{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/360 <br>KARAR NO\t: 2024/453<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/262 E.  -  2023/318 K.<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/10/2023 tarih ve 2023/262 Esas - 2023/318 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\tDavacı vekili, davalı gerçek kişinin \"...\" ibareli marka başvurusuna,\"...\" ibareli markasına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının, dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet marka işaretleri arasında iltibasa  neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğu gibi başvurunun tescil edilmek istendiği 43. sınıf hizmetlerin müvekkilinin markası kapsamında aynen yer aldığını, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, ... YİDK'ın 2020-M-2505 sayılı kararın iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde  hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu  savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, tarafların markaları arasındaki mal/hizmet benzerliği de göz önüne alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... YİDK'nun 2020-M-2505 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2019/59263 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili, dava konusu marka ile davacı markası arasında iltibasa neden olabilecek bir benzerliğin bulunmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, taraf markalarının SMK'ının 6/1 anlamında benzer olmadığını, tarafların marka kapsamlarının da farklı bulunduğunu, davalı Kurum nezdinde  \"...\" ibareli birçok marka olduğunu, anılan ibarenin davacının tekeline verilemeyeceğini,  müvekkilinin uzun yıllardır yurt dışında yaşadığını ve \"...\" olarak bilindiğini, aynı ibareli sosyal medya hesabının da bulunduğunu, müvekkilinin haklı olarak dava konusu ibareyi marka olarak tescil ettirmek istediğini, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.     <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" ibareli markası arasında, başvuru kapsamında yer alan 43. sınıf  hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının bahsi geçen markasının asli unsurlarından biri olan \"...\" ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen yer aldığı, başvuruda yer alan diğer ibarenin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, uyuşmazlık konusu 43. Sınıf hizmetlerin davacının itirazına mesnet markası kapsamında aynen yer aldığı, her ne kadar davalılarca  markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu savunulmuşsa da, mahkemece alınan bilikişi raporunda da belirtildiği üzere anılan ibarenin İspanyolca bir kelime olup \"Boğa\" anlamına geldiği, ülkemizde İspanyolca dilinin yaygın olarak bilinmediği, bilindiğinin kabulünde dahi \"...\" ibaresinin anlamı itibariyle 43. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunun da söylenemeyeceği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/3704-2013/6880 E/K sayılı ilamında da davacının \"...\" ibareli markası ile \"...\" ibareli başvurunun benzer kabul edildiği  anlaşılmakla, davalılar ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan ayrı ayrı alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıların uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/04/2024     <br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5fee555d0d000554","SID":"561cedb3a954aa4b"}}