{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/443 Esas<br>KARAR NO: 2024/686<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2021/214  E. - 11.01.2024 Tarihli ara karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/04/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan 474.000,00 USD borç aldığını, bu borç karşılığında davalının tefeciliğini örtbas etmek için sözleşme düzenlendiğini ve müvekkilinin borç nedeniyle davalıya dört adet senet verdiğini, devam eden süreçte davalı faizlerin arttığını bahane ederek keyfi olarak yeni sözleşmeler düzenlediğini ve bunu müvekkiline zorla imzalattığını, müvekkilinin borcunu 27/03/2018 tarihinden itibaren ödemeye başladığını ve banka kayıtlarıyla ve ödeme dekontlarla da sabit olduğu üzere defalarca kez ödeme yaparak borcunu bitirdiğini,  buna rağmen davalının müvekkilinin ofisini basıp müvekkiline silah doğrulttuğunu ve müvekkiline baskı ve silahla tehdit yoluyla 5.000.000,00 TL bedelli senet imzalatarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe koyduğu senet ikrah ile elde edildiğini,  olay nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/44978 Sor. nolu dosyasında tanıkların  davalının mutad olarak tefecilik yaptığını beyan ettiklerini, senedin müvekkilimin gerçek iradesini yansıtmadığını, müvekkilden ölüm tehdidi ile alındığını, maddi cebir yoluyla düzenlenen bu senede dayalı olarak başlatılan icra takibinin telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vermesi nedeniyle müvekkili adına başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası hakkında teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DOSYANIN İHTİYATİ TEDBİR İLE İLGİLİ SAFAHATI İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI:  İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2021 tarihli ara kararı ile;  imzalanan belgelerdeki imzaların inkâr edilmemesi, davacının, davalıyla adi ortaklık kurduğunu kabul etmediği ... Fabrikasının yıkım işini aldığını beyan etmesi, buna bağlı olarak davacının iddialarını yazılı delille ispatlanması gerektiği de gözönüne alındığında yaklaşık ispat kuralının işbu davada ortaya çıkmadığı gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. DAİREMİZ KARARI (22.09.2021 tarihli): Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin, Dairemizin 22.09.2021 tarih, 2021/1366 Esas, 2021/1548 Karar sayılı ilamıyla; \"Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına yöneliktir. Davacı taraf, takip ve dava konusu senedin davalı tarafından zorla imzalattırıldığı iddiasında bulunmuş, ayrıca davalının tefecilik yaptığını ileri sürmüştür. HMK'nun 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesi gerekir. Dosyaya sunulan deliller dikkate alındığında, somut olay bakımından yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine...\" karar verilmiştir. <br>İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2021 tarihli ara kararı ile; kanunun \"İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.\" şeklindeki  amir hükmü uyarınca icra takibinin durdurulması, dolayısıyla satışın durdurulması mümkün olmadığından davacı vekilinin \"icra takibinin durdurulması\" şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>DAİREMİZ KARARI (30.12.2021 tarihli): Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin, Dairemizin 30.12.2021 tarih, 2021/2148 Esas, 2021/2265 Karar sayılı ilamıyla; \"Mahkemenin 07/04/2021 tarihli ara kararı ile de \"davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine\" karar verildiği, kararın istinafı üzerine Dairemizin 22.09.2021 tarih, 2021/1366 Esas, 2021/1548 Karar sayılı ilamıyla; \"... Davacı taraf, takip ve dava konusu senedin davalı tarafından zorla imzalattırıldığı iddiasında bulunmuş, ayrıca davalının tefecilik yaptığını ileri sürmüştür. HMK'nun 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesi gerekir. Dosyaya sunulan deliller dikkate alındığında, somut olay bakımından yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine...\" karar verildiği görülmüştür. Belirtilen karar tarihinden sonra davalı alacaklı hakkında İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/724 Esas sayılı dosyası ile 'Senedin yağması' suçundan dolayı ceza davası açıldığı istinaf dilekçesiyle bildirildiğinden; mahkemece ilgili ceza dosyasının celbiyle dosya incelendikten sonra dosyadaki diğer dellillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle elde edilecek sonuca göre ihtiyati tedbir konusunda yeniden değerlendirme yapılması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına\"  karar verilmiştir.<br>İHTİYATİ TEDBİR KARARI; İlk derece mahkemesinin 31.01.2022 Tarihli (kararın altındaki tarih 01.02.2022 yazılı) ara kararında; \"... İİK'nin 72(3). Maddesi ile HMK'nin 389. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde, davalı hakkında İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/724 esas sayılı dosyasında nitelikli yağma suçundan açılan davaya göre davacı açısından yağma suçu yönünden davacının iddiasını yaklaşık olarak ispat etmiş kabul edilmesi gerektiği ve  davacı vekilinin iddialarına göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı anlaşıldığından İİK'nin 72/3. Maddesi uyarınca İst. Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki takip değeri olan 5.554.931,51 TL'nin %15'i oranındaki 833.239,72 TL teminat karşılığında  icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine karar vermek gerekmiştir\" şeklindeki gerekçe ile \"1- Davacının \"icra takibinin durdurulması\" talebinin reddine, 2-\"Çoğun içinde az da vardır\" ilkesi uyarınca İİK'nin 72/3. Maddesi uyarınca icra takibindeki bedelin %15'i olan 833.239,72 TL nakdî veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubu teminat karşılığında,  İst. Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına yatan paranın Mahkememizdeki dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına, \" karar verilmiştir.DAİREMİZ KARARI (24.03.2022 Tarihli) Dairemizin 2022/466 Esas, 2022/520 Karar sayılı, 24.03.2022 Tarihli kararında; \"...Mahkemenin kabulü ve olayla ilgili olarak davalı hakkında açılan İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/724 Esas sayılı dosyasına göre; davacının senedin yağması ve tefecilik iddialarının yaklaşık olarak ispat edilmiş olduğu ilk derece mahkemesinin istinaf incelemesine konu 01/02/2022 tarihli ara kararı ile kabul edilmiş ve bu karara davalının da itiraz etmemiş olması  dikkate alındığında, uygun görülecek teminat karşılığında HMK.389.maddesi uyarınca bu aşamada icra takibinin durdurulmasının ileride telafisi güç veya imkansız zararların oluşmasını engellemek için yerinde olacağı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, \" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin 30.03.2022 Tarihli ara kararında; \"...icra takibinin durdurulması talebinin reddine dair kararın, İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 2022/466 E., 2022/520 K. sayılı ilâmı ile kaldırıldığı, Mahkemenin BAM kaldırma kararına direnme hakkı bulunmadığı, istinaf ilamındaki \"Mahkemenin kabulü ve olayla ilgili olarak davalı hakkında açılan İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/724 Esas sayılı dosyasına göre; davacının senedin yağması ve tefecilik iddialarının yaklaşık olarak ispat edilmiş olduğu ilk derece mahkemesinin istinaf incelemesine konu 01/02/2022 tarihli ara kararı ile kabul edilmiş ve bu karara davalının da itiraz etmemiş olması  dikkate alındığında, uygun görülecek teminat karşılığında HMK.389.maddesi uyarınca bu aşamada icra takibinin durdurulmasının ileride telafisi güç veya imkansız zararların oluşmasını engellemek için yerinde olacağı anlaşıldığından\" şeklindeki gerekçeye uygun olarak %15 teminat ile talebe konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin davalı hakkındaki İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/724 Esas sayılı dosyasında ilk derece mahkemesi tarafından davanın esası hakkında karar verilinceye kadar icra takibinin durdurulmasına\" karar verilmiştir.<br>İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI: İlk derece mahkemesince 18/05/2022 tarihli ara karar ile; istinaf mahkemesi kararının kesin olduğu, İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 24/03/2022 tarihli 2022/466-520 E-K  sayılı ilâmı uyarınca ihtiyati tedbir kararı mecburen HMK'nin 389. Maddesi uyarınca verilmiş ise de, teminat miktarı İİK'nin 72/3. maddesi uyarınca daha az olamayacağı, daha fazla olmasını gerektirir bir neden de bulunmadığı gerekçesiyle,  ihtiyati tedbir kararına karşı davacı vekilinin teminata ve teminat miktarına yaptığı itirazın ve davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına ve teminat miktarına yaptığı itirazların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>DAİREMİZİN KARARI: Dairemizin 2023/1047, 2023/1502 Karar sayılı, 19.10.2023 tarihli ilamında; \"Somut olayda  ilk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda tedbir kararı verildiği, takdir edilen teminat oranında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 05/01/2024 TARİHLİ ARA KARARI  İlk derece mahkemesince 05/01/2024 tarihli ara karar ile;\"Davacı vekilinin iddialarına göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edildiği anlaşıldığından; talebin kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası bakımından İİK'nun 72(3). Maddesi uyarınca (teminatsız tedbir verme şartları oluşmadığından) % 15 teminat karşılığında icra veznesine davacı tarafça yatan / yatırılacak paranın takip alacaklısına ödenmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı vermek gerekmiş; \"-Talebin KABULÜ ile, İİK'nin 72/3. Maddesi uyarınca dava değerinin %15'i olan 833.239,73 TL nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubu teminat karşılığında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında ödeme günündeki dosya kapak borcunun tamamı NAKTEN ödendiği takdirde davacı tarafça icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya verilmemesine\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 05/01/2024 TARİHLİ ARA KARARI: \"Eldeki davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu ve İİK 72/3 maddesi uyarınca ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceğinden davacı vekilinin teminatsız ihtiyati tedbir verilmesi talebinin reddine karar verilmiş;-Davacı vekilinin 27/12/2023 tarihli duruşmada ki beyanıyla, dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin teminatsız olarak ihtiyaten durdurulması talebinin REDDİNE,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 11/01/2024 TARİHLİ ARA KARARI \"Kanun bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ihtiyati tedbir isteyen davacının ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkı bulunmadığı..\" gerekçesi ile;\"Davacı vekilinin 10/01/2024 tarihli dilekçeyle mahkememizin 05/01/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına yaptığı itirazın REDDİNE,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili 11/01/2024 tarihli ara karara yönelik 07.02.2024 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından 11.01.2024 tarihli ara kararında İİK72/3 uyarınca davacı tarafın tedbir talebini kabul edilmesinin hatalı olup İİK 72/3..md uyarınca alacak miktarı eksik ve hatalı hesaplandığından, davanın kesinleşmesini beklemek zorunda kalındığı takdirde çok ciddi manada zarar edeceğiini, dosyanın hali hazırdaki kapak hesabı 7.739.971,68 TL iken yerel mahkeme tarafından 5.554.931,51 TL tutarın alacak miktarı olarak tespit edilmesi onun üzerinden teminat yatırılmasına ilişkin yerel kararı kabul etmediklerini,Tedbir kararı verilmesini gerektirecek hiçbir haklı neden olmadığını, senedin kesin hükümsüz olduğu ve senetin korkutma ile verildiği iddialarının alacağın tahsilinin engellenmesi istemine ilişkin olduğunu, tek delilin ... isimli kişilerin tanık beyanları olduğunu,  Davacının, ticari ilişkide bulunduğu herkese yönelik olarak davaya konu taşınmazı ipotek olarak vermekte ya da haciz koydurmakta olduğunu, ardından borcunu ödeme yükümlülüğü doğduğunda bu sefer söz konusu taşınmaza ilişkin vermiş olduğu ipotek, haciz ne işlem varsa bu işlemi uygulayan iyi niyetli alacaklıların alacağına ulaşmasına set koymak adına suç duyurusunda bulunduğunu, Davacı, alacaklı olan ...' nin kendisine karşı başlattığı ipoteğin para çevrilmesine ilişkin takibini durdurmak adına Anadolu 11 Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/23 E sayılı dosyasından ipoteğin fekki davası açıldığını ve aynı anda ... hakkında zorla senet imzalatma, tefecilik, dolandırıcılık isnatları ile suç duyurusunda bulunduğunu, savcılık dosyalarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ipoteğin fekki davası reddedildiğini, Müvekkilinin beraaatine karar verileceğini,  suçlu olduğu mahkemeler tarafından kesinleştirilmemiş her kişinin masumiyet karinesi gereğince masum olduğunu, Sayın savcılık makamı dosya içinde muhasebeci bir bilirkişi tarafından aldırılan rapor dışında tarafımızca hiçbir savunma ve beyanı beklemeden dava açıldığını, taraflar arasında yapılan sözleşme olduğunu, sözleşmede davalı tarafa net kar belirlenmiş olması davalı tarafın para ve emek koyduğu sözleşmenin sadece hurda işine ortak olması nedeni ile yapılmış bir güvence maddesi olduğunu, davacı tarafa ait iddia ve tanık beyanlarına göre senedin 2019 yılında alındığını bildirildiğini, davacıya Ocak 2020\"de ödeme emri tebliğ edildiğini, davayı açmak ve suç duyurusunda bulunmak için bir iki yıl gibi uzun bir süre beklemesinin anlaşılamadığını,  bir yıllık hak düşürücü süre sonunda açılan davanın TBK m 39/1 hükmü gereğince reddi gerektiğini,  Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin E: 2014/93,  K: 2014/2987 Sayılı Kararı nın dikkate alınması gerektiğini, Davalının, davacıya mevcut işin bitirilmesi aşamasında başlangıçtaki sözleşmeye dahil olan ödemeler dışında defalarca para verdiğini, işin yapımında davacı sürekli olarak hurda parasını almış ancak yapması gereken ödemeleri sadece davalıya değil hiçbir çalışma ekibine yapmamış olduğunu, davalı belirli ödemelerin yapılması ve işin tamamlanıp parasını alabilmesi için başka ödemeler yaptığını bu ödemeler neticesinde ortaya çıkan hesap nedeni ile taraflar 2019 yılı Mayıs ayında hesap görüştüklerini, davacının bunun üzerine davalıya davaya konu senedi imzalayarak verdiğini,  senedin icraya konulduğunu ve kıymet takdiri yapıldığı aşamada davacı tarafından davalının tefeci olduğu, davalıya bir borcu olmadığı gibi zaman ve beyan açısından birbiri ile çelişen beyanlar ile dava açıldığını, belirterek aşamalarda beyanlarını tekrarlamış, müvekkilinin mağdur olduğunu , yerel mahkeme tarafından 11.01.2024 Tarihinde verilen ara kararın hatalı ve eksik olması nedeni ile kaldırılmasını aksi kanaatte ise bu sefer gerçek alacak miktarı olan  güncel bedel üzerinden teminat yatırılmasına karar  verilmesine karar verilmesini saygı ile talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:-Davacı vekili istinafa cevabında, davalının istinaf isteminin süresinde olmadığını, esas yönünden de reddi gerektiğini beyan etmiştir.-Her iki taraf vekili dosyanın istinaf aşamasında beyan dilekçeleri sunmuştur.<br>GEREKÇE Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise ilk derece mahkemesinin 11.01.2024 tarihli ara kararların kaldırılması istemine ilişkindir.Dairemizin 2024/357 Esas sayılı dosyasının aynı taraflar arasındaki aynı davada aynı ara karara ilişkin  davacı vekilinin istinaf istemine ilişkin olduğu dikkate alınarak heyetimizce her iki talep aynı gün birlikte incelenmiştir.Somut uyuşmazlıkta davalı vekili, 11.01.2024 Tarihli ara karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuş ise de; 11.01.2024 Tarihli ara karar davacı vekilinin itirazının reddine ilişkindir. İstinaf dilekçesi içeriği itibarı ile davalının esasen 05.01.2024 tarihli İİK 72/3 maddesi gereğince verilen tedbir kararına ve teminat miktarına karşı istinaf yoluna başvurduğu görülmektedir. Mahkemenin 05.01.2024 Tarihli ara kararı davalı vekiline 16.01.2024'te, 11.01.2024 Tarihli ara karar ise davalı vekiline 20.01.2024'te tebliğ edilmiş, davalı vekili süreden sonra 07.02.2024 tarihinde istinaf dilekçesi sunmuş, istinaf harcını ise muhtıraya istinaden 07.03.2024'te yatırmıştır. Bu durumda davalının istinafı 2 haftalık yasal süreden sonra olmakla davalının istinaf isteminin esasa girilmeksizin HMK 346.md gereğince usulden  reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin süre nedeni ile usulden reddine,2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf aşamasında davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 05/04/2024 tarihinde  oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04fd89a434c69ac6","SID":"ad756495d45ffcc7"}}