{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 04/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ : 09/04/2021<br>DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ : 04/03/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin ... şahıs firmasının sahibi olduğunu, davalıdan 25/05/2017 tanzim tarihli ... numaralı fatura ile 63.956,00 TL'lik ve ... seri numaralı fatura ile 15.508,80 TL olmak üzere toplam 79.464,80 TL'lik dokuma makinası ve havlu alışverişi olduğunu, alışveriş çerçevesinde tarafların uzun süredir birbirlerini tanımaları ve ticaret yapmaları nedeniyle davalının zor durumda olduğunu bildirmesi üzerine senet vasfı olmayan bonoları kendisine sadece vade, miktar ve isim olan bonoları kendisine teslim ettiğini, müvekkilinin davalıya olan 79.464,80 TL'lik borcunu ödeme gayreti içindeyken davalı tarafın bono vasfında olmayan senetleri doldurarak/doldurtarak tedavüle çıkarttığını ve müvekkili aleyhine Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkilinin de davalıya olan 79.464,80 TL'lik borcuna karşılık bu işlemin yapıldığını düşünerek borcu davalı tarafın vekiline belge karşılığında ödediğini, daha sonra Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 39.464,80 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığını, icra takibine yapmış oldukları ödemeye ilişkin belgeleri de ibraz ederek itiraz ettiklerini, müvekkilince senetlerin iade edilmesi talep edilmesine rağmen davalının yurt dışında olması nedeniyle senetlerin kendisine iadesini sağlayamadığını, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, senetlerin hatır senedi olarak davalıya teslim edildiğini, lehtar kısmının boş olduğunu, lehtar bölümü boş bırakılan senedin kambiyo vasfına sahip olmayacağını ve geçerliliğinin bulunmadığını, iyi niyet çerçevesinde davalının ticari sıkıntısını gidermek amacı ile boş olarak verilen senetlerin art niyetli olarak kullanıldığını, ihtiyati haciz tehditine binaen borcu olmamasına rağmen müvekkilince ödeme yapmak zorunda kalındığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı yanın söz konusu icra takibini başlatmakta art niyetli olması nedeniyle %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili,  müvekkilinin Fransa'da tekstil işi ile uğraştığını, Denizli'de bir işletme kurmak istediğini, limited şirket için yanında çalışan ... isimli kişiye %1 hisse vererek ... Ltd. Şti.'ni kurduğunu, 15 yıl önce kurduğu şirkette Türkiye'de devamlı bulunamaması ve Türkçe bilmemesi sebebiyle gerek şirketin rutin işlemleri gerekse üretim de dahil pazarlama vs.işlerin yürütülmesi için imza yetkisi ... tarafından müvekkilinin Fransa'da olduğu bir dönemde şirkete ait ve tamamı ...'e ait olan makine ve malları fatura keserek görünüşte satış işlemi gibi yaparak iş yerinden kaçırdığını, uzun zaman malların arandığını, suç duyurusunda bulunulduğunu, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile davada makinelerin bulunduğunu, satış işlemi iptal edilerek ve müvekkiline büyük mağduriyetler yaşatılarak geri kazanıldığını, müvekkilinin davacı ... ile de birlikte işler yaptığını davacının bilahare şirkette müdür olarak bordrolu çalıştığını, müvekkilinin Türkiye'deki faaliyetlerine son vermek istediğinden işletmedeki tüm makine ve teçhizatları önceden yanında çalışan davacı ...'ye satış ve devir yaparak gitmek istediğini, davacı tarafından 7 adet bono ve satış sözleşmesi düzenlenerek imza edildiğini, müvekkiline verildiğini, davacı tarafın makine ve diğer teçhizatın satışına dair senetleri tam olarak doldurmadan fotokopilerini çektiğini, bu belgenin altına yapılan satış işlemini yazarak karşılıklı imzaladıklarını ve belgenin aslını kendisine alarak fotokopisini müvekkiline verdiğini, senet asıllarını ise müvekkiline teslim ettiğini, taraflar arasındaki yazılı satış sözleşmesine konu makinaların toplam 7 adet senet karşılığı 95.000 € üzerinden senet düzenlendiğini, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve bedelsiz olduğunun yazılı delil ile ispatının gerektiğini, davacının bu senetlerin sonradan doldurulduğunu iddia ederek borçtan kurtulmaya çalıştığını beyanla konulan tedbirin kaldırılmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın usul ve esastan reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece, \"....Davalı tarafça sunulan sözleşme de göz önüne alındığında taraflar arasındaki demirbaş ve makine satışı nedeniyle davacı tarafın davalı yana 7 adet senet verdiği ve senet bedellerinin toplamda 95.000 € bedelli olduğu, bu senetlerin 45.000 € 'luk kısmının ödendiği, satılan makinalar için 79.464,80 TL üzerinden fatura kesilmiş ve tarafların ticari defterlerine bu şekilde kayıt edilmiş ise de davacı tarafça ödenen 45.000 €'dan fatura bedelini aşan (19.886 €) kısım için verilen senetlere gerekçe olabilecek bir hususun taraf defterlerine yansımadığı, davacı tarafın dava konusu bonolara ilişkin her türlü iddiasını ve bonoların anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddiasını yazılı delille ispat edemediği kanaatine varılmakla dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığından yemin teklif etme hakkı da hatırlatılmamış olup, ispatlanamayan davanın reddine, İİK'nun 72/4 maddesi hükmü \"Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir talebi kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde % 20'den aşağı tayin edilemez.\"  düzenlemesini içerir. Somut olayda, tedbir kararı verildiğinden davalı tarafın alacağına geç kavuşması nedeniyle yasal koşulları oluşan davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi talebinin de kabulüne\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'ın yabancı uyruklu olduğunu, davalının vergi mükellefiyetini sonlandırarak 25/05/2017 tarihinde Türkiye'den ayrıldığını, Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile takibe konu edilen senetlerin vadelerinin 20/11/2018 ve 20/03/2019 tarihleri olduğunu, davalının yabancı uyruklu olmasına rağmen teminat yatırmaksızın müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, teminatın dava ve icra takibi şartı olduğundan yapılan icra takibinin geçerli olmadığını, davalarının kabulü gerektiğini, menfi tespit davası açtıkları icra takibinin ticareti terk etmiş bir firma adına yapılmış olduğundan usul ve yasalara aykırı takibe dayanarak hak elde edilemeyeceğini, ticaret sicilinden terkin edilen bir firmanın alacağı hakkında icra takibi yapabilmesi için firmanın öncelikle ihya edilmesi gerektiğini, ihya prosedürü gerçekleştirilmeksizin müvekkili aleyhine yapılan icra takibinin geçerli olmadığını, yerel mahkemenin açığa senet düzenlenmesinin mümkün olduğunu önemli olanın anlaşmaya aykırı doldurulduğunun kanıtlamasını hükmüne esas aldığını, davalının 2017 yılında vergi mükellefiyetini sonlandırarak Türkiye’den ayrıldığı şirketini tasfiye ettiği ve mahkemeye sundukları sözleşmenin aslını ibraz etmedikleri de göz önünde bulundurulduğunda davalının art niyetli olduğunun kanıtı olduğunu, yerel mahkemenin hüküm kurulurken davaya konu senetlerin fotokopi belgeler ile açık senet olarak kabul edildiğini, fotokopi belge ile 20/03/2019 tarihli bir senet altındaki yazı sözleşme olarak nitelendirilmiş ve müvekkili aleyhine hüküm kurulduğunu,  davalı yanca sözleşme olduğu ileri sürülen senet altında yer alan belgenin aslının mahkemeye ibraz edilemediğini, fotokopi belgeye dayanılarak davaya konu senetlerin açık senet olduğunun kabulünün mümkün olmayacağını, tacirlerin usul ve yasa hükümlerine göre tuttukları ticari defter ve kayıtların sahipleri lehine delil niteliği taşıdığını, davalı tarafın 2018 yılı ticari defter ve kayıtlarının olmadığını, 2017 yılındaki kayıtlarında bile takibe konu senetlerle ilgili ticari defter ve kayıtlarında herhangi bir kaydın bulunmadığını, yerel mahkemenin hükmünde davalının 21.01.2020 tarihli dilekçesi ile Denizli ... AŞ.de bulunan hesap kayıtlarına delil olarak dayanıldığının görüldüğünü, oysa davalı yanın ne cevap dilekçesi ne de ikinci cevap dilekçesinde böyle bir delili olmadığını, davalının eski ortağı ve şirketinin yöneticisi ... tarafından aldatılarak zarara uğratıldığının, bu sebeple sözleşmenin iptali davası açılarak malların geri alındığının iş bu dava ile uzaktan yakından bir ilgisi olmadığını, yerel mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava,  kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın  reddine  karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı yabancı olup ülkemiz ile Fransa arasında karşılıklılık esası bulunmasına, 26/05/2017 tarihli sözleşmeye davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmamasına, sözleşme nedeniyle verilen bonolar için davacı yanca kısmi ödemeler yapılmış olmasına,  dava konusu bonoların anlaşmaya aykırı doldurulduğunu davacı yanın ispatlayamamasına,  HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu  istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.04/03/2024<br><br>...\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f2d8e5d52dfb597","SID":"9b449afb003e4e5d"}}