{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/971 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/656 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/12/2021<br>NUMARASI\t: 2020/16 E.  -  2021/262 K.<br>DAVANIN KONUSU: Patent (Patent Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 04/04/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ve ortağı olan ... giyim sektöründe yurt içinde ve yurt dışında çorap imalatı ve satışı konularında faaliyet göstermek istediklerini ve söz konusu çorapların üretimi için davalının ortağı olduğu şirket ile görüşmelere başladıklarını, taraflar arasında gerçekleşen görüşmelerin ardından müvekkilleri tarafından verilecek siparişlerin davalı şirketçe üretilmesi üzerine mutabık kalındığını ve bu tarihten sonra müvekkili ile davalı arasında aylar süren aralıksız bir e-posta trafiği başladığını, taraflarca çorapların davalının ortağı olduğu şirket tarafından üretilmesi konusunda anlaşılmasının ardından, müvekkili ile ortağı tarafından uzun uğraşlar ve tasarım çabaları sonucunda \"fs feet&steps\" markasının yaratıldığını, çorapların üzerlerinde ve etiketlerinde düşünülen marka logosunun davalının ortağı olduğu şirket ile paylaşıldığını, ancak davalının \"...\" markasının müvekkillerince yaratıldığının bilmesine rağmen, bu markanın birebir aynısını TPMK nezdinde ... tescil numarası ile kendi adına tescil ettirdiğini ve davalının müvekkiline ait markada ve markaya dair yapılan yatırımlardan haksız şekilde yararlanmaya çalıştığını iddia ederek, davalı adına tescilli ... tescil numaralı \"...\" ibareli markanın müvekkili şirkete devrini, devir talebinin kabul edilmemesi halinde dava konusu 2019/51752 tescil numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli ... tescil numaralı \"...\" ibareli markanın 25. sınıfta tescilli olduğunu, davacının sadece çorap üretimi bakımından müvekkili ile iş ilişkisine girdiğini, bu nedenle davacının çorap emtiası dışındaki devir veya hükümsüzlük iddialarının kabul edilemez olduğunu, davacının eskiye dayalı kullanımlarını ispatlayamadığını, müvekkilinin marka başvurusunda kötü niyetli olduğu iddiasının kabul edilemez olduğunu, davacı tarafından müvekkilinin başlangıçtaki kötü niyetinin ispatlanması gerektiğini ve müvekkiline ait marka ile davacının kendi tasarladığını iddia ettiği markalar arasında fark bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:  Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/12/2021  tarihli 2020/16 E. - 2021/262K. sayılı kararıyla; \"...-Davacının dava konusu markanın kendisine devrine dair talebi yönünden davasının REDDİNE,<br>-Davacının dava konusu markanın hükümsüzlüğüne dair talebi yönünden davasının KABULÜNE,-Davalı adına tescilli 2019/51752 tescil nolu markanın tescilli olduğu tüm emtia ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine,\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmişse de, öncelikli taleplerinin markanın müvekkiline devredilmesi olduğunu, Mahkemece bu talebin reddine karar verilmesi nedeniyle istinaf yoluna başvurduklarını,Ticari vekil / ticari temsilci kavramının dar yorumlandığını, halbuki SMK’nun 10. maddesi gereğince dava konusu markanın müvekkiline devredilmesi gerektiğini, söz konusu maddenin uygulanması için tüm koşulların gerçekleştiğini, dava dosyası muhteviyatından da açıkça anlaşıldığı üzere; müvekkilinin fason üreticisinin ortağı ve yetkilisi ...’ın haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkiline ait markayı kendi adına tescil ettirdiğini, Davalının şirketinin müvekkilinin siparişleri üzerine hareket eden ve üretim yapan bir şirket olmasının, Yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca kanun kapsamına dahil olduğunu, ticari vekil olarak sayıldığını gösterdiğini, aksi yorumun kanun maddesinin düzenleme amacına aykırılık teşkil ettiğini ve gerçek hak sahibini korumadığını,Müvekkil tarafından yaratılan ve müvekkiline ait olan markanın tüm unsurlarıyla dava konusu markayla birebir aynı olduğu noktasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığını,Müvekkilinin, davalı tarafa bu konuda verdiği hiçbir izin veya onay bulunmadığını,Ticari vekil veya temsilcinin hiçbir haklı gerekçesi bulunmadığı konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, dolayısıyla;  ... şirketinin müvekkilinin fason üreticisi olduğu, davalı ...'ın ... şirketinin ortağı ve yetkilisi olduğu, bu yönüyle kanunun amacı gereği maddenin geniş yorumlanması ve müvekkilin SMK madde 10 korumasından yararlanması ve istinaf talebinin kabulüyle, dava konusu markanın öncelikle müvekkiline devrine karar verilmesi gerektiğinin açık olduğunu belirterek, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07.12.2021 tarihli 2020/16 E. 2021/262 K. sayılı kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davaya konu TÜRKPATENT nezdinde 2019/51752 tescil numarasıyla tescilli “...” ibareli markanın SMK madde 10 hükmü gereğince tümüyle, markanın esas sahibi olan müvekkili şirket ... A.Ş’ye devrine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ;  23/05/2019 başvuru, 11/11/2019 tescil tarihli, 2019 51752 tescil numaralı \"...+Şekil\" ibareli markanın 25 ve 35. sınıfta “Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler, çoraplar. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için \"Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler, çoraplar.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” Mal ve hizmetleri için 10 yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Davacı adına tescilli 03/07/2019 başvuru tarihli, ... tescil numaralı “...+Şekil” markasının 24.sınıfta; “Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları.” için tescilli olduğu tespit edilmiştir.Dinlenen davacı tanığı ... beyanında; 1998 yılından beri marka ve patent vekili olarak çalıştığını, aynı zamanda Avrupa patent vekili olarak görev yaptığını, davacı ...'nın eşi ...’yı iş ilişkisi nedeniyle tanıdığını, 2019 yılı Mayıs ayında kendisine dava konusu olan \"...” markasını araştırmasını istediğini, kendisinin de araştırmasını yaptığını, Türkiye'de ve Amerika'da tescilli olmadığını gördüğünü ve kendisine bilgi verdiğini, markayı 25 ve 35.sınıflarda kullanmayı düşündüklerini ve daha sonra döneceklerini söylediklerini, fason yaptıracaklarını söylediğini, kendisine 2019 yılı Temmuz ayında yeniden markayı araştırmasını istediğini, kontrol ettiğinde markanın Mayısın sonuna doğru davalı tarafça alındığını tespit ettiğini, kendilerine söylediğini, kendisi de markayı alan kişinin fasoncuları olduğunu ve dava açmaları gerektiğini söylediğini ve dava açtıklarını, davacı tarafın hazırladığı logoyu kendisine Whatsapp üzerinden Mayıs ayının başında gönderdiğini ve o şekilde araştırma yaptığını, Amerika’da da araştırmalarının sebebinin, marka var ise almaları mümkün ise almak için araştırdığını beyan etmiştir.Davacı tanığı ... beyanında; bilgisayar programcısı olduğunu, kendi şirketinin bu alanda faaliyet gösterdiğini, davacı ...’yı davacı şirketin ortağı olarak bildiğini, 2018 yılı başlarından itibaren davacı şirkete marka danışmanlığı ve internet üzerinden satışla ilgili danışmanlık hizmetleri verdiğini, Türkiye'de çorap üretip Amerika'ya ihraç edeceklerini, 2018 yılı Mart- Nisan aylarında marka konusunda konuşurken davacı tarafın kendisine \"...\" fikrinin nasıl olduğunu sorduklarını, kendisinin de hoşuna gittiğini, bunun üzerine logo çalışmasına başladıklarını, kurumsal kimlik çalışmalarına başladıklarını, diğer arkadaşı ... ile çalışmalara başladıklarını, belli bir grup logo çalıştıklarını, bir tanesine beğendiklerini, kullanmaya başladıklarını, farklı görselleri de çalışıp verdiklerini, çok sonra davacı tarafın bu markayı başkasının adına tescil ettirdiğini anladıklarını, bu nedenle tescilini yapamadıklarını, davacı vekilinin delil listesinde bulunan dilekçenin 6.sayfasındaki logoların kendilerinin hazırladıkları logolar olduğunu, ayrıca davacı tarafın yurt dışında Amerika'da depo tuttuğunu ve bildiği kadarıyla Amerika'da marka başvurusu yaptıklarını, davalı ...'ı tanımadığını, davacı tarafın çorapların hangi tedarikçiyle üretileceği ile ilgili konuşmalar sırasında yanılmıyorsa ...'ın da adının geçtiğini, detayını bilmediğini beyan etmiştir. Davacı tanığı ... beyanında; tasarım uzmanı olduğunu, kendisine ait dijital reklamcılık ve logo tasarımı üzerine firması olduğunu,  ayrıca kendisinden önce dinlenen ... ile de çözüm ortağı olarak birlikte çalıştıklarını,  2018 Yılı Mart - Nisan aylarında davacı şirketle çalışmak için görüşmelere başladıklarını, Amerika’da satmayı düşündükleri çoraplarla ilgili reklam, tanıtım logo ve saire ve dijital satış kurumsal kimlik işlemleri için çalışmak istediklerini söylediklerini, çalıştıklarını, ... Bey ve ... Hanımın marka olarak \"...\" markasını kullanmayı düşündüklerini söylediklerini, kendilerinin de beğendiklerini, ön çalışmalarını kendisinin hazırladığını, sonra Serkan ve Yunus beyle beraber logoları değerlendirdiklerini ve birkaç tanesini seçtiklerini, Whatsapp grubunda bunlara ilişkin görüş alışverişinde bulunduklarını, ... Hanım ve ... beyin markaya karar verdiklerini, kendisinin de marka başvurusunda kullanabilecekleri detaylı logo dokümanını hazırlayıp verdiğini, davacıların başvuru yaptıklarını, ancak başvurularının reddedildiğini, ... Hanımla beraber İstanbul’da bulunan yerini hatırlamadığı Basın Ekspres’in arkasında  ... firmasına gittiklerini, orada  firma yetkilisi ... beyle görüştüklerini, ...’ın bildiği kadarıyla ...  firmasının sahibi olduğunu, daha çok satış operasyonları üzerine konuştuklarını, beraber iş yapacaklarını, ...’ın üreteceğini, ... Ticaret’in de bunun ticaretini yapacağını, sonra anlaşmazlık çıktığını, davalı tarafın davacı taraftan önce marka başvurusu yaptığını,  dava dilekçesinin 6.sayfasındaki logoları  ... Hanımın talebi üzerine kendisinin tasarladığını beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince marka patent vekili bilirkişiden alınan 02/112021 tarihli raporda; davacının \"...+ŞEKİL\", \"...+ŞEKİL\" şeklindeki tescilsiz marka kullanımının, davalının \"...+ŞEKİL\" marka tescili için başvuru tarihi olan 23/05/2019 tarihinden daha eskiye dayalı markasal nitelikte bir kullanım olduğu, gerçek ve öncelikli hak sahibinin davacı olduğu, davacının kullanımı dikkate alındığında, 25. sınıfta çorap emtiası için markayı kullandığı ve bu kullanıma bağlı olarak ilgili sınıfta hak elde edildiği, hükümsüzlüğü istenen markanın tescil kapsamının da aynı şekilde; 25. sınıf ve 35. sınıf içinde çorap emtiasının satışı şeklinde yer aldığı, dava konusu ... tescil numaralı markanın 25. sınıfta çorap emtiası ve 35. sınıf içinde çorap emtiasının satışı hizmeti için SMK m.6/3 ve 25/1 uyarınca kısmi hükümsüzlük şartının mevcut olduğu, SMK m.6/9 kapsamında davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının takdirinin Mahkemeye ait olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta, her ne kadar markanın aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzeri, davalı adına tescil edilmiş ise de, davalının yukarıda belirtildiği şekilde \"ticari vekil\" veya \"ticari temsilci\" olarak değerlendirilemeyeceği, zira tarafların aralarındaki bağlantının ticari vekil ya da temsilcilikten ziyade ticari ilişki nedeniyle olduğu, dolayısıyla SMK m.10 kapsamında devrin mümkün olamayacağı belirtilmiştir. <br>G E R E K Ç E : Dava; davalı adına olan 2019/51752 tescil numaralı \"...\" ibareli markanın davacı şirkete devri, talebin kabul edilmemesi halinde ise 2019/51752 tescil numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece marka hükümsüzlüğü talebinin kabulüne, markanın davacıya devredilmesi talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davacı vekili, SMK’nun 10. maddesindeki ticari temsilci veya vekil ibaresinin tanımının geniş yorumlanması gerektiğini belirterek, davalının da müvekkili için fason üretim yapmayı üstlenen şirketin ortağı olması ve müvekkiline ait markayı izinsiz olarak kötüniyetle tescil ettirmesi nedeniyle markanın müvekkiline devredilmesi gerektiğini savunmuş ve her ne kadar davacının tasarladığı ve davalının marka tescil başvuru tarihinden önce 2018 yılı Ağustos ayında kullanmaya başladığı markanın aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzeri, davalı adına tescil edilmiş ise de, davalının  \"ticari vekil\" veya \"ticari temsilci\" olarak değerlendirilemeyeceği, zira tarafların aralarındaki bağlantının ticari vekil ya da temsilcilikten ziyade fason üretime ilişkin ticari ilişki olduğu, dolayısıyla davalının SMK’nun 10. maddesinde belirtilen ticari vekil veya temsilci olmadığı, bu nedenle markanın davacıya devrine karar verilemeyeceği, Mahkemece markanın devri talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M    : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın  davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 04/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a4cf6cad25b6c55","SID":"3a4dee0717fe6edc"}}