{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t                              <br>ESAS NO\t: 2024/73 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/70 Karar<br><br>DAVA\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t: 23/01/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 24/01/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 24/01/2024<br><br>Davacı tarafından mahkememizde açılan çek iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ticari hayatın gereği olarak çek kullanan ve çek keşide eden bir tacir olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ....'nın,  çek defterini kullandığı sırada çek defterinde eksiklikler olduğu fark ettiğini, bunun üzerine çek defterini kontrol ettiğinde keşidecisinin müvekkili şirket olduğu ....bank, ... Şubesi, ... seri numaralı,  keşidecisinin ... Taş.Tic. Ltd. Şti. olduğu,  03.08.2023 basım tarihli çek ve ...bank, ... Şubesi, ... seri numaralı,  keşidecisinin ....Taş.Tic. Ltd. Şti. olduğu, 03.08.2023 basım tarihli çekin bulunmadığını tespit ettiğini, çeklerin zayi olduğunu, çeklerin müvekkilinin ilgili işyerinde bulunmaktayken kaybolduğunu ve çeklerin akibetinin müvekkilince bilinmediğini, çeklerin başkalarının eline geçmesinin basiretli bir tacir olan müvekkilinin ticari hayatını olumsuz etkileyeceğini,  bahsi geçen 2 adet çekin keşidecisinin müvekkili şirket oldğunu ve  söz konusu çeklerin kaybolduğunu, müvekkili şirketçe, suç duyurusunda da bulunulacağını ancak bu süreçte zayi edilen çeklerin üçüncü şahısların ellerine geçmesi halinde müvekkilinin mağdur olacağını, müvekkilinin mağdur olmaması için ihtiyati tedbir kararı verilerek öncelikle teminatsız olarak aksi kanaatte ise teminatlı şekilde ödeme yasağı konulmasına  ve çeklerin kayıp nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Dava; 6102 sayılı TTK.nun 818/s maddesi delaletiyle 757 ve devamı maddeleri kapsamında düzenlenen zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin çekişmesiz yargı işidir. <br>Bu nitelikteki davanın mutlak olarak çek hamili tarafından açılması gerektiği gerek yasadaki düzenlemeler ve gerekse de Yargıtay kararları ile belirgindir.  Davanın istemde bulunan sıfatı nedeniyle dinlenebilir (mesmu) olmaması halinde çekişmesiz yargı koluna dahil olan ve mutlak olarak reddi mucip bir istemin  ele alınarak karar verilmesi Anayasa'nın 141/4 maddesindeki dava ve usul ekonomisi kurallarına uygun olduğu gibi 6100 sayılı HMK'nun 320.maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi de nazara alındığında somut olayın belirginliğine bağlı olarak hakim duruşma açmama yönündeki takdir hakkını kullanabilecektir. <br>Her ne kadar davacı mahkememize açmış olduğu dava ile dava dilekçesinde belirttiği çeklerin iptalini talep etmiş ise de; davacının iptali talep edilen çeklerin keşidecisi diğer bir ifadeyle hesap sahibi olduğu anlaşıldığı, davacının meşru hamil (alacaklı) sıfatının  bulunmadığı, oysa kıymetli  evrak kaybından kaynaklanan hasımsız iptal davası açma hakkının alacaklı sıfatını taşıyan meşru hamile ait bulunduğu, keşideci-hesap sahibinin böyle bir dava açamayacağı, davacının meşru hamil (alacaklı) sıfatı olmadığından  dinlenebilirlik koşulu oluşmadığı nedeniyle davanın hasımsız olduğu da gözetilerek reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı hesap sahibi-keşideci konumunda olduğundan çek iptali istenemeyeceğinden dinlenebilirlik koşulu oluşmadığı nedeniyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE,<br>4-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okundu. 24/01/2024<br>Katip ...<br> ¸e-imza <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imza  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"366f71267ad567e1","SID":"d2edbad0bac36920"}}