{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/349 - 2024/553<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/349 <br>KARAR NO\t: 2024/553<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         \t     K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/250 E.  -  2023/442 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/11/2023 tarih ve 2023/250 E. - 2023/442 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin ... ibareli bir çok tanınmış markasının bulunduğunu, davalı şirketin 2021/128243 sayı ve ... ibareli marka tescil başvurusu yaptığını, oysa bu başvurunun müvekkilinin markalarıyla iltibas oluşturduğunu, müvekkilinin davalı başvurusuna yönelik itirazlarının davalı Kurum kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların  iltibas oluşturacak  düzeyde benzer olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunda kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek 2022-M-9458 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davalı şirket vekili, ilk tescil edilen marka ile sonradan tescil edilen marka arasında sadece isim benzerliği değil aynı zamanda her iki markanın da aynı resim ya da figürlerden teşekkül etmesi ya da piyasada insanları yanıltacak derecede benzerlik çağrıştıracak unsurların olmasının gerektiğini, dava konusu markadaki amblem ve logo ile davacı şirketin amblem ve logosu arasında aynılık ya da benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunmasına rağmen markaların kapsamındaki mallar/hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markası arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığı, davacının tanınmışlık iddiasının ispatlanamadığı, davalının kötüniyetli olarak kabul edilmeyeceği, YİDK'nın 2022-M-9458 sayılı  kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasında benzerlik bulunduğunun sabit olduğunu, görsel işitsel ve kavramsal yönden benzerlik bulunduğunu, bilirkişiler tarafından markaların mal ve hizmetleri yönünden benzerlik bulunmadığı şeklinde yapılan değerlendirmelerin eksik ve hatalı incelemelere dayalı olduğunu, tarafların markaları arasında mal ve hizmetler yönünden benzerlik olmadığı kabul edilecek olsa dahi “...” ibaresinin müvekkili şirket tarafından tanınmış hale getirilmiş olması nedeniyle mal ve hizmetler yönünden farklılık bulunmasının bir önem arz etmeyeceğini, marka tescil talebinde kötüniyet bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet \"...\" esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak bir benzerlik bulunduğu, ancak 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanabilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının da gerçekleşmesinin gerektiği, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporundan, davaya konu olan markanın başvuru kapsamında yer alan mallarının davacının itirazın mesnet olan markalarının tescil kapsamlarında yer almadığı, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamlarındaki mallar ile davalının başvurusuna konu markanın kapsamındaki emtia arasında ikame veya bir ilişki bulunmadığı, bu nedenle de SMK'nın 6/1. maddesindeki koşulların oluşmadığı, davacının itirazına mesnet markasının tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı, davalının başvurusunun kötüniyetli olarak kabul edilmeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,\t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b346ffd6e6a9aa13","SID":"3888584d4b209716"}}