{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/333 - 2024/518<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/333 <br>KARAR NO\t: 2024/518<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/130 E.  -  2021/366 K.<br><br>DAVACI\t: \t  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2021 tarih ve 2020/130 E. - 2021/366 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin uzun süredir kesintisiz ve fasılasız kullanılıp meşhur hale getirilen 99 004268 sayılı 32. sınıfta tescilli \"...\" ibareli markanın sahibi olduğunu, bu markayı mesnet göstererek davalı şirketin 2018/42333  başvuru numaralı ve “...” ibareli başvuruna itiraz ettiğini, itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun asıl unsurunun \"...\" ibaresi olduğunu ve SMK'nın 5/1-c maddesi kapsamında coğrafi kaynak veya malların üretildiği yere işaret ettiği; davalının ... ...'ndan su çıkartma yetkisi olmadığından ve markadaki \"...\" ibaresi gazozlarda kullanılan suyun ... ... kaynaklı olduğu algısını yaratacağından SMK'nın 5/1-f maddesi uyarınca da su içeren ürünler bakımından mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konularında halkı yanıltıcı işaret niteliği taşıdığı, bu yönde yargı kararları bulunduğunu, markadaki ilave “...” ibarelerinin başvuruya ayırtedicilik kazandırmadığını ve başvuru markasıyla davalının ... bölgesinin adını kendi adına tescil ettirmek istemiş olduğundan, başvurunun SMK'nın 5/1. maddesinin (a), (b) ve (d) bendlerine göre de reddinin gerektiği; başvurunun “...” markasıyla ayırtedilemeyecek kadar benzerliğinin başvurunun SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca, bu yerinde görelmezse SMK'nın 6/1. maddesi gereği reddedilmesi gerektiğini; ... markası tanınmış marka statüsünde olduğundan başvurunun SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddesi gereğince tüm mal ve hizmetler bakımından da reddinin gerektiğini; başvurunun kötüniyete dayandığı; müvekkilinin SMK'nın 6/3. maddesi kapsamında eskiye dayalı hak sahibi olduğunu ileri sürerek, 2020-M-1488 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2018/42333 başvuru sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine  karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 1976’da kuruluşundan bu yana ... ... adı altında faaliyetlerini sürdürdüğü ve 01.04.1976 yılından gazoz üretimine devam ettiğini; müvekkili başvurusu doğal kaynak suyuna ilişkin olmadığından, başvuru markasının \"...\" kelimesini içermesinin tüketiciyi yanıtıcı olmadığı ve tanımlayıcı işaret olarak değerlendirilemeyeceğini; başvuru markası ile tanınmışlığı ileri sürülen davacı markası arasında benzerlik olmadığından, davacı markasının tanınmışlığına dayalı iddianın da yerinde olmadığını; her iki taraf markasında da \"...\" ibaresinin yeralmasından bahisle markaların ayırt edilemeyecek kadar veya karıştırılabilecek kadar benzer olduğunun ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin davacının itiraza mesnet markalarından çok daha önce \"...\" ibaresini ticari faaliyetlerinde kullandığını, SMK'nın 6/3. maddesine dayalı itirazın dinlenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın SMK'nın 4. maddesi kapsamından hareketle marka tanımına uygun olduğu; başvuru kapsamında yer alan 32. sınıftaki \"gazozlar\" malları  açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında, marka olarak, yani bir ticari işletmenin malını tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallardan ayırt edildiği algılamasına yol açan şekilde soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunduğu; cins, vasıf bildiren, tanımlayıcı bir durum olarak algılanmayacağı; ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ad olmadığı; “...” ibaresinin, ülkemizde yerleşik olarak bilinen, belli bir coğrafya ile bütünleşmiş bir dağın ve Çine Belediyesi adına C2013/014 sayılı coğrafi işaret olarak da tescil edilmiş olan ... ...'ndan çıkartılan meşhur bir kaynak suyunun adı olduğu ve  bu açıdan 32. sınıfa konu ”Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar” malları bakımından tanımlayıcı, coğrafi kaynak ve kalite belirten, ister esas unsur ister yardımcı unsur olarak bahsedilen mallar bakımından kullanımı halinde yanıltıcı olabileceği ileri sürülse de davalının markasının kapsamında \"gazozlar\" emtiasının bıkakıldığı, marka kapsamında su veya soda malı olmadığı, diğer yönden, başvuru markası \"... ...\" ibaresini içerdiği ve markanın bütünselliği açısından \"...\" kelimesinin markada tek başına yer almadığı, ... ... ve bölgesinin gazozlarının ünlü olduğu da söylenemeyeceğinden bu ibarenin halkı yanıltacak nitelikte olmadığı, yani SMK'nın 5/1-f maddesindeki koşulun oluşmadığı (aksi yöndeki bilirkişi görüşüne HMK'nın 282. maddesindeki \"Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.\" hükmünden hareketle yukarıdaki gerekçe ile iştirak edilmediği, tüm bu gerekçelerle somut olayda mutlak red sebeplerinin  oluşmadığı; nispi ret sebepleri açısından; davalının \"... ...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"...+şekil\" ibareli tescilli markası arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik oluşmadığı gibi davalı marka başvurusunun \"gazozlar\" davacı markasının ise \"Doğal kaynak suyu\" içerdiği; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar yönünden ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, her iki markada yanılgı yaşamayacağı, taraf markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısının da oluşmadığı, bu açıdan SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı sonucuna varıldığı; davacı tarafın dava konusu başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı; taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunda SMK'nın 5/1-f maddesi uyarınca tescil engeli bulunduğunun tespit edilmesine rağmen mahkemece aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu, halk arasında iyi bir su olduğu yönünde olumlu bir intiba bulunan “...” ibaresi kullanılmak suretiyle gazoz emtiası içinde zorunlu olarak bulunan suyun ... ...’ndan çıkan su olduğu konusunda haksız bir intiba yaratılmanın amaçlandığını, her ne kadar \"...\" ifadesi bir coğrafi işaret olduğundan kimsenin tekeline bırakılamayacaksa da, davalı şirketin ... ...’ndan çıkarmadığı bir suyu, üzerinde “...” etiketi ile piyasaya sürmesinin de tüketicinin yanılmasına yol açacağından asıl bu nedenle söz konusu coğrafi adın davalı yan tekeline bırakılamayacağını, SMK'nın 5/1 maddesi (a), (b), (c) ve (d) bentleri uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını, müvekkilinin markasının tanınmış olması nedeniyle başvurunun SMK'nın 6/4-5 maddesi uyarınca da reddinin gerektiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markasının SMK'nın 5/1-ç maddesi kapsamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, aksi kabul edilse dahi başvurunun SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibasa sebebiyet vereceğini, SMK'nın 6/3. maddesi uyarınca da davanın kabulünün gerektiğini, emsal kararların değerlendirmeye alınmadığını, emsal kararların SMK'nın 5/1-f maddesi yönünden haklılıklarını desteklediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacı taraf, davalı şirketin \"...\" ibaresini içeren marka başvuruna itiraz etmiştir. \"...\" ibaresi, ...ilçesinde bulunan ... ...'ndan çıkartılan meşhur bir kaynak suyunun adıdır. Aynı zamanda, coğrafi işaret olarak C2013/014 sayı ile ... Belediyesi tarafından kaynak suları için coğrafi işaret tesciline konu edilmiştir. <br>\tYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı şirketin başvuruya itiraz gerekçelerinden biri de SMK'nın 5/1 maddesinin (f) fıkrasıdır. Söz konusu fıkra uyarınca mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler marka olarak tescil edilemez. Her ne kadar söz konusu coğrafi işaret kaynak suyuna ilişkin ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.07.2019 tarih ve 2018/2795 E.-2019/5044 K. sayılı kararından da anlaşılacağı üzere, \"Biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz)\" mallarının niteliği itibariyle içerisine su katılabilecek emtialardan olmaları nedeniyle, bu mallar üzerinde \"...\" ibaresinin kullanılabilmesi için kullanımın yanıltıcı nitelikte olmaması gerekir.    <br>\tSomut uyuşmazlık yönünden, mahkemece davalı markasının tescilli olduğu emtianın \"gazoz\" olduğu gerekçesiyle, SMK'nın 5/1. maddesinin (f) fıkrasının uygulanmayacağı yönünde karar verilmiş ise de, \"gazoz\" emtiası da su kullanılmak suretiyle üretildiğinden, \"...\" ibaresinin gazoz emtiası için kullanılması SMK'nın 5/1-f maddesi anlamında yanıltıcı olabilecek niteliktedir. Yargılama sırasında davacı tarafça davalı şirketin ... ...'ndan su çıkarmaya yetkili olup olmadığı yahut davalının dava konusu markanın kapsadığı mal ve hizmeti nereden temin ettiği hususlarının belirlenmesi amacıyla müzekkere yapılması talep edilmiş, ilk derece mahkemesince sadece davalı şirketin su çıkarmaya yetkisi bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. Davalı şirketin de bu hususta bir iddiası bulunmamakta ise de, davalının ... ilçesinde faaliyet gösterdiği de gözetildiğinde, \"...\" ibareli markayı taşıyan ürünlerinde ... ...'ndan çıkartılan suyu kullanıp kullanmadığı hususunda bir araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tBu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 18/10/2021 gün ve 2020/130 E. - 2021/366 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/04/2024\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"28d557f6acdcc106","SID":"2077bcb5c4221120"}}