{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br> <br>ESAS NO\t: 2023/1119 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/76<br><br>DAVA\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 24/04/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 25/01/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 08/02/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davalı vekili yargılamanın iadesi talepli dilekçesinde özetle; 24/01/2012 tarihli hisse devir sözleşmesinin 4.madde hükmü çerçevesinde İstanbul ili, ... ilçesi,  ... mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı  taşınmaz ile aynı yerde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın davalılar müvekkil .... ile davalı ...  adına kayıtlı paylarının  tapu kaydının iptali ile 1/2  hisseler halinde  davacılar ... ve  ... adına  tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, ancak 16.03.2023 tarihinde düzenlenen grafolog uzman bilirkişi raporunda  24/01/2012 tarihli hisse devir sözleşmesinde müvekkili adına atılan imzaların müvekkiline ait olmadığının belirlendiğini, yani sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmadığını, sahte olduğunu, davacılar aleyhine Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, bilindiği üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu 375. maddesi gereğince  bir karara konu olan senedin, sahte olduğuna karar verilmiş ya da senedin sahte olduğunun mahkeme ya da resmi makam önünde açıkça söylenmiş olması yargılamanın yenilenmesi nedeni olduğunu, karara esas alınan sözleşmedeki imzanın müvekkili eli mahsulü olmadığının mahkeme önünde ileri sürüldüğünü ve grafolojik inceleme raporu ile belirlendiğini beyanla hükmün iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacılar vekili cevap dilekçesinde özetle; bütün safahat boyunca açıkça ikrar ve kabul edilen durumun karar kesinleşmesinden sonra farklı beyan ve iddialarla dile getirilmesi yasaya, usule, hakkaniyete, maddi gerçekliğe ve dosya kapsamı delillere açıkça aykırı olduğunu,  öncelikle 11 yılı aşkın süre sonra açılan işbu davanın zamanaşımı sebebi ile reddine karar verilmesini talep ettiğini, İflas erteleme sürecinin takip ve borç tasfiyesi ile borçlu durumda bulunan bu firmaların hisselerinin devrini ve diğer birçok hususu kapsayan bahse konu sözleşme gereğince müvekkillerin hisseleri devraldığını ve iflas ertelemeden çıkma, 3. şahıslar ve bankalara karşı bulunan tüm borç ve edimlerini yerine getirdiklerini, bu ihtarlara rağmen tapu devrini gerçekleştirmeyen davacı aleyhine Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, bu davada diğer hissedar tapu maliki ... de davalı olarak yer aldığını ancak davanın en başında ... sözleşme yükümlülüğün gereği olarak tapuyu devredeceğini ve davayı kabul ettiğini beyan etmiş olmasına rağmen maalesef ...'in tapu devrini vermeye yanaşmadığını, davacının 24.01.2012 tarihli sözleşmedeki imzasını inkar etmesi, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmesi taleplerinin esasını ve konusunu teşkil ettiğini, ancak Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasına verdikleri cevap dilekçesinde,  yargılama safahatında sundukları dilekçelerde, duruşmalardaki beyanlarında ve istinaf talep dilekçelerindeki beyanlarında 24.01.2012 tarihli sözleşmenin kendisi tarafından imzalandığını açıkça beyan ve ikrar ettiklerini,  istinaf dilekçelerinin tamanınında sözleşmeyi imzaladığını ikrar ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:<br>Dava; 6100 Sayılı HMK.nun 374 ve devamı maddelerine dayalı yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.<br>Yargılamanın yenilenmesi talebinin kanuni süre içinde yapıldığı, kaldırılması istenilen hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmiş olduğu, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olduğu, talebin ön koşullarının oluştuğu nedeniyle yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin esastan incelenmesine karar verilmiştir. <br><br>6100 sayılı HMK.nun 375'nci maddesinde;<br>\"(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:...<br>Yargılamanın İadesi Sebepleri<br>Yargılamanın iadesi sebepleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375. maddesinde sıralanmıştır. Kanun koyucu, yargılamanın iadesi sebeplerini genel ifadelerle düzenlemek yerine tek tek sayma yöntemine başvurmuştur. Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:<br>1 ....<br>4. Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,<br>5. Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması,<br>7. Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması,<br>8. Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması,<br>9. Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması,<br>10. Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması,<br>Ayrıca ilgili Kanun’un 376. maddesinde bir yargılamanın iadesi sebebine daha yer verilmiştir:<br>13. Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler.<br> Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375 ve 376. maddelerinde düzenlenen toplam 13 tane yargılamanın iadesi sebebi mevcuttur. Gerek ilgili kanun hükümlerinin lafzından  gerek de doktrin ve Yargıtay tarafından kabul edildiği üzere, kanun koyucu Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebeplerini “tahdidî” olarak düzenlemiştir. Böylece, yargılamanın iadesi sebeplerinin kıyas yoluyla genişletilmesi ve bunların haricindeki bir sebebe dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilmesi mümkün olamayacaktır.<br>Yargılamanın iadesi sebeplerinden ifadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması, bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması, lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması hallerinde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.<br>Yargılamanın iadesinin kabulü için yukarıda sayılan sebeplerden herhangi birisinin mevcudiyeti yeterlidir. Ancak herhangi birinin mevcut olmadığı sonucuna varılması durumunda ise istem reddedilir. Mahkeme birinci aşamada yargılamanın iadesi davasının dinlenmeye değer olduğu sonucuna varırsa, ikinci aşamada esasa girerek ileri sürülen yargılamanın iadesi sebeplerinin doğru olup olmadığını araştırır.<br>Mahkeme,yargılamanın iadesi talebi üzerine,tarafları belirlediği duruşmaya davet edip dinledikten sonra;iade talebinin mesmu olup olmadığını araştırır.Mahkeme,burada genel dava şartlarından başka yargılamanın iadesi davacısının davayı süresi (m.377) içinde açıp açmadığını,yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenilen hükmün kesin veya kesinleşmiş olup olmadığını ve kanunda yazılı (m.375) bir yargılamanın iadesi sebebine dayanıp dayanmadığını kendiliğinden inceler.Mahkeme,bu şartlardan birinin mevcut olmadığı kanısına varırsa,yargılamanın iadesi davasını mesmu olmadığından dolayı(esasa girmeden) reddeder.(m.379)(Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz,Medenî Usul Hukuku, 23.Baskı,Ankara 2012 S:701)<br>Yapılan yargılama sonucunda; yargılanmanın yenilenmesi talep eden davalı tarafın benzer  beyan ve iddialarla Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile de dava ikame etmiş sonrasında \"yargılamanın yenilenmesi\" istemi iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Yargılanmanın yenilenmesi talep eden tarafın talep dilekçesinde HMK 375.maddeden bahsedilmiş ise de öncelikle hükme  esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş olması, mahkeme ya da sahteliğin resmi makam önünde söylenmiş olması söz konusu olmadığı görülmüştür. Yenilenme talebinde bulunan Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açılması tek başına senedin sahteliği iddiası ve sebebi koşulunu sağlayamayacağı dikkate alınarak iddia kapsamında sunulan bu beyan yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında sayılmamıştır.<br> HMK.nun 375 ve devamı maddelerine dayalı olarak yargılamanın iadesini istediği dikkate alınığından söz konusu maddede sayılan koşulların diğer bentler bakımından gerçekleşmediği görülmüş olup yargılamanın yenilenmesini talep eden davalılar tarafından yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin hiçbirinin  yukarıda anılan Kanunun 375'nci maddesinde sayılan sebeplerden olmadığı anlaşılmakla; davacının yargılamanın iadesi talebinin, HMK.nun 379/2'nci maddesi uyarınca esasa girilmeden reddine karar verilmesi  gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.<br>H Ü K Ü M:  Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalıların yargılamanın yenilenmesi taleplerinin REDDİNE,<br>2-Harçlar Tarifesi  uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ilam harcının yargılamanın yenilenmesini talep eden tarafından yatırılan  57.600,00-TL harçtan mahsubu ile artan 57.172,40-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde iadesine,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacılar yararına tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine,<br>4-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,<br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere huzurda bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı. 25/01/2024<br><br><br>Başkan ...<br>  ¸e-imza <br>Üye ...<br>  ¸e-imza <br>Üye ...<br>   ¸e-imza<br>Katip ...<br>  ¸e-imza <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04b0cb181c563f9e","SID":"bfc6bc1223b8abc4"}}