önceki celse ara kararı doğrultusunda maluliyet raporu için 900,00-TL delil avansını dosyaya yatırmak üzere 1 ay son kez kesin süre verilmesine karar verilmiş ise de, maluliyete ilişkin raporun nereden alınacağı belirtilmemiş, önceki celseye atıf yapılmakla yetinilmiş, yine (2) nolu ara kararda da, kusura yönelik incelemenin, davacı tarafça dosyanın tümünün fotokopisinin sunulması şartına bağlanmış olup kurulan ara karar usul ve yasaya aykırıdır.Kabule göre de; davacı vekilince yatırılan miktarın kusura yönelik bilirkişi raporu alınması için yeterli olduğunun, dosyanın kusur bilirkişisine tevdi edilebileceğinin, maluliyete ilişkin ATK İlgili Dairesi tarafından düzenlenecek rapora ilişkin fatura gönderildiğinde oluşur ise eksik kalan fatura bedelinin davacı tarafa tamamlattırılabileceğinin göz ardı edilmesi de hukuka aykırıdır.<br>Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle  KABULÜ ile,  İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2020 tarih ve 2018/757 Esas 2020/574 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde kendisine İADESİNE,4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf07e79c596d0de7","SID":"b911b161bccbc176"}}