{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/1080 <br>KARAR NO: 2024/393 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/03/2023<br>NUMARASI: 2022/658 (E) -  2023/198 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 05/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/02/2020 tarihinde, müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı şirkete trafik sigortalı ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmasına ve davalıya başvuru yapılmış olmasına rağmen davalı tarafça sebepsiz yere müvekkiline tazminatın ödenmediğini, bunun üzerine Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru üzerine 2021.E.151609–K-2022/26283 sayılı karar ile ...  3.945,68 TL hasar tazminatı ödemesine karar verildiğini ve müvekkilinin icra aracılığıyla alacağını tahsil ettiğini belirterek müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin genel şartlar uyarınca teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.  İlk derece mahkemesince; \"1-22/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanunun 58. maddesiyle anılan maddenin 2. fıkrasındaki “Yüz bin Türk lirası” değerindeki parasal sınır “Beş yüz bin Türk lirası” olarak değiştirildiği, HMK'daki değişiklik ile Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülmekte olan davalardan 500.000 TL altındaki davaların Basit Yargılama Usulüne göre yürütüleceğine dair düzenleme yapıldığı, usul hukuku alanında geçerli olan temel ilkenin derhal yürürlüğe girmesi olduğu, 2-Mahkememizde açılan iş bu davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, 14/12/2022 tarihinde 1. kez işlemden kaldırıldığı, davacı vekilince yenileme talebinde bulunulduğu, yenileme tensip tutanağının davacı yana tebliğ edildiği, ancak bir aylık süre içerisinde yenilenmediğinden başvuru harcının yatırıldığı, peşin harcın yatırılmadığı ve dava dosyasının 08/03/2023 tarihinde ikinci kez işlemden kaldırılmasına, 3-HMK'nin 320/4 hükmünde Basit Yargılama Usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırıldıktan sonra yenilenmiş olan davanın ikinci kez işlemden kaldırılmakla açılmamış sayılmasına\" karar verilmiştir.Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; davaya dayanak TBK'nin 122. maddesi gereğince davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, mahkemece davalı yanın kusurlu olup olmadığı hususu incelenmeksizin karar verilmesinin adil yargılama hakkına aykırı olduğunu, munzam zararın faizi aşan bir talep olduğunu, enflasyon ve buna bağlı olarak döviz kurları, mevduat faizleri, devlet tahvilleri ve diğer yatırım araçlarının faiz oranları ile birlikte getirilerinin temerrüt faizinden fazla olması halinde munzam zararın varlığının karine olarak kabul edilmesi gerektiği hususunun mahkemece göz ardı edildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, maddi hasarlı trafik kazası sonucu hasar gören aracın hasar tazminatının geç ödenmesi nedeniyle munzam zararın tazmini  istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun  4/1-a. maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, TTK'de düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK'nin 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme ise Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Davalı ... Anonim Şirketi, sigorta şirketi olup, sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda davacının talebinin, Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava ticari dava olup asliye ticaret mahkemesinin görev alanı içinde bulunduğundan davacı vekilinin göreve ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.İşlemden kaldırma ve davanın açılmamış sayılması, yazılı yargılama usulüne tabi davalar için 6100 sayılı HMK’nin 150. maddesinde, basit yargılama usulüne tabi davalar için HMK'nin 320. maddesinde düzenlenmiştir.HMK’nin 150/6. maddesinde; \"İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.” hükmü, aynı Kanunun 320/4. maddesinde; \"Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.\" hükmü yer almaktadır. Kanunun bu hükümleri emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, mahkemece re’sen uygulanmalıdır. TTK'nin 4. maddesi \"Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır” şeklindedir. Değere bağlı olarak ticari davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı hükmü 15/03/2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle gelmiştir.Somut uyuşmazlıkta; davacı vekiline 14/12/2022 tarihli duruşma günü e-tebliğ ile tebliğ edilmesine rağmen davacı vekili duruşmaya katılmamış, mazeret dilekçesi de sunmamıştır. Mahkemece aynı celse HMK'nin 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, akabinde davacı vekilinin 25/01/2023 tarihinde  yenileme talebinde bulunması üzerine mahkemece 30/01/2023 tarihli tensip tutanağı ile \"Davanın kaldığı yerden devamına, yenileme talebinde bulunana duruşma gününün, karşı tarafa duruşma günü ve yenileme dilekçesi örneğinin davetiye ile gönderilmesine, davacı vekilinin işlemden kaldırılan davasını HMK madde 150/4 hükmü gereği 1 aylık süre içinde yenilemediğinden, davacı vekiline dava değeri olan 500 TL üzerinden alınması gerekli 179,90 TL peşin harç ile 179,90 TL başvuru harcı yatırması için duruşma gününe kadar kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde harcın ikmal edilmemesi halinde Harçlar Kanununun 30. maddesi yollaması ile HMK 150 uyarınca dosyanın yeniden işlemden kaldırılacağının işbu tensip tutanağı ile ihtar mahiyetinde tebliğine\" karar verilmiş ve yeni duruşma gününün  08/03/2023 olarak belirlenmiştir.Belirtilen tensip tutanağının davacı vekiline 05/02/2023 tarihinde e-tebliğ ile tebliğ edildiği, davacı vekilinin 179,90 TL başvurma harcını 02/02/2023 tarihinde yatırdığı ancak peşin harcı yatırmadığı ve 08/03/2023 tarihli duruşmaya katılmadığı gibi mazeret dilekçesi de sunmadığı, duruşmaya katılan davalı vekilinin davayı takip etmeyeceğini bildirmesi üzerine aynı celse mahkemece, yukarıda bahsedilen TTK'daki hüküm uyarınca eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu ve 14/12/2022 ve 08/03/2023 tarihlerinde davanın takipsiz bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde HMK'nin 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş, yargılamada talebine ilişkin bir üst sınır da belirlememiştir.Davanın niteliği gereği basit yargılamaya tabi olmadığı ve buna bağlı olarak HMK’nin 320/4. maddesi değil, HMK’nin 150/6. maddesinin uygulanması gerektiği, HMK’nin 150/6. maddesi hükmü gereğince davanın iki kez yenilendikten sonra 3. kez takipsiz bırakılması halinde açılmamış sayılmasına karar verileceği açıktır.Bu durumda, davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve daha önce bir kez takipsiz bırakıldığı göz önüne alındığında ilk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/5. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince  yatırana  iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f0c016729b5db7d","SID":"b078a1ff9d7c5fbd"}}