{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/842 <br>KARAR NO: 2024/24<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/12/2020<br>NUMARASI: 2018/174 Esas -  2020/921 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali  davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ile davalı arasında akdedilen sigorta sözleşmeleri kapsamında sigorta poliçeleri düzenlenerek poliçelerde belirtilen '... ... Cad. No:... .../SAMSUN* adresinde gerçekleşecek olan 'emniyeti suistimal' suçunu oluşturan eylemler sonucu meydana gelecek zarar rizikosu sigorta ettirildiğini, daha önceden Tekkeköy Sulh Hukuk Mahkemesi 2006/12 D. İş sayılı dosyadan riziko adresinde bulunan makine ve teçhizatın tespiti yaptırılmış olup Tekkeköy Sulh Hukuk Mahkemesi 2008/38 D. İş sayılı dosya ile makine ve teçhizatın yerinde olmadığı tespit edildiğini, müvekkil şirketin 02.06.2006 tarihli yönetim kurulu karanyla '... Cad. No: ... .../SAMSUN' adresinde bulunan şubesine sorumlu müdür olarak atanan ve bu hususta 23.06.2006 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi' nde ilan bulunan ... İstanbul .... Noterliği aracılığıyla 13.01.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek yerinde bulunmayan malların müvekkile teslimi talep edildiğini, ilgili makine ve teçhizatın müvekkile teslim edilmemesi üzerine sorumlu müdür  ... aleyhine Tekkeköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunulduğunu, şikâyet üzerine Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi 2010/866 E. 2010/1227 K. Sayılı davada sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (emniyeti suistimal) suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, rizikonun gerçekleştiğinin öğrenilmesi üzerine Bakırköy ... Noterliği 02.02.2009 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı tarafa hasar ihbarı ve ödeme talebinde bulunulmuştur. Hasar ihbarına karşın davalı tarafından ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmemesi nedeniyle ödeme yapılmadığını,  ... hakkındaki kararın kesinleşmesi üzerine Bakırköy ... Noterliği 02.11.2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile hasar ihbarı tekid edilerek 184.320,00 TL'nin ilk hasar ilk hasar ihbarının yapıldığı Bakırköy .... Noterliği 02.02.2009 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte ödenmesi ihtar edildiğini, davalı tarafından 16.11.2017 tarihinde tarafımıza 87.773,57 TL'lik kısmi ödeme yapılmıştır. Yapilan eksik ödeme üzerine Bakırköy .... Noterliği 25.12.2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş ve '19134799' no.lu poliçeye dayanılarak davalı tarafça ' ... Ltd. Şti.' den aldırılan eksper raporu doğrultusunda 59.231,24 USD olarak belirlenen hasar miktarının %10 muafiyet düşüldükten sonra 53.308,11 USD'nin in fiili ödeme günündeki TL karşılığının yapılan 87.773,57 TL'lik kısmi ödeme mahsup edilerek ilk hasar tarihinden itibaren bankaların bir yıllık dolar mevduatına uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte ödenmesi ihtar edildiğini, davalı tarafından poliçe kapsamında usulüne uygun ödeme yapılmaması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyadan eksper raporu ile tespit edilen hasar bedeli 53.308,11 USD den davalının 16.11.2017 tarihli kısmi ödemesi aynı tarihli T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 22.614,65 USD olarak mahsup edilmiş ve faiz hesabında dikkate alınarak bakiye 30.692,46 USD asıl alacak ve 33.136,76 USD işlemiş faiz olmak üzere 63.829,22 USD üzerinden ilamsız icra yoluyla takibe girişildiğini, davalının haksız itirazı üzerine takip durmuş ve itirazın bertaraf edilmesi için huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, huzurdaki davada davalının fiili Ödeme tarihindeki rayiç üzerinden yapılan hesaplamaya göre ödememiş olduğu eksik kısım talep edildiğini, taraflar Türk Lirasının enflasyon karşısında uğrayacağı değer kaybından etkilenmemek amacıyla poliçede sigorta teminat tutarlarını ve ödeme planındaki primleri Amerikan doları cinsinden belirlendiğini, Mahkememizce Bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalı tarafça belirlenmiş olan 53.308,11 USD tazminatm davalı tarafça yapılan 16,11.2017 tarihli 87.773,57 TL'lik kısmi ödemenin aynı tarihli TCMB USD kuru üzerinden (22.615,65 USD olarak) mahsup edilmesiyle kalan bakiye 30.692,46 USD asıl alacağın ilk hasar ihbar tarihi olan 02.02.2009 dan itibaren bankaların bir yıllık dolar mevduatına uyguladığı en yüksek faizi İle birlikte ödemesi gerektiğinden icra dosyasına vaki itirazın iptaline karar verilmesi gerekmektedir...\" diye devam eden dilekçesinde, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyaya yapılan itirazm iptalini, davalının hükmolunacak meblağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı, dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Dava, sigorta poliçesinde kararlaştırılan zarar rizikosunun gerçekleşmesi nedeniyle oluşan sigorta bedeli alacağı istemine ilişkindir. Taraflar arasında 03/05/2008- 03/05/2009 tarihlerinde geçerli olmak üzere Para Paket Sigorta poliçesi imzalanmış olup, poliçe kapsamında olay başına 250.000USD ve yıllık 400.000USD teminat limiti belirlendiği, sigortalı davacının şirketinde gerçekleşen emniyeti suistimal olayı nedeniyle dosya kapsamında bulunan 07/04/2010 tarihli ... Limited Şirketi ekspertiz raporunda hasar bedelinin 53.308,11USD olarak belirlendiği, hasara yönelik ihbarın davalı sigorta şirketine 04/02/2009 tarihinde tebliğ edildiği, 53.308,11USD karşılığı sigorta şirketinin 16/11/2017 tarihinde 87.773,57TL ödemede bulunduğu anlaşılmaktadır. 6762 s. Kanun m.1299 “Sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma rizikolarına ait sigortalar dahil, bütün mal sigortalarında, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun 1292 nci madde hükmünce doğduğu tarihten muaccel olur” hükmü gereğince sigorta tazminatının muacceliyeti rizikonun gerçekleştiğinin sigortacıya ihbar borcunun doğduğu tarihte, İhbar borcu ise rizikonun gerçekleştiğinin öğrenilmesi ile başlamaktadır. ETTK m.1292 “Sigorta ettiren kimse sigortanın taallük ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur.” davacı taraf Tekkeköy-Samsun Şubesi sorumlu müdürü ... ’a yerinde bulunmayan şirket mallarının teslimi için 13/01/2009 tarihine ihtarname keşide ettiği, teslim edilmemesi üzerine hakkında şikayette bulunduğu ve Samsun 5 Asliye Ceza Mahkemesi 2010/866E 2010/1227K. Sayılı karar ile davacı sigortalının işçisinin emniyeti suistimal suçunu işlediğinin sabit olduğuna karar verildiği, 02/02/2009 tarihli Bakırköy .... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile davalı sigorta şirketine hasar ihbarı ve ödeme talebinde bulunulduğu, davalı sigortanın kararırn kesinleşmemesi nedeniyle ödeme yapmadığı, bunu üzerine karar kesinleştikten sonra 02/11/2017 tarihli Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile davalı sigorta şirketine ticari faizi ile birlikte hasar ihbarı tekit edildiği, 16/11/2017 tarihinde sigorta şirketince 87.773,57TL ödemede bulunulduğu ancak davacının ekspertiz raporunda belirtilen 53.308,11USD nin fiili ödeme günündeki TL karşılığının ödenen bedel mahsup edilerek faiziyle birlikte ödenmesi için davalı sigortaya karşı 25/12/2017 tarihli Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname keşide ettiği anlaşılmıştır. Olayda sigorta şirketine ihbarın süresinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, sigorta tazminatının muacceliyetine ilişkin olarak kendisine riziko ihbarı yapılan sigortacının da araştırma ve inceleme yapma hakkının bulunduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla, muacceliyet konusunda riziko ihbarı yanında sigortacının edimine ilişkin araştırmaları da tamamlamış olması önemli bir kriterdir. Ancak, menfaatler dengesinin korunması açısından sigortacının incelemesine de bir süre sınırlandırması getirilmelidir. 6102 sayılı Kanun m.1427 uyarınca su sürenin zarar sigortalarında rizikonun gerçekleştiğinin ihbar borcunun doğduğu tarihten itibaren 30 gün, can sigortalarında ise araştırma yapılacak şeylerin kapsamının daha dar ve zarar sigortasına göre daha net olmasından dolayı 15 gün olarak öngörülmüştür. Ancak, menfaatler dengesinin korunması bakımından sigortacıya yüklenilemeyen nedenlerden dolayı incelemeler tamamlanamamışsa, örneğin gerekli evrakların sigorta ettiren veya sigortalı tarafından sigortacıya zamanın veya hiç verilmememsinde olduğu gibi, bu süreler işlemeyecektir. Diğer taraftan, sigortacı rizikonun gerçekleştiği kendisine ihbar yapılmadan öğrenmiş ise, muacceliyet için rizikonun gerçekleştiğine ilişkin ihbarın yapılmış olması da aranmamalıdır. Tazminat veya can sigortaları bakımından bedel ödemesi için tüm bilgi ve belgeler sigortacıya verilmiş olmakla birlikte incelemeler bitirilememiş olabilir. Ancak, sigorta ettirenin sigorta sözleşmesini yaparken de amacı zararının bir an önce telafi edilmesi ve karşılaştığı tehlikeden dolayı herhangi bir mağduriyetinin doğmamasıdır. Bu durumda da sigorta ettirenin menfaati korunması gerekeceğinden madde ile sigortacıya ödenecek tazminat veya bedelden mahsup edilmek üzere avans verme mecburiyeti getirilmiştir. 6102 sayılıl TTK m. 1427 ile sigortacının sigorta ettirene göre daha güçlü bir konumda olduğu göz önünde bulundurularak tazminat ödeme borcunda sigortacının temerrüde düşmesi için sigortacıya ihtar gönderilmiş olması aranmamış ve sigortacıyı temerrüt faizi ödemekten kurtaran anlaşmaların geçersiz olduğu kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta ceza mahkemesinin kararının kesinleşmesinden sonra davalı tarafın olay tarihindeki kur karşılığı ödeme yapmış olduğu değerlendirimdiğinde 07/04/2010 tarihli ...Limited Şirketi ekspertiz raporunda tespit edilen 53.308,11 USD hasar bedelinin taraflarca kabul edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davalı sigortanın ceza mahkemesinin kararı kesinleşmesine kadar faizin işlemeyeceği iddiası yerinde değildir. Mahkememizce aldırılan usul ve yasaya uygun denetime elverişli kök ve ek bilirkiş raporlarında yapılan teknik incelemelerde hasar bedelinin dosya kapsamında bulunan ekspertiz raporundaki belirlenen 53.408,11 USD ile örtüştüğü, 16/11/2017 tarihinde yapılan 87.773,57 TL ödemenin ödeme tarihindeki kur üzerinden 22.615,64 USD'nin düşülmesi ile davacının 30.692,46 USD alacağının kaldığı tespit olunmuştur. Olayın ve hasarın gerçekleşme tarihi, ihbar tarihi dikkate alındığında 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bilirkişi heyetince buna göre 04/02/2009 tebliğ tarihinden itibaren TCMB resmi sitesindeki faiz oranları tablosu dikkate alınarak hesaplanan 32.738,13 USD işlemiş faiz talep edilebileceği kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Ayrıca icra inkar tazminatı talebi bakımından emniyeti suistimal suçunun işlenip işlenmediği ceza mahkemesinde yapılan yargılama ile belirlenmiş olup alacağın likit olma şartı sağlanmadığından reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; rizikonun gerçekleştiği ve teminatın ödenmesi gerektiği hususunun taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığını, davalı sigorta şirketine Bakırköy ... Noterliği 02.02.2009/... Tarih/yev. numaralı ihtarnamesiyle hasar ihbarında bulunulmuş olup işbu bildirimden itibaren borcun muaccel hale geldiğini, bu sebeple icra takibindeki faiz başlangıç tarihinin kabulü gerekmekte olduğundan mahkemece verilen faiz başlangıç tarihine ilişkin kararı istinaf etme zaruriyeti hasıl olduğunu, rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte gecikmeksizin davalı sigorta şirketine hasar bildiriminde bulunulduğunu, bu ihbar ile birlikte sigorta şirketinin en temel borcu olan hasar bedeli ödemesinin borcu muaccel hale geldiğini, bu ahvalde icra takibindeki faiz başlangıç tarihinin ve dahi faiz miktarının kabulünün gerektiğini, keza davalıya ihbarın yapılması ile davalının mütemerrit olduğunu, mahkemece, emniyeti suistimal suçunun işlenip işlenmediği ceza mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde belirlendiği gerekçesi ile icra inkar tazminatı talebinin reddedildiğini, oysa hasar bedeli taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmamakla birlikte bilirkişi raporu da icra takibinde yazılı asıl alacak ile birebir örtüşdüğünü, aslolanın da hasar bedeli konusunda uyuşmazlık olmaması olup bu nedenle likit ve muayyen alacak nedeniyle hükmolunacak meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekmekteyken reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümüyle kabulüne, ayrıca icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ödemenin eksik yapıldığı ve fiili ödeme tarihindeki kura göre ödeme yapılması gerektiği yönündeki iddia ve değerlendirmelerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sigortacının tazminat ödeme borcu hasarın meydana geldiği tarihteki rayiç değer ve kur ile sınırlı olduğunu, davalı şirket temerrüde düşmediğinden işlemiş faize ilişkin kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararında işlemiş faize alınan faiz oranı ve yapılan hesaplama hatalı olduğundan hüküm altına alınan işlemiş faiz tutarı her halükarda fahiş ve hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle sigorta değerinin ödenmesi istemiyle başlatılan icar takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının gerçekleşen zarardan sorumlu olup olmadığı ve zararın USD cinsinden talep edilip edilemeyeceği noktasındadır. Taraflar arasında 03/05/2008-2009 tarihlerinde geçerli olmak üzere Para Paket Sigorta poliçesi düzenlenmiş olup, poliçe kapsamında olay başına 250.000,00 USD ve yıllık 400.000,00 USD teminat limiti belirlenmiştir. Davacı sigortalının iş yerinde gerçekleşen emniyeti suistimal olayı nedeniyle davacıya Bakırköy .... Noterliğinin 02/02/2009 Tarih ve ... YN'lu, davalı sigorta şirketine 04/02/2009 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamesi ile hasar ihbarında bulunulması üzerine yaptırılan ekspertiz çalışması sonunda hazırlanan 07/04/2010 tarihli eksper raporu ile zararın 53.308,11USD olduğu tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketince 16/11/2017 tarihinde 87.773,57 TL davacı sigortalısına ödenmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"... numaralı poliçeye istinaden\" sebebine dayalı olarak 30.692,46 USD asıl alacağın 33.136,76 USD işlemiş faiziyle birlikte ödeme günündeki efektif satış karşılığı olan TL'si ile tahsili istemiyle 11/01/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Hasarın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunun 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu(e.TTK)'nun 1283 maddesinde, sigortacının, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak hakikaten uğradığı zararı tazmine mecbur olduğu düzenlenmiştir. e.TTK'nın 1299/2. Maddesinde de, tazmini lazımgelen sigorta bedelinin, sigorta olunan menfaatin rizikonun gerçekleştiği zamandaki değerine göre tesbit olunacağı düzenlenmiştir.  Poliçede de tazminata ilişkin olarak sigorta değerinin rizikonun gerçekleştiği anda belirleneceği ve bu durumda sigorta değerinin rizikonun gerçekleştiği anda sigortalı kıymetin rayiç değeri olacağı düzenlenmiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından, eksper raporunda tespit edilen zarar tutarı 53.308,11 USD'nin hasar tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığı 87.371,99 TL 16/11/2017 tarihinde davacıya ödenmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanunu(e.BK)'nun 83/3. Maddesine göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.Sigorta poliçesi yabancı para cinsinden düzenlendiğinden, sigortalı, sigorta değeri e.BK'nın 83/3. maddesindeki seçimlik haklarını kullanarak bunlardan biriyle kendisine ifasını isteyebilir. Ancak bunun için borçlunun temerrüte düşmüş olması gerekir.  e.TTK'nın 1299/1. Maddesinde, sigorta bedelini ödeme borcunun, bütün mal sigortalarında, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun 1292 nci madde hükmünce doğduğu tarihten muaccel olacağı, ifade edilmiştir. Ancak mahkemeninde gerekçesinde ifade ettiği gibi sigortacının, ihbardan itibaren gerekli araştırmaları yapmak ve sigorta bedelini tespit etmesi kaçınılmaz olup, bunun da bir süre gerektirdiği açıktır. Esasen sigorta değerinin bira önce ödenmesi gerekmekte olup, mahkemece bu sürenin 30 gün olarak kabul edilmesi somut olaya uygun ve yerindedir. Bunun yanı sıra sigortacıya 1292 nci madde hükmünce ihbar yapıldıktan sonra temerrüt için ayrı bir ihtara gerek yoktur. İhbardan itibaren sigortacının araştırma yapması için gereken süre -somut olayda 30 gün- geçtikten sonra temerrüt gerçekleşmiş olur. Davacının hasar ihbarı 04/02/2009 tarihinde davalı sigortacıya tebliğ edilmiş olup  buna göre temerrüt 06/03/2009 tarihi itibariyle gerçekleşmiştir. Davacı, davacının Türk Lirası cinsinden ödemesini kabul etmiş ve takibinde yabancı para alacağının ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığını talep etmiş olması karşısında, davacının e.BK'nın 83/3. maddesindeki seçimlik hakkını fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesi yönünden kullandığının kabulü gerekir. Eksper raporunda davacının talep edebileceği zarar 53.308,11 USD olarak tespit edilmiş olup, bu hususta bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı sigorta bu tutarın fiili ödeme tarihinde kur üzerinde Türk Lirası karşılığını ödeyerek borcundan kurtulabilir. Davalının 16/11/2017 tarihinde yaptığı 87.773,57 TL ödemenin, ödeme tarihindeki kur üzerinden USD cinsinden değeri 22.615,64 USD zarar tutarından düşüldüğünde, davalının halen 30.692,46 USD borcu bulunmaktadır.Davalı tarafça, zararın Türk Lirası cinsiden oluştuğu ve USD cinsinden talap edilemeyeceği ileri sürülmüş ise de, davalının borcu sözleşmeden kaynaklanmakta olup, davalının bu iddiası yerinde değildir. Yine davalı, ödeme için ceza mahkemesinin sonuçlanmasının beklendiği ve daha önce temerrüte düşmediğini ileri sürmüş ise de, söz konusu ceza dosyasının temerrüte bir etkisi bulunmamakta olup, yukarıda temerrüte ilişkin yapılan açıklamalar karşısında davalının bu iddiası da dinlenebilir değildir.3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesine göre, sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Bilirkişi kök raporunda hesaplamaya esas alınan faiz oranlarının neye göre tespit edildiği belirsizdir. Ek raporda ise Merkez Bankasına ait olduğu belirtilen bir tabloya atıf yapılmıştır. Davalının kök rapora itiraz dilekçesinde de yine  Merkez Bankasına ait olduğu belirtilen bir tabloya sunularak rapora itiraz edilmiştir. Ancak sunulan bu iki tablo birbiriyle uyumlu değildir. Bu çelişki giderilmeden sonuca gidilmesi mümkün değildir. O halde mahkemece faiz işletilecek dönem bakımından Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranları araştırılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.Ayrıca, mahkemece icra inkar tazminatı talebi bakımından emniyeti suistimal suçunun işlenip işlenmediği ceza mahkemesinde yapılan yargılama ile belirlenmiş olup alacağın likit olma şartı sağlanmadığı kabul edilmiş ise de söz konusu yargılama eylemin sübutuna ilişkin olup, alacağın miktarının tespitine ilişkin değildir. Bu durumda, mahkemece, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususunun tekrar değerlendirilmesi gerekir.Tüm bu nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İDM kararının kaldırılarak işaret edilen hususlarda yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı ve davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"956aeb1b7e1238a5","SID":"ad616eaed0dcbd6d"}}