{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:<br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/11/2022<br>NUMARASI\t:  Esas - Karar<br><br>DAVACI\t: ... -...\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t<br>DAVALI\t: 1 -...  -...\t <br>VEKİLİ\t: Av. ...\t<br>DAVALI\t: 2 -... -   ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 01/02/2024<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 06/02/2024<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacının inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıların kullanımında bulunan ..... isimli taşınmazda tamirat ve iyileştirme işlerinin yapılması konusunda taraflarla sözlü olarak anlaşmış olduklarını, yapılan anlaşma neticesinde müvekkilince anlaşmaya konu edilen işlerin tüm tadilat işlerinin yapıldığını davalılara teslim edildiğini ancak davalı tarafın iş bedelinin tamamını ödemediğini, sadece 'inşaat işçilik' açıklamasıyla 28.10.2019 tarihinde 10.000,00 TL ve 04.11.2019 tarihinde ise 8.000,00 TL olmak üzere toplamda 18.000,00 TL'lik kısmi bir ödeme yapıldığını, davacının 700.000 TL'lik alacağını alamadığını ileri sürerek,  şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği whatsap yazışmalarını kabul etmediklerini,  kabul anlamına gelmemekle birlikte bu yazışmalar ile alacağın ispatının mümkün olmadığını,  ...'ın işletmiş olduğu bir restoran yada ..... adı altında bir yer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Açılan dava ilk önce Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E sırasına kaydedilmiş, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E ... K sayılı görevsizlik kararı sonrasında Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sırasına tevzi edilmiştir. 02/06/2022 tarihli celse 1 nolu ara kararı uyarınca davalılardan .... Otelcilik ... Ltd. Şti.'ye yönelik dava bu dava dosyasından tefrik edilerek yargılamaya davalı ... ile davalı ...'a yönelik dava yönünden devam edilmiştir.<br>Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasında davalılardan ...'a gönderilen davetiyelerden ilkinin komşusu olduğu bildirilen ...imzasına tebliğ edilmesi, ikincisinin annesi olduğu ifade edilen ... imzasına tebliğ edilmesine rağmen üçüncü davetiyenin ...'ın ... isimli şahsı tanımadığını ifade etmesi nedeniyle  bila ikmal iade edilmesi nedeniyle Mahkememizde tereddüt oluşmuştur.  Davacı vekili 29/03/2022 tarihli tavzih dilekçesi ile davalılar arasında baba oğul ilişkisi bulunduğunu ifade ettiğinden davalılardan ...'a ait nüfus kayıt örneği dosya arasına alınmış, yapılan incelemede, ...'ın babasının dava dışı ..., annesinin ise dava dışı ... olduğu, aile nüfus kayıt örneğinde ... isimli bir şahsın bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında Selçuklu Şehit Topel Polis Merkezi Amirliği tarafından tanzim edilen 09/06/2022 tarihli tutanak ile ... isimli bir şahsın tanınmadığı bildirilmiştir. Anılan nedenlerle davacı vekiline, davalılardan ...'ın anne baba ismini TC kimlik numarasını ya da kimliğinin tespitine yarayan delillerini ibraz etmesi için süre verilmiş, ancak herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Mahkememizce de yapılan araştırma neticesinde ... isimli bir şahsın olmadığı sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davacı vekili, davalı ...'ın babasının davaya dahil edilmesini talep etmiş ise de, dahili dava yoluyla başka bir şahsa husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından davacı vekilinin bu talebi yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d. maddesi uyarınca taraf ehliyeti dava şartlarından olup, ...'ın taraf ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığından bu davalıya yönelik davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı, davalı ... ile aralarında eser sözleşmesi niteliğine haiz akdi ilişki bulunduğunu iddia etmiş, davalı ... ise akdi ilişkiyi reddetmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf; davacı ile davalı ... arasında Clup42 isimli iş yerinin tadilatı konusunda akdi ilişki bulunup bulunmadığı, varsa bu akdi ilişki kapsamında davacı tarafından yapılan işin bedelinin ne olduğu, davacının bu akdi ilişki nedeniyle davalı ...'dan alacaklı olup olmadığı ile varsa alacak tutarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir. Somut olayda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının öncelikle akdi ilişkiyi sonrasında da yapılan işleri ispatlaması gerekir. Davacı yapılan işin yaklaşık bedelinin 700.000,00 TL olduğunu iddia ederek eldeki davada 10.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Her ne kadar eser sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması geçerlilik şartı değil ise de, eldeki uyuşmazlıkta akdi ilişkinin 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi gereğince tanık delili ile ispatı mümkün olmayıp yazılı delillerle ispatlanması gerekir. Bu bakımdan davalının açık muvafakatinin de bulunmaması dikkate alınarak davacının tanık dinletme ve keşif yapılmasına yönelik taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>Davacı davalılardan ... ile aralarında akdi ilişki olduğunu yazılı delillerle ispatlayamadığından kendisine yemin delili hatırlatılmıştır. Davacının yemin teklifini kabul eden davalı ... 17/11/2022 tarihli celsede davacı ile aralarında akdi ilişki bulunmadığını ve davacı ile herhangi bir yazışma yapmadığını ifade etmiştir. Bu kapsamda davacının akdi ilişkiyi yemin delili ile de ispatlayamadığı sonucuna varıldığından davalı ...'a yönelik davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davacının davalı ...'a yönelik davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ...'a yönelik davasının esastan reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı olarak gösterilen ...'ı diğer davalı ...'ın babası olarak davada davalı olarak gösterdiklerini, bu kişinin gerçek isminin .... olduğunu bilmediklerini, bilmelerinin de mümkün olmadığını, 6100 sayılı HMK'nın 124. Maddesi kapsamında davalı tarafın isminin düzeltilmesinin mümkün olduğunu, mahkemenin yemin delilinden önce diğer delilleri değerlendirmesi gerektiğini, diğer delilleri değerlendirilmeden yemin delilinin hatırlatılması ve kesin süre verilmesi üzerine hak kaybına uğramamak adına yemin metni sunmak zorunda kaldıklarını, davanın .... Otelcilik Restarasyon....Ltd şirketi ile bu şirketin yetkili ve oğlu olan davalılara birlikte açıldığını, davacının bu kişilerle sözlü olarak tadilat yapılması konusunda anlaşma yaptığını ve bu nedenle husumetin hepsine yöneltildiğini, bu sebeple mahkemenin tefrik kararı vermesinin doğru olmadığını, davalıların işin kim tarafından yapıldığı hususunda isticvap edilmeleri gerektiğini, mahkemenin bu taleplerini dikkate almadığını, watsapp mesaj dökümünün bilirkişi aracılığıyla incelenmediğini, söz konusu imalatların yapılıp yapılmadığı tarafların bu söktörde faaliyet gösterip göstermediği yönünden zabıta araştırması yapılmadığını, kamyon nakliye fişlerine bakılmadığını, zeminde kullanılan malzemelerin davacının sattığı malzemeler ile kod ve  marka vs yönünden aynı olup olmadığına bakılmadığını, telefon mesajları yazılı delil başlangıcı sayılarak tanıklarının dinlenmediğini  belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; eser sözleşmesine konu ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, davalı şirket ile davalı şirket temsilci ve oğlu olan diğer davalılarla sözlü olarak eser sözleşmesi yaptığını ve üçün birlikte sözleşmenin tarafı olduğunu (bedel hepsinin sorumlu olmayı üstlendiğini) ve müteselsilen sorumlu olduklarını iddia ederek eldeki davayı açmıştır. Sözlü sözleşmenin her üç davalıyla yapıldığını ve her üçününde sorumlu olduğunu davacı taraf ispat ederse her üçü de sorumlu olabilecektir.<br>Davacı ile davalı şirket Türk Ticaret Kanunun kapsamında tacir olup, bu taraflar yönünden davaya bakmakla görevli uzman özle mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesidir. Diğer davalılar tacir olmadığından bu davalılar yönünden Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olsa bile iddia edilen uyuşmazlığın aynı olaydan kaynaklanması ve alacağın da iddiaya göre her üçü için ortak olması, yargılama usulünün de farklı olmaması nedeniyle her üçü yönünden görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Mahkemenin tacir olmayan davalılar yönünden davayı tefrik etmesi ise sonradan mahkemenin görevi değiştirmez. Bu itibarla; davanın Asliye Ticaret mahkemesinde görülmesine usule aykırılık görülmemiş ve mahkeme görevli sayılmıştır. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.12.2017 tarih ve 2017/10685 E. 2017/10685 K. Sayılı ilamı) <br>Davacı taraf her üç davalının da sözleşmenin tarafı olduğu, sözleşme bedelinden  her üç davalının da sorumlu olduğuna ilişkin anlaştığını iddia ettiğine göre,  her üçü için ortak olan uyuşmalığın aynı dosya üzerinden görülüp karar bağlanması gerekmekte ise de, ilk derece mahkemesince davalı şirket yönünden açılan davada dava açılmadan önce arabulucuya başvurunun zorunlu ve dava şartı olması nedeniyle tefrik kararı ve bu doğrultuda dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde  usule aykırı bir durum görülmemiştir.  <br>Davacı taraf, varlığını iddia ettiği eser sözleşmesi ilişkisinde davalı ... ...'ında taraf olduğunu ve sorumlu olduğunun iddia etmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 200. Maddesi kapsamında bu iddiasını ispatlayan davalı tarafından imzalı yazılı bir belge (senet) dosyaya sunmamıştır. Para ödemesine ilişkin sunulan banka dekontlarının davalıyla ilgili olmadığı görülmüş ayrıca davalının dosyaya sunulan watsapp yazışmalarını kabul etmediği görülmüştür.  Yazışma içeriklerinin de dava konusu eser sözleşmesi yönünden yazılı delil başlangıcı sayılabilecek nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Davacı taraf davalının isticvap edilmesini istemiş ise de; 6100 sayılı HMK'da, tarafın isticvap edilmesi ( sorguya çekilmesi) başlı başına bir ispat vasıtası yani delil olarak kabul edilmemiştir.  Fakat isticvap ile delil (özellikle ikrar ) elde edilebilir ve bazı hallerde isticvap ile davanın aydınlatılması da sağlanabilir. İsticvap, isticvap edilebilecek tarafı bir ikrarda bulunmaya götürebileceğinden ve tarafın gelmemesi halinde taraf isticvap konusu vakıayı ispat etmiş sayılacağından bir taraf ancak kendi aleyhine olan vakıalar hakkında isticvap edilebilir, yoksa kendi lehine olan vakıalar hakkında isticvap edilemez. ( Bkz. Prof Dr  Baki Kuru, Prf Dr. Ramazan Arslan ve Prof Dr. Ejder Yılmaz'ın Medeni Usul Hukuku Kitabının 25. Baskısının 348. Sayfası) Bu itibarla; davacı tarafın isticvap talebi de yerinde olmadığından ilk derece mahkemesinin bu davalı yönünden davanın reddine karar vermesi doğrudur. <br>Ancak;  <br>6100 Sayılı HMK'nın 124.maddesinde; \"(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.(4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.\" şeklinde düzenlenmiştir. <br>Dava dilekçesinde davalı ... adresi olarak gösterilen '' ... Mahallesi ...Sokak NO:2 /117 adresinin'' dosyaya getirtilen belgelerden diğer davalı ...'ın babası ... adresinin olduğu ve ...'ın daha önce ..... adlı işyerini diğer davalı oğlu ... isimli kişiyle işlettiği, ... isimli bir kişinin de bulunmadığı dikkate alındığında, dava açılmak istenen kişinin ... olduğu, davacının bu kişiyi Mustafa olarak bildikleri savunmasına itibar edilmesi gerektiği ve  davacının bu kişinin davaya dahil edilmesi yönündeki talebinin 6100 sayılı HMK'nın 124/4. Maddesi  kapsamında taraf değişikliği talebi olarak kabul edilip,  ...'a karşı davaya devam edilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle taraf ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır <br>Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış olduğundan her iki davalı yönünden de (davalı .... ile ilgili davacı lehine kesinleşmiş haklarda gözönünde bulundurularak) yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/11/2022 tarihli, .. Esas - .. Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA,  <br>Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının ilk derece mahkemesince talep halinde davacıya iadesine,<br>Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>İstinaf karar tebliği ve harç iade işleminin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, 6100 HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.01/02/2024<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br>  ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f3ac00892277f95","SID":"b1f9a6addc515d16"}}