{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:<br>KARAR TARİHİ\t: 03/04/2024<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2023<br>NUMARASI\t: Esas  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: .... <br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVA\t: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 03/04/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/04/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin sahibi olduğu ..... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin .... poliçe nolu 1433 acente nolu sigortalısı dava dışı  .....' a ait  .....  plakalı aracın Tebliğ sokak istikametinde sabit gitmekte olan müvekkilinin aracına çarparak 07/09/2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada davalı sigortalısı ..... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin araç sürücüsünün herhangi bir trafik kuralı ihlali yapmadığı tespit edildiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca sigortacı, sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, buna göre müvekkiline ait araçta kaza neticesinde gerçekleşen değer kaybı da ekonomik yönden maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan sigorta şirketince bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerektiğini, 07/09/2021' de meydana gelen  maddi hasarlı trafik kazası sonucu ...... Otomotiv Ticaret Sanayi A.Ş  Kaporta Hasar Merkezinde  09/09/2021 tarihli  ön ekspertiz raporunda   müvekkile ait aracın sağ  ön çamurluk,sağ ön  kapı çıtası, sağ arka kapı çıtası, sağ ayna, arka bagaj kapağı, arka bagaj üst kaplama, arka kapama kapağı onarılmış ve ekspertiz tarafından vergiler dahil toplam 18.788,02 TL hasar kaydı tespit edilmiş ve gerekli işlemler ekspertiz raporu doğrultusunda yetkili serviste yaptırıldığını, müvekkiline ait 2020 model Fiat Doblo Combi 1.6 Multijet Premio Plus  marka daha önce hasar kaydı olmayan ve kaza tarihi itibari ile 10.216 km’de olan araç bahsi geçen işlemleri görmesi ve tramer kaydına hasar kaydının işlenmesi nedeni ile piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş olacağı kaçınılmaz olup bu nedenle değer kaybına uğradığının sabit olduğunu, bu değer kaybının karşılanması için müvekkilince davalı sigorta şirketine 05.11.2021 tarihli dilekçemiz ile başvurulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir yazılı cevap verilmediğini, bu nedenlerle müvekkilinin aracında meydana gelen araç değer kaybının belirlenerek 21.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ile davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 21/07/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; 1.000,00 TL olarak talep ettikleri müvekkili aracında meydana gelen değer kaybı taleplerini 39.000,00  TL artırarak  toplamda 40.000,00 TL olarak araç değer kaybının 21.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ile davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline verilmesini ve fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmasını, yargılama giderleri ve  ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçe, trafik poliçesi olup bu poliçe ile şartların yerine gelmesi halinde, sigortalı aracın neden olduğu doğrudan zararlar karşılanmakta olduğunu, bunun tipik örneği araç hasarı olup araçta meydana gelen hasarlar, sigorta genel şartları dahilinde karşılanmakta olduğunu, değer kaybının ise bir hasar olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile başvuru konusu değer kaybının Uzman Sigorta Eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, ayrıca rapor alınırken Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-2’de belirtilen teminat dışı hallerde mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, dosyada kusur oranlarının tespiti için herhangi bir rapor alınmamış olduğundan, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle zamanaşımı def’imiz ve gerekçeli itirazları dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, karşı taraf vekilinin belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığından davacı tarafa talep tutarının açıklattırılması aksi halde davanın reddini, aleyhe hüküm kurulması halinde kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını, değer kaybına ve ikame araç bedeline ilişkin taleplerin reddine aksi kanaatte olunması halinde uzman sigorta eksperinden rapor alınmasını, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvurana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin kararı ile; \"...Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 07/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait aracın hasar gördüğü, kazanın meydana gelmesinde davacıya atfı mümkün bir kusur olmadığı, davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, Mahkememizce hükme esas alınan 01/07/2023 tarihli bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere davacının aracında meydana gelen değer kaybı maddi zararının 40.000,00 TL olduğu anlaşılmakla Davacı ......ın davasının kabulü ile davacının 07/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 40.000,00 TL değer kaybı maddi zararının davalı .... Sigorta A.Ş'den (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No:........ teminat limitleri ile sınırlı olmak (Maddi Hasar Araç Başına Limiti: 45.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 21/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili davacıya verilmesine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>Davacı .....'ın davasının KABULÜ İLE; Davacının 07/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 40.000,00 TL değer kaybı maddi zararının DAVALI .... SİGORTA A.Ş'DEN (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ......) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Maddi Hasar Araç Başına Limiti: 45.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 21/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili DAVACIYA VERİLMESİNE\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna ilişkin tespitin detaylı bir şekilde inceleme yapılmaksızın belirlendiğini, kusur oranları açısından en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, denetime elverişli ek rapor veya konusunda uzman olan bir heyetten rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm tesis edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza tarihindeki araç rayiç değerinin yanlış ve fahiş tespit edilmiş olup kabulünün mümkün olmadığını, piyasa rayicine göre tespit edilen değer kaybı bedelinin hasar göz önüne alındığında fahiş olup yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, müvekkili şirketin sorumluluğu açısından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava;maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile araçtaki hasar ve değer kaybı nedeni ile    maddi tazminat  istemine ilişkindir.<br>1-Kusur itirazının incelenmesinde:<br>Olaya ilişkin tarafların tuttuğu kaza tespit tutanağında dava dışı sürücü.....'nun kazada tam kusurlu olduğu tutanağa bağlanmış Mahkemece alının kusur raporunda  dava dışı sürücü.....'nun%100 kusurlu olduğunun rapor edildiği raporun olayla uyumlu olduğu anlaşılmakla  anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.<br>2-Aracın satışına ilişkin itirazın incelenmesinde:<br>İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3.maddesinde; “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. <br>2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme ile de, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiştir.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 101.maddelerinde ise zorunlu mali mesuliyet sigortası düzenlenmiştir. Bu sigortanın amacı trafik kazaları nedeniyle 3. kişilerin uğrayacakları zararların teminat altına alınmasını sağlamaktır. Zorunlu mali mesuliyet sigortası, işletenin Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yapılmaktadır.<br>Ancak bu sigorta türü işleteni değil aracı takip etmektedir. KTK’nın 91. maddesinde, işletenlerin bu kanunun 85/1. maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğunu ve aynı yasanın 94.maddesinde de;\"sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde fesh edebilir. Sigorta fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı\", esasını kabul edilmiştir.<br>Somut olayda, kazaya karışan ......  plakalı araç, 06/09/2021 tarihinde   dava dışı.....'a satılmıştır. sigorta poliçesinin iptaline ilişkin belge bulunmamakta olup  itirazın reddi gerekmiştir<br>3-Değer kaybına ilişkin itirazın incelenmesinde:<br>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.<br>Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait  araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların,  genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir.<br>Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda  91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür.<br>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) \"KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.\" hükmü mevcuttur.<br>Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.<br>Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır.<br>Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise  sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.<br>Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin  malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile  zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların  zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde  olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.<br>Bu kapsamda Davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN  nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.<br>Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.<br>Bu halde, değer kaybı hesabının yukarıda belirtilen Yargıtay uygulamasına göre   kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ve bu bedele hükmedilmesi gerektiği, somut olayda hazırlanan bilirkişinin raporun yukarıda sayılan ilke ve kurallara göre hazırlandığından bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden başvurunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden  reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 2.732,40 TL harçtan peşin alınan 683,10‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 2.049,30 TL harç giderinin davalı .... Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.03/04/2024<br><br><br>Başkan<br><br>e-imzalı <br><br>Üye<br><br> e-imzalı<br><br>Üye<br><br> e-imzalı<br><br>Katip<br><br> e-imzalı<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ee69c04d7d9a2b5","SID":"232121a54168d708"}}