{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/700 <br>KARAR NO\t: 2024/682<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/20 E.  -  2022/111 K.<br><br>DAVACI\t: ... \t  <br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Tanınmış <br>                                                  Marka Siciline Kayıt, Tespit)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/04/2022 tarih ve 2022/20 Esas - 2022/111 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait \"...\" markasının sektöründe herkes tarafından bilindiğini, müvekkili şirketin markasına yaptığı yatırımların zayi olmaması ve markanın itibarında başkalarının yararlanmaması amacıyla TÜRKPATENT'e tanınmış marka siciline tescil için başvuru yaptığını, ancak müvekkili şirketin T/03538 sayılı \"...\" ibareli markasının tanınmışlığının tespiti taleplerinin YİDK'nun 16/11/2021 tarih 2021-M-9968 sayılı kararı ile reddedildiğini ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK kararının iptalini ve müvekkiline ait \"...\" ibareli markanın tanınmışlığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davacının tanınmışlık tespiti isteminin reddine ilişkin kararın iptali isteminde hukuki yararının bulunmadığı, davacının \"...\" ibareli markasının her somut olayda tanınmış olup olmadığının ilgili mercilerce değerlendirilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkil şirketin işbu davayı açmada hukuki menfaatinin bulunduğunu, zira 15.07.2018 Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 370. maddesinde Markalar Dairesi Başkanlığının \"markaların tanınmışlık düzeyleri ile ilgili esasların belirlenmesi ve uygulamaya konulması işlemlerini\" yapma görevinin düzenlendiğini, Sınai Mülkiyet Kanununun m.6/4 \"Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.\" hükmünü havi olduğunu, ilgili hüküm uyarınca \"tanınmış marka\" kapsamında korumadan faydalanmak için davalıya başvuru yapıldığını, hatta davalının kendi internet sitesinde \"tanınmışlık tespiti talebi inceleme ücreti\" olarak 12.345,76-TL ücret açıklamasının bulunduğunu, kaldı ki işbu davanın terditli olarak ikame edildiğini, yerel mahkemenin kendisini yetkisiz görmesi durumunda, müvekkili şirketin \"...\" markasının tanınmış marka olarak tespitinin talep edildiğini, mahkeme tarafından dava dilekçemizin ekindeki delillerinin değerlendirilerek ve işin esasına girerek müvekkili şirketin markasının tanınmış marka olup olmadığının tespitinin yapılmasının gerektiğini, tanınmış markalar sicilinin davalı tarafından tutulmakta olup; müvekkili şirketin başvurusundan önce ve sonra çok sayıda markanın işbu sicile kaydedildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, tanınmış marka siciline kayıt talebinin reddine dair Kurum kararlarının iptali ile tanınmış marka olduğunun tespiti istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve Yargıtay 11. HD.'nin 05.02.2020 tarih ve 2019/2980 E.- 2020/991 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, her ne kadar davalı Kurum tarafından Tanınmış Marka Sicili oluşturularak kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yapılarak, bu nitelikte gördükleri markalar için bir sicil oluşturulmuş ise de; davalı Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisinin bulunmadığı gibi, tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanmasının gerektiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince, gerek YİDK kararının iptali gerekse de tanınmışlığın tespiti istemleri yönünden, davacının eldeki somut davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafça istinaf başvurusu sırasında yatırıldığı anlaşıldığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 04/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18a99ee1141b56dd","SID":"53d93dcb54f2c154"}}