{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/569 <br>KARAR NO: 2024/226<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/01/2021<br>NUMARASI: 2019/940 Esas -  2021/42 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili hakkında temlik eden ... A.Ş tarafından Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünce icra takibi yapıldığını, yapılan takipte müvekkilinin dava dışı ...in ticari kredisinde kefil olduğunu, müvekkilinin bankada yapılan kredi sözleşmesinde imzası olmadan takipte borçlu gösterildiğini, bankanın yazılan müzekkerelere cevap vermediğini, davalı tarafın kredi sözleşmesini dosyaya sunmaktan imtina ettiğini, müvekkilininin Büyükçekmece ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  öncelikle görev, yetki ve hukuki yarar itirazlarının olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemenin de müvekkilinin adresi Şişli olduğundan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, ayrıca davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, davacı hakkında 2015 yılında takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davacının 5 yıl  sonra bu davayı açmakta hukuki bir yararı olmadığını, davanın esası hakkında ise davacı tarafın takibe konu kredi sözleşmesini imzaladığını, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davacı tarafın huzurdaki davayı ikame etmekte haksız ve kötüniyetli olduğundan, davacı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Yapılan yargılama sonucu dosya Mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle İİK 72 maddesinde düzenlenen menfi tespit davası olup, temlik eden ... AŞ tarafından davacı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 11.977 TL asıl alacak için dava dışı  ... in ticari kredisine kefil olması nedeniyle icra takibi yapıldığı, davacının kredi sözleşmesinde imzasının olmadığını ileri sürerek davalı aleyhine menfi tespit davası açtığı, takibe konu genel kredi sözleşmesi mahkememizce incelendiğinde ... ile ... arasında imzalanan 95.000 TL kredi sözleşmesinde ...  in imzasının olduğu, davacının kredi sözleşmesinde kefil olarak imzasının bulunmadığı, dolayısıyla davacının temlik eden bankaya karşı herhangi bir borç yükümlülüğü altında olmadığı, davanın subut bulduğu, temlik eden banka tarafından davacı aleyhine icra takibi yapıldığı da anlaşıldığından asıl alacak üzerinden %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ikame edilmesinde davacının herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, davaya konu edilen Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına konu icra takibinin, davacı tarafın, süresi içerisinde takibe itiraz etmemesi neticesinde kesinleştiğini, temlik eden ... A.Ş. tarafından borçlular ... ve ...’ten olan kredi alacaklarının konu edildiği ve Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası nezdinde başlatılan icra takip dosyasının, müvekkil firmaya devir ve temlik edildiğini, davaya konu icra takibi öncesinde, temlik eden ... A.Ş. ile borçlular arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup; davacı/borçlunun söz konusu sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını, temlik eden bankanın, huzurdaki davaya konu icra takibine ilişkin olmak üzere, yasal hakkını kullanarak, haklı ve iyi niyetle, ödenmeyen borcun tahsiline yönelik söz konusu icra takibini başlattığını, yasal bir icra takibinin başlatılmasının yerel mahkeme tarafından “kötüniyetli” olarak algılanmasının kabul edilebilir olmadığını, bir an için aksi düşünülse dahi, temlik eden banka tarafından başlatılan bir icra takibi nedeniyle, müvekkili firmanın kötüniyetli olmasından söz edilmesi ve bu nedenle de, müvekkili firma aleyhine herhangi bir kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin haksız, mesnetsiz ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, genel kredi sözleşmesinde davacının kefil imzasının bulunup bulunmadığı ve kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Alacağı temlik eden takip alacaklısı banka tarafından, kredi borçlusu ve davacı takip borçlusu hakkında, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... (eski esas: ...) Esas sayılı takip dosyasında, \"kredi borcuna ait kat ihtarnamesi\" sebebine dayalı olarak toplam 14.266,42 TL alacağın tahsili istemiyle 15/08/2015 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz edilmemesi üzerine takip kesinleşmeştir.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca genel kredi sözleşmesinde kefil olarak imzasının bulunmadığından bahisle icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Alacağı temlik eden bankadan temin edilen genel kredi sözleşmesi örnekleri ile davalını sunduğu genel kredi sözleşmesi örneğinde davacının imzası bulunmamaktadır. Kefilin imzası kefalet sözleşmesinin geçerlilik unsuru olup, somut olayda bu unsur gerçekleşmediğinden davacının, dava konusu takibe dayanak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İİK'nın 72/5. Maddesinde, davanın borçlu lehine hükme bağlanması halinde, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verileceği ve takdir edilecek zararın, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamayacağı düzenlenmiştir. Davaya konu icra takibi, davacı hakkında, genel kredi sözleşmesinde imzası bulunmamasına rağmen başlatılmış olup, bu haliyle icra takibinin kötüniyetle başlatıldığının kabul edilmesi gerekir. Bu haliyle davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmuştur. Kötüniyet tazminatı alacaklı aleyhine verilecek olup, davalı da temlik yoluyla takip alacaklığı olduğundan, alacağın temlik alınmış olmasının kötüniyet tazminatına bir etkisi bulunmamaktadır. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 303,30 TL harcın, alınması gerekli olan 974,53 TL harçtan mahsubu ile bakiye 671,23 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0ab86463f3e2f8a","SID":"ac49534fdedc8dce"}}