{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/442 Esas 2024/430  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/442<br>KARAR NO\t\t: 2024/430<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/46 Esas 2021/68 Karar <br>DAVACI \t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t<br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 20/01/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 20/03/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 20/03/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı bankanın ... Şubesi arasında imzalanan 26/05/2006 tarihli kredi sözleşmesine istinaden haksız olarak ve müzakare edilmeksizin tahsil olunan fahiş komisyon ve masrafı tahsil edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından işlem nedeniyle yapılandırma masrafı adı altında haksız olarak tahsil edilen 13.125,00 TL'nin  ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 19.378,15 TL olarak ıslah etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacıdan tahsil olunan ücret ve komisyon bedellerinin, kredi işlemiyle doğrudan bağlantılı ve sunulan hizmet karşılığında tahsil edildiğini, davacının bilgisi ve rızası dahilinde, ödemeye ilişkin ihtirazi kayıt konulmaksızın müvekkili banka tarafından yapılan tahsilatın üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra söz konusu bedelin haksız olarak tahsil edildiğini, kaldı ki davacının sözleşme öncesi bilgi formu ile bilgilendirme yapılarak davacıya sözleşmenin bir örneğinin verildiğini, bilgi formunda dosya masrafının her bir işlem için değişiklik gösterebileceğinin düzenlendiğini, 2 gün sonra davacı ile konut kredi imzalanarak kredi dosya masrafının %2 olması hususunda davacı ile mutabık kalındığını, bu durumda tahsil olunan peşin komisyon tutarının haksız mahiyette standart sözleşme hükmü olduğunun ileri sürülemeyeceğini, tacir olan müvekkili bankanın komisyon almasının hukuka uygun olduğunu, emsal Yargıtay kararları ve mevzuat hükümlerine göre kesinti tarihinden, bedelin alındığı tarihten itibaren faizin işletilmesi talebinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca emsal Yargıtay kararlarına göre de davacının avans faizi talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; taraflar arasında yapılmış olan ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi kapsamında davacının krediyi kullandığı, bankacılık kanunu 144 mdsi gereği faiz ve faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin, sözleşmede belirlenip mahiyetinin belirtilmiş olması ve ayrıca masrafın yapılarak belgelendirilmiş olması halinde davalı bankanın tahsil edebileceği, somut olayda davacıdan tahsil edilen ipotek tesis komisyonu, ipotek fek masrafları, fon kullandırım komisyonu adı altında tahsilat yaptığı, bankanın krediyi kendi kaynaklarından kullandırdığı, komisyon alımı için başka kaynaklardan (hazine, Avrupa Yatırım Bankası, Sanayileşme Fonu... vs) kullanım halinde komisyonun alınabileceği, kanaatine varılmakla dava dilekçesi ve daha sonraki açıklama dilekçesi ile kalem kalem talep edilen toplam  14.182,50 TL bilirkişide tespit edilen masrafların istirdadına karar vermek gerekmiş ayrıca bankacılık mevzuatına göre ticari krediden kesilmemesi gereken KKDF kesintisi (tüketici kredisinden kesilebilir.) 5.195,65 TL'nin davacı vekilince verilen  12/03/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talep edildiği, 02/04/2018 tarihinde davalı yana tebliğ olduğu, iki haftalık itiraz süresi beklenmeden 04/04/2018 tarihinde karar verildiği, davalı yan istinaf dilekçesinde ıslah edilen kısım ile ilgili zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü, dosya karara çıktığından süresinde olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasındaki kredi kullanımına ilişkin sözleşme 26/05/2006 tarihli olduğu sözleşmede BK 146.mdde düzenlenen 10 yıllık genel zaman aşımı süresinin ıslahla talep edilen kısmın 12/03/2018 tarihinde talep edilmesine dolduğu anlaşılmakla bu kısmın zamanaşımı def'i kapsamında reddine karar vermek gerekmiş, dava dilekçesinde istenen kısımla ilgili kesinti yapılan tarihlerden itibaren işletilecek avans faizi ile davanın kısmen kabulüne, 13.125,00 TL alacağın 12.500,00 TL'si ödeme tarihi olan 26/05/2006 tarihinden 625,00 TL alacağın 26/05/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, ıslah edilen kısımla ilgili zamanaşımı def'i  kapsamında reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret  kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tTTK'nun  \"Ücret İsteme\" başlıklı 20 ve 22.maddeleri gereğince müvekkili bankanın ücret talep etme hakkı bulunduğunu, genel kredi sözleşmesinde de davacıdan masraf ve komisyon alacağının düzenlendiğini, yerleşik içtihatların da bu yönde olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili bankaya herhangi bir ihtarda bulunulmadığını, ayrıca davacıdan tahsil edilen hangi ücretlerin iadesine karar verildiğinin anlaşılamadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi sebebiyle davacıdan haksız tahsil olunduğu iddia olunan komisyon ve masrafların iadesi istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDairemizin 2018/1879 Esas 2019/1471 Karar sayılı kararıyla daha önce mahkemece kabul edilen alacak kalemleri yönünden davalı bankanın istinafı üzerine HMK'nun 26 ve 27.maddeleri gözetilerek kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. <br>\tBankacı bilirkişi ...'dan alınan  rapor ve ek raporda özetle; davacı ile davalı banka ... şubesi arasında 26/05/2006 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında 500.000,00 TL kredi kullandırıldığı, kredinin türü ile ilgili tam bir açıklama yapılmadığı ancak 7.taksitten sonra davacının imzasının bulunduğu talimat ve taahhüt adlı belgede \"Kredi konusu malın mesleki ve/veya ticari amaçlarım için kullanacağım.\" ibaresine yer verilmesi nedeniyle dava konusu kredinin ticari nitelikte olduğunun 5411 sayılı bankacılık kanununun \"Faiz oranları ve diğer menfaatler\" başlıklı 144 mdsi ve uygulama dikkate alındığında, serbest faiz ve diğer menfaatlerin serbestçe belirlenmesinin mümkün olduğu ayrıca faiz dışında tahsil edilecek diğer menfaat ve masrafların alınabilmesi için sözleşmede açıkça miktar ve mahiyetinin belirtilmiş olması ve ayrıca masrafın yapılarak belgelendirilmiş olması gerektiği, bu kapsamda davalı bankaca tahsil edilen 14.182,50 TL'nin dosya masrafı ve komisyon olarak alındığı belirtilmiş, kredinin kendi kaynaklarından kullandırıldığı, başkaca fonlardan kullandırılması halinde komisyon isteyebileceği, bu masrafların yapılarak belgelendirilmediğinden iadesi gerektiği, belirtilmiştir. <br>\tSomut olaya gelince, taraflar arasında taraflar arasında  26/05/2006 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi sebebiyle davacıdan haksız tahsil olunduğu iddia olunan komisyon ve masrafı olan 13.125,00TL'nin iadesi istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli bankacı bilirkişinin rapor ve ek raporlarında da belirtildiği üzere taraflar arasında 26/05/2006 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacı yana kredi kullandırılırken 26/05/2006 tarihinde dosya masrafı adı altında 13.125,00 TL kesinti yapıldığı, davalı bankanın yapmış olduğu dosya masrafı adı altındaki kesinti nedeniyle davacı yana fiilen hangi hizmeti verdiği, bu hizmete yönelik olarak yapılan işlemler nedeniyle herhangi bir masraf veya harcama yaptığına ilişkin bilgi belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. <br>\tÖte yandan, davalı banka tarafından davacıya kredi kullandırılırken 26/05/2006 tarihinde kesinti yapılmış olmakla, ihtara gerek bulunmaksızın davacıdan yapılan kesinti tarihinden itibaren ilk derece mahkemesince talep gereğince faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davalı yanın buna yönelik istinaf başvurusu yerinde değildir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan  896,57 TL harçtan peşin alınan 224,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,42‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 20/03/2024<br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                   Üye - \t                     Zabıt Katibi -...<br>...              ...          <br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ae627aa9ae689be","SID":"d76c3b2f3bbe3342"}}