{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/657 <br>KARAR NO\t: 2024/426<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 03/11/2020<br>NUMARASI\t: 2016/358 Esas -  2020/665 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Araç Hasarı Nedeniyle Değer Kaybı Tazminatı<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 01.09.2015 tarihinde davalı ...  sürücüsü, davalı ...'in maliki ve davalı şirketin trafik sigortacısı oldukları aracın, dava dışı  ... plaka sayılı araca çarptığını, söz konusu aracın da çarpmanın etkisi ile savrularak park halindeki müvekkilinin aracına çarptığını ve hasarlanmasına neden olduğunu, yaptırılan ekspertiz incelemesinde müvekkilinin aracında 11.550,00-TL değer kaybı oluştuğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından 300,00-TL ekspertiz ücreti ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 11.550,00-TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, rapor tanzimi için ödenen 300,00-TL ekspertiz ücretinin de ödeme tarihi olan 18.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı olarak gösterilen kazaya karışan aracın maliki ...'in dava tarihinden evvel 29.04.2014 tarihinde vefat ettiğinin tespiti üzerine davacı vekilince 05.12.2017 tarihli dilekçe ile HMK'nın 124.maddesi gereğince taraf değişikliği talebinde bulunulmuş, ilk derece mahkemesince 10.01.2018 tarihli ara karar ile davacı vekilinin talebinin kabulüne karar verilmiş, sunulan veraset ilamına göre mirasçıları olarak davalı ... ile dava dışı ... bıraktığı anlaşılmış, davacı vekili 31.01.2018 tarihli dilekçe ile davalı ...'in dava dışı mirasçılarının davaya dahil edilmesini talep etmiş, akabinde 05.05.2018 tarihli dilekçe ile, davalı ... mirasçıları ... ve ... yönünden davadan vazgeçtiklerini bildirmiş, 15.05.2018 tarihli celsede de  davanın sürüncemede kalmaması için adı geçen mirasçılar yönünden davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davacıya ait aracın üç defa kazaya karıştığını, kazalardan bir tanesinin davaya konu kaza sonrasında olduğunu, davacının aracının hatalı park halinde olması sebebiyle meydana gelen kazada kusurlu olduğunu, davacı tarafça alınan ekspertiz raporunun hatalı olduğunu, istenilen değer kaybı talebinin fahiş olduğunu, faiz isteminin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davalı ...'in dava tarihinden evvel vefat ettiğinin anlaşılması üzerine davacı vekilinin HMK'nın 124.maddesi gereğince taraf değişikliğine ilişkin talebinin kabul edildiği ve davalı ...'in mirasçılarının davaya dahil edilmesi için davacı tarafa süre verildiği, davacı vekilince 15.05.2018 tarihli celsede davanın sürüncemede kalmaması için mirasçılar ... ve ... yönünden davadan feragat ettiklerinin beyan edildiği, dosya kapsamında yer alan 21.04.2019 tarihli kök ve 13.12.2019 tarihli ek raporda değer kaybı zararının 11.550,00-TL olduğunun bildirildiği, hükme esas alınan başka bir bilirkişi tarafından düzenlenen 24.02.2015 tarihli raporda ise değer kaybı tazminatının 11.500,00-TL olduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar davalı taraf vekillerince raporlar arasında çelişki bulunduğu gerekçesi ile yeni rapor alınması talep edilmiş ise de, ikinci raporda değer kaybı yönünden davalı taraf yararına miktarda azalma olduğu ve bu durumun davalı aleyhine çelişki olarak kabul edilemeyeceği, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden, davalı ...'in kaza tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olduğu gerekçesi ile; 1-Davacının davasının, davalı ... mirasçıları ... ve ... yönünden FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,2-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 11.500-TL.’nin, davalı ... A.Ş.’den 29/01/2016 TEMERRÜT tarihinden, davalı ...’den 01/09/2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari  faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; davacının hatalı park etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde ağır kusurlu olduğu, davacının kusurunun bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınmadığı, davacının ağır kusuru nedeniyle tazminat isteminin reddi gerektiği, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu gerekçesi ile yeni rapor alınmasına yönelik taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir.Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazaya karışan dava dışı araç sürücüsü ... imzalı beyanına göre, sevk ve idaresindeki araç ile ana yolda ilerlerken tali yoldan gelen davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki araç ile aracına çarpmasının etkisi ile savrularak park halindeki davacıya ait araca çarptığı, davalı ...'in imzalı beyanına göre, bir anlık dikkatsizlik ile ana yolda seyir halinde olan dava dışı ... tarafından kullanılan araca çaptığı, söz konusu aracın da savrularak park halindeki davacıya ait araca çarptığı hususlarına yer verildiği, ... tarafından düzenlenen 21.04.2019 tarihli bilirkişi kök raporuna göre, tali yoldan gelen davalı sürücünün ana yolda seyir halinde olan dava dışı araca ilk geçiş hakkını tanıması gerekirken bu kurala riayet etmediği için kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, aracın kaza tarihinden evvelki rayiç değerinin 660.000,00-TL ve kazadan sonraki onarılmış haldeki rayiç değerinin ise 650.000,00-TL olduğu ve buna göre değer kaybı zararının 10.000,00-TL olduğu kanaatine varıldığı, aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 13.12.2019 tarihli ek raporda ise ZMMS poliçesi Genel Şartları ekindeki tablo esas alınarak yapılan hesaplamaya göre değer kaybının 11.550,00-TL olduğunun belirtildiği, hükme esas alınan 24.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğu, davacıya ait aracın piyasa rayiç değerinin 659.500,00-TL, kazadan sonraki rayiç değerinin  648.000,00-TL ve buna göre değer kaybı zararının 11.500,00-TL olduğu kanaatine varıldığı görülmüştür.Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, özellikle  kazaya karışan araç sürücüleri tarafından imzalı kaza tespit tutanağı ile uyumlu, kazanın oluş şekline uygun, ayrıntılı, açıklayıcı, denetime açık ve ayrıca Yargıtay  içtihatlarında esas alınan aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uygun şekilde hesaplama yapan 24.02.2020 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamasına, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları arasında kusur tespiti yönünden çelişki bulunmamasına, değer kaybı miktarı yönünden ise, farkın, uygulanan hesaplama yöntemlerindeki farklılıktan kaynaklanması nedeniyle çelişki bulunduğunun söylenemeyecek olmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı ... İtil vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK m. 353/1-b/1 gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  / Gerekçe uyarınca,1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı ...vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 785,57-TL harçtan peşin yatırılan 196,4‬0-TL harcın düşümü ile bakiye 589,17-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalı ...den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerinin kendi üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.28/03/2024<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b92be29a31e0271","SID":"99710de8a1c82f75"}}