{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/1675 - 2024/197<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/1675 \t\t                                          (KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/197<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/04/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2017/813 E - 2021/259 K<br><br>ASIL DAVA YÖNÜNDEN;<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ<br>KARAR TARİHİ            : 04/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH      : 03/04/2024<br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacı ... ve Tic. A.Ş. vekili ve birleşen dosyada davacı ... (...) Sigorta A.Ş vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br><br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin... Ticaret A.Ş.’nin ... Yakıtlı Solo Tip Otobüs Teknik Şartnamesi kapsamında detayları belirtilen otobüslerin üretimi için yüklenici davalı ile anlaştığını, bu otobüslerin TBK anlamında “eser” ve davalının TBK’nun 470. maddesi anlamında “yüklenici” konumunda olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 10 adet otobüsün teknik şartnameye göre imal edilmesi için 4.550.000,00-TL bedelli sözleşme imzalandığını, akabinde davalı yüklenici tarafından eserlerin üretilerek müvekkiline teslim edildiğini, davalının ürettiği eserlerde çeşitli tarihlerde çeşitli arızalar meydana geldiğini, bu arızaların giderilmeye çalışıldığını fakat bu arızaların sağlıklı bir şekilde giderilemediğini, yüklenicinin ağır kusurlu olduğunu, araçların arıza sıklığı sebebi ile müvekkilinin sefer gelir kaybı ile sefer tamamlama prim kaybı yaşadığını, müvekkilinin arızalanan eserler yerine ikame araç için kira bedeli ödemek zorunda kaldığını, ayrıca üretilen eserler doğalgaz ile çalışmasına rağmen dizel araç kiralamak zorunda kaldığı için müvekkilinin akaryakıt maliyetlerinin arttığını, müvekkilinin hakim ortağı ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile davalının temsilcisi... arasında ayıplar sebebi ile doğan zararların karşılanması iradesi ile davacının hisselerinin tamamının...’ya devir edilmesi hususunda 09.09.2016 tarihli Ön Sözleşme imzalandığını, ...’nın ön sözleşmeyi ihtarname ile sebepsiz bir şekilde fesih ettiğini, bunun üzerine davalıya ihtarname tebliğ edildiğini, davalının ihtarnameyi 26.12.2016’da tebliğ almasına rağmen verilen 8 günlük sürede ödeme yapmayarak temerrüde düştüğünü ileri sürerek fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, eserlerdeki ayıplar sebebi ile menfaati ihlal edildiği için şimdilik 270.000,00-TL bedel iadesi tutarının 04.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tazminat kapsamında araçların arıza sıklığı sebebi ile müvekkilinin sefer kaybı yaşaması sebebi ile şimdilik 104.000,00 TL’nin, sefer tamamlama prim kaybı yaşadığı için şimdilik 18.000,00-TL’nin, arızalanan araçlar yerine ikame araçlara kira bedeli ödemek zorunda kaldığı için şimdilik 115.000,00-TL’nin 04.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili, dava dilekçesindeki taleplere yönelik ihbar yükümlülüğüne ilişkin hak düşürücü sürelerin aşıldığını ve söz konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, usule aykırı olarak belirsiz alacak davası şeklinde açılan davanın reddi gerektiğini, davacının toplam olarak şimdilik 507.000,00-TL talep ettiğini ve davayı usule aykırı şekilde “belirsiz alacak davası” niteliğinde ikame ettiğini, bu hususta öncelikle halen davacı tarafından aktif ve sorunsuz şekilde kullanılan araçlara yönelik ayıp iddiasını ve iddia ettiği zarar taleplerini söz konusu iddia ve taleplerin yerinde olmaması ve gerçeğe aykırı olması nedenleriyle kabul etmemekte ve bu taleplerin reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının iddia ettiği gibi zararı var ise bu kararın davacı tarafından tam olarak hesaplanabilir nitelikte olması gerektiğini, esasa ilişkin olarak; öncelikle süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmamış olması nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, davacının satın alınan otobüslerle ilgili sözde ayıp iddialarına yönelik davayı açmadan evvel satışa konu otobüslerde olduğunu iddia ettiği ayıpları satıcıya ihbar etmekle ve seçimlik haklarından hangisini kullanacak ise bunu bildirmekle yükümlü olduğu halde bunu yerine getirmediğini, davacının 2013 yılında teslim aldığı, bilfiil ve aralıksız şekilde kullandığı otobüslere ilişkin ayıpları bunca zamandır beklettiğini ve neredeyse 4,5 yıl sonra otobüslerin ayıplı olduğu iddiasıyla davayı açtığını, bununla birlikte otobüslerin 3 yıl garantili satıldığını, kendi kusurlu hareket ve ihmaliyle sebebiyet verdiği arızaların giderilmesine yönelik ileride karşılamak zorunda kalabileceği masraflara katlanmamak ve de üstüne bu durumdan menfaat sağlamak için huzurdaki davayı haksız olarak açtığını, zarar talebinin hukuka ve usule aykırı olup reddinin gerektiğini, müvekkili tarafından satışı yapılan otobüslerde ayıp olarak nitelendirilebilecek bir durumun söz konusu olmadığını, ayıp iddialarının gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında eser sözleşmesi değil satım sözleşmesinin olduğunu, davaya konu otobüsler de “eser” değil satıma konu ticari birer mal olduğunu, otobüslerin davacıya özel olarak imal edilmediğini, ilgili şartnameye uygun seri üretime tabi otobüsler olduğunu, davacının seçimlik hakkını ve sözde zarar iddialarını ilk olarak TBK’nun satış sözleşmesi hükümlerine dayanarak ileri sürdüğünü, dava dışı ... Ltd. Şti. ile dava dışı... arasında akdedilen ön sözleşmenin huzurdaki dava ile hiçbir ilgisi ve hukuki bağlantısının bulunmadığını beyanla; haksız, usule ve hukuka aykırı mesnetsiz davanın öncelikle, zamanaşımı sürelerinin dolmuş olması nedeni ile zamanaşımı nedeniyle  usulden reddine, esas incelemesine girilmeksizin, usule aykırı şekilde belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olması ve talep sonucu belirlenebilir olması nedeni ile hukuki yarar yokluğundan reddine, aksi kanaate varılması halinde, talep sonucunun belirlenmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesi ve kesin süre sonunda eksik harçlar tamamlanmadığı takdirde davanın reddine, faiz talebinin reddine, esasa ilişkin hukuki ya da teknik hiçbir dayanağı bulunmaması ve gerçek kişi olması nedeni ile esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA İDDİA ÖZETİ<br>Davacı ... Sigorta AŞ vekili, müvekkili şirket nezdinde kasko sigoratası ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı ... ve Ticaret A.Ş.'ye ait sigorta konusu iki adet ... marka otobüs, farklı tarihlerde üretim hatasından dolayı motor kısmında çıkan yangın sebebiyle zarar gördüğünü, meydana gelen zarar sigorta sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketçe tazmin edildiğini, sigorta konusu otobüslerin üretimdeki hata ve ayıptan kaynaklı olarak yandıkları ve zarar gördükleri için sigortalının halefi olarak otobüslerin üreticisi davalı ... Makine San ve Tic. A.Ş.'ye karşı Ankara 16. İcra Müdürlüğü’nde başlatılan 2017/4049 E. ve 2017/4055 E. sayılı takipler ile rücu edildiğini, ancak davalı tarafından yapılan haksız itiraz sebebiyle söz konusu takiplerin durdurulduğunu belirterek fazlaya ve munzam zarara ilişkin her türlü talep ve dava haklarını  saklı tutarak, Ankara 16. İcra Müdürlüğü 2017/4055 E. ve Ankara 16. İcra Müdürlüğü 2017/4069 E. sayılı dosyalara yapılan itirazların asıl alacak yönünden ayrı ayrı iptali ile takiplerin devamına karar verilmesini, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işleyeceğinin tespiti ile her iki takip için de takip konusu tutarın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA ÖZETİ<br> Davalı ... vekili, davacı sigorta şirketi tarafından, müvekkil şirketin üretip sattığı araçların motorunda gizli ayıp olduğu ve bu nedenle aracın motorunun yanmış olduğunun iddia edildiğini, müvekkil hakkında açılan davanın haksız ve mesnetsiz olup reddinin gerektiğini, davacının icra takipleri ile müvekkilin üretmiş olduğu araçların ... motorlarında üretim hatası bulunduğunu, bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunu, ayıptan kaynaklanan nedenle aracın motorunda yangın çıktığını ve oluşan zararı sigortalısına ödemek zorunda kaldığını belirttiğini, bu iddiasını ise Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/52 D.İş sayılı dosyasından yaptırmış oldukları tespit neticesi alınan bilirkişi raporuna dayandırdığını, davacının bu raporda “egzoz susturucusunun dışarıya olması gerekenden çok daha yüksek seviyede ısı verdiğini, bunun üstünde bulunan kusurlu turbonun yağ kaçırma noktacıda birleştiğini bu sebeple yangının çıktığının belirtildiğini” sonuç olarak ise raporla yangının imalat kusurlu motor ve aksamından kaynaklandığının tespit edildiğini belirttiğini, davacının dayandığı tespitin yokluklarında tek taraflı beyanlarla ve yetkisiz Mahkemede yaptırıldığını, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini ve itibar edilmemesini talep ettiklerini, dolayısıyla motorda çıkan yangının üretim hatası veya bir ayıptan kaynaklanması söz konusu olmadığını, aksine davaya konu edilen İstanbus firmasının ... plakalı aracı 10.06.2015 tarihinde müvekkil şirketin İstanbul’da bulunan servisinde incelendiğini ve arızanın yetkili servis dışında yaptırılan hatalı montaj ve hasarlı parçanın kullanımı ile oluştuğunun tespit edildiğini, bu tespit araçların sahibi İstanbus firmasının yetkilisi ... tarafından da onaylanarak imzalandığını belirterek  fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutarak davanın öncelikle usule aykırı şekilde belirsiz alacak davası şeklinde açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, ayıp ihbar süreleri ile dava zaman aşımı sürelerine uyulmadan açılan davanın süreler yönünden reddine, haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddine, faize ilişkin talebin reddine, davacının taleplerinin  likit olmadığından icra inkar talebinin reddine, davacının icra takibinde ve davasında kötüniyet olduğundan %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece, alınan birbirini teyit eden her iki heyet raporu çerçevesinde, davaya konu ... (aynı zamanda birleşik dava konusu), ... plakalı araçların seri üretime bağlı olarak üretildiği, özel üretim olmadığı böylelikle taraflar arasında akdedilen sözleşmenin satış sözleşmesi niteliğinde olduğu, asıl dava yönünden yapılan zamanaşımı definin değerlendirilmesinde; somut olayda, TBK. 231. maddesi uyarınca satıcı tarafından akdedilen sözleşmenin 6. maddesinde garanti süresinin 3 yıl olarak belirlenmesi sebebiyle zamanaşımı süresinin 3 yıl olarak kabul edilmesi gerektiği, İstanbul Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/57 D.İş sayılı dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporu, mahkemeye ibraz edilen 1 adet kök ve 1 adet ek bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle tanzim edilen 10.03.2021 tarihli heyet raporuna göre,  dava dosyasında bulunan servis formlarına göre araçtaki arızaların süreklilik arz etmesi ve arızaların aracın önemle ve ana elemanlarında meydana gelmesi karşısında teslim edilen araçların ayıplı olduğu, ayıbın üretim hatasından kaynaklandığı ve gizli ayıp niteliğinde olduğu, araçların teslim tarihinin 31.07.2013 ve 02.08.2013 tarihleri nazara alındığında, davanın en geç  02.08.2016 tarihinde açılması gerektiği halde işbu davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra 27.11.2017 tarihinde açıldığı ve davalının hileli davranışları ile ayıbı gizlediğinin iddia ve ispat edilemediği nazara alınarak asıl davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği;<br>Birleşen dava yönünden sigortalısı ile akdetmiş olduğu kasko sigorta poliçesi çerçevesinde hasar bedeli ödeyen davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... ... A.Ş.'ye halef olduğu, halefiyet sebebiyle rücu alacaklısının rücu borçlusunun yükümlülüklerini ağırlaştıramayacağı, bu sebeple davaya konu olayda davalının üretim hatasından kaynaklanan imalatına dayanan davacının sigortalısının tabii olduğu zamanaşımı süresine tabii olacağı, kendi sigortalısının kusurundan kaynaklanan hasar bedelini ise davalıdan talep edemeyeceği kabul edildiğinde, asıl davada olduğu gibi davaya konu araçların davacının sigortalısına 31.07.2013 ve 02.08.2013 tarihleri nazara alındığında, davanın en geç 02.08.2016 tarihinde açılması gerektiği halde işbu davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra 29.12.2017 tarihinde açıldığı ve davalının hileli davranışları ile ayıbı gizlediğinin iddia ve ispat edilemediği nazara alınarak birleşen davanın da zamanaşımı nedeniyle reddine, icra takibine kötü niyetle giriştiği sabit olmayan davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi yönündeki davalı isteminin İİK. 72. maddesi gereğince reddi gerektiği belirtilerek asıl ve birleşen davanın reddine, birleşen davada davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t<br>1-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı ... ve Ticaret Anonim Şirketi Vekili tarafından;Davaya konu edilen otobüslerin yerel mahkemenin savunduğu gibi sıradan otobüsler olmadığı, bu otobüslerin ...Ticaret AŞ’nin ... Yakıtlı Solo Tip Otobüs Teknik Şartnamesi kapsamında teknik özellikleri olan eserler olduğu, taraflar arasında satış sözleşmesi olmadığı için yerel mahkemenin satış sözleşmesi kapsamında kabul ettiği zamanaşımı itirazının doğru olmadığı, yüklenicinin ağır kusuru varsa zamanaşımı süresinin dolmadığından davanın kabulü gerektiği bildirilmiştir. <br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran  birleşen dosya davacı ... (...) Sigorta A.Ş. Vekili tarafından; Davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu, AAÜT uyarınca Madde 13/4: \"Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.\"  denildiği,  karar tarihinde yürürlükte olan söz konusu AAÜT gereğince maddi tazminat davası olan bu davanın reddi halinde AAÜT uyarınca maktu (4.080,00 TL) vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı olarak nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin  usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu,  davanın zamanaşımına uğramadığı, TBK m. 231/II uyarınca, satıcının satılanı devretmekte ağır kusurlu olması halinde iki yıllık zamanaşımı süresinden faydalanamayacağı,  davanın kabulü gerektiği bildirilmiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Dava konusu alacağın değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE\t<br> Dava,  satıma dayalı alacak ve sigorta sözleşmesine dayalı rücuan alacak nedeniyle takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br> ... ... A.Ş. ile davalı ... ... A.Ş. arasında 10.06.2013 tarihli sözleşme akdedildiği, Sözleşmenin satış konusu başlıklı 2 maddesinde; satışa konu üründen kasıt ekteki sipariş formunda detaylı özellikleri ve modeli belirtilmiş olan ürünlerdir. <br>13.06.2013 tarihli proforma faturada 10 adet motor ve şase numarası belirtilen aracın ... marka ... tipi 12 metre ... yakıtla çalışan alçak tabanlı otobüs Kdv ve Ötv dahil fiyatı 4.550.000,00 TL olduğu görülmektedir. <br>Sözleşme kapsamında ... (aynı zamanda birleşen dava konusu), ... plakalı araçların 31.07.2013 ve 02.08.2013 tarihli araç teslim belgeleri ile davacıya teslim edildiği, sözleşmenin 6.maddesinde garanti süresinin 3 yıl olarak belirlendiği görülmüştür.<br> Birleşen davada ise, davacı Sigorta Şirketinin ... plakalı aracı 20.08.2014-2015 ve  ... plakalı aracı ise 31.07.2014-2015 tarihleri arasında kasko sigorta poliçesi ile sigortaladığı, ... plakalı araçta 14.11.2014, ... plakalı araçta ise 08.06.2015 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle oluşan hasarın 15.03.2016 tarihinde 87.788,00-TL ve 21.09.2015 tarihinde 30.086,00-TL olmak üzere sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödendiği, davacı sigorta şirketinin yapılan ödeme ile sigortalısına halef olan 30.086,00-TL bedelli hasar bedelinin ferileriyle birlikte tahsili için davalı aleyhine Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4069 esas sayılı takip dosyası ile  87.788,00-TL hasar bedelinin ferileriyle birlikte tahsili için davalı aleyhine Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4055 esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibine giriştiği, her iki takip dosyasına davalının süresi içerisinde borcun esası yönünden itiraz ettiği, birleşen davacı tarafından süresi içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı, gerek asıl davaya gerekse birleşen davaya konu araçların 10.06.2013 tarihli sözleşme kapsamında sözleşme tarafı ... ....A.Ş.'ye teslim edildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece talimatla alınan 01.10.2019 tarihli raporda; özel üretime dahil tasarımın ARGE test tedarik süreçlerinin dava konusu türden araçlar için sadece mevcut platformun modifiyesi durumunda dahi en az 1 yıl süreceğini bu itibarla sözleşme tarihi ile araçların teslim tarih aralığı nazara alındığında araçların seri üretim ile teslim edilebileceği davaya konu ... (aynı zamanda birleşik dava konusu), ... plakalı araçların seri üretime bağlı olarak üretildiği, özel üretim olmadığı, dava konusu otobüslerde kullanım sırasında ortaya çıkan tamamının motor odasında egzoz sistemi kaynaklı beliren sıcaklık yükselmelerinin mevcut tüm aksamları doğrudan veya dolaylı olarak olumsuz yönde etkilediği yapılan onarımların kalıcı çözüm olamadığı ve aynı uygunsuzlukların tekrar oluştuğu araçların tasarım yönünden ayıplı olduğu değerlendirin diye bu rapor çalışmasında kullanım hatası veya Kullanıma bağlı tükenmeler kaynaklı servis ve onarım gereksinimleri üretim/ tasarım kaynaklı kusurlara karıştırılmadığı,  birleşen dava yönünden; dava konusu her iki araçta da itfaiye ve kasko kesin ekspertiz raporlarında tespit edilmiş olduğu üzere sol arka motor odası bölümü kaynaklı yangının sebep olduğu, bu yangınların keşif sırasında tespit edilen uygunsuzluklar nedeniyle ve sonucu ortaya çıktığı araç yangınlarının araçlardaki ayıp nedeniyle gerçekleştiği belirtilmiştir.<br>Bilindiği üzere TBK'nin 231.maddesi uyarınca \"Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.<br>Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.\" <br>Mahkemece asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de davacı yanın  TBK'nin 231.maddesi uyarınca ileri sürdüğü satıcının ağır kusurlu olup olmadığına yönelik  iddianın araştırılmadığı, bu hususta bilirkişiden rapor alınmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>    Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Asıl davada davacı ... ve Tic. A.Ş. vekili ve birleşen dosyada ... (...) Sigorta A.Ş  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/813Esas, 2021/259Karar ve 15/04/2021 tarihli kararının KALDIRILM ASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde istinaf eden taraflara İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 04/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> ¸e-imza<br><br>Üye <br> ¸e-imza<br><br>Üye <br><br>Katip <br><br><br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3006e9220f46ff81","SID":"07593dc275696b0c"}}