{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/536 - 2024/563<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t         <br>                    \t\t\t                (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t             K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)<br><br>ESAS NO\t: 2020/536 <br>KARAR NO\t: 2024/563<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 17.12.2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2019/199 E., 2019/982 K.<br>DAVACI\t\t\t: <br>VEKİLİ\t\t\t:<br>DAVALI\t\t\t:<br>VEKİLİ\t\t\t: <br><br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, davacının yapım işini üstlendiği \"Düzce ili, Akçakoca ilçesi, Orhanlı, Haciz ve Sarma Dereleri İkmali İşi\" ile ilgili olarak davalı sigorta şirketi tarafından inşaat all risk sigorta poliçesi yapıldığını, işin yapımı sırasında 19.05.2017 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle idareye teslim edilmeyen kıymetlerin zarar gördüğünü, hasar tespiti için sigorta tarafından gerekli işlemlerin yapıldığını, ancak tazminat ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile meydana gelen hasar nedeniyle oluşan 10.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, hasar tarihinden itibaren 2 yıllık sürenin dolması nedeniyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, zararın bakım döneminde gerçekleşmesi ve kötü niyetli hareketlerden doğması nedeniyle poliçe kapsamında sorumluluklarının bulunmadığını, sorumluluğun bulunması halinde %2 oranında muafiyet bulunduğunu, faizin başlangıç tarihine ve türüne ilişkin taleplerinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Zamanaşımı başlıklı 1420/1. maddesi \"Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.\" hükmünü içermektedir.<br>\tHasar tarihinde yürürlükte bulunan Bütün Riskler İnşaat Sigortası Genel Şartlarının Hasar Halinde Sigortalının Yükümlülükleri başlıklı B-1.a maddesi \"Hasarın meydana geldiğini öğrendiği tarihten itibaren geç 5 gün içinde sigortacıya ihbar etmek\" hükmünü; Zaman Aşımı başlıklı C-10 maddesi \"Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda zaman aşımına uğrar.\" hükmünü içermektedir.<br>\t6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi başlıklı 16/2. maddesi \"Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.\" hükmünü içermektedir.<br>\tDavacı vekilinin açıklama dilekçesi uyarınca dava konusu hasarın tarihi 07/04/2017'dir.<br>\tTüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, dava konusu hasarın 07/04/2017 tarihinde meydana geldiği, hasar tarihinde yürürlükte bulunan Bütün Riskler İnşaat All Risks Sigortası Genel Şartlarının B-1.a maddesi uyarınca sigortalının hasardan itibaren 5 gün içinde hasarı bildirmesinin gerektiği, meydana gelen hasarın niteliği ile sözleşme kapsamında 6 nolu hakedişin düzenlenmesine esas alınan 11/04/2017 tarihli, davacının imzasının bulunduğu belge dikkate alındığında hasarın en geç bu belgenin düzenlenmesinden önce öğrenildiğinin mahkememizce kabul edildiği, dava konusu olay yönünden zaman aşımı süresinin 2 yıl olduğu, dava öncesinde 27/03/2019 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, son tutanağının 08/04/2019 tarihinde düzenlendiği, arabuluculuk süresinin toplamda 12 gün olduğu, davanın ise son tutanağın düzenlenmesinden 21 gün sonra 29/04/2019 tarihinde açıldığı, hasar tarihi dikkate alındığında zaman aşımı süresinin (07/04/2019 + 2 yıl + 12 gün) 21/04/2019 tarihinde; mahkememizce öğrenmeye esas alınan belgenin tarihi olan 11/04/2017 tarihi dikkate alındığında ise zaman aşımı süresinin (11/04/2017 + 2 yıl + 12 gün) 24/04/2019 tarihinde dolduğu, davanın ise 29/04/2019 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tDavalı tarafın mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan eksper raporunda ekspertiz tarihinin 19.05.2017, hasar tarihinin 07.04.2017 olarak belirtilmesine rağmen hasar tarihi ile ekspertiz tarihi arasında geçen süre için açıklama yapılmadığını;<br>\tDavalının eksper raporunu ve eklerini müvekkiline tebliğ etmediği gibi dosyaya da kötü niyetli olarak sunmadığını, bu nedenle hasar tarihinin kesin olarak tespitine olanak bulunmadığını;<br>\tTTK'nun ilgili maddesi uyarınca gerekli şartlar tamamlanmadığı durumda zamanaşımı süresinin 6 yıl olduğunu, davalı sigorta şirketi hasarın nedeni, tarihi ve tutarının tespitine ilişkin olarak müvekkiline hasar raporunu vermediğini, aynı şekilde hasar tespiti için davalı sigorta şirketi tarafından görevlendirilen sigorta eksperinden vekil olarak talep etmelerine rağmen taraflarına da gönderilmediğini, hasar raporu tebliğ edilmeden zamanaşımının başlamayacağının sabit olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, inşaat bütün riskler sigorta poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkindir.<br>6102 sayılı TTK'nın \"Zamanaşımı\" başlıklı 1420/(1). maddesi, \"Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.\" hükmünü,<br>1427. maddesinin 2. bendi, \" Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.\" hükmünü, 4. bendi, \"Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.\" hükmünü içermektedir.<br>Bu yasal düzenlemelere göre; Davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen 245006 numaralı hasar dosyasında; davacı tarafça olaya ilişkin tutulan 24.04.2017 tarihli bir tutanağın ve ekindeki hasara ilişkin belgelerin varlığı; poliçeyi tanzim eden davalı acentası tarafından davalı şirkete gönderilen ve hasarın 07.04.2017 tarihinde meydana geldiğini bildiren 18.05.2017 tarihli elektronik posta; ekspertiz raporunda da şirkete yapılan ihbar tarihinin 18.05.2017 olarak bildirilmesi dikkate alındığında ihbarın 18.05.2017 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla sigorta tazminatının TTK m 1427/2 uyarınca, 45 günün bitimi ile  03.07.2017 tarihinde muaccel olduğu, davanın ise 2 yıllık zaman aşımı süresi içinde, 29.04.2019 tarihinde açıldığı sabit olduğundan zaman aşımı def'inin reddi ile yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile anılan şekilde karar verilmesi doğru olmamış, HMK m. 353/1,a.6 gereği esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:<br>\tAnkara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2019/199 E., 2019/982 K. sayılı dava dosyasında verdiği 17.12.2019 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.<br>\t2-Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine.<br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t03.04.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  05.04.2024<br>\t\t\t\t<br>        Başkan                       Üye                 Üye                 Katip <br><br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11d64041c188d316","SID":"1c62f0e7e95c8c31"}}