{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1705 Esas<br>KARAR NO: 2024/611<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/06/2022<br>NUMARASI: 2021/860 Esas -  2022/574 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03/04/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ... ilçesi ... köyünde, küçükbaş hayvancılık yaparak geçimini sağlamaya çalışan, davalının ise aynı köyde yazlıkçı olarak oturmakta olduğunu, davalının müvekkili davacıyla yıllar önce yaklaşık 200 m2 lik bir kısım için 12.000 TL'ye anlaştıklarını, fakat tapu işlemleri için gittiklerinde bahçenin kısmen veya hisse olarak satışının yapılamayacağını, ifraz yapılması gerektiğini belirttiklerini, bunun üzerine davalı tapu işlemleri yapılıncaya kadar güvence olması için müvekkili davacının bahçesine 40.000 TL'lik ipotek koydurduğunu, ayrıca teminat olması için boş bir senedi de iade edilmek üzere imzalattığını, daha sonra ifrazda yapılamayacağı anlaşıldığında müvekkili davacının davalıya verdiği parayı geri ödemeyi istediğini fakat davalının buna yanaşmayarak ipoteğin paraya çevrilmesini talep ettiğini, bedelsiz ve üzerinde hiçbir rakam veya yazı bulunmayan senede 300.000 TL yazdığını, Küçükçekmece'de keşide edilmiş gibi doldurmak suretiyle Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takibe koydurduğunu, davanın kabulüne, dava masrafları ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dava konusu bononun teminat senedi olduğu ve sonradan doldurulduğu yönündeki iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, işbu bononun davacının  iddia ettiği gibi taşınmaz alım-satımına teminat için değil davacıya verilen borç para karşılığı olarak davacıdan alındığını, bu hususun bono muhtevasında bedeli nakden alınmıştır kaydı ile de sabit olduğunu, borçlunun vekili marifetiyle Küçükçekmece 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1062 Es. sayılı dosyası ile görülen davasında bono üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde itiraz ettiğini, davacının tedbir talebinin İİK.72/2 maddesi uyarınca alacağın tamamının icra dosyasına, %15 oranındaki teminatı da mahkeme veznesine yatırması halinde takibin tedbiren durdurulması talebinin kabulünü , aksi halde reddini, kanıtlanamayan davanın esas yönünden reddini, asıl alacağın 20 'sinden az olmamak üzere tazminatın davacıdan alınarak müvekkili davalıya verilmesini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2022 tarih ve 2021/860 Esas - 2022/574 Karar sayılı kararıyla; \"...takibe konulan senedin bono niteliğinde olup, tüm yasal unsurları barındırmakta olduğu; senette de bedelin nakden ödendiği yönünde açıklama olduğu; davalıların savunması ile senet metnini talil etmediği, davacının teminat iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiği, bu yönde bir kanıt sunmadığı; ayrıca ispat yükü kendisinde olan davacının yemin deliline de açıkça dava dilekçelerinde dayanmadığı; davacının iddialarına konu ceza soruşturması ve yargılamalarının da bulunmadığı anlaşılarak, aşağıdaki şekilde ispat edilemeyen davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Davalı tarafından müvekkile karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinden dolayı ... İcra Müdürlüğü'nün ... tal. sayılı dosyası ile müvekkil ve ailesinin birlikte yaşadığı ... ili, ... ilçesi, ... Köyü ... Ada, ... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın satışı yapıldığını, bu taşınmazın müvekkil ve çocukları için tek ikamet yeri olduğunu, Enez İcra Hukuk Mahkemesinde İhalenin Feshi davası ikame edilmiş olup davanın derdest olduğunu,Yıllar önce davalı müvekkile yaklaşık 200 m2 lik bir kısım için 12.000 TL'ye anlaştıklarını, fakat tapu işlemleri için gittiklerinde bahçenin kısmen veya hisse olarak satışının yapılamayacağı, ifraz yapılması gerektiği belirtildiği için işlem yapılamadığını, bunun üzerine davalı tapu işlemleri yapılıncaya kadar güvence olması için müvekkilin bahçesine 40.000-TL'lik ipotek koydurduğunu, ayrıca teminat olması için boş bir senedi de \"bedelsiz\" imzalattığını,Taşınmazda ifrazda yapılamayacağı ortaya çıktığında davacı müvekkil, davalıya verdiği parayı geri ödemek istemiş fakat davalı buna yanaşmayarak ipoteğin paraya çevrilmesini ve bedelsiz üzerinde hiçbir rakam veya yazı bulunmayan senede 300.000 TL bedel yazarak takibe koydurduğunu, Bu takip herhangi bir borç alacak ilişkisine dayanmayan teminat olarak verilmiş bedelsiz bir senedin haksız yere takibinden başka bir şey olmadığını, belirtilen nedenlerle borçtan kurtulmak için menfi tespit davası açıldığını,Mahkemenin dava dilekçesinde belirtmiş olduğumuz hususları hiç araştırmadan, delilleri toplamadan ilk celsede davanın reddine karar verdiğini, bu durumun Anayasa'da güvence altına alınan ve temel hak olan mahkemeye erişim  hakkını zedelediğini,İcra takibine konu senet müvekkilin bilgisi ve rızası dışında doldurulduğunu, bu hususa itirazımız hiç değerlendirilmediğini ve senet üzerinde grafolojik inceleme yapılmadığını, mahkemece  sadece Küçükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından alınan raporla yetinildiğini, icra hukuk mahkemesi kanalıyla yaptırılan bilirkişi incelemesinin genel yetkili mahkemeyi bağlamadığını, Yine  mahkemece taraflar arasındaki esas hukuki ilişkinin hiç incelenmediğini, mahkemece tapu kayıtları getirtilerek temel hukuki ilişki incelenirse müvekkil açısından bir ifa imkansızlığının olduğunun anlaşılacağını, borcun TBK 136 uyarınca müvekkil yönünden sona erdiğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. \t<br>GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, \"Davacının davasının sübut bulmadığından reddine\" karar verilmiştir.  Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, davaya konu 08/08/2017 tanzim - 10/10/2018 vade tarihli ve 300.000,00-TL bedelli bononun davalıya teminat amacıyla imzalı ve diğer kısımları boş olarak verildiğini, davalıya böyle bir borcun bulunmadığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuş; davalı ise, davacı iddialarının doğru olmadığını ve aksinin yazılı delille ispatının gerektiğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Takibe konu bononun \"Nakden\" kaydını içerdiği ve davalı tarafından dosyaya sunulan cevap ve delillerle 'davacıya borç para verildiği'nin tekrarlandığı, buna göre senedin ihdas nedeninin talil edilmediği, ispat yükünün davacı tarafta olduğu görülmüştür.  Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Davaya konu bononun  teminat ve bedelsizlik iddiaları bakımından açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Davacı iddialarının aksine davalı tarafça senedin talili yapılmadığından ispat yükünün yer değiştirdiğinden de söz edilemeyecektir. Davacı tarafından ispata yarar delil sunulmadığı, taraflar arasında olduğu belirtilen taşınmaz satışı ve ipotek iddialarının işbu dava ile ilgili olmadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı; tüm bu hususlar gözetildiğinde mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.03/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bbf46fa6f4e56796","SID":"4d42300daa46e1e7"}}