{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/166 - 2024/447<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/166 <br>KARAR NO\t: 2024/447<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/96 E.  -  2021/373 K.<br><br>DAVACILAR\t:\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t:Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i,<br>                                                 Ref'i, Maddi ve Manevi Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2021 tarih ve 2020/96 Esas - 2021/373 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacılar vekili, müvekkili ... Limited şirketinin 1995 yılından beri \"...\" markalı ürünlerini Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika’ya ihraç ettiğini, sektöründe lider bir firma olduğunu, \"...\" markasının müvekkili ... Limited adına WIPO nezdinde pek çok ülkede tescilli olduğu gibi ülkemizde de 2014 yılından beri 1. sınıf emtia sınıfında tescilli olduğunu,  müvekkiline ait  \"...\" markasının davalı tarafça izinsiz olarak ticaret alanında kullanıldığını, davalı tarafın markanın kullanımına dair hiçbir meşru hakkı ya da bağlantısı olmamasına rağmen markanın internet ortamında ... Türkiye alan adı üzerinden kullanılarak izinsiz olarak markaya ait ürünlerin reklamlarına çeşitli internet sitelerinde yer verildiğini, müvekkilinin  marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden dava konusu fillerin  haksız fiil teşkil etmesi  nedeniyle davalıların bu eylemlerden  birlikte sorumlu olduklarını ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın ihlal tarihi itibariyle en yüksek ticari avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.<br>Davalı vekili,  davalılardan ...’in diğer <br>davalının sadece yetkilisi olduğundan, huzurdaki davada kendisine husumet <br>yöneltilemeyeceğini, davalı Şirketin davacı ... ... Ltd.’nin Türkiye’de tek yetkili <br>genel distribütörü olduğunu, yani davalı firmanın “...” markalı ürünlerin Türkiye’de <br>satışını, pazarlamasını, dağıtımını ve anlaşmalarını yapmak üzere tek yetkili olduğunu, <br>davacıların yetkilisi olan şahsın dava dışı ... birlikte Türkiye’de <br>“... ... İnş. Tur. İhr. İth. Tic. Ltd. Şti.” unvanlı firmayı kurduğunu, bu <br>firmanın davalı firmaya verdiği 06.04.2017 tarihli taahhütname ile davalı firmayı Türkiye’deki <br>tek temsilcisi/yetkilisi olarak atadığını, münhasıran davalı firmaya verilmiş olan satış veya <br>temsil yetkisinin davacı firma tarafından ihlal edilmesi hali ile ilgili olarak taahhütnameye <br>150.000 İngiliz Sterlini tazminat ödenmesi şartının konulmuş olduğunu, adı geçen firmanın <br>davalı firmaya 25.11.2017 tarihli ve benzer içerikli bir yetki belgesi de vermiş olduğunu, aynı <br>tarihli bir başka yazıda da davacıların davalı firmanın kendilerinin Türkiye’deki resmi <br>distribütörü olduğunu beyan ettiğini ve aynı yazıda davalı şahıs ile ...’ın davacı <br>adına her türlü satış ve distribütörlük anlaşması yapmaya yetkili kılındıklarını, davalıların bu <br>belgelere güvenerek dava konusu “...” markasının Türkiye’de tanınması ve pazar <br>payı elde etmesi için yoğun çabalar harcadıklarını , davalıların bu yoğun <br>çabaları sonucunda “...” markalı ürünlerin piyasada tanınmaya başladığını, davacıların taraflar arasındaki bu ticari ilişkilere rağmen, davalıları aradan çıkartarak tazminat <br>ödemeksizin başka şirketlerle anlaşma yapmak ve satış gerçekleştirmek için haksız bir şekilde <br>huzurdaki davayı açtıklarını, davalıların “...” markasını kendilerine verilen yetki ve <br>haklar kapsamında kullandıklarını, yani davacıların marka haklarını ihlal etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 2014/104265 sayılı “...” ibareli markanın davacılardan ... Limited adına tescilli bulunduğu, anılan marka hakkında davacılar arasında yapılan lisans sözleşmesi olduğu, davacılar tarafından \"...\" markasının davalı tarafça haksız olarak kullanıldığı ileri sürülmüşse de; hükme esas alınan 21/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacıların yetkilisi ...'inde ortağı bulunduğunu ... ... İnş. Tur. İhr. İth. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı firmaya verilmiş olan 06.04.2017 taahhütname ve 25.11.2017 tarihli yetki belgesi içeriklerinden ... ... Ltd.”nin ve ... Turkey firmasının ürettiği ve ithal ettiği tüm ... ürünlerinin Türkiye’de\" satışı ve temsili için tek yetkilisinin davalı firma olduğunun, davalı firmanın \"... markalı ürünlerin Türkiye’de tek yetkili genel distribütörü olduğunun kabul ve beyan edildiği, ayrıca davacılardan ... ... Ltd.’nin antetli kağıdında, “Şirket Müdürü/Managing Director” olduğu belirtilen ... tarafından imzalanmış 28.12.2018 tarihli İngilizce yazı içeriğinde; davalılardan ...’in ...’in Türkiye satışlarının başında olduğu ve ... ürünlerinin dünya çapında satışı ile ilgili eğitim ve satış desteği alması için Birleşik Krallığa davet edildiği hususlarına yer verildiği,  her ne kadar davacı tarafça  davacılar arasında bir lisans sözleşmesi bulunmadığı, Türkpatent kayıtlarında böyle bir lisans sözleşmesinin kayıtlı bulunmadığı ileri sürülmüşse de;  lisans sözleşmesinin Türkpatent siciline kayıt edilmemiş olmasının, lisansın geçerliliğini etkilemediği, lisans hakkının sicile kaydının kurucu değil, bildirici bir etkisi olduğu, ayrıca davacılar arasındaki lisans sözleşmesinin davacılar adına her iki davacının da yetkilisi olduğu anlaşılan “...” tarafından imzalandığı, lisans anlaşmasının incelenmesinden; davacılardan “... Limited”in diğer davacı “... ... Ltd.”ye,  2014 104265 sayı ile tescilli “...” markasının Türkiye’de kullanılması hususunda kullanım izni/lisans verdiği, bu iznin kapsamına pazarlama ve tanıtım haklarının da dahil olduğu, lisans verenin yazılı onayı ile lisans alanın alt lisans verme yetkisini de haiz olduğu, lisans süresinin 20 yıl olduğu, lisansın bedelsiz olarak verildiği, lisans alanın markadan doğan hakların ihlali halinde dava açma yetkisini de haiz olduğu, davacıların yetkilisi ... tarafından, işbu davaya sunulmak üzere hazırlanan 10.12.2020 tarihli belgenin anılan şahsın her iki davacı adına da imzaladığı lisans sözleşmesi ile çeliştiği, üstelik bu belgenin huzurdaki davanın açılma tarihi olan 16.03.2020 tarihinden sonraki bir tarihte düzenlemediği, bu nedenlerle söz konusu belgedeki davacıların yetkilisinin beyanlarına itibar edilemeyeceği, davalıların dava konusu edilen, bilhassa \"www.....com\" web sitesi altında şeklinde gerçekleştirdiği markasal kullanımlarının, davalılara verilmiş olan, “... markalı ürünlerin satışı ve pazarlanması hakkı/yetkisi” kapsamında kalan, bu hak/yetkiyi aşmayan, ticari dürüstlük kuralları çerçevesinde yapılmış bir ticari faaliyet olduğu, davalıların dava konusu edilen eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, davalıların müvekkili şirketlerin marka haklarını ihlal ettiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında müvekkiline ait 2014/10265 sayılı marka hakkında lisans kaydının bulunmadığını, bir an için davalıların iddia ettiği gibi davacılar arasında lisans sözleşmesi bulunduğu kabul edilse dahi bu sözleşmesinin sicile kayıt edilmemesi nedeniyle davalılarca ileri sürülmesinin mümkün olmadığını,  ... Turkey firmasının davalıların savunduğu hak ve yetkileri davalılara verme yetkisinin bulunmadığını, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıların dava konusu \"...\" ibareli dava konusu kullanımlarının, davacılardan ... Limited adına tescilli bulunan ve diğer davacının lisans hakkına sahip olduğu 2014/104265  sayılı “...” ibareli markaya tecavüz oluşturmadığı gibi haksız rekabette teşkil etmediği, zira davalıların dava konusu kullanımlarının davacıların bilgisi ve davalılara verdikleri yetkileri kapsamında kalan kullanımlar olduğu, her ne kadar davacı tarafça davacılar arasında 2014/104265 sayılı marka hakkına bir lisans sözleşmesi bulunmadığı ileri sürülmüşse de bahsi geçen lisans sözleşmesinin dava dilekçesi ekinde bizzat davacılar tarafından dosyaya ibraz edilmesi ve marka lisans sözleşmesinin Türkpatent kayıtlarında yer almamasının lisans sözleşmesinin geçersizliği sonucunu doğurmaması karşısında davacı tarafın bu iddiasına itibar edilmeyeceği, davacılar arasında düzenlenen marka lisans sözleşmesi ile davacı ... ... Ltd'ye, lisans verenin izni dahilinde, alt lisans verebilme yetkisinin tanındığı, her iki davacı şirketin yetkilisinin de ... olduğu, davacılar arasındaki bahsi geçen lisans sözleşmesinin de her iki davacı şirket adına ... tarafından imzalandığı, bu kişinin davacı ... ... Ltd adına imzasının bulunduğu davalı Şirkete hitaben düzenlediği 25.10.2017 tarihli belge, yine her iki davacı şirketin yetkilisi ...'in ortağı olduğu ... ... İnş. Tur. İhr. İth. Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi tarafından düzenlenen \"... Tükiye Distritübütörü Yetki Belgesi\" başlıklı 25.11.2017 tarihli belge ve 06.04.2017 tarihli \"Taahhütname\" başlıklı belge ile yine ...'in davacı ... ... Ltd adına imzaladığı 28/12/2018 tarihli yazı içeriklerinden, davalı Şirket ve davalı Şirket yetkilisi olan diğer davalıya \"...\"  markalı ürünleri satma hakkı ve yetkisi verildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davacı tarafça ... ... İnş. Tur. İhr. İth. Tic. Ltd. Şti.'nin \"...\" markasını kullanma yetkisini davalılara verme yetkisinin bulunmadığını ileri sürmüşse de; davacı Şirketlerin yetkilisi ...'in anılan şirketin ortağı olması, bu Şirket tarafından düzenlenen yukarıda bahsi geçen 25.11.2017 ve 06.04.2017 tarihli belgelerden sonra ...'in davacı ... ... Ltd adına imzaladığı 28/12/2018 tarihli yazı içeriğinde davalı Şirketin \"...\" markalı ürünlerin satışında yetkili olduğunun belirtilmesi karşısında, davalının bu savunmasının yerinde görülmediği, aynı sonuca ulaşan 21/05/2021 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.  <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca davacılardan ayrı ayrı alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının davacılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2024  \t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e37d68d2754ac3d","SID":"239a36fa19521b34"}}