{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/25 - 2024/342<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/25 <br>KARAR NO\t: 2024/342<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/54 E.  -  2021/299 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2021 tarih ve 2020/54 Esas - 2021/299 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili adına tescilli 2000/18307,2000/18312 ve 2018/59585 sayılı \"...\" ve \"...\" ibareli markaların bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2018/43110 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca müvekkili itirazının reddine karar verildiğini, bu karara yönelik müvekkili itirazının ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, taraf markalarının aynı harflerden oluşturulduğunu, sadece son harflerinin farklı olduğunu, ancak \"n\" ve \"m\" harflerinin benzerlik içeren sesler olması sebebiyle bu farklılığın, markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığını, markaların yüksek derecede görsel ve işitsel benzerlik taşıdığını, kavramsal olarak da markaların benzediğini, başvurunun, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, milyonlarca seçenek özgürlüğü olan davalının, \"...\" markasının aynısını kullanarak müvekkilinin tüketici nezdinde yarattığı güven ve haklı ünden faydalanmayı amaçladığını, dava konusu başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-8720 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın 30. sınıfın tamamı ve 29, 30 ve 32. sınıf mallara özgü 35. sınıf hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>        \t\t  Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı Şirket, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının kullanım ispatı gerekmeyen \"...\" ve \"...\" ibareli tescilli markaları arasında, dava konusu başvurunun kapsamında  bırakılan 30. sınıftaki mallardan \"sakızlar\" hariç tüm mallar yönünden, 35. sınıftaki hizmetler yönünden ise \"sakızlar mallarının satış hizmetleri\" hariç tüm hizmetler yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, dava konusu markanın kapsamında bırakılan bu mallar/hizmetler ile davacının 29,30 ve 32. sınıftaki malların  ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olarak değerlendirilmesi gerektiği, taraf markaları arasında  bu mal ve hizmetlerde SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, kullanım ispatı açısından ise benimsenen raporda da değinildiği üzere davalı Kurumun davacıdan itiraza mesnet 2000/18312 sayılı markasının kapsamındaki mallarda kullanımına ilişkin delil sunulmasını talep eden resmi yazısı/kullanım ispat talebi bulunmaması karşısında, davacının 2000/18312 sayılı markasının kapsadığı 30. sınıf \"ekmekler, pideler, bisküviler, krakerler, gofretler pastalar” mallarının iltibas incelemesinde hiç dikkate alınmaması ve SMK'nın 6/1 hükmüne dayalı itirazının reddi ile başvurunun davacının 2000/18312 sayılı markasının kapsamındaki 29, 30 ve 32. sınıf mallarla çoğu birebir aynı veya benzer olan 30. sınıf \"Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları ile 35. sınıf \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için  Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta,  baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar,  bisküviler” bakımından tescilinin, SMK md.19 ve Uygulama Yönetmeliği md.29  hükümlerine uygun olmadığı, davalı başvuru sahibinin kullanım ispatı talebinin davacının 2000/18307 ve  2000/18312 sayılı markalarının kapsadığı 29. sınıf \"süt ve süt ürünlerinden (süt oranı fazla) tatlılar\" ve 32. sınıfa konu içecek malları bakımından kullanımın ispatı talebini hiç  içermemesi karşısında; davacının kullanımın ispatı talebini yerine  getirmediğinden bahisle davacının SMK 6/1 hükmüne dayalı itirazının, itiraza  mesnet her iki markasının kapsamındaki 29. sınıf \"süt ve süt ürünlerinden (süt oranı fazla) tatlılar\" malları ve 32. sınıfa konu içecekler ile aynı tür veya benzer mal niteliği taşıyan 30. sınıftaki \"Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, Dondurmalar, yenilebilir buzlar\" malları ile 35 sınıftaki \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Pastacılık  ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava,  kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar,  bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. mallarının bir araya  getirilmesi\" hizmetleri bakımından reddedilmesinin ve tescil engelinin aşıldığının varsayılmasının SMK md.19 ve Uygulama Yönetmeliği md.29 hükümlerine uygun olmadığı, SMK 6/5 maddesindeki koşulların oluşmadığı, davaya konu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2019-M-8720 sayılı kararının, 30. sınıftaki mallardan \"sakızlar\" hariç tüm mallar yönünden, 35. sınıftaki hizmetler yönünden ise \"sakızlar mallarının satış hizmetleri\" hariç tüm hizmetler yönünden iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.    <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, \"...\" ibareli dava konusu işaret ile davacıya ait itiraz gerekçesi 2000/18312 sayılı \"...\" ibareli markanın görsel ve işitsel yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle SMK'nın  6/1 maddesi kapsamında iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadıklarını, dava konusu marka ile 2000/18307 sayılı \"...\" ibareli markanın bütün olarak bıraktığı izlenimin benzer olduğunu, bu marka ile dava konusu başvurunun SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer bulunduğunu, ancak başvuru kapsamında kalan mal/hizmetler ile itiraz gerekçesi markanın tescil kapsamındaki malların aynı veya benzer mallar/hizmetler olmadığını, başvuru kapsamında kalan mallar/hizmetler açısından markalar arasında ilişkilendirilme veya karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı Şirketin 2018/43110 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusuna, davacı tarafından \"...\" ve \"...\" ibareli markalara dayalı olarak yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğü istemi ile işbu dava açılmış, ilk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçe ile YİDK kararının kısmen iptaline karar verilmiş, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>\tHer ne kadar ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra davacı taraf.a 18.11.2021 tarihli dilekçe ekinde, davalı Şirket ile yapılan sulh protokolünü sunarak, gereğinin yapılmasını talep etmiş ise de işbu protokolde davalı Kurumun taraf olarak yer almadığı, hükümsüzlük davasında verilen karara karşı ise zaten istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, dolayısıyla istinaf incelemesinin YİDK kararının iptali ile sınırlı olarak yapılabileceği anlaşıldığından, anılan sulh protokolünün istinaf incelemesine konu uyuşmazlığa bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. <br>\tYİDK kararının iptali yönünden yapılan değerlendirmede; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>\tBu açıklamalardan sonra somut olaya  bakıldığında, dava konusu başvuru \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itirazına mesnet 2018/59585 sayılı markanın başvuru tarihi, dava konusu başvurudan sonraki tarihli olduğundan, SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmede, bu markanın dikkate alınması mümkün değildir. Bunun dışında davacının 2000/18307 sayılı markası \"...\" ibaresinden, 2000/18312 sayılı markası ise \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Görüldüğü üzere taraf markaları \"...\" kelimesinden esinlenerek oluşturulmuş markalar olup, Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre \"... kamışı, ... pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı.\" anlamına gelen ... sözcüğünün, başvuru kapsamındaki gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de her nasılsa tescil edilmiş olan tanımlayıcı ya da ayırt ediciliği düşük ibarelerin koruma kapsamlarının dar olacağı, diğer bir deyişle, anılan nitelikteki ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre uyuşmazlık konusu gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşıldığından, taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığı kabul edilmiştir. Nitekim, Dairemizin 2018/749 E., 2019/143 K. sayılı ilamında da, davacıya ait \"...\" ibareli markanın 30. sınıf mallar yönünden zayıf marka olduğu belirtilerek, bu marka ile \"... ...\" ibareli marka arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığı kabul edilmiş ve bu karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/1761 E., 2019/8278 K. sayılı ilamı ile onanmıştır. <br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığı, aksi yöndeki davalı Kurum kararının da mahkemeler açısından bağlayıcı bulunmadığı gözetilerek, YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; <br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 27/09/2021 gün ve 2020/54 Esas - 2021/299 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\t2-YİDK kararının iptaline yönelik açılan davanın REDDİNE, <br>\t3-Dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük davası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,  <br>\t4-Alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davalı şirket ile  davalı ... kendilerini vekille temsil ettirmiş olduklarından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirket ile davalı ... verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalı şirket ile davalı ... tarafından ilk derece yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t8-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 40,00 TL posta gideri, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 202,10 TL olarak kullanılan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, <br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t10-Davalı ...peşin olarak alınan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... iadesine,<br>\t11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024 <br><br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a581787b67ccab48","SID":"5dda99429d2b9ea6"}}